İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/841 E. 2025/592 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/841
- Karar No
- 2025/592
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/841 Esas KARAR NO:2025/592 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/11/2024 KARAR TARİHİ : 10/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkili şirketin cari hesap alacağı bulunduğunu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle müvekkili tarafça; ------numaralı fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketin fatura alacağına dair --- alacağın tahsiline ilişkin olarak ------- Esas dosyası ile icra takibi başlatılmış olup davalı borçlu borcun tamamına, faize ve sair ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu beyanla --------- Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takipten sonra ödemesi yapılan 51.000,00-TL asıl alacak haricinde kalan vekalet ücreti, harç, takip masrafları ve yargılama giderleri yönünden takibin devamına, davalı tarafın alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş, borcunu ödemiş olduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, ödeme emrinde, huzurdaki davada dayanılan fatura belirtilmediğini, takibin dayanağı olmayan faturaya itirazın iptali davasında dayanılması iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırılık teşkil etmekte olduğunu, hiçbir şekilde müvekkilin borcu olduğu anlamına gelmemek kaydı ile - takip öncesi işletilen temerrüd faizi haksız olduğunu, haksız ve mesnetsiz açılmış huzurdaki davanın reddine, reddedilen miktar üzerinden %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. maddesi gereği iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, icra takibinden sonra dava tarihinden önce davalının haricen asıl alacağın tamamını ödediğini, ancak icra vekalet ücreti ve icra harç ve masraflarını ödemediğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır.İtirazın iptali davalarında alacak borç durumu takip tarihi itibariyle hesaplanır. Borçlunun takipten önce yaptığı ödemenin varlığı anlaşılırsa ödenen miktar yönünden davanın esastan, takip ile dava tarihi arasındaki ödemenin varlığı anlaşılırsa bu miktar yönünden itirazın iptali davasının hukuki yarar yokluğundan reddi gerekir.-------- İcra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava reddedilse -veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa- bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç kalksa bile faiz ve ferileri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. Nitekim aynı ilke-----------sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Takip tarihinden sonra yapılan ödemenin alacağın hangi bölümünden mahsubu gerektiği kanusunda TBK 100/1. madde hükmü gözetilmelidir. TBK 100/1. maddeye göre borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Bunun karşı anlamına göre borçlu faiz ve masrafları ödemede gecikmiş ve özellikle vadesinde borcu ödemediğinden temerrüt faizi işlemeye başlamış ise yapılan ödemelerin öncelikle masraf ve faizlerden mahsubu gerekir. Somut olayda, davalı tarafından dava tarihinden önce takip tarihinden sonra yapılan ödemeler yönünden TBK 100 md gereği işleyecek faiz hesabı yapılarak yapılan ödemelerin öncelikle işleyecek faizden bakiye kalanın asıl alacaktan düşülmesi gerekmektedir. Dava konusu alacak cari hesap alacağına ilişkin olup davacının işlemiş faiz talep edebilmesi için davalının icra takibinden önce ayrıca temerrüte düşürülmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında bu yönde sunulmuş bir delil olmuş bulunmadığından davacının işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Davacı tarafça icra takibinde TBK 100 uygulanması talep edilmiş ise de; iş bu dava da davacının bu yönde bir talebi bulunmamakta, sadece icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler sebebiyle icra vekalet ücreti, icra harç ve masrafları yönünden takibin devamı talep edilmektedir. Bu sebeple davacının alacağı yönünden TBK 100 gereği hesaplama yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce asıl alacak tutarını ödemiş ise de haklı olan icra takibine ilişkin icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz,harç ve masrafların tamamından da sorumludur. Tahsil harcı ise zaten devlete ödenecek bir tutar olduğundan iş bu davaya konu edilmesi mümkün değildir.----------- sayılı emsal kararı). Öte yandan icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz, başvuru ve vekalet harcı ile sair takip masraflarına ilişkin hesap icra müdürlüğünce yapılacağından, mahkememizce bu kalemlere ilişkin hesap yapılmamıştır. Az yukarıda belirtildiği üzere davacının işlemiş faiz talebinde bulunmayacağı nazara alınarak davanın kabulüne, davalının -------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce kısmi ödeme yapılması dikkate alınarak tahsilat tarihi itibariyle bakiye kalan (davacının işlemiş faiz talebi dışlanmak suretiyle yalnız asıl alacak nazara alınarak) icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz, başvuru ve vekalet harcı ile sair takip masrafları yönünden takibin devamına karar verilmiştir. ------Davalı tarafından dava konusu asıl alacağın dava tarihinden önce ödenmesi sebebiyle bakiye kalan icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz, başvuru ve vekalet harcı ile sair takip masrafların icra dairesi tarafından ödeme anında tespit edileceği nazara alınarak davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden talep edilmekte olup dava konusu asıl alacak dava tarihinden önce ödenmesi sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talep etmesi de mümkün olmadığı değerlendirilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -Davalının--------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce (21/08/2024 tarihinde) ödeme yapılması dikkate alınarak icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz, başvuru ve vekalet harcı ile sair takip masrafları yönünden TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alınması gerekli karar harcı 3.824,62-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.397,02-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 93,50-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 581,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/07/2025