İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/868 E. 2025/171 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/868
- Karar No
- 2025/171
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/868 Esas KARAR NO : 2025/171 Bakırköy .... İcra Dairesi : ... Esas DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2023 KARAR TARİHİ : 19/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin cari hesaba dayalı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin Euro alacağına ilişkin olduğundan harca esas değere konu edilen icra vekalet ücretinin güncel Euro kuru üzerinden hesaplandığını, hesaplamaya icra giderleri de dahil edildiğini, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, huzurdaki davanın açılmasından önce arabuluculuk görüşmeleri devam ederken borçlu firma tarafından 23.06.2023 tarihinde müvekkili firma hesabına 4.107,42 Euro ödeme gerçekleştirildiğini, icra takibinde takip çıkış tutarı 4.743,15 Euro olmasına karşın davalı firma tarafından iade faturaları kesildiğini, söz konusu iade faturalarını müvekkili firma kabul ettiğini ve davalı borçlu tarafından 4.107,42 Euro ödeme yapıldığını ancak başlatılan haklı icra takibi ile icra vekalet ücreti alacağı doğduğunu ve birtakım masraflar meydana geldiğini, yapılan ödeme yalnızca asıl alacağa ilişkin bir ödeme olduğundan ve borçlunun haksız itirazı sebebiyle icra takibi tamamen durduğundan icra giderleri, vekalet ücreti, faiz gibi feriler bakımından duran takibin devamı için itirazın iptali davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla anılan nedenlerle itirazın iptalini, ödeme tarihindeki kur karşılığı üzerinden hesaplanacak icra vekalet ücreti, tahsil harcı ve icra takip masrafları bakımından takibin devamını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan takip haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde taraflarınca borca itiraz edildiğini ve takip durdurulduğunu, davacının bu kez de itirazın iptali ve takibin devamı için huzurdaki haksız davayı ikame ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu mevcut olmayıp nitekim davacıya takibe konu edilen döviz niteliğinde bir borcu da söz konusu olmadığını kaldı ki taraflar arasındaki ticari ilişki Türk Lirası üzerinden ikame edildiğini, davacı tarafından ödeme yapıldığı iddia olunan tarihte yapılan ödemenin başlatılan icra takibine dayalı olarak kabul edilmesinin somut gerçeklikte bir karşılığı da bulunmadığını, müvekkili firmanın cari hesapları incelendiğinde görüleceği üzere son durumda müvekkilinin davacı firmadan alacakları mevcut olduğunu, cari hesap ekstresinde görüleceği üzere 23/06/2023 tarihi itibariyle davacı firma müvekkiline 24.210,02 TL borçlu olduğunu beyanla anılan nedenlerle davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacının cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 4.743,15 Euro asıl alacağın tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi 20/04/2024 havale tarihli raporunda; takibe konu olan anapara borcunun takip tarihinden sonra 806,26 Euro iade faturası kesilmek, kalan kısmı 4.105,38 Euro ödenmek suretiyle kapatıldığını, davacı tarafından vekalet ücreti, tahsil harcı ve takip masrafları yönünden talepte bulunulduğunu, (faiz talep edilmemiştir) Sayın Mahkemece asıl alacağın ödenmiş olması sebebiyle icra vekalet ücreti, tahsil harcı ve takip masrafları yönünden karar verilmesi ve bunun ilamda miktar olarak geçilmesi halinde, vekalet ücreti 17.917,17 TL, tahsil harcı 2.560,13 TL ve takip masrafları 924,61 TL olarak hesap ve tespit edildiğini bildirmiştir. Bilirkişi 08/12/2024 havale tarihli ek raporunda; kök raporda 4.105,38 Euro'nun fiili ödeme günü olan 23.6.2022 tarihindeki TCMB kuruna göre harca esas karşılığı 4.107,42 Euro x 27,4579 TL/Euro=112.781,13 TL olarak belirlendiğini, Sayın Mahkemece TBK Md 100 uyarınca ödemenin öncelikle faiz ve ferilerden mahsup edilerek yapılan hesaplamada yapılan ödeme öncelikle faiz ve ferilere mahsup edildiğinde, ödeme tarihi itibariyle icra dosyasına 40.000,00 TL karşılığı 1.456,78 Euro asıl alacak yönünden borcun kaldığını bildirmiştir. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Diğer yandan, icra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK 100. maddesine göre, yapılan kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faiz, takip masraflarına, ferilere mahsup edileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce icra dosyası üzerinde işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında mahkemece bir karar verilmesi gereklidir. TBK 100 gereği yapılan ödeme öncelikle ferilere mahsup edileceğinden, dava tarihi itibariyle kalacak miktarın daima asıl alacak olacağı da gözönünde bulundurulmalı, dava tarihi itibariyle hesaplanan alacağa göre hüküm verilmelidir. Buna göre TBK'nun 100. Madde uyarınca yapılan kısmi ödemelerin ödeme tarihleri itibariyle alacak tutarı ferileriyle birlikte hesaplanarak öncelikle ferilerinden mahsup edilmek suretiyle kalan bakiyeye karara verilmesi gerektiği içtihatlarda kabul edilmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporuna göre; davacının fatura alacağına dayalı ilamsız icra takibi yaptığı, davalının itirazı ile takibin durduğu, davalı tarafından takibe konu euro cinsinden asıl alacağın ödendiği, davacı tarafından ödeme emrinde yapılan ödemelerin önce ferilerden mahsup edileceğinin davalı tarafa ihtar edildiği, davalı tarafından icra kapak hesabında belirtilen tüm borç ödenmedikçe ödemelerin kısmi ödeme olarak kabul edileceği, davacı tarafından dava değeri gösterilerek dava açılmışsa da söz konusu alacak miktarının hesaplama ile ortaya çıkacağı ve dosyada noksan harcın bulunmadığı, TBK 100. maddesi uyarınca yapılan ödemelerin öncelikle ferilerden mahsup edileceği ve kalan bakiyenin daima asıl alacak olacağı gözetildiğinde buna uygun olarak hesaplanan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kabulü ile; 1.456,78 Euro asıl alacak yönünden davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibe vaki itirazının iptali ile kabul edilen asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca Euro cinsin 1 yıllık vadeli mevduata devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz uygulanmak suretiyle devamına, Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 6.448,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Alınması gerekli 2.732,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 269,85 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.462,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 7.090,25TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/02/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır