İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/637 E. 2023/966 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/637
- Karar No
- 2023/966
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/637 Esas KARAR NO : 2023/966 DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 04/08/2021 KARAR TARİHİ : 02/11/2023 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 21/12/2021 KARAR TARİHİ : 25/05/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile yanında olan ... ( Şirket Müdürü) adlı kişinin Müvekkilinin alt yüklenici olarak üstlendiği inşaatlar hususunda yardımcı olacaklarını beyan ederek Müvekkiline yanaştığı; Müvekkilinin bulunduğu zor durumu görerek, kendisine alıcı getirecekleri, çevreye tanıtacaklarını beyanla Müvekkili ile ilk başta gayriresmi olarak görüşmeye başladıkları; akabinde ... adlı kişinin yardımcı olabilmek için resmiyet kazanması gerektiğinden bahisle Müvekkilinden şirkete müdür olarak atanmasını talep ettiği ve 16 Temmuz 2020 tarihinde 10119 kayıt numarası ile gazetede yayınlanmak sureti ile müdür olarak atandığı; ...’ın bu yetkiyi alırken, Müvekkilinin ilgili inşaata girerken mal sahiplerinin kendisine taahhüt ettiği gayrimenkul tapularını alamadığından, ... adlı kişinin mal sahipleri ile arasının iyi olduğundan bahisle uzlaşmacı gibi bu işi halledeceğini vadettiği; fakat Müvekkilinin mal sahipleri ile arasındaki problemi dava yolu ile çözdüğü ve arabuluculuk toplantısının sonucunda hakedişini aldığı; ...'ın alt yüklenicisi olduğu 2 adet inşaat bulunduğu; birinin İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Ada .. Parsel de kayıtlı 12.672 m2 olan inşaat, diğerinin ise İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Ada ... parsel -... Ada ... parsel sayılı taşınmazlar olduğu; Akabinde ...’ın hukuk yolu ile çözülen bir meseleyi kendisinin çözdüğünü iddia ederek müvekkiline daha fazla yüklenmeye başladığı ve mal sahiplerinin kendisini muhattap almadığını dolayısıyla ancak hisse verildiği takdirde muhattap olabileceğini, işi çözeceğini kendisinin hakedişlerini kendisine ödettireceğini fakat ...’ın bunun için resmi bir yetkileri olması gerektiğini söyleyerek ... adlı kişiyi yanında getirerek bu kişiye hisselerin verilmesini talep ettiği; müvekkilinin hem maddi anlamda hem itibar anlamında zor durumda olması nedeniyle çeklerinin yazılmaya başlaması , inşaatın ilerleyememesi gibi durumlar nedeniyle bu şahıslara inanarak, aynı zamanda da biz de yatırım yaparız vb beyanlarına güvenerek ...'a hisse vermeyi kabul ettiği ve ...'a Büyükçekmece ... Noterliği'nde 13.04.2021 tarihinde .... yevmiye numarası ile şirketin 2500 pay yarı hisse payını devrettiğini, Fakat taraflar kendi aralarında düzenledikleri sözleşme ile de Beylikdüzü’ nde ki inşaat ile ilgili olarak “...'ın ana para olarak harcadığı meblağ hesaba çıktıktan sonra geri kalan tüm kazanım ...'a devredilecektir buna karşı Silivri’de ki haklarımdan feragat ediyorum. Yakuplu’da ki proje bittiğinde şirket devir edilecektir.” olarak ..., ... ve ... arasında sözleşme imzalandığını, noterde düzenlenen limited şirket pay devri sözleşmesi' nde ... her ne kadar 'devir bedelini nakten ve tamamen teslim aldım olarak beyan etmiş ise de, hisse verdiği ...'ın ...'a ödediği herhangi bir hisse devir bedeli, emtia vs bulunmadığı; fakat Müvekkili ...'ın ...'a sürekli olarak, işçilere veya inşaat nedeni ile tedarikçilere ödeyeceğim diyerek aldığı yaklaşık 1 milyon TL' ye yakın para dekontları ile mevcut olduğu; fakat sonradan ...’ın tedarikçilere veya inşaat nedeni ile herhangi bir kişiye bir alacağını ödemediğinin anlaşıldığını, müvekkilinin, ...’ın Müdür' sıfatına güvenerek bu paraları ödediği ve sonradan işçi ve tedarikçilere ödenmeyen paraları tekrar yüklenmek zorunda kaldığı; bu hususta ... hakkında Müdürlük sıfatına haizken yetkisini ve güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından dolayı suç duyurusunda bulunulacağını, Hisse devri yapıldıktan ve taraflar resmiyet kazandıktan sonra, şahısların Müvekkiline tehdit ve hakaret etmeye başladıkları; bu hususta Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ve Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyuruları ve Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan alınmış uzaklaştırma kararlarının mevcut olduğu; dosya numaralarının ayrıca bir beyanla sunulacağını, ...’ın, ...'ın kaba tabirle kendi adamı olduğu; ... 'ın sosyal durumu araştırıldığında ticaret erbabı olmadığı gibi bu hisselerin bedelini de karşılayacabilecek bir durumunun olmadığı ve Müvekkiline hem sorunları çözeceğine inandırarak yetki ve hisse aldığı hem de sorunlar çözülmediği gibi hisse devir bedeli de ödenmediği; bu hususta sonradan edinilen bilgilere göre piyasada sürekli olarak bu yol ile özellikle inşaat ve mimarlık şirketlerine sorun yaşatmakta oldukları ve ... adlı şahsın mal sahipleri ile de savcılık soruşturmasının olduğunu, Müvekkilinin her ne kadar pay devri sözleşmesinde 'nakten ve tamamen teslim aldım' ibaresini beyan etmiş olsa da bunu taraflarla arasında imzaladığı sözleşmeye dayanarak sonradan alacağına ve kendisine verilen taahhütlerinde yerine getireceğine inanarak kabul ettiği; Hisse devir bedelinin Yargıtay ......... H.D E. ........ K. ....... T. ........ numaralı kararında ispat külfetinin davalı üzerinde olması gerektiğinin belirtildiğini, Fakat her durumda Borçlar Kanunu'nda düzenlenen İnançlı işlem maddesine de aykırı bir durumun mevcut olduğu; İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana ( veya onun gösterdiği üçüncü kişiye ) devretmeyi yüklendiği; İnançlı işlemin, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşme olduğunu, taraflar arasında da böyle bir sözleşmenin olduğu; Müvekkilinin, ...'ın kendisine yardım edeceği mal sahipleri ile tabir-i caizse arasını düzelteceği ve alıcı getireceği vaadi ile kendisine inandırarak önce kendisini müdür yetkisi aldığı ve sonra kendisinin işaret ettiği 3. Kişiye hisse devri yaptırdığı bu hususta müdürlük yetkisine dayanarak Müvekkilden tedarikçilere ödenecek diyerek paralar aldığı ve ilgililere ödemediği gibi geri ödeme de yapmadığı, kabinde Müvekkil bakımından çeklerin geri dönmeye başladığı ve alacaklıların kapıya dayanması ile kendisinin ödediğini iddia ederek, Müvekkilin kendisine borçlandığını ve faizi ile ödemesi gerektiğini söyleyerek de borcu 2 katına çıkarttığını, İş bu sebepler ile; ...'ın hisse devrinin hem ekte sunulu sözleşme delil kabul edilerek inançlı işleme aykırılıktan iptali, hem de Müvekkilinin hisse devir bedelinin Yargıtay emsal kararlarında da görüldüğü üzere, ödenmemesi nedeni ile ispat külfetinin davalıda bırakılarak yemin dahil her türlü delil ile tespiti yapılmak sureti ile ödenmediği gerekçesiyle hisse devrinin iptali ve Müvekkiline iadesi, aynı zamanda ... adlı kişinin müdürlük yetkisini kötüye kullanması, Müvekkilini tehdit etmesi , müdürlük yetkisine dayanarak aldığı paralar ile bu yetkiden doğan güveni kötüye kullanması sureti ile iptalini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu , ...'a yapılan hisse devrinin inançlı işlem, hisse devir bedelinin ödenmemesi ve güveni kötüye kullanan eylemleri nedeni ile iptaline; ...'ın müdürlük yetkisinin aynı nedenler ile iptalini, bu yetkiler kullanılarak Müvekkili ...'ın ve şirket aleyhine işlemler nedeni ile Ticaret Sicile bildirilmek sureti ile yetkilerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... vekili tarafından sunulu 14.09.2021 tarihli cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davalı müvekkile devretmiş olduğu Limited Şirket hisse devrinin inançlı işlemle yapıldığını iddia ederek iptalini talep etmesinin hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında gerçek anlamda bir ortaklık kurulduğu ve bu ortalık bedeli olarak toplamda 6.895.000,00 TL ödendiği; İnançlı işlemin, Sayın Mahkemenin de taktirinde olduğu üzere bu yönde taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşme ile ancak ispatının mümkün olduğu; oysa taraflar arasında inançlı işlem sözleşmesi değil, tam aksine ortaklık sözleşmelerinin bulunduğu; bu sebeple de davacı vekilinin iddialarının kötü niyetli, hakkın kötüye kullanımı olduğu gibi, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı vekilinin iddia ettiği devri yapılan limited şirket bedelinin ödenmediği hususunun da bir hakkın kötüye kullanımı olduğu; zira devredilen hissenin davacı ... % 50 Hissesi olup bu davacı şirket hissesinin 5.000.000,00 TL olduğu; ancak Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, taahhüt edilen sermayenin henüz ödenmediği; davacı tarafından henüz ödenmemiş sermaye miktarının devri alandan talep edilemeyeceği hususu bilgisinde olduğu; zira hisse devri ile yeni ortak olan kişinin, şirket hissesini kül halinde yani hak ve borçları ile birlikte devralacağı, bir başka anlatımla, ödenmemiş sermaye taahhüt borcu altına da girmiş olacağı ve devredene karşı değil hisse devri ile ortak olduğu şirkete karşı borç taahhüdü altına gireceği; Şirkete karşı sermaye taahhüt borcu altına giren devri alan yeni ortağın aynı zamanda devredene de henüz ödenmemiş bir sermaye taahhüt borcu bedelini ödeyeceğinin düşünülemeyeceğini, davacı ...’ın şirketin banka hesaplarını boşaltıp kendi uhdesine geçirdiği gibi, şirket çeklerini de önce kendi adına cirolayarak özel işlerinde kullanmak suretiyle üçüncü şahıslara verdiği; bu şekilde kendi özel işleri için vermiş olduğu şirket çeklerinin ödenmediği ve üçüncü şahıslarca şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, bu nedenle de şirketin bankalar ve üçüncü şahıslar nezdinde itibarı ile kredibilitesinin zarar gördüğü; (İstanbul ........ İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosya) , Davacı yanın mesnetsiz iddia ve beyanları ile müvekkili zarara uğratmak, kendisinden yazılı delil ile aldıkları sabit olan parayı veya karşılığını ödememek için hukuka mugayır ve kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiği, Zira davacının, devir sözleşmesinin iptali talebi haklı sebep olmaksızın hukuken mümkün olmamakla birlikte, 6102 Sayılı TTK 640/III,621/I-h maddelerinde yer alan düzenleme söz konusu olmamakla birlikte, genel kurul kararı alınmadan ortaklıktan çıkarılması dava edilemeyeceğinin tartışmadan vareste olduğu, bu bağlamda genel kurul kararı alınmadan iş bu davanın huzura getirilmiş olması hukuka mugayır olup reddinin gerektiğini, Davacı ...’ın, müvekkilin kanuni temsilcisi olduğu ...’ni kasten zarara uğrattığı, şirket banka hesaplarını boşaltarak kendi uhdesine geçirmiş olması ve diğer sayılacak sair sebeplerle 5237 Sayılı kanunun 155 Maddesinde düzenlenen Güveni Kötüye Kullanma, 257 /2 Maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma, 6102 sayılı TTK 358, 644 ve 562 maddelerine aykırı davranması sebebi ile hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ... soruşturma sayısı ile suç duyurusunda bulunulduğu; haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılması için dava şartı genel kurul kararı alınmak üzere olağanüstü genel kurul kararı alındığı, tescil ve ilan edildiği, birinci toplantının 12.09.2021 tarihinde gerekli toplantı nisabı sağlanamadığı gerekçesi ile 19/09/2021 tarihinde yapılacak ikinci toplantı tarihine ertelendiğini, davacı vekilince ileri sürülen inançlı işlemin hukuki dayanağı olmamakla birlikte, taraflar arasında bir ortaklık kurulmuş, yine yukarıda da izah edildiği üzere, bu ortaklık bedeli olarak ...’a toplamda 6.895.000,00 TL bedel ödendiği; Davacı yanın, hakkın kötüye kullanımından geri kalmadığı gibi hukuka aykırı ve mesnetsiz iddialarla eldeki davayı ikame etmiş olmaları sebebi ile karşı dava açma hakkımız saklı kalmak koşuluyla iş bu davanın reddi talebi zaruretinin hasıl olduğunu, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli açılan işbu davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... vekili