İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1074 E. 2024/64 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/1074
Karar No
2024/64
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/1074 Esas KARAR NO : 2024/64 DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) DAVA TARİHİ : 21/12/2021 KARAR TARİHİ : 17/01/2024 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 30/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkillerinin davalı kooperatif adına kayıtlı İstanbul, Avcılar, .... parselde kayıtlı A-2 Blok 2.Normal Kat D:14 adresindeki bağımsız bölüme isabet eden üyeliği önceki kooperatif ortağı ...'dan devir aldığını ve bu şekilde kooperatif ortağı olduğunu, davalı kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini fakat müvekillerine tapunun verilmediğini belirterek bağımsız bölümün tapu kaydının tüm takyidatlardan ari şekilde müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; davacının müvekillerine borçları olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan 05/12/2022 tarihli rapor sonuç kısmı "Davacının ,davalı kooperatif yönetim kurulunun 11.10.2004 Tarih 36 sayılı yönetim kurulu kararında belirtildiği üzere kooperatif üyeliğini ....'dan devir yoluyla edindiği, devir sözleşmesinin davalı kooperatif kurulunca kabul edilmesi nedeniyle davacı ...'in davalı kooperatifin üyesi olduğu ve halen davalı .... yapı Kooperatifinin ortağı bulunduğu,bu hususta taraflar arasında uyuşmazlığın bulunmadığı, Davacının, üyeliği gereğince davalı kooperatife karşı akçeli yükümlülüklerinin tamamını 1163 sayılı kanunun 23. Mad sinde tanımlanan eşitlik prensibi gereğince diğer üyeler gibi davalı kooperatife karşı tam olarak yerine getirdiği ve hiç bir borcunun bulunmadığının tevsik ve tespit edilmesi halinde ancak tapu iptal ve tescil talebi yönünden talebinin haklı ve yerinde olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, Davalı kooperatifin 1163 sayılı kanunun 23. Maddesinde tanımlanan eşitlik prensibi gereğince üyeler arasında eşit işlem yapma zorunluluğu gereği kooperatife borcu olmasına rağmen bir kısım üyelerine tapu tescillerini yaptığının - tespit edilmesi halinde davacının da borçlu olmasına rağmen davalı kooperatiften tapu tescil talep etmede haklı olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, ancak tapu müdürlüğünden davacıya isabet eden bağımsızn bölümün de yer aldığı diğer tüm tapu kayıtları dosyaya celp edilmediğinden borca rağmen diğer üyelere tapu devrinin davalı kooperatifçe yapılıp yapılmadığı yönünden inceleme ve denetimin dosya kapsamı ile yapılamadığı, Dava konusu olan taşınmazın bulunduğu konum, ulaşım olanağı, ilçe merkezine olan mesafesi, imarı, çevresindeki yapılaşma tipi, yola cephe durumu, kamu ve belediye hizmetlerinden yararlanma oranı, alışveriş, kültürel ve sosyal donatı alanlarına mesafesi, taşınmaz alım satımına olan talep, çevresinde oluşan gerçek rayiç değerler, taşınmazların çevresel-fiziksel özellikleri ve paranın satın alma gi dikkate alınarak ... Yapı Kooperatifi adına kayıtlı, tapunun Avcılar İlçesi, .... Mahallesi, ... parsel numaralı, 1.332,00m2 yüzölçümlü, Kat Mülkiyetli ana taşınmazı üzerindeki sitede, 16/1000 arsa paylı, dava konusumesken nitelikli bağımsız bölümün yıkım kararı olması nedeniyle arsa bedeli olarak değer verildiği, değeri 21.12.2022 tarihli dava tarihi itibari ile arsanın toplam değeri; 15000*1.332m2 19.980.000 TL olup, dava konusu taşınmaz değeri; 19.980.000*(16/1000')-319.680 TL olarak hesaplandığı, Davalı kooperatifin 01.01.2021- 31.12.2021 tarihli yevmiye defterinin kapanış sayfasında tüm ortaklardan alacaklar (131 hesap kodu) hesabında, alacak toplamının 1.012.604,00.TL olduğu, Davacı ...'in borç miktarının ise kapanış sayfasında 17.380,00.TL olarak belirtilmiş iken, davacı dışındaki diğer tüm üyelerin de davacı ile aynı tutarda veya daha az veya daha fazla tutarda davalı kooperatife borçlu olduklarının tespit edildiği, Genel Kurul Kararları gereğince 1 üyeden tahsil edilmesine karar verilen aidat tutarları gösterilmiş olup, 31.12.2021 tarihine kadar dönem içi ödenmesi gereken aidat tutarının 10.497,36 TL ve İmar Barışı Bedelinin 15.250,00 TL olduğu, işbu nedenle davacının davalı kooperatife 10.497,36 TL * 15.250,00 TL - 25.747,36 TL aidat ve İmar Barış Bedeli tutarını ödemesi gerektiği hesaplanarak; davalı kooperatifin Bakırköy .... Noterliğinin 30.12.2020 tarihli ... yevmiye numaralı 2021 yılı yevmiye defterinin 31.12.2021 tarihli 98 no.lu kapanış fişinde davacı ...'in 17.380,00 TL (2.130,00 TL Aidat ve 15.250,00 TL İmar Barış Bedeli)davalı kooperatife borç bakiyesinin mevcut olduğu, Davacı vekilinin dosyaya sunduğu delil listesi ekinde yer alan davacı ...'in davalı kooperatife yaptığı ödemeleri gösterir dekontlar incelendiğinde; 2017 yılına ilişkin 10 adet toplamda 1.050,00 TL tutarında aidat bedelinin davalının yasal defter kayıtlarında yer almadığı, delil listesi ekindeki diğer dekontların davalının yasal defter kayıtlarında yer aldığı tespit edilerek davacı ...'in davalı kooperatife yaptığı ödemelerin davalı kooperatife olan aidat borcundan takas mahsubu neticesinde 2.130,00 TL — 1.050,00 TL - 1.080,00 TL aidat borcu ve 15.250,00 TL İmar Barışı Bedeli tutarı olmak üzere toplamda 1.080,00 TL * 15.250,00 16.330,00 TL tutarında davalı kooperatife borçlu olduğu yönünde hesaplamanın yapıldığı, Davalı kooperatifin 31.07.2021 tarihinde yapılan 2017,2018,2019 ve 2020 hesap yılı genel kurulunda alınan kararlar ile 31.10.2021 tarihinde yapılan Olağanüstü genel kurul kararları aleyhine Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Ve Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyalarında iptal davalarının açıldığı ve bu davaların derdest olduğunun beyan edilmiş olması karşısında , bu genel kurul kararlarının mahkemelerince - iptal edilmesi halinde iptale konu bu genel kurullarca kararlaştırılan ödemelerin ( Aidat ve İmar barış bedelinden oluşan toplam tutarın) davacıdan tahsilinin istenemeyeceği , davacının üyeliği gereği kesinleşen genel kurul kararları gereği ödemekle yükümlü olduğu toplam tutarı ödediğinin sayın mahkemece kabulü halinde tapu iptal ve tescil talebinin yerinde olacağı " şeklinde belirtilerek rapor mahkememize sunulmuştur. Bilirkişilerce sunulan 18/10/2023 tarihli rapor sonuç kısmı " Davacının , davalı kooperatifin 31.07.2021 tarihinde yapılan 2017,2018,2019 ve 2020 hesap yılı, 31.10.2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul kararları ve 16.04.2022 tarihinde yapılan 2021 hesap yılı genel kurulunda alınan kararlar gereğince davalı kooperatife borçlu olduğunun kabulü halinde bile 1163 sayılı kanunun 23. Maddesinde tanımlanan eşitlik prensibi gereğince adına tahsis edilen taşınmazın kooperatif adına olan kaydının iptali ile adına tescilini talep edebileceği bu yön itibariyle davacı açısından tapu iptal ve tescil koşullarının oluştuğu, dava konusu olan taşınmazın bulunduğu konum, ulaşım olanağı, ilçe merkezine olan Mesafesi, imarı, çevresindeki yapılaşma tipi, yola cephe durumu, kamu ve belediye hizmetlerinden yararlanma oranı, alışveriş, kültürel ve sosyal donatı alanlarına mesafesi, taşınmaz alım satımına olan talep, çevresinde oluşan gerçek rayiç değerler, taşınmazların çevresel-fiziksel özellikleri ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak .... Yapı Kooperatifi adına kayıtlı, tapunun Avcılar İlçesi, .... Mahallesi, ... parsel numaralı, 1.332,00m2 yüzölçümlü, Kat Mülkiyetli ana taşınmazı üzerindeki sitede, 16/1000 arsa paylı, dava konusu mesken nitelikli bağımsız bölümün yıkım kararı olması nedeniyle arsa bedeli olarak değer verilmiştir. Değeri 21.12.2022 tarihli dava tarihi itibari ile arsanın toplam değeri; 15000*1.332m2-19.980.000TL olup, dava konusu taşınmaz değeri; 19.980.000*(16/1000')-319.680 TL olduğu ündeki değer tespitine yönelik görüşte bir değişikliğin olmayacağı" şeklinde belirtilerek rapor mahkememize sunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptal tescil istemine ilişkindir. Davacının dava dilekçesinden özetle; davacının kooperatif üyeliğini ...'dan devraldığı, kooperatif ortağı olduğunu, kooperatife karşı tüm edimleri yerine getirdiğini, borcu olmadığını, kooperatif adına kayıtlı ... parselde kayıtlı A-2 blok 2. Normal Kat;D;14 adresindeki bağımsız bölümün tapusunun verilmediğini, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davalar açıldığını, dava açmakta hukuki yararının olduğunu taşınmazın takyidatlardan ari şekilde adına kaydını talep ettiği, Davalı tarafın cevap dilekçesinden özetle; harca esas değerin tamamlatılması gerektiğini, davaıcnın kooperatife aidat borcunun olduğunu, ferdileşme işleminin yapılmadığını, eşitlik ilkesi uyarınca kooperatife borcu olan davacıya konut tahsisi yapılmadığını, davanın reddini talep ettiği, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davalı kooperatifin üyesi olup olmadığı, kooperatif kanundan kaynaklı akçekli yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, ferdileşmenin yapılıp yapılmadığı, davacıya benzer durumda olup tapu devri yapılan üyenin olup olmadığı, davacıların tapu iptal tescil taleplerinin şartlarının oluşup olmadığına ilişkin olduğu, Yapı kooperatifi ortaklığının, taşınmaz mal edinmeye yönelik bir yatırım olduğu bunun sonucunda ortağın , sahip olacağı taşınmaz karşılığı bazı ödemeler yapması gerektiği, genel olarak , kooperatif ortaklarının , konut ve işyeri edinmek amacı ile kooperatife yaptıkları bütün ödemeleri konut veya işyerinin maliyetini oluşturduğu, uygulamada kooperatif ile ortak arasındaki anlaşmazlıklarının çoğunun ödemelere ilişkin olduğu, bilindiği üzere ortaklardan tahsil edilecek miktarın, zaman ve ödeme koşullarının belirlenmesinin genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkileri arasında sayıldığı , ortağın kooperatife olan borcunun, genel kurul kararlarına göre saptandığı, yapı kooperatiflerinin ortaklarına konut ve işyeri inşaa etmek amacıyla kurulduğu, bu amaçların gerçekleşmesi doğrultusunda kooperatif ana sözleşmesinin ilgili maddeleri gereği konutun veya işyerinin maliyet bedelinin genel kurul kararları doğrultusunda ödeme yükümlülüğü bulunduğu, parasal yükümlülüğün , kooperatife karşı her türlü akçeli yükümlülüğü ifade ettiği, ortakların hak ve ödevlerinin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunda düzenlendiği, buna göre ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarının ana sözleşmenin belirteceği, anasözleşmenin ortakları ek ödemelerle yükümlendirebileceği, kooperatif organlarından biri olan genel kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organ olduğu, genel kurul kararlarının bütün ortaklar için hüküm ifade edeceği, genel kurul kararlarının iptali veya geçersizliğine dair bir iddia ileri sürülmediğine veya dava açılmadığına göre bütün ortaklar yönünden bağlayıcı olacağı , ortağın dava açması ve kararın iptal edilmesi halinde bağlayıcı olmayacağı, Yargıtay yerleşik uygulamasına göre,''... kural olarak, kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil talebinde bulunabilmesi için davalı kooperatife karşı tüm akçalı edimlerini yerine getirmiş olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Ayrıca 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorunda olduğundan, davacı ile aynı durumda olan ortağa borca rağmen tapularının verilmiş olması halinde de davacı tapu talep edebilecektir. (Y.23HD. 13.07.2020, 2017/1239E., 2020/2574 K)'' 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesinde; "Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder" hükmüne yer verilmiştir. "Üyelikten ihraç kararı aleyhine iptal davası açan kooperatifin üyesi, ihraç kararı kesinleşinceye kadar hak ve yükümlülükleri devam edeceğinden, kendisine tahsis edilen bölüm/bölümleri dava sonunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar kullanmaya devam edebilir. (Emsal Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin ESAS NO: 2014/7770, KARAR NO: 2014/6247 ilamı)" Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 6101 sayılı Kanunu'nun 7. maddesinde aynen "Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesi görülmekte olan davalarda da uygulanır. " hükmüne yer verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88. maddesinin "Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranını yüzde elli fazlasını aşamaz." hükmünü içermesinin yanı sıra, temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinde de aynen; "Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur." düzenlemesine yer verilmiştir. Kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan faiz oranının anılan yasal düzenlemedeki yerine gelince; para borçları açısından borçlu temerrüdüne bağlanan sonuçlardan birisi, temerrüt faizi ödeme yükümlülüğüdür. Temerrüt faizi borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince varlığını sürdüren bir karşılık olması itibariyle, zamanında ifa etmeme olgusuyla doğrudan bir bağlantı içindedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesine göre genel kurul bütün üyeleri temsil eden en yetkili organ olup, kanun veya anasözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar verme yetkisini haizdir. Konut Yapı Kooperatifi Tip Anasözleşmesi'nin 23/1. maddesinin 6. bendi uyarınca ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek genel kurulun yetkisi dahilindedir. Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Ayrıca genel kurullarca kararlaştırılan faiz oranları daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece genel kurula katılmasa dahi tüm üyeleri bağlar. Bu durumda, 818 sayılı BK’nın 101/2. (6098 sayılı TBK’nın 117.) maddesi hükmü karşısında, genel kurulun belirlediği tarih kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur. Anapara faizi ise, borçlunun henüz temerrüde düşmeden ödemesi gereken sözleşmeyle kararlaştırılan faizdir. Bu durumda, kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan faiz oranı, TBK' nın 88. maddesinde düzenlenen anapara faizi olmayıp, 120. maddede düzenlenen temerrüt faizine ilişkindir. Kooperatif ile üyesi arasında ticari ilişki bulunmadığından yasal oranda temerrüt faizi uygulanmalıdır. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun' un 2/1. maddesi gereğince, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1. maddede belirlenen yasal faiz oranına göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur. Maddenin açık ifadesinden de anlaşılacağı üzere temerrüt faizinin, yasal faiz oranından fazla alınması taraflarca kararlaştırılabilir. Anılan maddeler birlikte değerlendirildiğinde kooperatif genel kurulunca belirlenen aidatların ödenmesinde gecikme durumunda alınacak temerrüt faizinin yasal temerrüt faiz oranından daha fazla miktarda kararlaştırılabileceği anlamı çıkmaktadır. Ancak taraflar, uygulanacak temerrüt faizi oranını belirlerken, yukarıdaki paragrafta belirtilen 6098 sayılı TBK’nın 120/2. maddesinde öngörülmüş olan sınırlamayı dikkate almak zorundadırlar.(Yargıtay 23. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2013/3402 , KARAR NO: 2013/3823 ilamı) 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 139. maddesi gereğince, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise, her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Yine 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 143. maddesi hükmüne göre takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesi ile gerçekleşir. Bu durumda her iki borç takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erer. Takas için mutlaka karşılık dava açılması zorunlu değildir. Davalı, karşılık dava açmadan da takas savunmasında bulunmakla yetinebilir. Bununla birlikte davalının takas etmek istediği karşılık alacağın miktarı asıl davada istenen alacaktan daha fazla ise ve davalı bu fazla alacağını hüküm altına aldırmak istiyorsa karşı dava açılması gerekir. Bu ilke, aksi yönde bir genel kurul kararı alınmadıkça veya davacı kooperatifte aksi yönde bir uygulama bulunmadıkça kooperatif alacaklarında da uygulanır. Bu maddenin uygulanması yönünde genel kurulda ayrıca bir karar alınmasına gerek yoktur.(Yargıtay 3 HD ESAS NO: 2021/282 ,KARAR NO: 2021/2334) Dosyanın yapılan incelemesinde; davaya konu taşınmaza ilişkin tapu kaydı, imar dosyası kaydı, banka kayıtları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünde ve Ticaret Sicil Müdürlüğünde davalı kooperatife ait kayıtların celp edildiği, Bakırköy ... ATM'nin ... esas sayılı .... karar sayılı dosyasının genel kurul karar iptaline ilişkin olduğu, yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, Bakırköy .... ATM'nin ... esas sayılı ... karar sayılı dosyasının genel kurul karar iptaline ilişkin olduğu, yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının aynı davalıya karşı açılan tapu iptal tescil davası olduğu, yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği , bu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği, söz konusu davanın benzer nitelikli iş bu dava yönünden kesin delil niteliğinde bulunduğu, Bilirkişi ..., ... ve ....'ten oluşan bilirkişi heyetinden rapor alındığı, rapordan özetle, davacının 03.03.2004 tarihli üyelik devir sözleşmesi ile ...'ın üyeliğini hak , alacak ve borçları ile birlikte devraldığı, devir sözleşmesinin kooperatif yönetim kurulu kararıyla kabul edildiği, raporda genele kurul kararlarının irdelenerek bir üyenin ödemesi gereken aidat ve imar barış bedelinin 25.747,36 TL olarak hesaplandığı, genel kurul kararının iptaline ilişkin Bakırköy ... ve ... ATM'de açılan iki adet dava bulunduğunu, bu dosyalarda genel kurul kararını iptaline karar verilmesi halinde bu genel kurullarda kararlaştırılan ödemelerin davacıdan tahsilinin talep edilemeyeceğinin belirtildiği, kooperatif kayıtlarına göre davacının 2.130 TL aidat , 15.250 YTL imar barışı bedeli borcu olduğu, davacının ödemelere ilişkin dekontlarının bir kısmının kooperatifin yasal defterlerinde yer aldığı bir kısmının yer almadığı, davacının toplamda bu ödemelerde düşülünce 1.080TL aidat ve 15.250 TL tutarında borcunun olduğunu hesaplandığı, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz bilgilerinin D blok 2. Kat 7 nolu bağımsız bölüme isabet ettiği, bu taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğu, dava tarihindeki değerinin 319.680 TL olduğunun belirtildiği, rapora karşı davacının itiraz dilekçesi sunduğu, itiraz üzerine Tapu Müdürlüğü'ne ve Belediyeye yazı yazılarak ek rapor alındığı ek rapordan özetle; toplam 16.330,00 TL( 1.080TL+15.250 TL) borcun tüm genel kurul kararlarının kesinleşmiş olduğunun kabul edilerek hesaplandığı, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin kararların kesinleşmesi halinde davacının 2018-2019-20220 hesap yılı için tahakkuk eden aidat ve 15.250 TL imar barışı bedelinden sorumlu olmayacağı, davacının dava tarihi itibariyle kooperatife borcunun bulunmadığını, davacının borcuna rağmen tapu iptal tescil talebinde bulunmasının tek koşulunun kooperatifin borca rağmen diğer üyeleri adına tapu iptal tescil yapması olacağı, Bakırköy ... ATM'nin ... esas ve ... karar sayılı kararının bu yönde olduğu ve kesinleştiği takdirin mahkemeye ait olduğunu, borca rağmen tapu devri yapılan üyelerin olduğunu, 1163 sayılı yasanın 23. Maddesi gereği davacının eşitlik ilkesi uyarınca tapu iptal tescil talep edebileceğinin , taşınmazın değerinin dava tarihi itibariyle 319.680 TL olduğunun belirtildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği davacının beyan dilekçesi sunduğu davalın rapora karşı süresinde yapılmış itiraz dilekçesi olmadığı, süresinden sonra itiraz dilekçesi sunulduğu, davaya konu taşınmaza ilişkin isabet ettiği taşınmaz bilgilerinin netleşmesi için tekrardan Belediyeye yazı yazıldığı, Belediye yazı cevabında taşınmazın D blok 8. Nolu daire olduğunu belirtildiği, davalı kooperatife de beyanda bulunması için süre verildiği, davalı kooperatifinde taşınmazın D blok 7 nolu daireye isabet ettiği bilgisini verdiği, gerek rapordaki bilgi gerekse davalı kooperatifin açıklaması da dikkate alınarak yargılamaya D blok 7 nolu taşınmaz üzerinden devam edildiği, harç eksikliğinin tamamlandığı, Somut olayın incelemesinde; davacı kooperatif üyesi olduğunu, genel kurul kararının iptaline ilişkin Bakırköy ... ve .. ATM'de verilen kararlar uyarınca davacının davalı kooperatife borcunun olmadığı, akçeli yükümlülüğün yerine getirildiği, dolayısı ile davalı kooperatiften taşınmazın kendi adına tescili talep edebileceği, bununla birlikte genel kurul iptal kararlarının kesinleşmediği tüm genel kurul kararlarının geçerli olduğu değerlendirilip davacının borçlu olduğu değerlendirildiğinde kural olarak ortaklığa borcu olan/akçeli yükümlülüğü yerine getirmeyen ortağın tapu iptal tescil talep etmesi mümkün olmadığı, bununla birlikte borçlu olmasına rağmen taşınmaz devredilen ortakların bulunması halinde eşit işlem gereği aynı konumda olan diğer ortaklarında tapu iptal tescil talebinde bulunabilecekleri, bu yönde davalı kooperatifin daha önce kooperatife borcu olmasına rağmen taşınmaz devri yaptığı başka bir ortağa karşı Mahkememizde açılan tapu iptal tescil davasının olduğu ( ... esas, .. karar sayılı) bu dosyası yapılan yargılaması sonucunda eşit işlem/eşitlik ilkesine uygun davranmadığından dolayı tapu iptal kararı verildiği, bu kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi sonucunda, kesin delil niteliğinde bulunduğu, iş bu dosyada alınan ek raporda da davalı kooperatife borcu olmasına rağmen taşınmaz devri yapılan ortakların bulunmasından dolayı davacının borcunun olduğunu kabulü halinde dahi kooperatiften tapu iptal tescil talebinde bulunabileceği, bu nedenle tapu iptal tescil talebinin yerinde görülerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının tapu iptal ve tescil talebinin kabulü ile davalı kooperatif adına kayıtlı İstanbul İli Avcılar İlçesi, ... Mahallesi ... Mevki ... parsel sayılı D Blok, 2. normal kat 7 nolu bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın tapu kaydındaki şerhler aynı kalmak kaydı ile davacı ... ( TC:...) adına tapuya kayıt ve tesciline, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 21.837,34.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 5.459,33‬.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 16.378,01‬.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 59,30.-TL başvurma harcı ve 5.459,33‬.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 9.684,8‬0.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 49.952,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı kooperatif vekilinin yüzüne karşı verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ... HD’ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/01/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/1074, K. 2024/64, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-1074-e-2024-64-k-e4134b971a28