İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/177 E. 2024/1104 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/177
Karar No
2024/1104
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/177 Esas KARAR NO : 2024/1104 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2022 KARAR TARİHİ : 11/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/04/2021 tarihli 43.725,57-TL ve 04/06/2021 tarihli 29.150,38-TLlik faturalardaki gıda ürünleri olan cipslerin ticari amaçla davalı şirketten satın alındığını, satın alınan malların uygun şartlara sahip depoya konulduğunu, müvekkili şirketin dava konusu cipsleri Bartın ilinde toptancılığını yaparak birçok bakkal ve market gibi işletmeye pazarlayıp satış yaptığını, müvekkili şirketten dava konusu cipsleri satın alan bakkal ve market gibi işletmelerin de perakende olarak cipslerin satışını yaptığını, bakkal ve market gibi işletmelerin satılan cips gıda ürünlerinin bozuk olduğunu tüketime uygun olmadığını müşteriler tarafından cipslerin kendilerine geri getirilerek iade edildiğini, işletmelerin de müşterilerine ücret iadesi yaptıklarını, cipslerin ayıplı olduğunu, işletmeler bu durumu müvekkiline bildirdiğini, işletmelerin müvekkili şirketten satın almış oldukları cipsleri iade faturası düzenleyerek ücret iadesi talebinde bulunduklarını, müvekkili şirketin bozuk olan ve tüketime uygun olmayan cipsleri iade faturasıyla birlikte iade alıp işletmelere ücret iadesini yaptıklarını, müvekkili şirkete 170 koli ayıplı olan cipsi işletmelerden iade aldığını ve deposunda uygun koşullarda tutulan diğer cipslerin kontrolü sağlandığında 298 koli cipsin de bozuk olduğunu tespit ettiğini ve buna ilişkin olarak şirket yetkilisi .... tarafından tutanak tutulduğunu ve cipslerin satışının durdurulduğunu, müvekkili şirketin ücret iadesi talep etmiş olduğu toplam 468 koli ayıplı cips bulunduğunu, müvekkili şirketin 19/11/2021 tarihinde Bartın .... Noterliğince ... keşide numaralı ihtarname ile davalı şirkete sözleşmeden dönerek ayıplı olan cipslerin iadesini yapacaklarını buna ilişkin olarak da ücret iadelerini kendilerine yapmaları için yazılı olarak ihbarda bulunduğunu, fakat davalı şirketin müvekkili şirkete satmış olduğu cipsleri iade almadığını ve ücret iadesi yapmadığını, arabuluculuğa başvuru yapıldığını sürecin anlaşamama olarak sonuçlandığını, bir paket cipsin birim fiyatının 3,60-TL olduğunu toplamda 11232 adet cips paketinin toplam 40.435,00-TL ücret iadesini talep ettiklerini beyan ederek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmakla şimdilik satılanı geri vermeye hazır olduklarını bildirerek sözleşmeden dönme ve buna ilişkin olarak satış bedeli olan 40.435,00-TL tutarın taraflarına iadesini, bedelin ödendiği tarihler olan 10/07/2021 ve 20/08/2021 tarihlerinden itibaren en yüksek ticari faiz ile birlikte 40.435,00-TL tutarın taraflarına ödenmesini, bu talepleri kabul görmeyecek olur ise temerrüde düşürdüğü tarih olan 19/11/2021 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek temerrüd faizi ile birlikte alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kanun tarafından kendisine yüklenen gözden geçirme muayene etme inceleme yükümlülüğünü 8 gün içerisinde yerine getirmesi gerekirken dava dilekçesine eklenen tutanaktan görüleceği üzere yaklaşık 6 ay sonra yerine getirdiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği ayıp ihbarının sözlü olarak yapıldığı beyanına karşılık 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/c maddesinin 'Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. '' hükmünü içerdiğini, sözlü olarak herhangi bir ayıp bildiriminde bulunulduğu iddiasının doğru