tarafından sunulu 14.09.2021 tarihli cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davacı ile müvekkilini bir araya getiren asıl olayın öncelikli olarak taraflar arasında imzalanmış 23/12/2019 tarihli “ Karşılıklı Satış ve Taahhüt “ sözleşmesi olduğunu, davacının, üstenmiş olduğu kat karşılığı inşaat işinde başarısız olduğu, edimin ifasında ekonomik sıkıntıları sebebi ile zor duruma düştüğü, bu işlerinde ortak aradığını beyan ettiği; bu hususu beyan ettiği kişiler aracılığı ile müvekkili ... ve Davacının ortak bir amaçta birleşerek 23/12/2019 tarihli “ Karşılıklı Satış ve Taahhüt “ sözleşmesi ile öncelikli olarak ticari ilişki içine girdiğini, anılan sözleşmenin incelenmesi ile de görüleceği üzere, müvekkil ...’ın sahibi olduğu ve 1. Maddede belirtilen sözleşmeye taraf olan .... Sanayi ve Ticaret Limited şirketi ile Davacının tek ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu ve aynı zamanda huzurdaki davada davacı sıfatı ile belirtilen ... Ltd Şti karşılıklı hak ve yükümlülükler ile taahhüt altına girdiğini, taraflar arasında akdedilen 1. Maddede yazılı sözleşme ile, müvekkili ...’ın davacı ...’ın kurucu ortak ve kanuni temsilcisi olduğu ... Ltd Şti’ne sözleşmenin 2.nci maddesinde detayları belirtildiği üzere toplamda 4.605.000,00 TL değerinde menkul ve gayrimenkul verildiğini, müvekkil ... tarafından davacılara verilen paraya ek olarak, davacı uhdesinde yapımı devam eden ve dava dilekçesi ile de ikrar edilen inşaat projelerine ortaklık amacı ile ekli liste ile detayları belirtilen toplamda 2.290.000,00 TL daha ödendiğini, davacıların İmzasını havi 09.09.2020 tarihli “Talimat“ başlıklı yazıdan da anlaşılacağı üzere, müvekkili ...’ın, iddia edildiği üzere davacıya yanaşmadığı, davacının ekonomik iflastan kurtulmasını sağlamak üzere, finansal destek verdiği ve vermiş olduğu bu sermaye desteğine mahsuben de iş bu talimat yazısı ile havacılar uhdesinde yapımı devam eden inşaat projesinden ....... mahallesi ...... ada ....... parseldeki inşaat hakkedişinden tenzil edilmek üzere 250 m2 dükkan ile 1.906 m2 daire verilmesi arsa sahiplerinden talep ettiğini, müvekkil tarafından verilen sermaye katkısına karşılık olmak üzere, taraflar arasında “Protokol“ başlıklı ekteki yazılı belge ile davacı ... uhdesinde yapımı devam eden “ … İstanbul ili ... ilçesi .... Mahallesinde ... ada ... parselde kayıtlı 12.672 m2 alanlı imara izinli arsa üzerinde imal edilen / edilecek inşaat için davacı ... tarafından ödenmiş olan bedel tenzil edildikten sonra elde edilecek kar ve kazanımların …” tamamının müvekkil ...’a devredileceğinin kararlaştırıldığı; Taraflar arasında bir ortaklık kurulmuş ve ortaklığın resmi şekle kavuşmasını teminen ...’a davacı ...’ nin % 50 hissesinin resmi pay devri ile devredildiği; bu tarihten itibaren taraflar arasında tüzel kişiliği haiz şirket bünyesinde tarafların ortaklığının başladığı, bu sebeple de müvekkil ... tarafından şirketin temsil ve idaresinin zaruri hal aldığı, müvekkilinin 24/06/2020 tarihli ve 1 sayılı Genel kurul kararı ile münferiden şirketi temsil ve ilzam etmek üzere müdür olarak atandığını, ekonomik buhrandan müvekkili sayesinde kurtulan davacı ...’ın, müvekkilinden bilgi sakladığı, muhasebe kayıt ve bilgilerinin verilmesini engellediği gibi müvekkilinin de kanuni temsilcisi ve aynı zamanda finansörü olduğu davacı ........ Ltd Şti uhdesinde devam eden inşaat ile tamamlanan daireleri sattığı, satıştan elde edilen ve şirket banka hesaplarına giren parayı güven duyduğu üçüncü şahıslar üzerinden kendi hesaplarına muvazaalı olarak aktardığı, şirketi büyük bir zararla karşı karşıya getirdiği gibi, müvekkilden kazanç ve tahsil edilen paraları zimmetine geçirdiğini, davacı ...’ın, şirket adına açılmış banka hesaplarına satıştan elde edilen bedelleri kendi hesaplarına çekmek suretiyle, TTK 358, 644, 562 maddelerine aykırı davranmakta ve şirketin tüm varlıklarını kendi uhdesine taşımakta ısrar ettiğini, Davacı ...’