İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/258 E. 2025/385 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/258
Karar No
2025/385
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/258 Esas KARAR NO : 2025/385 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 13/03/2024 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/04/2025 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; davalı şirketin 27.000,00 TL sermayeli bir şirket olduğunu, 9.000,00 TL sermayenin şirket ortaklarından .......'ya, kalan 9.000,00 TL'lik sermayenin ise diğer ortak ......'a ait olduğunu, davalı şirketin müdürler kurulunun 2 üyeden oluştuğunu, bunların şirket ortaklarından ...... ile diğer ortak .....’nın oğlu ..... olduğunu, diğer bir deyişle, davacı dışındaki diğer ortakların şirketin yönetimini ele geçirdiklerini, davacının şirkette azınlık statüsünde olduğunu, şirket müdürler kurulunun 15.01.2024 tarihli kararı ile, 06.02.2024 tarihinde dava dilekçelerinde belirttikleri şekilde gündem maddeleri çerçevesinde genel kurulun yapılmasına karar verildiğini, genel kurul tarihi geldiğinde ise finansal tabloların tam olarak hazır edilmemiş olması nedeniyle davacıı tarafça toplantının ertelenmesi talep edildiğini, bunun üzerine gündem maddelerinin görüşülmesinin 08.03.2024 tarihine bırakıldığını, 08.03.2024 tarihinde ise yine yukarıda belirtilen gündem maddelerini konuşmak üzere genel kurulun toplandığını, söz konusu toplantıda alınan 3 numaralı karar ile: 2023 hesap dönemi ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunun, davacı aleyhe oyuna rağmen oy çokluğu ile onaylanmasına, 4 numaralı ara kararı ile ise: Şirket Müdürlerinin her birine ayrı ayrı 400.000-TL huzur hakkı verilmesine, davacının aleyhe oyuna rağmen diğer ortakların olumlu oyları ile oy çokluğu ile karar verildiğini, alınan kararların tümüyle kanuna aykırı olduğunu, TTK’nın ilgili hükümleri uyarınca iptali gerektiğini, davalı şirket müdürlerine ayrı ayrı 400.000-TL ödenmesine karar verilmesinin örtülü kar payı dağıtımı kararı niteliğinde olduğunu, davacının kar payı alma hakkının önüne geçen ve kanun hükümlerini dolanan işbu kararın iptali gerektiğini, şirketin normal şartlarda kar payı dağıtımı yapacak olsa 1/3 pay sahibi olan 3 ortağa da aynı miktarda kar payı düşeceğini, ancak, 08.03.2024 tarihli genel kurulda, kar payı dağıtımı yönünde bir karar alınmadığı gibi, müdürler kurulu üyelerine, şirket karına oranla fahiş derecede yüksek olacak şekilde ayrı ayrı 400.000-TL huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, alınan karar neticesinde davacıya hiçbir kar payı dağıtılmayacak iken, diğer ortaklar ..... ile ......a her ne kadar kendisi bizzat müdür olmasa da oğlu ..... şirket müdürü olduğundan fahiş derecede yüksek olarak belirlenen bedellerin huzur hakkı adı altında aslen kar payı olarak ödeneceğini, böylece örtülü kar payı ödemesinin sağlanmış olacağını, yöneticilerine yüksek ücret/huzur hakkı öngörülerek örtülü kar dağıtılması neticesini doğuran kararların eşitlik ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu kararların iptaline karar verilmesi gerektiğini, bu yönde emsal Yargıtay kararları olduğunu, 400.000-TL olarak belirlenen belirlenen huzur hakkı bedelinin brüt olarak şirkete maliyetinin ..... için 651.451,73-TL, ..... için 651.006,48-TL olmak üzere, toplam 1.302.458,21-TL olduğunu, şirket kayıtlarının celbinden açıkça tespit edilebileceği üzere davalı şirkette huzur hakkı bedellerinin aylık olarak ödendiği de göz önüne alındığında, şirkete yıllık maliyetinin 15.629.498,50-TL’den fazla olacağının açık olacağını, davalı şirketin son olarak düzenlenen 2023 yılı finansal tablolarına bakıldığında ise, şirketin toplam karının yalnızca 3.305.577,98-TL olduğunu, davalı şirketin sermayesinin ve kaynaklarının müdür maaşı adı altında yok edilmesi anlamına da geldiğini, ayrıca dürüstlük ve eşitlik ilkelerine hem de sermayenin korunması ilkesine aykırı olması nedeniyle söz konusu genel kurul kararının iptal edilmesi gerektiğini, bunun örtülü