İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/147 E. 2024/183 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/147
Karar No
2024/183
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/147 Esas KARAR NO : 2024/183 DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 12/02/2024 KARAR TARİHİ : 13/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/02/2024 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; davacının ortağı olduğu, ...'nin 2015 yılında tek ortaklı olarak kurulduğunu ve kuruluşa ilişkin ana sözleşme, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 21/01/2015 tarih, ... sayı ve 625 sayfasın da yayımlandığını, ... sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, ardından hisse devirleri olduğunu, şirketin şuanda tek ortağının ... olduğunu, şirketin uzun süre önce faaliyetlerine son verdiğini, vergi dairesince resen terk işleminin yapıldığını, şirketin vergi kaydının, banka hesabının, üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz malı bulunduğunu, ayrıca şirketin Gelir İdaresi Başkanlığına borcunun taksitlendirildiğini ve ödemelerin yapıldığını, buna ilişkin belgelerin dilekçeleri ekinde sunulduğunu, şirketin yalnızca İstanbul Ticaret Sicilinde kaydının bulunduğu, davacının 2020 yılında felç geçirdiğini, beyin ameliyatları olması sonucunda ..... Hastanesi'nin 18.10.2022 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu aldığını, davacının halen evde ailesinin bakımı ve gözetiminde yaşadığını, bu nedenlerle şirketin devamı ve amacını gerçekleştirmesi mümkün olmadığı için haklı nedenle feshini talep zorunluluğu doğduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre , haklı sebebin varlığı halinde şirketin feshinin talep edilebileceğinin hüküm altına alındığını, kanun maddesinin açıkça hangi sebeplerin haklı sebep olduğuna ilişkin açıkça bir düzenlemeye yer vermediğini, lakin gerek doktrinde gerekse de Yargıtay Kararlarında Limited Şirket faaliyetinin tamamen durmuş olması (Vergi dairesinin resen terk tespiti ve vergi kaydının silinmesi) durumunda haklı nedenin var olduğu belirtilerek şirketin haklı nedenle feshedilebileceği kabul edildiğini, beyanla şirketin faaliyetlerinin tamamen durmuş olması ve uzun bir zaman önce fiilen son verildiğini, ayrıca vergi dairesi tarafından da resen terk işleminin yapılması sebebi ile şirketin haklı nedenle feshini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Davalı şirketin ticaret sicil gazetesi ve ticaret odası kayıtları DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı ...'nin feshi talebinden ibarettir. Limited şirketlerin feshini düzenleyen TTK 636/3 düzenlemesi şu şekildedir: ''Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.'' Somut olayda; davacının davalı şirketin tek ortağı olduğu, tek ortak bulunması halinde ortağın yazılı olarak alacağı bir genel kurul kararı ile şirketin feshine karar verilebileceği, ayrıca vergi dairesinin resen terk işleminin ticaret sicile bildirilmediği, dolayısıyla şirketin ayrıca feshini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı takdir ve sonucuna varılmıştır. Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için gerekli olan unsurlardır. Diğer bir anlatımla, dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı tarihte hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırıp inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartlarının davanın açıldığı tarih itibariyle bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkemece mesmu (dinlenebilir) olmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK, 6100 sayılı Kanun) 114. maddesinde; "Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." düzenlemesi yer almaktadır. Bu hükme göre, dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli), bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlardır. 6100 sayılı Kanun'un 115. maddesinin 1. fıkrasında ise, “MADDE 115- (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenlemeler ışığında somut olayda, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle HMK 114/h ve 115/1 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK 114/h ve 115/1 maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/147, K. 2024/183, T. 13.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-147-e-2024-183-k-4c79783e373a