İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/361 E. 2024/1004 K.

Konu: tapu kaydının iptali ve tescili

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/361
Karar No
2024/1004
Karar Tarihi
Konu
tapu kaydının iptali ve tescili

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/361 Esas KARAR NO : 2024/1004 DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tespiti DAVA TARİHİ : 14/04/2023 KARAR TARİHİ : 15/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... arasında ferdileşme işlemi yapılmamış, ... Evleri Konut Yapı Kooperatifinin 5 adet daireye karşılık gelen kooperatif hissesinin, tarafların sahibi oldukları şirketlerinin ileriye dönük birlikte iş yapmaları amacı ile davalı ...'e emanet olarak verilmesi konusunda anlaştıklarını, temlik hakları davacıya ait olan 5 adet dairenin kooperatif hissesi, davalı ...'e devredilerek davalı ...'ün kooperatife ortak olarak alındığını, ancak aradan geçen zaman zarfında davacı ile davalının şirketleri sözleşmenin 3. Maddesinde belirtilen sözleşme tarihinden itibaren 1+1 yıl (2 yıl) içerisinde ortak bir iş yapamadıklarını ve ortak bir şirket kuramamış olduklarını, bu nedenle sözleşmenin hükümsüz kaldığını, ancak davalı taraf kendisine emanet olarak verilmiş olan 5 adet daireye ait kooperatif hisselerini 07.05.2013 tarihli sözleşmeye aykırı bir şekilde davacıya geri vermekten imtina ettiğini ve davacı adına payların tescilini yapmadığını, bu nedenle davacının daha sonra mağdur olmasını önlemek amacı ile davalı ... üzerine kayıtlı bulunan 5 adet daireye ait kooperatif payı üzerine üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacı ile 5 adet daireye ait davalı ... üzerindeki payların terkin edilerek davacı adına kayıt ve tescil edilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan, dava dilekçesinde taraflar arasında imzalanmış 07.05.2013 tarihli Mutabakat ve İyi Niyet Metni'ne dayanarak kötü niyetle kendi lehine hak elde etme çabasında olduğunu belirttiğini, ancak açıkça görüldüğü üzere, 07.05.2013 tarihinden yaklaşık 3 ay sonra taraflar arasında "Gayrimenkul Satış Sözleşmesi" ve 22.08.2013 tarihli "Sözleşmedir" başlıklı sözleşme imzalandığını, işbu nedenle taraflar arasında yapılan 07.05.2013 tarihli iyi niyet metninin dava konusu ile ilgili kısmının sonradan yapılan sözleşme ile hükümsüz kaldığını, 07.05.2013 tarihli iyi niyet metninin 4. Maddesinde "Daha önce yapılmış olan protokolde ...'e emanet olarak verilmiş olan .... Kooperatifi'ndeki 5 daire hissesi ...'in talebi doğrultusunda ... tarafından ...'e veya bildireceği kişilere bedelsiz olarak devir edilecektir." denilerek, daha önce taraflar arasında yapılan bir protokol olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, taraflar sözleşmede bu hükmü kararlaştırırken ortada henüz davalının Floryadaki dairesini, vadeli senetler ile davacının alması ve bu daireyi 3. Kişi .... satması işlemlerinin olmadığını, davalıya ait Floryadaki daireye yönelik devir iradesi ortaya konulmadan ve devir yapılmadan önce bu protokol imzalandığını, ancak taraflar arasındaki devir iradesi 22.08.2013 tarihinde ortaya konulduğunu, satış sözleşmesinin gerçekleştirilerek, tapu devrinin yapıldığını ve ...'in açıkça müvekkiline borçlu olduğunu kabul ederek borcuna karşılık iki senet verdiğini, davacı huzurdaki davaya konu ettiği haklarını ... isimli şahsa ve aynı hakları ... isimli dava dışı üçüncü kişiye devretmiş olup artık bu hakkı talep etmekte ve bu hakka yönelik dava açmakta hakkı ve aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın husumetten reddini, talep etmiştir. Davalı ... Evleri Konut... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava, davacı ... ile davalı ... arasındaki tapu kaydının iptali ve tescili davası olup, tapu maliki olmayan müvekkili kooperatife husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu 7,17,48 ve 53 numaralı bağımsız bölümler tapuda .... Konut Yapı Kooperatifi adına, 5 nolu bağımsız bölüm ise ..... adına kayıtlı olduğunu, dolayısıyla müvekkili yönünden pasif husumet ehliyetinin mevcut olmadığını, davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğini, ayrıca davacının dava açma süresinin de müvekkili kooperatif yönünden zamanaşımına uğradığını, ayrıca müvekkili kooperatif kayıtlarında, dava konusu taşınmazların diğer Davalı ...'e emaneten verildiğine dair bir belgenin de mevcut olmadığını, kooperatif kayıtlarında 7 - 17 - 48 ve 53 nolu dairelere tekabül eden üyeliklerin halen ... adına kayıtlı olduğunu, davacı ... ile ilgili olarak kooperatif kayıtlarında bir üyelik belgesine rastlanmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmelerin müvekkilinin bilgisi dışında olduğunu, davacı tarafından kooperatife yapılmış bir başvurunun da mevcut olmadığından müvekkili kooperatife karşı yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ... tarafından davacı ...'e geçici olarak ve emanet olarak üzerinde bulundurması amacı ile kendisinin bilgisi dahilinde devredilmiş olan .... Evleri Konut Yapı Kooperatifi A Blok 5, 7, 17, 48 ve 53 numaralı dairelerin bulunduğu blok, İstanbul, Beylikdüzü, ... Mah. .... ada ... parsel üzerinde yeni blokların yapılması nedeniyle tapuya C Blok olarak işlendiğini, Davacı ... kooperatif üyesi olup, dava konusu .... Mah. ... ada ... parsel C Blok 5, 7, 17, 48 ve 53 numaralı bağımsız bölümlerin kayıtları kendisine ait olduğunu, kooperatif hisselerinin davacı durumunda bulunan ... tarafına emanet olarak verilmesinden sonra ... ve ... bir araya gelerek 07.05.2013 tarihinde Mutabakat ve İyi niyet metni başlıklı protokolü tanzim ve imza ettiklerini, söz konusu protokolün 4. Maddesinde davacı ...'e daha evvel emanet olmak üzere verilen ... Evleri Konut Yapı Kooperatifi (... parsel, A Blok 5, 7, 17, 48 ve 53 numaralı ) (yeni İstanbul, Beylikdüzü, .... Mah. ... Ada, ... parsel C Blok 5 - 7 - 17 - 48 ve 53 numaralı bağımsız bölüm)5 adet daireye karşılık gelen kooperatif hisselerinin bu defa ... adına veya ...’in bildireceği herhangi bir kişi adına bedelsiz olarak devredileceği/iade edileceği hususu kayıt altına alınmış ve bu husus 2 tarafça da açıkça kabul edilerek anlaşma taraflar arasında imza altına alındığını, 5 adet daireye ait kooperatif hisselerinden yola çıkarak müvekkili davalı ......'e işbu davaların açılmasında hukuki yarar olmadığı gibi davacı ...'ün aktif husumet eksikliğinin de olduğundan, davanın öncelikle usulden reddine mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi 21/03/2024 havale tarihli raporunda; Davalı .... Evleri Konut Yapı Kooperatifi C Blok 7- 17- 48 ve 53 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili, “17-48 ve 53 Nolu daireler boştur. Üyemiz .... Nolu dairelerin sahibi olarak Kooperatif Genel Kurullarında kabul edilen ütçeleri banka hesabımıza ödemektedir. 7 Nolu dairede oturan ...... ve ..... sadece apartman aidatı Vermektedir Kooperatifimizle hiçbir organik bağları bulunmamaktadır.” Beyanı C Blok 7- 17- 48 ve 53 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili 2018 yılında parasal yükümlülüklerle ilgili dayanak evrak olarak, Davalı .... 12 Ekim 2018 tarihinde Büyükçekmece ... Noteri aracılıyla ... yevmiye nolu İhtar Tablo 1, ile Davalı ...'