kar dağıtımı amacı taşıdığını, davalı şirket tarafından hazırlanan finansal tabloların TTK 515'teki ölçülere aykırı olduğunu, TTK 420/2'ye dayalı erteleme taleplerinin kabul edilmemesinin yasa ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından hazırlanan Finansal tablo olarak yalnızca “Ayrıntılı Gelir Tablosu” başlıklı bir sayfadan oluşan bir tablo ve yine bir sayfadan oluşan “31.12.2023 tarihli Ayrıntılı Bilançosu” başlıklı tablo olmak üzere toplam 2 sayfalık “finansal tablo” teslim edildiğini, kendilerine teslim edilen tabloların oldukça detaysız ve Türkiye Muhasebe Standartlarına aykırı olduğunu, finansal tablolar içinde yer alması gereken konsolide nakit akış tablosu, konsolide özkaynak değişim tablosu, finansal durumu tablosu gibi finansal tablolar şirket müdürlerince hazırlandığını, bu bakımdan, şirketin finansal tablolarının doğru ve standartlara uygun bir şekilde hazırlanmamış olması nedeniyle haklı erteleme talebimize rağmen finansal tabloların onaylanmasına ilişkin alınan genel kurulun 3 numaralı kararının da iptaline karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın kabulü ile davalı şirketin 08.03.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 numaralı kararların iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı şirketin Türk Ticaret Kanunu ile 07.09.20209 tarihinde kurulan bir şirket olduğunu, davalı şirketin ......’ni yönettiğini ve iş merkezinde bulunan ofisler ve ticari dükkanlar üzerinde kiralama işleri yaptığını, davacının, hem binanın sahibi .....’ın mirasçısı hem de davalı şirketin 1/3 hissedarı olduğunu, davacının oğlu .....’in müdürlük görevi sona ermesiyle yönetimin değiştiğini, davacının bu değişim karşısında şirket aleyhine belirli aralıklar ile dava açtığını, bu sefer de genel kurul kararlarının iptali için dava açarak bu yolu denemeye çalıştığını, Müdürler Kurulunun 15.01.2024 tarihinde almış olduğu karara istinaden 06.02.2024 tarihinde Olağan Genel Kurul toplantısı yapılacağının belirlendiğini, 18.01.2024 tarihli 11003 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, belirlenen gün ve saatte şirket adresinde toplantı yapıldığını, davacı tarafından, toplantının ertelenmesini talep edildiğini, bunun üzerine ilan edilen gündem maddelerine istinaden 08.03.2024 tarihinde toplantı gerçekleştirildiğini, toplantıya ait davet kanun ve ana sözleşmede öngörüldüğü şekilde TTK m.414 kapsamında yapıldığını, davalı tarafından 08.03.2024 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan kararlar şekil ve usul bakımından geçerli olduklarını, yoklukla malul olmasını gerektirecek herhangi bir durum söz konusu olmadığını, davacı tarafın her ne kadar “alınan kararların sözleşmenin yapısını bozduğunu” ifade etmişse de davaya konu kararlar “huzur hakkı ödenmesine, finansal tablolar” ilişkin kararlar olduğunu, bu kararların limited şirketin temel yapısını bozan veyahut sermayenin korunması hükümlerine aykırılık teşkil etmediğini, bunların haricinde 08.03.2024 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan kararların TBK m.27 uyarınca kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olmadığı ve konusu imkansız bir genel kurul kararının varlığı da bulunmadığı hususları gözetildiğinde alınan kararların butlanının ileri sürülmesi de mümkün olmadığını, davada davacının talebinin, dava konusu genel kurul kararlarının iptaline yönelik olduğunu, zira iptal davası,nın alınan genel kurul kararlarının kanuna, şirket ana sözleşmesine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olması iddiasına istinaden açılan dava türü olduğunu, dava tensip tutanağında da “Ticari Şirket (Genel kurul kararının iptali istemli)” olarak dava ikame edildiğinin belirtildiğini, dolayısıyla 08.03.2024 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan huzur hakkı ödenmesine (GKT m.4) ve finansal tablolar (GKT m.3) dair kararların iptal yaptırımına tabi olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini, davaya konu genel kurul kararlarının TTK 445'e göre kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediğini, huzur hakkı ödemelerinin şirketin mali yapısına ve hakkaniyete uygun olarak belirlendiğini, davacının iptale yönelik iddiasının yersiz olduğunu, TTK 622'nin kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulandığını, TTK 623 uyarınca yapılan ödemelerin huzur hakkı olarak nitelendirilebileceğini, TTK uyarınca anonim şirketlerin yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve limited şirketlerin seçilmesi ve görev yapması konusunda herhangi bir sınırlama mevcut olmadığını, bu kapsamda, bir kişinin birden fazla yönetim veya denetim kurulu üyesi olması durumunda birden fazla işverenden huzur hakkı geliri sağlanmasının mümkün olduğunu, bu nedenle iki müdürün de ayrı ayrı maaş almalarının da hukuka uygun olduğunu, TTK 394 maddesi gereğince huzur hakkı ödemesi kararının şirket ana sözleşmesi veya kanuna aykırılık söz konusu olmadığından kararların dürüstlük kuralına aykırı olduğundan bahsedilemeyeceğini, davalı şirketin, ofis ve ticari dükkan kiralamaları yaptığını, şirket gelirini sağlayan ..... Merkezi'nin İstanbul ticari hayatının en önemli noktası olan Güngören-Merter'de bulunduğunu, genel kurul toplantısında belirlenen huzur hakkı bedelinin şirketin mali yapısıyla iyi niyet çerçevesinde eş oranlı olduğunu, şirket tarafından yapılan kiralamaların her yıl artmakta olduğunu, şirketin gelirinin de aynı oranda yükseldiğini, huzur hakkı ödemesi için şirketin kar etme zorunluluğu bulunmadığını, belirlenen bedelin adil olduğunu, bahse konu huzur hakkının üç sene sonraki maaşlara göre az bile kalacağını, şirket müdürlerinin şirket gelirlerini sürekli olarak artırdıklarını, sene sonu şirket gelir beklentisinin eski kiracıların çok sayıda olması ve kiracılar ile kira tespitinin artırılmaya devam edildiği sebebiyle davacının payına düşecek karının yıl sonunda iki buçuk katına yükselmesinin beklenildiğini, mali bilanço ve gelir tablosunun TTK 515 'e uygun olduğunu, davacının erteleme talebinin 06/02/2024 tarihli toplantıda kabul edildiğini, genel kurul toplantısının ertelendiğini, davacının iddiasının yersiz olduğunu, beyanla, Davacının 08.03.2024 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 4 ve 3 numaralı kararların yürütülmesinin geri bırakılması talebinin reddine, Davaya konu 08.03.2024 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan huzur hakkı ödenmesine (GKT m.4), ve mali bilançoların kabul edilmesine (GKT m.3) dair kararlarının devam edilmesine, Davacının, şirketin uğrayacağı muhtemel zararları karşılaması için TTK m.448/3 hükmü gereği nakdi veya banka teminat mektubu olarak en yüksek oranda teminat göstermelerine, Haksız ve kötü niyetle dava açan davacının HMK m.329/2 hükmü uyarınca disiplin para cezasına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Ticaret sicil kayıtları, Mahkememizce aldırılan 28/01/2025 tarihli bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava davacının hissedarlarından olduğu davalı şirketin 08.03.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 numaralı genel kurul kararlarının öncelikle icrasının durdurulması ihtiyati tedbir kararı verilmesi, genel kurulda alınan 3 ve 4 numaralı kararların iptali isteminden ibarettir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan 28/01/2025 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır. Şirketin toplam sermayesinin 27.000,00 TL olduğu, dava dışı ......nun 9.000,00 TL hisse tutarı, 360 pay adedi, dava dışı ..... 9.000,00 TL hisse tutarı, 360 pay adedi ve davacı .....'in 9.000,00 TL hisse tutarı, 360 pay adedinden oluşan şekilde ortaklık yapısının bulunduğu görülmüştür. 2023 yılı için genel kurul toplantısı yapmak üzere 06/02/2024 tarihinde saat 14:00'da şirket merkezinde toplantı yapılmasına karar verilmiş, TTK 414. Maddesine göre ortaklara çağrılı davet yapılarak, 18/01/2024 tarih ve 11003 sayılı TTSG'de ian edilmiştir. Toplantıya davalı şirketin tüm ortakları katılmış, davacı vekili ..... 