ın şirketin banka hesaplarını boşaltıp kendi uhdesine geçirdiği gibi, şirket çeklerini de önce kendi adına cirolayarak özel işlerinde kullanmak suretiyle üçüncü şahıslara verdiği; bu şekilde kendi özel işleri için vermiş olduğu şirket çeklerinin ödenmediği ve üçüncü şahıslarca şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı; bu nedenle de şirketin bankalar ve üçüncü şahıslar nezdinde itibarı ile kredibilitesinin zarar gördüğünü; (İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ....... E. Sayılı dosya), müvekkilinin belirtildiği üzere toplamda 6.895.000,00 TL ödediği; bu ödemelerin ekli belgelerle sabit olduğu; bu bağlamda davacı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi, mesnetsiz, hakkın kötüye kullanımı ve TMK 2 maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, davacı yanın mesnetsiz iddia ve beyanları ile müvekkili zarara uğratmak, kendisinden yazılı delil ile aldıkları sabit olan parayı veya karşılığını ödememek için hukuka mugayır ve kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiği, Zira davacının, devir sözleşmesinin iptali talebi haklı sebep olmaksızın hukuken mümkün olmamakla birlikte, 6102 Sayılı TTK 640/III,621/I-h maddelerinde yer alan düzenleme söz konusu olmamakla birlikte, genel kurul kararı alınmadan ortaklıktan çıkarılması dava edilemeyeceğinin tartışmadan vareste olduğu, bu bağlamda genel kurul kararı alınmadan iş bu davanın huzura getirilmiş olması hukuka mugayır olup reddinin gerektiğini, Davacı ...’ın, müvekkilinin kanuni temsilcisi olduğu ...’ni kasten zarara uğratması, şirket banka hesaplarını boşaltarak kendi uhdesine geçirmiş olması ve diğer sayılacak sair sebeplerle 5237 Sayılı kanunun 155 Maddesinde düzenlenen Güveni Kötüye Kullanma, 257 /2 Maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma, 6102 sayılı TTK 358, 644 ve 562 maddelerine aykırı davranması sebebi ile hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ........ soruşturma sayısı ile suç duyurusunda bulunulduğu; haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılması için dava şartı genel kurul kararı alınmak üzere olağanüstü genel kurul kararı alındığı, tescil ve ilan edildiği, birinci toplantının 12.09.2021 tarihinde gerekli toplantı nisabı sağlanamadığı gerekçesi ile 19/09/2021 tarihinde yapılacak ikinci toplantı tarihine ertelendiğini, davacı vekilince ileri sürülen inançlı işlemin hukuki dayanağı olmamakla birlikte, taraflar arasında bir ortaklık kurulduğu ve yine yukarıda da izah edildiği üzere, bu ortaklık bedeli olarak ...’a toplamda 6.895.000,00 TL bedel ödendiği; davacı yanın hakkın kötüye kullanımından geri kalmadığı gibi hukuka aykırı ve mesnetsiz iddialarla eldeki davayı ikame ettiği, bu sebeple karşı dava açma hakkımız saklı kalmak koşuluyla iş bu davanın reddi talebi zaruretinin hasıl olduğunu, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli açılan işbu davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleşen dava dosyasında dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın sahibi ve kanuni temsilcisi olduğu ....... İnşaat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile davalının sahibi ve kanuni temsilcisi olduğu ....... Tasarı Mim. Müh. İnş. San.Tic. Ltd. Şti. arasında sözleşme akdedildiğini ve karşılıklı hak, taahhüt ve yükümlülükler altına girildiğini, taraflar arasında akdedilen 23.12.2019 tarihli "KARŞILIKLI SATIŞ VE TAAHHÜT SÖZLEŞMESİ" uyarınca müvekkil ...’ın sahibi bulunduğu ........ Ltd. Şti. şirket kaynaklarından toplam 4.605.000,00 TL değerinde menkul ve gayrimenkul verildiğini, davalı uhdesinde yapımı devam eden ve taahhüdü altında bulunan inşaat projelerine ortaklık amacı ile ayrıca 2.290.000,00 TL daha ödendiğini ve toplamda müvekkil ... tarafından davalıya 6.895.000,00 TL ödendiğini, davalının yaşadığı ve tek başına içinden çıkamayacağını anladığı ekonomik yükün hafifletilmesini sağlamak üzere sözleşilen amaç kapsamında bir araya gelen taraflardan müvekkili ...’ın katkıda bulunduğu sermayesine karşılık olmak üzere, “PROTOKOL” belge ile davalının uhdesinde devam eden “… İstanbul İli ........ İlçesi ....... Mahallesi ....... Ada ....... Parselde kayıtlı 12.672 m2 alanlı imara izinli arsa üzerinde imal edilen/ edilecek olan inşaat için davalı ... tarafından yapılan harcamalar ile ödenen bedeler düşürüldükten sonra elde edilecek kar ve kazanımlar” ın tamamının müvekkili ...’ a devredileceğinin kararlaştırıldığını, davalının tek ortağı ve kanunu temsilcisi bulunduğu ..... Tasarı Mim. Müh. İnş. San.Tic. Ltd. Şti.'nin %50 oranındaki hissesinin müvekkili ...'a devredildiğini, müvekkili ...'ın 24/06/2020 tarihli 1 sayılı ortaklar kurulu kararı ile münferiden şirketi temsil ve ilzam etmek üzere müdür olarak atanmasına karar verildiğini, davalının kendisini garantiye aldıktan sonra muhasebe defter ve kayıtlarına müvekkillerin erişmesini engellediğini, şirketin mudisi olduğu ....... ( TR........ iban hesabı),....... Bankası (........ müşteri numara sayılı), ....... bank ( ....... hesap sayılı ) hesaplarının celbinden de anlaşılacağı üzere davalının müvekkili ile tanıştığı ve bir ortaklık kurulacağına inandığı 2019 yılı Eylül ayı itibari ile şirket hesaplarında var olan ve daire satışlarından gelen paraları gerek kendi adına ve gerekse güvendiği ...... ve ...... isimli şahıslara toplamda 1.040.581,20 TL tutarında parayı aktardığını ve kendi uhdesine geçirmesini sağladığını, yine davalının 9/2019 – 31.08.2021 tarihleri arasında ...... Bankasındaki şirket hesaplarından ....... ile ........’a aktarılan tutarlarla birlikte 3.424.591,24 TL para aktardığı ve bu parayı iade etmediğinin tespit edildiğini, davalının kanuni temsilcisi olduğu müvekkili şirket ile olan vekalet ilişkisinden doğan özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve vekalet görevini kötüye kullandığını, bu nedenle davalı hakkında suç duyurusunda da bulunulduğunu, şirket geçici vergi beyannamesi eki muhasebe bilançosu incelendiğinde banka hesap ekstrelerinden çıkarılan sonuca göre (31.08.2021 tarihine kadar olan süre için ) davalının şirket banka hesaplarından sadece kendi hesaplarına aktardığı 3.424.591,24 TL ile şirkete borçlu olması gerekirken, şirket muhasebe kayıtlarında yapmış olduğu muhasebe hileleri ile üçüncü dönem geçişi vergi beyannamesi eki ile 3.112.394,21 TL alacaklandırıldığının tespit edildiğini, bu nedenlerle davalının haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılmasını davalının müvekkil şirketi devamlı zarara uğratan (şirkete ait çek karnesini şahsına kullanması ve banka hesaplarını boşaltması) hareketleri nedeniyle yetkilerinin tedbiren durdurulmasını, iş bu davanın, davalı tarafça Bakırköy ........ Asliye Ticaret Mahkemesi ........ E. sayılı dosya ile müvekkillerinin azli amacıyla açılmış olan dava ile birleştirilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Bakırköy ...... ATM'nin ...... Esas sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil kayıtları, kayyım raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, davalı ...'a yapılan hisse devrinin iptali ve davalı ...'ın müdürlük yetkisinden azli talebine ilişkindir. Birleşen Dava ise, davalı ...'ın haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılması talebine ilişkindir. Dosyada mübrez davacı ....... Tasarı Mimarlık... Ltd. Şti’nin İTSM kayıtları uyarınca; ...... sicil numarası ile 03.03.2011 tarihinde tescil edildiği, kuruluş sermayesinin 20.000,00 TL olduğu ve kurucu ortaklarının % 50 hisse oranı ile ... ve ...... olduğu, akabinde .........’ın şirkette bulunan hissesini ...’a devrettiği ve şirketin 20.000,00 TL olan sermayesinin 5.000.000,00 TL’ye çıkarılmış olduğu, akabinde 22.04.2021 tarihinde şirket ortağı ...’ın sermayenin % 50 sine tekabül eden 2.500.000 TL tutarlı 2.500 adet payını ...’a devrettiği anlaşılmıştır. İş bu kayıtlar uyarınca 10.07.2020 tarihinde yapılan tescil ile şirketi münferiden temsile yetkili olarak ...'