olmamasıyla birlikte sözlü olarak yapılan bir bildirimin de geçerli olmayacağını, bahsi geçen Bartın .... Noterliği'nce ... keşide numaralı ihtarnamesine müvekkili şirket tarafından, ihbar sürelerine riayet edilmediği, muhatabın müvekkili şirketten satın almış olduğu ürünleri kötü niyetli bir şekilde iade etme çabası içinde olduğu ve ihtarnamede bahsi geçen hususların müvekkili şirketçe kabul görmediği ve itiraz edildiği şeklinde cevapları içeren cevabi ihtarname olan Beyoğlu ... Noterliği'nin 07 Aralık 2021 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı tarafa bildirildiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ürünlerin ayıplı olduğuna dair herhangi bir somut delil bulunmadığını beyan ederek; davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER :Beyoğlu .... Noterliği'nin 07 Aralık 2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, ... keşide numaralı Bartın ... Noterli'ği tarafından gönderilen ihtarname, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, satım sözleşmesine konu emtianın ayıplı olduğu iddiası ile davacının sözleşmeden dönme ve satış bedelinin iadesi taleplerine ilişkindir. Bartın .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasının 28/10/2022 tarihli 2 nolu celsesinde; Tanık ...: "Ben davacı toptancıyı biliyorum. Kendim bakkal işlettiğim için davacıdan cips aldım. Ancak almış olduğum cipslerden bazılarını sattığımda müşterilerimin şikayetleri ile karşılaştım, müşteriler cipste yağ koktuğunu yada cipslerin bayat olduğunu söylediler. Ben de tadına baktım cipsler yoğun bir şekilde yağ kokuyordu. Daha sonra davacıdan almış olduğum yanlış hatırlamıyorsam 3 koli olan cipsleri iade ettim. Bunların bedelini de hesaptan düştük. Ben davalıyı tanımam, davacı ve davalı arasındaki ilişkiyi bilmem .Başkaca söyleyeceğim bir şey yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ...: "Ben davacıyı tanırım, Bartın'da tekel bayisi işletmekteyim, bu bayide cips de satmaktayım. Davacı toptancıdır, kendisinden bir kutu karışık cips aldım. Bu cipslerden 3-4 tanesini sattıktan sonra satın alan kişiler gelerek cipste ağır bir koku olduğunu, yağ koktuğunu, cipsin bozuk olduğunu söylediler. Ben de tadına baktım, cips bozuktu. Ayrıca bana gelen kutudan bir başka cips alarak ona da baktım, oda bozuktu. Bunun üzerine ben kutuyu iade ettim ve davacıyla yapmış olduğumuz açık hesaptan bu kutunun bedelini düştüm. Davalı şirketi tanımam. Davacı ve davalının daha sonra ne konuştuğunu bilmem. Başkaca söyleyeceğim bir şey yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Bartın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasının 01/02/2023 tarihli 3 nolu celsesinde; Tanık ... : "Ben davacı toptancıyı biliyorum, .... Toptan Gıda'da pazarlamacı olarak çalıştım, biz cipsleri ... Pazarlamadan alıyorduk, bende bakkallara dağıtımını yapıyordum, bakkalların yaklaşık %80'i bizim dağıtmış olduğumuz cipslerin yağ koktuğunu ve bozuk olduğunu söylediler, hatta bende bu bakkallara uğradığımda cipslerin tadına baktım, cipslerde gerçekten yağ kokuyordu, yine çalıştığım yere gittiğimde depoda bulunan yeni tarihli diğer cipslere de baktık, bu cipslerde yağ kokuyordu, tüketilebilecek durumda değildi, biz bu hususu ... Pazarlamının satış elamanına hemen bildirdik, onlar bize ürünleri piyasadan hemen toplamamızı ve zararımızı karşılayacaklarını söylediler, ancak bozulan cipsleri almadılar ve zararımızı da karşılamadılar, daha sonra cipslerin son kullanma tarihi geçti , ardından da Bartın'da sel yaşandı, biz cipsleri topladık ve bozulmuş olduklarından imha ettik, başkaca söyleyeceğim bir şey yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Bartın .