İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/43 E. 2024/47 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/43
- Karar No
- 2024/47
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/43 KARAR NO : 2024/47 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/01/2023 KARAR TARİHİ : 17/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirkete olan borcu nedeni ile davalı/borçlu aleyhinde Küçükçekeme .... İcra Müdürlüğü’nün .... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafa, müvekkili şirket tarafından anlaşma gereği iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimliği hizmeti verildiğini, davalı şirket tarafından bu hizmete ilişkin bedelin ödenmediğini, müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmetin davalı adına kesilmiş faturalar ve sevk irsaliyeleri ile sabit olduğunu, davanın kabulü ile Küçükçekeme .... İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Küçükçekeme .... İcra Müdürlüğü’nün .... Esas Sayılı dosyası ve Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğü, İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü, İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürlüğü müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Dosyada mevcut 01/11/2023 tarihli Bilirkişiler .... ve ... tarafından sunulan raporda Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2019-2020-2021-2022-2023 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, anılan ticari defterlerin davacı şirket lehine delil kabiliyetlerinin Mahkemenin takdirinde bulunduğu; taraflar arasında 11.09.2019 tarihinde imzalandığı görülen “İş Güvenliği Uzmanı & İşyeri Hekimi Hizmet Sözleşmesi” kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen takip ve dava konusu edilen 41.654,69 TL bedele esas 12 adet faturanın (2019 yılında 3 adet, 2020 yılında 9 adet) davacı şirket ticari defterlerine zamanında ve usulüne uygun olarak davalı adına borç kaydedildiği, karşılığında tahsilat kaydına rastlanmadığı ( 28.10.2020 tarih, 330,59 TL hizmet iade hariç) ve neticeten davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defter ve belgeler çerçevesinde 03.12.2020 icra takip ve 13.01.2023 dava tarihi itibarıyla davalı borç tutarının 41.324,10 TL olarak yer aldığı; ancak takip ve dava konusu bedele esas faturaların davacı şirket ticari defterlerine zamanında ve usulüne uygun kayıtlı olması, alacağın varlığını ispata tek başına yeterli olmayıp, faturalar ve içeriği mal/hizmetin davalı yana tebliğ ve tesliminin ispatının gerektiği; dava konusu uyuşmazlık kapsamında davalı şirket tarafından ticari defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmemiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen takip ve dava konusu bedele esas faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadıklarının tespitinin yapılamadığı; Davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2019 ve 2020 yılında düzenlendiği görülen takip ve dava konusu bedele esas e-faturalar dosya kapsamında mevcut olmakla anılan faturalar içeriği Malzeme-Hizmet açıklamasının İş Güvenliği Uzmanlığı ve İş Yeri Hekimi olduğu; her bir fatura altında “İrsaliye Yerine Geçer” ibaresinin bulunmakla ayrıca Faturaya 5 gün itiraz edilmez ise kabul edilmiş sayılır” şerhinin yer aldığının görüldüğü; Bununla birlikte Sayın Mahkeme tarafından tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine müzekkere yazılmak suretiyle 2019-2020 yıllarına ait BA-BS Formlarının dosyaya celbi sağlanmış olup, davacı şirketin bağlı bulunduğu Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğü ile davalı şirketin bağlı bulunduğu İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğünden gönderilen 2019-2020 BA-BS Formları incelenmesi neticesinde her iki şirket bakımından BA-BS Formu ile beyana rastlanmadığı; Zira BA-BS Formu ile beyan sınırı KDV Hariç 5.000,00 TL olup davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların aylık KDV Dahil 2.754,94 TL olması sebebiyle beyan sınırının altında kaldığının anlaşıldığı; İş Sağlığı Güvenliği Genel Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve eki belgenin tetkikinde davacı şirket tarafından davalı şirkete taraflar arası Sözleşme ile takip ve dava konusu bedele esas faturalar içeriği hizmetin verildiğinin anlaşıldığı; taraflar arası ticari ilişkinin 11.09.2019 tarihinde akdedilen Sözleşme ile doğduğu ve davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların da Ekim 2019 döneminden başlayarak son olarak Kasım 2020 tarihinde düzenlendiği göz önüne alınarak borcun doğum tarihi 31.12.2018 geçici mühlet tarihi sonrası olup, davalı şirketin davacı şirkete olan ve huzurdaki dava ile talep edilen 41.324,10 TL borç tutarının konkordatoya tabi olmadığı; davacının davasının kabulü halinde davalı şirketten 41.324,10 TL tutarı talep edebileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçülçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizin 29/06/2021 tarih .... Esas .... Karar Sayılı ilamı ile davalı hakkında konkordato tasdik kararı verildiğini, kararın Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. İş bu dosyanın 31/12/2018 tarihli tensip tutanağının 5 nolu ara kararı ile davalı şirket hakkında 31/12/2018 tarihinden itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, 30/05/2019 tarihli duruşma tutanağının 1 nolu ara kararı ile borçlular tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile geçici komiser heyetinin raporu gözönüne alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu gözetilerek borçlulara İİK'nın 289/3 ncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 30/05/2019 tarihinden itibaren bir yıl süre ile kesin mühlet verilmesine karar verildiği görülmüştür. Konkordatoya ilişkin hükümler İİK'nun 285. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, Geçici mühletin sonuçları, ilanı ve bildirimi başlıklı İİK'nun 288. Maddesinde "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur." düzenlenmesine yer verilmiştir. Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları başlıklı İİK'nun 294. Maddesinde ise; "Mühlet içinde borçlu aleyhine 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez" düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; iş bu dosyada öncelikle çözülmesi gereken davalının usule ilişkin itirazı olan davalı hakkında verilen konkordato geçici ve kesin mühlet kararlarının takibe etkisi ile davalı hakkında takip yapılmasının mümkün olup olmadığıdır. Davalı şirket hakkında davacı tarafından başlatılan takip tarihinin 03/12/2020 olduğu, davacı tarafça yapılan takibin Mahkememizin 29/06/2021 tarih .... Esas .... karar sayılı dosyasında 30/05/2019 tarihli duruşmada 1 yıl süreyle belirlenen kesin mühlet süresi içerisinde başlatıldığı, İİK 288. maddesi hükümleri uyarınca verilen mühlet kararı sebebiyle uygulanması gereken İİK'nun 294. maddesine göre borçlu hakkında takip başlatılamayacağı ve alacaklı tarafından başlatılan takip alacağının İİK'nun 206. maddesinde belirtilen nitelikte alacaklardan da olmadığı göz önünce bulundurulduğunda davacı tarafından usulüne uygun olarak başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/2 ve HMK 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın özel dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/2 ve HMK 115/2 uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 501,68 TL harçtan mahsubu ile bakiye 74,08 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.840,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın reddi nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair taraf vekillerinin yokluğunda HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/01/2024 Katip ....¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."