İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/964 E. 2024/137 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/964
Karar No
2024/137
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/964 Esas KARAR NO : 2024/137 DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) DAVA TARİHİ : 05/05/2017 KARAR TARİHİ : 01/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; müvekkilinin, İstanbul Ticaret Sicilinde .... sicilinde kayıtlı .... Dış Ticaret Koll.Şti.'nin ortaklarından biri olduğunu, Şirketin 2008 yılından beri hiçbir ticari işlem yapmadığını ve faaliyetsiz bulunduğunu, ayrıca şirket ile tüm yasal işlemlerin şirketin diğer ortağı olan davalı ... tarafından yapıldığını, defter ve kayıtlarında bu davalı ortak tarafından tutulduğunu, Şirket ortağı bulunan taraflar ; 2013 yılında yaşanan olaylar nedeni ile ortaklıkları bulundukları dava dışı 5 adet şirket hakkında ortaklıktan ayrılma ve hisse devir sözleşmesi imzalayarak davacı ... 5 adet şirketteki hisselerini davalı ....’e devrettiğini, ancak davalı ..., taraflar arasında imzalanan 06.12.2013 tarihli sözleşmedeki yükümlülükleri yerine getirmediğini, müvekkil tarafından davalı aleyhinde davalar açtıklarını, taraflar arasında güven ilişkisinin kalmadığını, tüm bu nedenlerle, şirketin faaliyetsiz olduğunu, ayrıca şirket iki ortaklı olduğundan, taraflar arasında mevcut hasımane davranışlar nedeniyle bir araya gelinip devamı da mümkün olmadığından TTK. hükümleri gereğince şirketin münsefih olduğunun tespiti ile şirketin tasfiyesine, mahkeme tarafından tasfiye memuru atanmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: davalı vekili beyanında özetle; ... Dış Ticaret Koll.Şti.'nin faal olmadığını, tasfiyesinin gerektiğini ancak tasfiyeyi ortakların kendileri yapmakta olduğunu, tasfiyenin bu şekilde ortaklar tarafından yapılmasını talep etmiş olup davanın reddini savunmuştur. DELİLLER: Ticaret sicil kayıtları, İstanbul .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosya örneği, İstanbul .... ATM'nin ... esas sayılı dosya sureti, vergi kayıtları, yapı kontrol müdürlüğü yazı cevabı, yapı ruhsatı, mimari proje, davalı ... şirketinin ticari sicil kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. Gelir İdaresi Başkanlığının 26.11.2018 tarihli ve ... No’lu yazısında, 06.02.2004 tarihinde .... Havalimanı Serbest Bölge C Blok No:2 Bakırköy/İstanbul adresinde “Hırsız ve yangın alarm sistemleri ve kapı konuşma sistemlerinin imalatı” faaliyetine başlayan mükellefin 22.11.2018 tarihli .... kodlu yoklama ile faaliyetine davam etmediği ve daire tarafından resen terk çalışmalarına başlandığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının ortağı olduğu ... Dış Ticaret Koll. Şti.'nin faaliyetinin bulunmadığından münsefih olduğunun tespiti ile şirketin tasfiyesine, ve tasfiye memuru atanması talebinden ibarettir. Mahkememizden verilen ... esas, ... karar sayılı, 30/01/2020 tarihli ilamının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ...karar sayılı ilamı ile kaldırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın mahkememizin yukarıdaki esas numarasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı şirketin 2008 yılından beri genel kurullarını yapıp yapmadığı, herhangi bir faaliyetinin bulunup bulunmadığı, yapılmamış ve faaliyeti bulunmamakta ise bu durumun münfesih sayılmayı gerektirip gerektirmeyeceği, münfesih sayılacak ise tasfiye memuru atanıp atanmayacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun adi komandit şirketine ilişkin düzenlemelerine baktığımızda; TTK 328. maddesinde; "Kollektif şirketlerin sona ermesine, tasfiyesine ve ortakların şirketten çıkma ve çıkarılmasına ilişkin 243 ilâ 303 üncü madde hükümleri komandit şirketlerde de uygulanır. Ancak, şirket sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça komanditerin ölümü veya kısıtlanması şirketin sona ermesi sonucunu doğurmaz." düzenlemesi getirilmiştir. Kollektif şirketlerin sona ermesi TTK'nın 243 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 243.maddesi "Kollektif şirketler, 253.madde hükmü saklı kalmak kaydıyla Türk Borçlar Kanununun 639 ve 640.maddelerinde öngörülen ve aşağıda yazılı sebeplerden birinin gerçekleşmesiyle sona erer" hükmünü içermektedir. Kollektif şirketlerde ölüm doğal bir ortaklıktan çıkma sebebidir. Ölen ortağın mirasçılarının ortaklığa girme olanakları ise özel olarak TTK'nın 253.maddesinde düzenlenmiştir. TTK'nın 253.maddesi " (1)Şirket sözleşmesinde şirketin ölen ortağın mirasçılarıyla devam edeceğine ilişkin düzenleme yoksa, mirasçılarla diğer ortakların oybirliğiyle verecekleri karar üzerine şirket bunların arasında devam edebilir.Mirasçılar yahut içlerinden biri şirkette kalmaya razı olmazlarsa, diğer ortaklar, ölen ortağın razı olmayan mirasçılarına düşen payları ödeyerek onları şirketten çıkarır ve aralarında şirkete devam edebilirler.Bu durumda sağ kalan ortaklardan birinin şirketin devamına onay vermemesi sebebiyle