'ın ertelenmesi talep edilen toplantının 08/03/2024 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketin 08/03/2024 tarihli toplantısının şirket yönetim kurulu üyelerinin ücret ve huzur haklarının belirlenmesine ilişkin olan gündemin 4 maddesi ile her bir müdür için ayrı ayrı 400.000,00 TL huzur hakkı verilmesinin şirket ortakları olan dava dışı ..... ve dava dışı ..... vekillerinin ayrı ayrı olumlu oyuna karşılık, davacı vekilinin olumsuz oyu karşısında oy çokluğu ile kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin gündemin 4. Maddesine ilişkin muhalefet şerhini eklediği görülmüştür. Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde mali tablolarına göre ; Şirketin 10.922.473.-TL değerinde dönen ve 688.689,87.-TL değerinde duran varlığı mevcut olduğu, işletmede stok bulunmadığı, borçlarının 7.601.201,57.-TL olduğu ve borcun tamamının 1 yıldan kısa vadeli olduğu, uzun vadeli borcu bulunmadığı, özkaynak kalemi içinde 3.305.577,98.-TL ilgili dönem karı olduğu, özkaynakları toplamının ise 4.009.962,29-TL ve sermayesinin 27.000,00-TL olduğu mahkememizce görevlendirilen bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 28/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği görülmüştür. Bilindiği üzere limited şirketlerde genel kurul kararlarının iptaline ilişkin olarak anonim şirketlerin genel kurul kararlarının iptaline düzenleyen hükümler aynen uygulanır (TTK. m. 622). Yokluk ve butlan hallerinin yanı sıra genel kurul kararlarının hükümsüzlük hallerinden birisi de iptaledilebilirliktir. Genel kurul kararlarına karşı iptal davasını açma hakkını düzenleyen TTK. m. 446 hükmüne göre: Bilindiği üzere limited şirketlerde genel kurul kararlarının iptaline ilişkin olarak anonim şirketlerin genel kurul kararlarının iptaline düzenleyen hükümler aynen uygulanır (TTK. m. 622). Yokluk ve butlan hallerinin yanı sıra genel kurul kararlarının hükümsüzlük hallerinden birisi de iptaledilebilirliktir. Genel kurul kararlarına karşı iptal davasını açma hakkını düzenleyen TTK. m. 446 hükmüne göre: “a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren paysahipleri, … iptal davası açabilir” Sözkonusu hükümden de açıkça anlaşıldığı üzere, kural olarak paysahiplerinin iptal davası açabilmeleri için toplantıda hazır bulunmaları, iptale konu ettikleri karara karşı olumsuz oy kullanmaları ve bu muhalefetlerini tutanağa yazdırmaları gerekir. Toplantıda hazır bulunan, karara muhalif olan ve keyfiyeti zapta geçiren paysahiplerinin açmış oldukları iptal davasının kabul edilebilmesi için ayrıca bu kararların yasaya, esas sözleşmeye veya iyiniyet kuralına aykırı olduklarının da kanıtlanması gerekir (TTK. m. 445) Yapılan davete rağmen toplantıya katılmayan ve muhalefet şerhini tutanağa yazdırmayan bir pay sahibi ancak; -usulüne uygun toplantı davetinin yapılmamış olması, - gündemin gereği gibi ilan edilmemiş olması, -genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmemesi, -genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullanmaları, -müktesep hakların ihlal edilmiş olması, hallerinden birinin varlığı ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu kanıtlaması durumunda, iptal davası açabilir. (Güzin Üçışık/Aydın Çelik, Anonim Ortaklıklar Hukuku, C. I, Ankara 2013, s. 366 vd.) Genel kurul kararlarının iptaline ilişkin TTK. m. 445 uyarınca yasaya, esas sözleşmeye veya iyiniyet kuralına aykırı kararlara karşı iptal davası açılabilir. Dolayısıyla anılan kararların iptalinin sağlanabilmesi için bu kararların kanun, anasözleşme veya afaki iyiniyete aykırı olması da gerekir. Bir başka deyişle sadece bir takım usuli eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle alınan kararların iptali sağlanamaz. Gerçekten de Yargıtay vermiş olduğu bir kararında bu hususu şu şekilde dile getirmiştir: “…TTK.nun 381 maddesinde yazılı olduğu üzere toplantıda alınan kararların yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddia ve ispat edildiği takdirde iptale karar verilmesi mümkün bulunmaktadır. Sadece usulsüz çağrıya dayanılarak açılan davada iptal kararı verilemiyeceğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir…” (Y. 11. HD.’nin E. 1991/6466, K. 1993/563 sayı ve 01.02.1993 tarihli kararı). Dolayısıyla dava konusu kararların tek tek ele alınarak incelenmesi gerekmektedir. Dava, davalı şirketin 08.03.