İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1195 E. 2024/184 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1195
Karar No
2024/184
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1195 Esas KARAR NO : 2024/184 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 14/12/2023 KARAR TARİHİ : 13/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2024 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; müvekkilil ile davalı firma arasında 20.10.1999 Tarihli ....... Ticaret Merkezi Kompleksi Yap-İşlet-Devret Modeli İle Dört Yıldızlı Otel ve Kongre Merkezi İnşaat ve İşletme Sözleşmesi akdedildiğini ve daha sonra işbu sözleşmeye ek 09.11.2001 tarihli Ek Zeyilname, 06.07.2004 tarihli Ek Zeyilname, 31.07.2007 tarihli Ek Zeyilname akdedildiğini, 17.01.2002 tarihli ..... Ticaret Merkezi Kompleksi Yap-İşlet-Devret Modeli İle Beş Yıldızlı Otel İnşaat ve İşletme Sözleşmesi akdedildiğini ve daha sonra işbu sözleşmeye ek 2002 tarihli zeyilname ve 06.07.2004 tarihli zeyilname akdedildiğini, işbu sözleşmeler ile müvekkiline ait olan sözleşmelere konu alanlarda yap-işlet-devret modeli ile davalı firma tarafından dört ve beş yıldızlı otel, kongre merkezi yapılması, sözleşmelerde belirtilen sürelerle alanların işletilmesi ve işletme süresi içerisinde müvekkiline sözleşmelerde yazılı tarihlerde ve tutarlarda döviz cinsinden bedel ödenmesi ve neticeten işletme süreleri sonunda da inşaatların müvekkiline bila bedel devredilmesi kararlaştırıldığını, işbu sözleşmelerden sonra müvekkili ile davalı firma arasında 24.07.2007 Tarihli bağımsız ve daimi üst hakkı kurma sözleşmesi resmi şekilde akdedildiğini ve bu kapsamda müvekkiline ait İstanbul İli, Bakırköy İlçesi .... Mahallesi, ... Pafta ..... Ada, ...... parsel sayılı taşınmazın 43.531,18 m2' lik kısmı üzerinde davalı lehine 01.05.2005 başlangıç tarihli ve 01.05.2035 bitiş tarihli olmak üzere toplamda 30 yıl süreli bağımsız ve daimi üst hakkı kurulduğunu ve ..... firmasına üst hakkı tapusu çıkarıldığını, üst hakkı tesisine ilişkin akdedilen sözleşmenin 3. maddesinde taraflar arasında akdedilen dört ve beş yıldızlı otel sözleşmeleri ile bunların eki olan tüm zeyilnamelere atıfta bulunularak, üst hakkı kurma sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası oldukları zikredildiğini ve “..İşbu sözleşme hükümleri ile Sözleşmeler hükümleri arasında aykırılık bulunması durumunda işbu sözleşme hükümleri geçerli (öncelikli) olarak kabul edilecektir.” denilmek suretiyle bağımsız ve daimi üst hakkı sözleşmesinin önceki sözleşmelerin yerini aldığını, üst hakkı kurma sözleşmesinin taraflar arasında asıl hüküm teşkil edecek sözleşme olduğunun açıkça ifade edildiğini, üst Hakkı Kurma Sözleşmesinin 7. Maddesinde ise "İşbu sözleşme ile kurulan bağımsız ve daimi üst hakkı nedeniyle ..... tarafından .....’ ye tüm hak süresi boyunca ödenecek toplam irtifak hakkı bedeli sözleşmelerde yazılı kira bedelinin yerine geçecek (hem kira hem irtifak hakkı bedeli ödenmeyecek, işbu sözleşmede yazılı irtifak bedelinin ödenmesi, aynı oranda kira bedeli borcunu da sona erdirecektir) olup toplam 64.468.239 (altmışdörtmilyondörtyüzaltmışsekizbinikiyüzotuzdokuz)USD’ dir. Söz konusu bedelin ödeme şekli ve esasları konusunda sözleşmelerin kira bedelinin ödenmesine ilişkin hükümleri geçerli olup, sadece işbu sözleşmeye konu harç bedelinin belirlenmesi için söz konusu yabancı para birimli irtifak hakkı bedelinin 80.978.555 YTL’ ye tekabül ettiği,taraflarca kabul edilmiştir.” denildiğini, kurulan bağımsız ve daimi üst hakkı nedeniyle ...... tarafından .....’ ye tüm hak süresi boyunca ödenecek toplam irtifak hakkı bedelinin yap-işlet-devret modeli ile akdedilen sözleşmelerde yazılı kira bedelinin yerine geçeceğini, hem kira hem irtifak bedeli ödenmeyeğini, irtifak bedelinin ödenmesinin aynı oranda kira bedeli borcunu da sona erdireceğini, toplam irtifak bedelinin de 64.468.239,00 USD olduğunun ifade edildiğini, söz konusu bedelin ödeme şekli ve esasları konusunda ise dört ve beş yıldızlı otel yapımına ilişkin sözleşmelerin kira bedelinin ödenmesine ilişkin hükümlerinin geçerli olacağının söylenildiğini, üst hakkı sözleşmesi ile artık ortada bir kira bedeli kalmadığını, işletme süresi boyunca mapa tarafından idtm’ ye ödenmesi gereken bedel irtifak hakkı bedeline dönüştüğünü, taraflar arasında bağımsız ve daimi üst hakkı kurma sözleşmesi mevcut ve geçerli olduğunu, bu kapsamda davalı lehine müvekkiline ait alanlarda üst hakkı kurulduğunu ve davalı da üst hakkı gereğince müvekkiline irtifak hakkı bedeli ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, .......' nın müvekkiline üst hakkı sözleşmesinde belirtilen irtifak bedelini ödeme yükümlülüğü olduğunu, bu ödeme yükümlülüğü USD (Dolar) olarak belirlendiğini, davalı, taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olduğundan bahisle kira bedellerinin uyarlanması talebiyle Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..... E. Sayılı dosyasında dava açtıklarını, aynı zamanda bu davada, dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren kira bedellerinin aylık toplamda 200.000,00 TL olarak belirlenmesini talep ettiklerini, Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesi de 08.07.2021 tarihli, ara kararla tedbir talebinin kabulüne karar verdiğini, verilen bu tedbir kararı gereğince de müvekkilinin sözleşmede belirlenen ve davalının ödemesi gereken tutarı davalıdan talep edemediğini, sadece tedbir kararı ile belirlenen tutarın davalıdan tahsil edilebildiğini, ancak sözleşmede yazılı bedellerin talep edilemediğini, bahsi geçen tedbir kararının istinaf edilmesi üzerine BAM ...... HD. .... E. Ve .... K. Sayılı ilamı ile tedbir kararının hukuka aykırı olduğundan bahisle 08.07.2021 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına karar verilerek "her türlü ihitiyati tedbir talebi yasal koşulları oluşmadığından ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine" kesin olarak karar verildiğini, ihtiyati tedbir kararının kalkması sonrasında müvekkilinin, 24.07.2007 tarihli üst hakkı kurma sözleşmesi gereğince muaccel hale gelen 4 ve 5 yıldızlı otel Kasım-Aralık 2023, Ocak-2024 dönemi ödenmeyen bakiye irtifak bedeline ilişkin 710.921,08 USD alacak ve 1.090,73 USD işlemiş faizinin tahsili amacıyla Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü' nün .... E. Sayılı dosyasından işbu davaya konu ilamsız takip yapıldığını, ancak davalı borçlu tarafından işbu takibe konu borca haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, davalı borçlunun borca itiraz dilekçesinde müvekkili ile arasındaki hukuki ilişkinin kira ilişkisi olduğunu iddia ettiğini, kira bedelinin uyarlanması için Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..... E. Sayılı dosyasında uyarlama davası ikame ettiklerini bildirdiğini, ilgili mahkemece kiranın uyarlanmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verildiğini belirttiğini, Resmi Gazete’de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara ilişkin tebliğ kapsamında ödemelerin TL'ye çevrildiği belirtildiğini ve ilgili tarihte düzenlenen faturalara uygun olarak ödemelerin yapıldığını iddia ettiğini, ancak davalının borca itirazlarının kötü niyetli olduğunu, her ne kadar davalı borçlu taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olduğunu iddia etmiş ise de yukarıda detaylıca izah edildiği üzere Üst Hakkı Kurma sözleşmesi ile daha önce "kira bedeli" olarak ödeneceği belirtilen tutar irtifak hakkı bedeline dönüştürüldüğünü ve sözleşme açık hükmü kapsamında irtifak hakkı bedeli ödenmesinin daha önce akdedilen sözleşmelerde yazılı kira bedeli ödeme borcunun yerinini aldığını, yapılacak ödemelerin kira bedeli ödeme yükümlülüğünü sona erdireceğini, sadece irtifak hakkı bedelinin ödeme şekli ve tarihi bakımından daha önce akdedilen 4 ve 5 yıldızlı otel yap-işlet-devret sözleşmelerinde belirtilen şekilde ödeme yapılacağının ifade edildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin üst hakkına dayandığı ve davalının yükümlülüğünün üst hakkı iradı (irtifak hakkı bedeli) ödeme yükümlülüğü olduğunu açıkça ortada olduğunu, yine bilindiği üzere üst hakkı, sahibine başkasına ait bir arazinin üstünde veya altında inşaat yapma veya mevcut olan bir inşaatı (yapıyı) muhafaza ederek, ondan yararlanma yetkisini sağlayan bir irtifak hakkı olduğunu, bu suretle, üst hakkı sahibi başkasına ait olan bir arazideki inşaat üzerinde malik olma yetkisi kazandığını, davalı lehine tesis edilen üst hakkı 30 yıl süreli daimi ve bağımsız üst hakkı olmakla taşınmaz gibi işlem gördüğünü, davalı bu üst hakkı gereğince kredi kullanabildiğini, taşınmazı ipotek ettirebilmekte ve daha birçok ayni hakkın kendisine verdiği yetkileri kullanabildiklerini, klasik bir kira sözleşmesinde kiracının ise bu hakları haiz olmadığı izahtan vareste olduğunu, davalının bir kiracı gibi yorumlanması mümkün olmadığını, hakkın verdiği yetkiler, hakkın kapsamı, hakkın türü değerlendirildiğinde de davalının kiracı gibi ve kira bedeli ödemekle yükümlüymüş gibi değerlendirilemeyeceğinin açık olduğunu, davalının, üst hakkı tapusu olduğunu, kiracı gibi yorumlanamayacağı ve ilişkinin kira ilişkisi olarak değerlendirilemeyeceğini, ilgili üst hakkı tapusu gereğince dahi ortada olduğunu, bu hususun davalı borçlunun da kabulünde olduğunu, davalı borçlu tarafından müvekkili ..... A.Ş’ye gönderilen 23.01.2015 tarihli yazıda “ ..... ile ...... arasındaki münasebet kira ilişkisi olmayıp, daimi ve müstakil üst hakkına dayalı Yap-İşlet-Devret modelidir.” denilmek suretiyle aradaki ilişkinin kira ilişkisi olmadığının bizzat davalı borçlu tarafından vurguladığını, yine Mapa tarafından ikame edilen İstanbul ..... Vergi Mahkemesi’nin ..... Vergi sayılı dava dosyasında da ..... ile ...... arasındaki hukuki ilişkinin bağımsız ve daimi üst hakkına dayalı olduğunu, buna dayalı olarak taraflar arasında yap-işlet-devret modeli ile sözleşmeler akdedildiğini davalı borçlu tarafından bizzat vurgulandığını, dolayısıyla davalı borçlu da taraflar arasındaki hukuki ilişkinin üst hakkı kurma sözleşmesine dayalı olduğunu ve irtifak hakkı bedeli ödemekle yükümlü olduğunu bildiğini, ancak kötüniyetli olarak kendi beyanları ile çelişir şekilde itirazda bulunduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişki bağımsız ve daimi üst hakkı kurma sözleşmesine dayandığından ve davalının ödemekle yükümlü olduğu tutar üst hakkı iradı- irtifak hakkı tutarı olduğundan ilgili kararname kapsamında yer almadığını, davalı taraf her ne kadar TL' ye dönülmesine ilişkin bir mutabakat olduğunu ve bu mutabakattan ancak tarafların birlikte kararlaştırması ile dönülebileceğini iddia etmekte ise de; Üst Hakkı Sözleşmeleri resmi şekil şartına tabi olduğunu, müvekkilinin alacağı da irtifak hakkından dolayı irtifak bedeli alacağı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı ile sözleşme bedellerinin TL'ye dönüştürülmesine dair bir mutabakat dahi yapılsa idi- ki böyle bir mutabakat da olmadığını resmi şekil şartına tabi olmadan yapılacak mutabakat zaten geçersiz