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası ile bilirkişiler ... ve .... 'a Davacı ...'nin ".... Mahallesi 52. Sk.A ... Apartmanı Apt. No:5 B Merkez /BARTIN" adresinde inceleme yapmak üzere yerinde inceleme yetkisi verildiği, bilirkişi ......'ün 11/05/2024 tarihinde rapor sunduğu görüldü. Bilirkişi ...... 11/05/2024 tarihli raporunda; "04/01/1961 213 Sayılı Vergi Usul “Kanunu Defter Tutacaklar” Madde 172'ye göre : Aşağıda yazılı gerçek ve tüzelkişiler bu kanunun esaslarına göre defter tutmaya mecburdurlar: 1. Ticaret ve sanat erbabı; 2. Ticaret şirketleri; 3. İktisadi kamu müesseseleri; 4. (Değişik: 30/12/1980 - 2365/24 md.) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler; 5. Serbest meslek erbabı; 6. Çiftçiler.(Değişik: 30/12/1980 - 2365/24 md.) İktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabidirler. 13/01/2011 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu “Defter tutma yükümlülüğü” MADDE 64'e göre : “ (1) (Değişik: 26/6/2012-6335/8 md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir. (2) Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.” (3) (Değişik: 26/6/2012-6335/8 md.) Fiziki ortamda tutulan yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri ile dördüncü fıkrada sayılan defterlerin açılış onayları, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce noter tarafından yapılır. Bu defterlerin izleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayları, defterlerin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar notere yaptırılır. Pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla izleyen faaliyet dönemlerinde de açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir. (Değişik dördüncü cümle: 28/3/2013- 6455/78 md.) Yevmiye defterinin kapanış onayı, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar, yönetim kurulu karar defterinin kapanış onayı ise izleyen faaliyet döneminin birinci ayının sonuna kadar notere yaptırılır. (Mülga beşinci cümle: 15/2/2018-7099/22 md.) (...) Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hâllerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır. (Ek cümle: 15/2/2018-7099/22 md.) Ancak anonim ve limited şirketlerin ticaret siciline tescili sırasında defterlerin açılış onayları ticaret sicili müdürlükleri tarafından yapılır. Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması hâlinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter veya ticaret sicili müdürlüğü onayı aranmaz. Fiziki ortamda veya elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin nasıl tutulacağı, defterlere kayıt zamanı, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken çıkarılan tebliğle belirlenir.” (5) (Değişik: 26/6/2012-6335/8 md.) Bu Kanuna tabi gerçek ve tüzel kişiler, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun defter tutma ve kayıt zamanıyla ilgili hükümleri ile aynı Kanunun 175 inci ve mükerrer 257 nci maddelerinde yer alan yetkiye istinaden yapılan düzenlemelere uymak zorundadır. Bu Kanunun defter tutma, envanter, mali tabloların düzenlenmesi, aktifleştirme, karşılıklar, hesaplar, değerleme, saklama ve ibraz hükümleri 213 sayılı Kanun ile diğer vergi kanunlarının aynı hususları düzenleyen hükümlerinin uygulanmasına, vergi kanunlarına uygun olarak vergi matrahının tespit edilmesine ve buna yönelik mali tabloların hazırlanmasına engel teşkil etmez. 