ün bu ihtara karşı Davalı ... Evleri Konut Yapı Kooperatifi sunduğu ve ihtara konu borcu rapor içinde detayı sunulduğu üzere Davalı ... tarafından ödediği görülmüştür. Davalı .... Konut Yapı Kooperatifi” nin dosyamıza sunduğu 2022,2023 yılı ticari defteri incelendiğinde, 2022 ve 2023 yılında C Blok 7- 17 - 48 ve 53 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili C Blok 7, 17,48 ve 53 Nolu dairelerin 2022,2023 yıllarında kooperatif parasal yükümlülüklerinin Davalı ... tarafından ödendi kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalı ... Evleri Konut Yapı Kooperatifi C Blok 5 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili, Dosyamıza, davalı kooperatifin 12.03.2016 tarih, 6 nolu kararını dosyamıza sunmuştur. İlgili kararda, Davalı ...'ün 27.02.2016 tarihli davalı kooperatife başvuru dilekçesi ile beyan ettiği davalı kooperatifteki A. Blok 1.Kat 5 nolu dairesi Dava dışı ..... devir talebin Davalı Kooperatifçe kabul edildiği kararı verildiği görülmüştür. Davalı ... Evleri Konut Yapı Kooperatifi C Blok 5 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili dosyamıza, 2016,2017,2018,2020,2021 yılına ait örnek Davalı Kooperatif tahsilat makbuzları sunulmuştur, Raporda detayı sunulduğu üzere ilgili makbuzlarda C Blok 5 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili ödemelerin Dava dışı ..... tarafından ödendiği görülmüştür. Davalı ... Evleri Konut Yapı Kooperatifi” nin dosyamıza sunduğu 2022,2023 yılı ticari defteri incelendiğinde, 2022 ve 2023 yılında C Blok 5 numaralı bağımsız bölüm ile ilgili, C Blok 5 Nolu dairelerin kooperatif parasal yükümlülüklerinin Dava dışı ... tarafından ödendiğinin kayıtlı olduğu görülmüştür. Dava konusu ana taşınmazda C blok onaylı mimari projelerde C blok olarak onaylı mimari proje olmadığından net bir tespit yapılamadığı, bununla birlikte söz konusu alana gidilerek keşif yapılmak istenmiş ancak bağımsız bölümlere ulaşılamadığı, yerinde ve vaziyet planında C blok olarak görünen yapı kapsamında değerleme yapılamamış olup Tapu dairesine ve İlgili belediyesine müzekkere ile sorularak farklı bir durumun ortaya çıkması durumunda yeniden değerleme yapılabileceği, Bahse konu taşınmazların mevcut durumları ve pazarlık payıda dikkate alınarak ortalama 23.250 TL/m2- 23.750 TL/m2 aralığında olabileci kanaatine varılmıştır. Ancak bağımsız bölüm net m2'leri bilinmediğinden kıymet takdir edilemediği, Dosyamıza sunulan ticari defter, evrak ve Dosya mündericatına göre, Neticeten, Davacı ... hiçbir zaman ... Evleri Konut Yapı Kooperatifi üyesi olmadığı, Dava dışı .... 'in davalı Kooperatif üyesi olduğu, Taraflar arasındaki sözleşmenin kooperatifi ilgilendirmediği, Şarta bağlı kooperatif hissesi devredilemeyeceği, Kooperatifin aidat bedellerinin devir tarihinden itibaren 5 nolu daire için ....., diğer daireler için ... tarafından ödendiği, ...'ün usulüne uygun olarak 21/02/2011 tarih ve 126 nolu kararı ile davalı ... Evleri Konut Yapı Kooperatifi hisselerini devraldığı ve halen kooperatif üyesi olduğu değerlendirildiğini bildirmiştir. DELİLLER : Beylikdüzü Tapu Müdürlüğüne, Üsküdar .... Noterliğine, İstanbul Valiliğine, Bakırköy Tapu Müdürlüğüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazı cevapları, Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası, Bakırköy ... İcra Dairesine yazılan yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacının, bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarını düzenleyen 114/1-d maddesindeki dava ehliyeti, fiil ehliyetinin medeni usûl hukukunda büründüğü şeklidir. Fiil ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir. Aynı Kanun'un 114/1-e maddesindeki dava takip yetkisi, davada taraf olan kişinin o davayı kendi adına yürütebilme ve talep sonucu hakkında kendi adına hüküm alabilme yetkisidir (HMK md. 53). Sözü edilen kurum, şeklî taraf kuramının kabulünün sonucu olarak ortaya çıkmış ve sözü edilen kuramı tamamlamak amacıyla geliştirilmiştir. Davayı takip yetkisi, maddi hukuktaki tasarruf yetkisinin usul hukundaki karşılığını oluşturur. Ayrıca, bu kavram, davada taraf olmadığı hâlde kanun gereği taraf gibi davranmakla görevli kılınmış olanların hukukî konumlarının açıklanmasında başvurulan bir kavram konumundadır. Kural olarak taraf ehliyeti ve dava ehliyeti bulunan kişinin dava takip yetkisi vardır. Ancak bazı istisnai durumlarda davada taraf olarak gösterilen kişinin taraf ve dava ehliyeti olmasına rağmen dava takip yetkisi olmayabilir. Örn: Hakkında iflas kararı verilen kişinin taraf olduğu hukuki davalarda da istisnai durumlar dışında davayı takip yetkisi iflas idaresine aittir. Taraf sıfatı (husumet) ise, maddi hukuka göre belirlenen, bir subjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir subjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usulî hukuki ilişkinin süjesi olabilme ehliyetidir. Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usûli bir kavramdır. Taraf ehliyetine sahip olabilmek için medeni hukuktaki hak ehliyetine sahip olmak gerekir. HMK'nın 50. maddesine göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, taraf ehliyetine de sahiptir. Buna göre tüm insanlar, hak ehliyetine ve dolayısıyla taraf ehliyetine sahiptir. Dava ehliyeti ise, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. (HMK md. 51) Fiil ehliyetine sahip olan kişi, dava ehliyetine de sahiptir ve davayı yürütebilir, usûl işlemlerini yapabilir. Reşit olan ve temyiz kudretine sahip olan kişiler fiil ehliyetine sahiptir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davalı veya davacı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı veya davacı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur (Yarg. HGK'nun 2017/11-91 Esas 2018/924 Karar 18/04/2018 tarih ve Yargıtay 17 HD'nin 2015/5883 Esas 2018/4113 Karar 16/04/2018 tarihli ilamları) Somut olay irdelendiğinde; Davacının, devir haklarının kendisinde olduğunu iddia ettiği ve dava dışı ...' er' in hak sahibi olduğu kooperatif hisselerine denk gelen 5 adet daire paylarının, davanın tarafları arasında kurulacak ticari ilişkiye istinaden emanet olarak davalıya devredildiği ve ancak ticari ilişkinin kurulmaması sebebiyle davalıya devredilen kooperatif paylarına karşılık gelen taşınmazların davalıdan terkini ile davacı adına tescili talep ettiği eldeki davada; davacı her ne kadar dava konusu edilen ve kooperatif üyeliği kapsamında kooperatif payları ve bu paylara denk gelen taşınmazlar üzerinde tasarruf hakkı olduğu iddiası ile davayı ikame etmiş ise de, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ayni hakların taşınmaz maliki tarafından kullanılabileceği, davacının, davalı kooperatifte hiçbir üyeliğinin ve kaydının bulunmadığı, dava dışı kooperatif üyesi ... ile temlik sözleşmesi yapıldığı iddia edilmiş ise de bu hususta bir delil ibraz edilmediği ve yine temlik ilişkisinin açıklanmadığı gibi temlik ilişkisi ile davacının tasarruf yetkisine haiz olamayacağı, davacının hak ve tasarruf yetkisi bulunmayan taşınmazlar üzerinde devir ve tescil talep edemeyeceği sonuç ve kanaati ile yukarı detayı verilen açıklamalar doğrultusunda, davacının işbu davayı ikame etmekte aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı sabit görülerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubuyla bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT madde 7/2. gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı Kooperatif vekilinin yüzüne karşı Davalı ... vekilinin yokluğnuda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2024 Katip ... Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/361, K. 2024/1004, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-361-e-2024-1004-k-cdee248bf255