ın ve şirket ortağı olmayan davalılardan ...’ın seçilmiş olduğu, hisse devri neticesinde 22.04.2021 tarihinde yapılan tescil ile ...’ın da münferiden şirketi temsile yetkili müdür olarak seçildiği anlaşılmıştır. Hali hazırda ..., şirket ortağı olmayan davalılardan ... ve ...’ın davacı şirketi münferiden temsile yetkili oldukları anlaşılmıştır. Şirket kayıtları üzerinde yapılan mali incelemede; her iki şirket ortağı olan ... ve ...’ın sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmediği tespit edilmiştir. Dosyada mübrez tarafları ..., ... ve ... olan bila tarihli protokol uyarınca; “...'ın yetkilisi olduğu ...... Tasarım Mimarlık Ltd. Şti. nin yüklenicisi bulunduğu Beylikdüzü ..... Mah. ...... ada ..... parselde kayıtlı 12.672 m2 alanlı imar izinli arsa üzerinde inşaata ve diğer tüm işlere ilişkin olarak taraflar arasında imzalandığı; söz konusu yerde ...'ın ana para olarak harcadığı meblağ hesaba çıktıktan sonra kalan tüm kazanım ve karların ...'a devredileceği; " hususları ile birlikte anılan protokol altında el yazısı ile;“Buna karşın Silivri'deki haklarımı ...'a devrediyorum. Yakuplu'daki proje bittiğinde şirket devir edilecektir.” ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı ... isticvap beyanında protokolün altına sonradan eklenen ibareyi kabul ettiği için ayrıca davalılara bu hususta soru sorulmamıştır. Asıl Davaya İlişkin Değerlendirme Asıl davaya konu davalı ...'a yapılan hisse devrinin iptali talebine ilişkin yapılan incelemeye ilişkin olarak; Somut olayda davacı taraf, 22.04.2021 tarihinde ...'a yapılan hisse devrinin aralarındaki inançlı işlem gereği, hisse devir bedelinin ödenmemesi ve davalının güveni kötüye kullanma şeklindeki eylemler nedeni ile iptalini talep etmektedir. Buna karşın davalılardan ... taraflar arasında inançlı işlem değil ortaklık sözleşmesi bulunduğunu, hisse devir bedellerinin ödendiğini ve bunun yazılı olarak delillendirildiğini, davacının bu davayı kötüniyetli açtığını ifade ederek davanın reddini savunmuştur. Davaya konu hisse devrinin Büyükçekmece ..... Noteri tarafından ...... yevmiye numarasıyla resmi şekilde yapıldığı, bu hususta ortaklar kurulu kararı alındığı, davalı ...'ın şirketi münferiden temsile yetkili kılındığı ve bu hususların davacı şirket tarafından ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilan edildiği, dolayısıyla söz konusu hisse devrinin TTK'nun 595 maddesinde belirtilen geçerlilik şekline uygun olarak yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı taraf, iş bu hisse devrine ilişkin olarak yukarıda belirtilen protokolün inançlı işlem olarak yapıldığını ve sonradan yapılan eklemenin de bilgisi dahilinde olduğunu kabul etmiştir. Dosya kapsamı ve taraf beyanları uyarınca inanç anlaşmasının varlığı mahkememizce kabul edilmiş ve bu inanç anlaşmasına göre davalı ..., bahsi geçen Yakuplu'daki inşaat projesi bitirilmeden şirket paylarını devir etme yükümlülüğü altına girmeyeceği kabul edilmiştir. Hisse bedelinin ödenmesine ilişkin olarak, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinde bedelin nakden ve tamamen ödendiğinin kabul edildiği, geçerli kabul edilen inanç sözleşmesinde bunun aksine bir hükmün yer almadığı, dolayısıyla hisse devir bedelinin ödendiği kabul edilmiştir. Kaldı ki, pay devrinin ödenmemesinin başlı başına ortaklıktan çıkarma için haklı sebep teşkil etmeyeceği, bu hususun ortağa yalnızca alacağının talep etme hakkı tanıyacağı tartışmasızdır. Davalı ortağın şirkete zarar verecek nitelikteki eylemlerine ilişkin olarak yapılan incelemede ise davacı şirketin Silivri ve Yakuplu'da yapmış olduğu projelere ilişkin açılan Büyükçekmece ....... Asliye Hukuk Mahkemesinin ......... E, ve Silivri ....... Asliye Hukuk Mahkemesi ......... E. sayılı dosyalarından davalıların davadan ve istinaftan feragat ettikleri, ancak feragat taleplerinin şirketin