13/01/2011 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu “C) Saklama ve ibraz I – Belgelerin saklanması, saklama süresi” MADDE 82'ye göre : -(1) Her tacir; a) Ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, b) Alınan ticari mektupları, c) Gönderilen ticari mektupların suretlerini, d) 64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür. (2) Ticari mektuplar, bir ticari işe ilişkin tüm yazışmalardır. (3) Açılış ve ara bilançoları, finansal tablolar ve topluluk finansal tabloları hariç olmak üzere, birinci fıkrada sayılan belgeler, Türkiye Muhasebe Standartlarına da uygun olmak kaydıyla, görüntü veya veri taşıyıcılarda saklanabilirler; şu şartla ki; a) Okunur hâle getirildiklerinde, alınmış bulunan ticari mektuplar ve defter dayanaklarıyla görsel ve diğer belgelerle içerik olarak örtüşsünler; b) Saklama süresi boyunca kayıtlara her an ulaşılabilsin ve uygun bir süre içinde kayıtlar okunabilir hâle getirilebiliyor olsun. (4) Kayıtlar 65 inci maddenin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca elektronik ortama alınıyor ise, bilgiler; bilgisayar yerine basılı olarak da saklanabilir. Bu tür yazdırılmış bilgiler birinci cümleye göre de saklanabilir. (5) Birinci fıkranın (a) ilâ (d) bentlerinde öngörülen belgeler on yıl saklanır. (6) Saklama süresi, ticari defterlere son kaydın yapıldığı, envanterin çıkarıldığı, ara bilançonun düzenlendiği, yılsonu finansal tablolarının hazırlandığı ve konsolide finansal tabloların hazırlandığı, ticari yazışmaların yapıldığı veya muhasebe belgelerinin oluştuğu takvim yılının bitişiyle başlar. (7) Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. (8) Gerçek kişi olan tacirin ölümü hâlinde mirasçıları ve ticareti terk etmesi hâlinde kendisi defter ve kâğıtları birinci fıkra gereğince saklamakla yükümlüdür. Mirasın resmi tasfiyesi hâlinde veya tüzel kişi sona ermişse defter ve kâğıtlar birinci fikra gereğince on yıl süreyle sulh mahkemesi tarafından saklanır denilmiştir. Davacı ... 2021 yılına ait yasal defterlerinin “KAYIP” olduğunu ve ilgili mahkemeye herhangi bir “ Zayi Belgesi” talebinin bulunmadığını beyan etmiştir. Ancak Davacı ve Davalının 2021 Yılı Form Ba ve Form BS bildirimleri birbiri ile uyumlu olmak üzere, İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 01/03/2022 Tarih 241098 Sayılı Yazıları ekinde mevcut Davalı ...'nin 2021 yılı Form BŞ dökümünde Davacı ...'ne yapmış olduğu satış bilgileri 4 adet belge ve 89,970,00 TL (KDV Hariç) olduğu görülmüştür. Bartın Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 25/02/2022 Tarih 2556 Sayılı Yazıları ekinde mevcut Davacı ...'nin 2021 yılı Form Ba dökümünde Davalı ...'nden yapmış olduğu alım bilgileri 4 adet belge ve 89.970,00 TL (KDV Hariç) olduğu görülmüştür. Bu tespitlere ve 13/01/2011 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 04/01/1961 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun yukarıdaki ilgili maddelerine istinaden, Yasal defterler üzerinden inceleme yapılamamış, açılış ve kapanış kayıtlarının düzgünlüğü tespit edilememiş, kayıtların doğruluğu ve usulüne uygunluğu saptanamamıştır. Ayrıca dosyaya atanmış olan Diğer bilirkişiye ulaşılamaması sebebi ile İncelememi kendi alanımda tamamlamak durumunda kaldığımı beyan etmekteyim, takdir yüce mahkemenize aittir." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Ayıp, aynı nitelikte, cinste normal bir eşyada bulunması gerekli olan iyi niteliklerin satılan malda bulunmaması ya da bulunmaması gereken kötü niteliklerin ise, satılan malda bulunması olarak tanımlanabilir. Satıcının satılan mallardaki ayıplardan sorumlu olabilmesi için kanunun alıcıya yüklemiş olduğu yükümlülükler satılanı gözden geçirme, muayene etme ve var olan ayıpları satıcıya bildirme (ayıp ihbarında bulunma) yükümlülüğüdür. Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada, alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan sorumlu olmayacaktır. Tacirler arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının yasal haklarını kullanabilmesi için 6102 sayılı TTK.'nun 23/1-c maddesindeki süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunması zorunludur.. TTK'nun 23. maddesi uyarınca, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Ayıp açıkça belli değil ise, alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde hakkını korumak için durumu aynı süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlüdür. Ayıbın, kullanma sonucu ortaya çıkan gizli bir ayıp olması halinde ise TBK'nun 223. maddesi uyarınca alıcı ayıbı öğrendiği tarih itibariyle hemen satıcıya bildirmelidir. Satım konusu malların ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığını ispat yükü HMK 190 ve TMK 6. maddelerine göre alıcıya ait olup, somut olayda bu hususların alıcı olan davacı tarafından ispatlanması gerekir. HMK'nın İspatın konusu başlıklı 187. maddesinde, İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz., düzenlemesi bulunmaktadır. TBK'nın 107. maddesi uyarınca da alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında gıda ürünleri satışına dair ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda davalı şirket tarafından davacı şirkete 30/04/2021 tarihli 43.725,57-TL ve 04/06/2021 tarihli 29.150,38-TL faturalandırılan cipslerin satışının yapıldığı, davacı tarafından satın alınan bu ürünlerin marketlere perakende olarak 02.10.2021 tarihinde faturalandırılarak satışının yapıldığı ve satışı yapılan bu ürünlerin bozuk olduğu gerekçesiyle marketler tarafından davacı şirkete 02-06.11.2024 tarihli iade faturaları düzenlendiği, bunun üzerine davacı şirket tarafından 19/11/2021 tarihli ihtarname ile davalı şirkete sözleşmeden dönerek ayıplı olan cipslerin iadesini yapacaklarını buna ilişkin olarak da ücret iadesinin talep edildiği, taraflar arasındaki itilafın ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin bedelinin tazmini isteminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, davacının 2021 yılına ait yasal defterlerinin kayıp olduğunun ve Zayi Belgesi talepli dava bulunmadığının, davacı ve davalının 2021 Yılı Form Ba ve Form BS bildirimleri birbiri ile uyumlu olmak üzere, İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 01/03/2022 Tarih 241098 Sayılı Yazıları ekinde mevcut davalı ...'nin 2021 yılı Form BS dökümünde davacı ...'ne yapmış olduğu satış bilgileri 4 adet belge ve 89,970,00 TL (KDV Hariç) olduğu görülmüştür. Bartın Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 25/02/2022 Tarih 2556 Sayılı Yazıları ekinde mevcut davacı ...'nin 2021 yılı Form BA dökümünde davalı ...'nden yapmış olduğu alım bilgileri 4 adet belge ve 89.970,00 TL (KDV Hariç) olduğunun hükme esas almaya uygun bilirkişi raporu ile tespit olduğu, tarafların BA -BS formlarındaki kayıtların uyuştuğu, bu nedenle davalının defter incelesinin gerekmediği, davacının 27/11/2022 tarihli dilekçesinde dava konusu cipslerin hepsinin zarar gördüğünün beyan edilmesi karşısında gıda mühendisince inceleme yapılmasının olanak bulunmadığı anlaşıldığı, davacının ürün sattığı marketlerden iade faturalarının ilkinin 03.11.2021 tarihli olup, ayıp bildiriminin yasal sürelerde değil 19.11.2021 tarihinde Bartın .... Noterliği'nce .... keşide numaralı ihtarname ile yapıldığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 427,60-TL harcın davacı tarafça yatırılan 690,53TL harçtan mahsubuyla bakiye 262,93-TL karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/11/2024 10:51:56 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/177, K. 2024/1104, T. 11.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-177-e-2024-1104-k-4b81b4d75f7f