oybirliği sağlanamadığı takdirde şirket sona erer. (2) Şirketin, ölen ortağın mirasçılarıyla diğer ortaklar arasında kollektif şirket olarak devam edeceği hakkında şirket sözleşmesinde hüküm varsa, mirasçılar kollektif sıfatıyla şirkete devam edip etmemekte serbesttirler. Mirasçılar şirketin devam etmesini isterlerse, diğer ortaklar bu isteği kabul etmek zorundadır. Ancak, kollektif sıfatıyla şirkette kalmak istemeyen mirasçı varsa, ölen ortağın payından kendisine düşen tutar ile komanditer olarak şirkete kabul edilmesini önerebilir. Diğer ortaklar bu öneriyi kabul etmek zorunda değildir. Mirasçılar şirkete kollektif ortak veya komanditer olarak girip girmeyeceklerini ortağın ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde şirkete ihbar etmelidir. Durumun şirkete ihbarına kadar, mirasçılar şirkette komanditer olarak kalmış sayılırlar. Bu süre içinde ihbarda bulunmamış olan mirasçılar, sürenin sona ermesinden itibaren kollektif ortak sıfatını alırlar." hükmünü içermektedir. TTK'nın 243.maddesi ile atıf yapılan TBK'nın 639/2.maddesi "Sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa ortaklardan birinin ölümü ile ortaklık sona erer." hükmünü içermektedir. TTK'nın 243 ve 245.maddesi ile ile TBK'nın 639.maddeleri şirketin infisahı, fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Ticaret sicil kayıtlarına ve kuruluş sözleşmesine göre münfesih olduğunun tespiti istenen davalı şirketin ortaklarının, 1/2'şer hisse sahibi olarak davacı ile davalı ... olduğu, davalı ....'ün yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılmaktadır. İstanbul ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 08.07.2019 tarihli ve ... Esas, .... Karar sayılı veraset ilamından, davalılar ....ile davalı ...... 'ün mirası reddettikleri ve mirasçı olarak veraset ilamında yer almadıkları anlaşılmaktadır. Kaldırma kararı öncesi esas olan mahkememizin ... esas sayılı dosyasının 30/01/2020 tarihli celsesinde; davacılar vekili tarafından davalı mirasçı ...'ün, müvekkiline şirket ortaklığına devam etmeyeceğine dair ihtarname gönderdiğini bildirdiği, kaldırma kararı sonrası ...... esasına kaydı yapılan dosyanın 13/10/2023 tarihli tensibinde iş bu ihtarnameyi sunması için davalı ... vekiline süre verilmesine rağmen, davalı mirasçı ...'ün şirket ortaklığına devam etmeyeceğine dair ihtarname davacı tarafça mahkememize sunulmamıştır. Somut olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı ... Dış Ticaret Koll.Şti. ’nin, 2013 yılından itibaren ticari faaliyette bulunmadığı, satış yapmadığı ve yıllar itibariyle gider unsurlarının da kırtasiye giderleri, mali müşavirlik vb. giderlerinden oluştuğu itibar edilen bilirkişi raporunda tespit edilmiş olup, davalı şirketin TTK. m. 376/2 hükmü uyarınca kanun gereği (TTK. m. 636/3) münfesih hale geldiği, şirket ortaklarından 1/2 hissesinin sahibi olan ......'ün yargılama esnasında vefat ettiği, mirasçılarından .... ve ....'ün mirası reddettiği, davacı vekilinin 01/02/2024 tarihli celsede vekalet ücreti ve yargılama gideri istemediğini ve şirketi müvekkilinin devam ettirmeyeceğini beyan ettiği, beyan etmiş olduğu anlaşıldığından; şirketin münfesih olduğunun tespiti ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... nosunda kayıtlı ... Dış Tic. Kollektif Şirketi .... ve ....'ın münfesih olduğunun tespiti ile tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ...'un (.... T.C) atanmasına, kendisine bir defaya mahsus 15.000,00 TL ücret takdirine, masrafın davacı tarafından karşılanmasına, tasfiye memurunun görevinin tasfiye kararının tescil edileceği tarihine kadar devamına, ticaret sicilde davacı tarafından masrafı karşılandığında ilanına, tasfiye memurunun ücretinin mahkememize depo edildiğinde göreve başlatılmasına, davacı vekilinin yapmış olduğu masrafların (tescil ve tasfiye memuru) ileride şirket kasasından tahsiline, 2-Mirası reddeden mirasçılar ..., ...bakımından açılan davanın pasif husumetten reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın, peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile eksik ‭396,2‬0 TL harcın davanın niteliği gereği davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 6-Talep edilmediğinden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Davalı ........'ün yapmış olduğu 55,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalı ....... 'ün yapmış olduğu 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davalı ...'ün yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 10-Davalılar ....... ve ....... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ........ ve ...... 'e ödenmesine, 11-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalılara iadesine, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı diğerlerinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/02/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/964, K. 2024/137, T. 01.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-964-e-2024-137-k-5b31651b4368