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan toplantının ertelenmemesine ilişkin 3 ve huzur hakkı ödenmesine ilişkin 4 numaralı kararların iptali istemine ilişkindir. Herşeyden önce davacının, davalı şirketin hissedarı olduğu, davacının dava konusu genel kurula katılarak alınan kararlara muhalif kaldığı ve muhalefet şerhini tutanağa yazdırdığı, genel kurul tarihinden itibaren de üç aylık süre içerisinde işbu davayı açtığı hususlarında bir ihtilaf bulunmadığı görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına binaen; Somut olayda; Davacı tarafça iptali talep edilen Davalı şirketin 08/03/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan toplantının ertelenmemesine ilişkin 3 numaralı kararın incelenmesi ; Davalı şirketin 06/02/2024 tarihli genel kurulunda, genel kurulun bir kez davacının talebiyle ertelenmiş olması, mali inceleme bölümünde mali tablo ve raporların gerçeği yansıtmadığına ilişkin somut delile rastlanmaması, davacı tarafından da bu yönde somut bir delil sunulmaması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu 3 numaralı genel kurul kararının iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, dava konusu yapılan 3 nolu genel kurul kararının iptali taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafça iptali talep edilen davalı şirketin 08/03/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan ) Şirket müdürlerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin 4 numaralı kararın incelenmesi; Şirket, dönen varlıkları ile ve dahi hazır değerleri ile borçlarını ödeyebilecek durumda olduğu, toplam borç, aktif içerisinde 0,65 paya sahip olduğu, diğer bir ifade ile varlık içinde borçlar %65’ini oranında olduğu, şirketin esas faaliyetinden %11 oranında kar elde etmekte olduğu, şirketin genel kurulda almış olduğu kararda aylık olarak her bir müdüre 400.000.-TL olmak üzere toplamda 800.000.-TL huzur hakkı ödendiği taktirde 1 yıl için ortaklara 400.000*2*12=9.600.000.-TL ödenmiş olacağı, şirketin 31.12.2023 tarihinde her ne kadar mali durumu, finansal analiz raporlarında da uygun görülmekte ise de; sermayesinin 27.000.-TL ve özkaynakları içinde yer alan en yüksek kalemin 2023 yılı karından oluştuğu dikkate alındığında 2023 yılı karının tamamen eriyeceği ve hatta borçlarını da aşacak miktara geleceği, genel kurulda kararlaştırılan huzur hakkının davalı şirkete benzer nitelikte olan şirketlerle paralellik gösterdiğine ilişkin somut bir delil de sunulmaması karşısında, ..... sicil numaralı ..... İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin 08/03/2024 tarihinde yapılan olağan üstü genel kurul toplantısına ait 4 nolu şirketin yönetim kurulu üyelerinin ücret ve huzur haklarının belirlenmesine ilişkin gündem maddesinin alınan genel kurul kararının iptaline, karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-..... sicil numaralı ..... İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin 08/03/2024 tarihinde yapılan olağan üstü genel kurul toplantısına ait 4 nolu şirketin yönetim kurulu üyelerinin ücret ve huzur haklarının belirlenmesine ilişkin gündem maddesinin alınan genel kurul kararının iptaline, -Dava konusu yapılan 3 nolu genel kurul kararının iptali taleplerinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan ‭14.591‬,00 TL posta masrafı, bilirkişi ücreti vb. Masraflar ile ile toplam harç gideri 427,60 TL olmak üzere toplam ‭15.018,6‬0 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 8-Davalı tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi ve yargılama gideri yapılmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2025 Başkan ..... e-imzalıdır Üye .... e-imzalıdır Üye.... e-imzalıdır Katip .... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/258, K. 2025/385, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-258-e-2025-385-k-2536beb74e7a