lehine durum oluşturup oluşturmadığı, bu feragat sonucunda şirketin zarara uğrayıp uğramayacağı hususlarına ilişkin davacı tarafça somut delil veya tespitin dosyaya sunulamadığı, yapılan bilirkişi incelemeleri ve kayyum raporlarında da bu hususun ortaya konamadığı, dolayısıyla ispata muhtaç olduğu takdir ve sonucuna varılmıştır. Bu açıklamalar ışığında, dava konusu hisse devir sözleşmesinin usulüne uygun olarak yapıldığı ve geçerli bir devir olduğu kabul edilerek davacı tarafın iş bu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Haklı nedenle şirket müdürü olan davalı ...'ın talebine ilişkin yapılan incelemeye ilişkin olarak; Somut olayda davacı taraf, şirket müdürü olan davalı ...'ın şirket aleyhine iş ve işlemler yaptığını, davalı ... ve ......'ın ortak hareket ederek şirket aleyhine bazı alacak davalarından ve icra takiplerinden vazgeçtiğini, şirket hesaplarından mal kaçırmak için akrabalarına hukuka aykırı mal aktarımı yaptığını, bu nedenle ...'ın müdürlük yetkisinin haklı nedenle kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı şirket kayıtları üzerinde yapılan mali incelemede davalı ...'ın gelini .........'a “borç ödemesi” açıklaması ile para transferleri yaptığı, davalılar tarafından bazı ödemelerin bizzat alındığı, davalı ...'ın birinci derece yakınlarının hissedar olduğu şirket olan ......... ile müdürü olduğu davacı şirket arasında yoğun bir para alışverişinin olduğu, bu işlemlerin şüpheli işlem niteliği taşıdığı ve nitekim tarafların dosyaya yansıyan dilekçe ve beyanları uyarınca aralarında bu hususlardan dolayı ciddi çekişmelerin ve güven sorunun oluştuğu, bu nedenle şirket ortağı olmayan davalı ...'ın haklı nedenle azil koşulları oluştuğu kabul edilmiş ve TTK 630 maddesi uyarınca davalı ...'ın azline dair davacı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Birleşen Davaya İlişkin Değerlendirme Somut olayda davacı taraf, davalı ...'ın şirkete ait banka hesaplarının içini boşalttığını, davacı ortağın bilgisi dışında birlikte üstlendikleri projelerden daireler sattığını, sattığı daire bedellerinin bir kısmının şirket banka hesabına gönderildiğini, bir kısmının ise tanımadığı kişilerin hesaplarına gönderildiğinden bahisle davalı ...'in haklı nedenle ortaklıktan çıkartılmasını talep etmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporları ve kayyum raporları uyarınca davalı ...'in bir takım usulsüz işlemleri olduğu ancak bu usulsüzlüklerin davalı ...'in ortaklıktan çıkartılmasını gerektirecek şekilde ağır nitelikte olmadığı, davacı iddiasına konu usulsüzlüklerin somut delillerle ortaya konamadığı, dolayısıyla davalının ortaklıktan haklı nedenle çıkartılması talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ İLE, ....... sicil numaralı ...'nin müdürü olan ... T.C. Kimlik numaralı ...'ın haklı sebeple AZLİNE, Fazlaya ilişkin hisse devrinin iptali talebinin REDDİNE, 2-Birleşen davanın REDDİNE, Asıl Dava Yönünden; 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 59,30-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 210,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı ile 59,30-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 490-TL posta gideri ve 12.000,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.490-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 6.245,00-TL'sının davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, 7-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine, 8-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Birleşen Dava Yönünden; 9-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 59,30-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 210,55 TL harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Davalı ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine, Dair taraf vekillerinin ve davalıların yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/11/2023 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır