İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/745 E. 2024/955 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/745
Karar No
2024/955
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/745 KARAR NO : 2024/955 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/08/2023 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından .... no'lu Trafik Sigortası Poliçesi ile sigorta edilen ve davalının maliki olduğu ... plakalı araç, 08.06.2021 tarihinde 8/8 kusurlu olarak ve olay yerini terk eden sürücü sevk ve idaresinde iken ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet vermiş olduğunu, söz konusu kaza sebebiyle; ... plakalı araç maliki tarafından değer kaybi tazminatı için müvekkil şirket aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu .... E. sayılı dosyası ile açılan dava neticesinde; müvekkili şirket tarafından ... plakalı araç malikine 02.03.2023 tarihinde 15.772,02.-TL Değer KaybıTazminatı ödenmiş olduğunu, Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartları B.4/f hükmüne göre; kazanın; “Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,” sigortacının, sigorta ettirene rücu edebileceği kabul! edilmektedir. Müvekkil şirkete sigortalı ve davalının maliki olduğu .... plakalı aracın sözkonusu Kazada sürücüsünün OLAY YERİNİ TERK etmiş olduğundan; müvekkil şirketin Trafik Sigortası Genel Şartları B.4/f'ye göre sigortalıya/sigorta ettirene rücu hakkı bulunmaktadır. Müvekkilim şirket, Trafik Sigortasi Poliçesi Genel Şartları B.4/f hükümlerine göre; yaptığı ödeme nedeniyle kendi sigortalısına rücu hakkı bulunduğundan Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatmıştır. Davalı yapılan icra takibine itiraz etmesi ile takip durmuştur. İcra takibinin durması sebebiyle dava konusu olayla ilgili olarak Arabululuculuk alternatif çözüm yoluna başvurulmuştur. Arabuluculuk başvurusu Anlaşmazlık ile sonuçlarımıştır. Hukuk Uyuşmazlıktarında Dava Şartı Arabuluculuk Anlaşmama Tutanağı Belgesi delillerimiz arasında mahkemenize sunulmuştur. Tüm bu nedenlerle; davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptalı ile takibiri devamına, davalının kötüniyetli itirazları sebebiyle aleyhlerine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar kaza tarihi dava dilekçesi ve icra takibinde 08.06.2021 tarihi olarak belirtilmiş ise de sigorta şirketinin ödeme yaptığı ... plakalı araç sahibi .... tarafından ..... Sigorta A.Ş.'ye hitaben yazdığı hasar onarımı talepli dilekçesinde ise kaza tarihi 07.08.2020 tarihi olarak belirtilmiş olduğunu, her iki tarihin de birbirinden farklı olup basit maddi hata boyutunu aşmakta ve iddia edilen kaza tarihi dahi tam olarak tespit edilememekte olduğunu, kaldı ki kaza iki aracın da hasar gördüğü bir durum olup iddia edilen her iki tarihte de müvekkili şirkete ait olan .... plakalı araca ilişkin bir kaza tespit edilmemiş olduğunu, şunu özellikle izah etmekteyiz ki; ... plakalı araç sahibi ... açıkça onarım talepli dilekçesinde 07.08.2020 tarihinde kazanın gerçekleştiğini belirtmesine rağmen davalının dilekçesinde ve ekinde sunulan İtiraz Hakem Heyeti Kararında uyuşmazlık konusunun 08.06.2021 tarihli kaza olduğu belirtilmektedir. Tespit edilen değer kaybına ilişkin kaza tarihi ile talep edilen kaza tarihi aynı değildir. Tarihler açıkça çelişmekte İstanbul trafiğinde 1 saat arayla dahi kaza olabilecek iken arada 1 yıllık süre farkının olması dahi açıkça davanın reddi sebebi olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirket aracının sürücüsünün olay yerini terk ettiğinden bahisle tarafımıza karşı rücu hakkını kullandığını iddia etmekte ise de yukarıda da izah edildiği üzere iddia edilen tarihler de müvekkili şirketin aracının herhangi bir kazaya karışmadığı ve herhangi bir hasarı olmadığından iş bu davanın reddi gerekmekte olduğunu, bu nedenlerle; İş bu davanın reddi ile davacının kötü niyetli olması sebebiyle %20'de az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının .... SİGORTA ŞİRKETİ borçlusunun ...SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olduğu, 16.044,24-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına Sigorta Eksperi .... ve Trafik bilirkişisi ...'tan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 06/02/2024 tarihli raporunda özetle; " 1- Bu kazanın oluşumunda; sürücüsü tespit edilemeyen Halk otobüsü şoförün geri manevra yaparken dikkatsizce hareket ederek kazaya sebebiyet verdiğinden; -2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen sürücülere ait diğer kusurlardan ( 67/1-a Park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmak) yasaktır maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda 100 TAM KUSURLU olduğu , -Bu kazanın oluĢumunda; ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, 2- UyuĢmazlığa konu aracın kaza tarihinde ve yakın tarihlerde araçların 153.000 TL civarında olduğu takdir edilmiĢtir. 3- Yapılan hesap ve piyasa tetkikleri sonucu, uyuĢmazlığa konu aracın meydana gelen hasarın onarım sonrası 14.02.2023 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 Tarihli ve E: 2021/82, K: 2022/167 Sayılı Kararı gereği (pert-total addedilen veya aynı yerden eski hasarı bulunan araçlara değer kaybının ödenmeyeceğine dair atıf da bulunulmamıĢtır.) değer kaybı hesaplaması kararı doğrultusunda rayiç değere göre 6.000 TL değer kaybının meydana geldiği takdir edilmiĢtir. 4-... plakalı aracın 07.08.2020 tarihli kazasına iliĢkin olarak kasko poliçesinin .... Sigorta A.ġ. den olup .... hasar dosyasının açıldığı ve onarımının yapıldığı tespit edilmiş olduğunu" belirtmişlerdir. Rapora yapılan itirazlar neticesinde dosya ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Mahkememiz dosyasına Sigorta Eksperi ... ve Trafik bilirkişisi ....tan ek rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 29/04/2024 tarihli ek raporunda özetle; "1- Bu kazanın oluĢumunda; sürücüsü tespit edilemeyen Halk otobüsü Ģoförün geri manevra yaparken dikkatsizce hareket ederek kazaya sebebiyet verdiğinden; - 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen sürücülere ait diğer kusurlardan ( 67/1-a Park yapmıĢ taĢıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taĢıt yolunun sağına veya soluna yanaĢırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaĢtıracak Ģekilde davranmak) yasaktır maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluĢumunda % 100 TAM KUSURLU olduğu , -Bu kazanın oluĢumunda; ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, 2- UyuĢmazlığa konu aracın kaza tarihinde ve yakın tarihlerde araçların 153.000 TL civarında olduğu takdir edilmiĢtir. 3- Yapılan hesap ve piyasa tetkikleri sonucu, uyuĢmazlığa konu aracın meydana gelen hasarın onarım sonrası 14.02.2023 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 Tarihli ve E: 2021/82, K: 2022/167 Sayılı Kararı gereği (pert-total addedilen veya aynı yerden eski hasarı bulunan araçlara değer kaybının ödenmeyeceğine dair atıf da bulunulmamıĢtır.) değer kaybı hesaplaması kararı doğrultusunda rayiç değere göre 6.000 TL değer kaybının meydana geldiği takdir edilmiştir. 4-... plakalı aracın 07.08.2020 tarihli kazasına iliĢkin olarak kasko poliçesinin .... Sigorta A.ġ. den olup .... hasar dosyasının açıldığı ve onarımının yapıldığı tespit edilmiştir. 5-Sigorta Ģirket tarafından 6.000,00.-TL değer kaybı tazminatı ile birlikte yapılan 6.000,00.-TL Vekalet Ücreti, 1.271,50.-TL Yargılama Gideri ve 810,66.-TL ĠĢlemi Faiz de eklenmesi gerekmektedir. Ve bu nedenlerle; sigorta Ģirketi tarafından ödenen toplam 15.772,02.-TL nin ilave edilmesi takdir edilmiş olduğunu" belirtmişlerdir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince trafik kazası kaynaklı rücuen tazminata ilişkin itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına konu 08/06/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının 3. Kişiye ödediği değer kaybı, tazminat bedelini sigortalısı olan davalıdan araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi sebebiyle talep edip edemeyeceği, davalının kusur ve sorumluluğunun olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK.nun 95/2 maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller sigortacı tarafından 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Davacı taraf davalının olay yerini terk etmesi sebebiyle maddi tazminat olarak 3. Kişiye ödediği bedeli sigortalısı olan davalıdan talep etmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu edebileceği hüküm altına alınmıştır. ZMMS Genel Şartarı B. 4.f maddesinde düzenlenen, olay yerinin sebepsiz bir şekilde terk edilmesi sebebine dayanmakta olup, sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına rücu nedeni değildir. Sigorta şirketinin somut delillerle ZMMS Genel Şartlar B.4 maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir.Başka bir deyişle;, sürücünün alkol ve uyuşturucu maddesinin etkisi altında kaza yaptığını, sürücünün sırf olay yerini terk etmesi nedeniyle yaralıların sağlık durumlarının ağırlaştığını veya maddi hasarın arttığını ortaya koyması ve ispatlaması gerekir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde “tam kusur” dan değil, “kasıt” veya “ağır kusur” dan söz edilmekte olup, ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir. Sırf olay yerini terk etmenin rücu hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir. Yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2013/10234 esas, 2013/12792 karar sayılı ilamında da "Salt olay yerinde bulunmamak ve %100 kusurlu bulunmak (kasıt ve ağır kusur dışında) hasarın teminat dışında kalmasını ve sigortalıya rücu hakkını vermediğinden davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denmektedir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sigortacının sigortalısına rücu koşulunun, tazminata konu olayın kasti bir hareket veya ağır kusur sonucunda meydana gelmesi halinde gerçekleşeceği, anılan maddede tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan bahsedildiği, ağır kusurdan maksadın kasıt olmamakla birlikte kasda yakın bir kusuru ifade ettiği, somut olayda mahkememizce de izlenen kamera kaydında otobüsün geri geri manevra yaptığı sırada otobüsün arka kısmıyla karşı araca çarptığı otobüsün uzunluğu çarpma şiddeti bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalının kusurlu olmakla birlikte, ağır kusur veya kastından söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Yürürlükte bulunan ZMMS genel şartlarına göre; sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallini rücu sebeplerini gizlemek için olay yerini terkettiğini ispat yükü davacı sigorta şirketine düştüğü halde davacı somut delillerle ZMSS Genel Şartlarının B.4 maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat edemediği, bu durumda üçüncü kişiye ödediği tazminat bakımından rücu hakkının bulunmadığı anlaşılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 16.044,24-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 10/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/745, K. 2024/955, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-745-e-2024-955-k-4ba5ea5dfce9