olacağını, ayrıca davalı borçlunun işbu dava konu takip dosyasının ikame edilmesinden sonra 04.12.2023 tarihinde müvekkiline 1.508.704,29 TL tutarında ödeme yapmış olup, söz konusu ödemenin ödeme tarihi itibariyle USD karşılığı 52.292,06 USD olduğundan bahisle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı borçlunun Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasındaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, takipten sonra ödenen bedelin icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, davalı borçlunun kötüniyetli itirazı nedeniyle %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle; taraflar arasındaki ilişki kiracılık ilişkisi olduğunu, irtifak hakkı bedeli şeklinde bir alacak mevcut olmadığını, davacı tarafından aynı iddialarla birden fazla takip açılmış olup, buna bağlı olarak görülen itirazın iptali davalarında, İlk Derece Mahkemesi ve İstinaf Mahkemesince yapılan incelemede taraflar arasındaki ilişkinin kiracılık ilişkisi olduğunun tespit edildiğini, taraflar arasındaki ilişki 1999 yılında ilk sözleşmenin imzalanması ile başladığını, 2009 yılında ilk kira ödemesi başladığını, sözleşmeler açıkça kira ilişkisini düzenlediği gibi, devam eden 14 yıllık sürenin tümünde tarafların ortak iradesi kiracılık ilişkisi bulunduğuna yönelik olduğunu, davacının yıllar boyunca müvekkiline karşı düzenlediği faturalarının kira faturası olarak düzenlediğini, davacının kendi iradesi ve beyanlarıyla çelişkili olarak ileri sürdüğü, "irtifak hakkı bedeli" alacağı bulunduğu iddiasının, kendilerince 2020 yılında açılan kira uyarlama davası sonrasında ileri sürülmeye başlandığını, TBK 138 gereğince ifa güçlüğü durumunun bulunduğunu, sözleşme imzalanırken öngörülmesi mümkün olmayan nedenlerle bu durumun meydana geldiğini, taraflar arasındaki menfaat dengesinin bozulduğunu ve bedelin uyarlanması gerektiğinin bilincinde olan davacının, Bakırköy ..... Sulh Mahkemesi ...... E. sayılı dosyası ile görülmekte olan kira uyarlama davasının sonucunu geciktirmek/engellemek için hiçbir dayanağı olmayan ve daha önce hiç dile getirilmeyen bir iddiayı dile getirmeye başladığını, davacının işbu haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun iddialarla açtığı davanın reddi gerektiğini, taraflar arasındaki ilişkinin, istanbul bölge adliye mahkemesi başkanlar kurulu tarafından kiracılık ilişkisi olarak belirlendiğini ve bölge adliye mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için dosyanın Yargıtay ..... Hukuk Dairesine Gönderildiğini, davacı tarafından, işbu dava ile aynı iddiaları içeren 11 dava daha açıldığını, bu davaların üçünde verilen görevsizlik kararı istinaf mahkemesi tarafından kesin olarak onandığını ve dosyaların Sulh Hukuk Mahkemesine gönderildiğini, diğer ikisinde verilen görevsizlik kararları İstinaf Mahkemesi tarafından kaldırıldığını, Asliye Ticaret Mahkemesine iade edildiğini, 3 tanesinde görevsizlik kararı verildiğini, İstinaf incelemesi devam ettiğini, geri kalan iki tanesinin ise derdest durumda olduğunu, aynı iddialarla açılan davalarda taraflar arasındaki ilişkinin kiracılık ilişkisi olduğunun tespit edildiğini, işbu kararlar istinaf mahkemeleri tarafından onandığını, davacı idtm yönetim kurulu kararları, mevcut ilişkinin kiracılık ilişkisi olduğunu çok net bir şekilde ortaya koyduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin 24 yıldır devam ettiğini ve bu sürenin tümünde tarafların iradesi ilişkinin kiracılık ilişkisi olduğu noktasında toplandığından bahisle taraflar arasındaki ilişkinin, başlangıcından itibaren kira ilişkisi olarak devam ettiğini, müvekkili şirketin irtifak bedeli şeklinde bir borcunun bulunmadığını, icra takibinin ve huzurdaki itirazın iptali davasına konu edilen döneme ilişkin davacı tarafından düzenlenen faturanın kira faturası olarak düzenlendiğini, davacının kira alacağı olduğu iddiası var ise de kira alacağı açıklaması ve talebiyle icra takibi yapması ve itirazın iptali davasını da Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açması gerektiğini, haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun davanın doğrudan reddine, aksi kanaatte olunması halinde görevsizlik kararı verilmesine, huzurdaki dava ile birebir aynı konuda verilmiş kesin istinaf kararları arasındaki uyuşmazlığı kesin olarak giderecek olan Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin ...... E. sayılı dosyası kapsamında vereceği kararın bekletici mesele olarak kabul edilmesini, ayrıca kendilerince açılan kira uyarlama davasının derdest olduğundan ve bu dava sonucuna göre huzurdaki davaya konu dönemi de kapsayacak şekilde kira bedeli belirleneceğinden, gerekli görülmesi halinde Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..... E. sayılı kira uyarlama davasının bekletici mesele olarak kabul edilmesini, aradaki ilişkinin kiracılık ilişkisi olduğunu, irtifak hakkı gibi bir alacağın olmadığı, ayrıca taraflar arasında Türk Lirası cinsinden yeni mutabakata varıldığı bilinmesine rağmen, yabancı para üzerinden fatura düzenleyen ve müvekkil şirket aleyhine kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul ...... Vergi Mahkemesinin ...... esas sayılı dosyasının UYAP'tan gönderilen örneği, tapu kayıtları, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasının UYAP'tan gönderilen örneği, ticaret sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatı taleplerinden ibarettir. Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallarda kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-c) 6100 sayılı HMK'nun 4/1-a bendi uyarınca kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkların çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesi'dir. Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen sözleşmeler kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalarda fatura bedelinin kira alacağı olarak yazıldığı, davacı şirkete ait 19/06/2020 ve 06/11/2018 tarihli yönetim kurulu kararlarında açıkça kira ilişkisi kabul edilerek davalının ödemesi gereken kira bedelinde indirim yapıldığı ve ayrıca döviz bazında olan kiranın TL'ye çevrildiği, davalı tarafından davacı aleyhine Bakırköy ...... SHM ..... esas sayılı dosyası ile kira bedelinin uyarlanması amacıyla dava açıldığı, iş bu dava dosyasında verilen tedbirin İBAM ....... HD tarafından kira ilişkisi kapsamında değerlendirildiği, bu bağlamda TBK 19.md gereğince tarafların gerçek ve ortak iradelerinin üst hakkı kapsamında kira ilişkisine yönelik olduğu(Yargıtay 6.HD 2012/16031-17237 EK sayılı, Yargıtay 6.HD 2013/4405 - 15704 EK sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere), dolayısıyla kira ilişkisinden kaynaklı ihtilafa da Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin görevsizliğine, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlatılmak suretiyle iki hafta içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevdiine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 2-HMK'nun 20. ve 331/2. maddeleri uyarınca iş bu kararın kesinleşmesine müteakip yasal süresi içerisinde talep üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine, 3-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi.13/02/2024 Başkan .....¸ Üye ...... Üye Katip

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1195, K. 2024/184, T. 13.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1195-e-2024-184-k-b8e81f138664