Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/317 E. 2024/4035 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/317
- Karar No
- 2024/4035
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/265 Esas, 2022/1719 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/467 E., 2021/371 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalılar arasında iki ayrı genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeler gereğince ödeme yapmamaları nedeniyle kredi borçları kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiğini, davalıların borcu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin asıl borçlu şirket yönünden 7.108.704,53 TL üzerinden devamına, kefiller yönünden borçlu şirketin kredi kartı borcu düşülmek suretiyle 6.922.024,47 TL üzerinden devamına, icra takip talebinde yer alan depo talebinin kabulü ile borçluların sorumlu oldukları 1.352.160,00 TL tutarındaki gayrinakdi alacağın takip talebindeki şartlarla depo edilmesine ve davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; araflar arasında akdedilmiş bir sözleşmenin varlığı ve sözleşmelerdeki imzaların müvekkillerinin imzalarıyla örtüşüp örtüşmediğinin tespitinin gerektiğini, talep edilen faiz ve oranlarının fahiş ve hatalı olduğunu, ödeme emrinde dayanak belgelerin eksiksiz şekilde gönderilmediğini, kredi sözleşmelerinde genel işlem koşulu şeklinde hükümler bulunduğu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Tur. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kaşe izi üzerinde atılı ve ... adına atılı imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında, uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu, inceleme konusu belgelerde ... adına atılı ve "4.000,00 TL" bedelli sözleşmenin 1 inci sayfasında sağ tarafta atılı basit tersimli imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında, uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olduğu tespit edildiği, adli tıp raporu ve diğer bilirkişi raporları hükme elverişli bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalı şirket yönünden 6.923.277,93 TL yönünden itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, davalı kefiller ... ve ... yönünden 6.922.024,47 TL'nin taleple bağlı kalarak itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, depo bedeli alacağı yönünden ise davalı şirket yönünden 2.670,00 TL'nin kabulüne, diğer davalılar yönünden talebin reddine, icra inkâr tazminatına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibinde yer alan depo talepleri yönünden dava tarihinden sonra meydana gelen iadelerin icra aşamasında dikkate alınacağını, dava tarihi itibariyle tespit edilen ödenmeyen tutar doğrultusunda tüm taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince mahsup yoluna gidilerek alacağın eksik hesaplandığını, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğunu, bu nedenle davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gibi kısmen ret kararı verilmesinin ve reddedilen tutarın gayrinakdi alacak (teminat mektubu ve çek sorumluluk bedeli depo hakkı) olduğu dikkate alınmadan davalılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilince takip talebiyle 7 kalemde toplamda 6.923.277,93 TL alacak talebinde bulunulduğu, bu alacak kalemlerinden olan kredi kartı alacağı yönünden sadece asıl borçlu şirketin sorumluluğuna gidildiği ve kefiller yönünden talepte bulunulmadığı, bu haliyle esasen kefiller yönünden talep edilen nakdi alacak miktarının 6.736.597,87 TL olduğu alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının talep ettiği miktarın esasen talep edebileceği miktarın altında olduğunun belirtilmesi karşısında takip talebinin nakdi alacaklar yönünden alacak miktarıyla uyumlu olduğu sonucuna varıldığı, her ne kadar takip talebinde kredi kartı alacağı yönünden davalı kefillerin sorumluluğuna gidilmediği belirtildiği ve bu doğrultuda kefillerin sorumluluğu nakdi alacaklar yönünden 6.736.597,87 TL ile sınırlı olması gerekli ise de, İlk Derece Mahkemesince davalı kefillerin sorumluluğunun 6.922.024.47 TL olarak belirlendiği, bu hususun davalı kefillerce istinaf edilmemesi üzerine davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu teminat mektuplarına ilişkin depo talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı kredi hesapların kat edilmesi nedeniyle takip talebinde depo talep etme hakkına sahip olduğu, bununla birlikte depo edilmesi istenen teminat mektuplarının yargılama sırasında iadesi ile birlikte teminat mektuplarına yönelik talebin konusu kalmadığı, bu durumda Mahkemece teminat mektuplarına yönelik depo talebi nedeniyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davacının dava açmaktaki haklığı gözetilerek bu doğrultuda yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin belirlenmesi gerektiği, çek yaprağı sorumluluk bedellerinin depo edilmesine talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı vekilince takip talebinde tüm borçlular yönünden çek yaprağı sorumluluk bedellerinin depo edilmesi talebinde bulunulmuş ise de davalı kefiller yönünden bu yönde bir talepte bulunmak için kredi sözleşmelerinde açıkça hükmün bulunması zorunlu olduğu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kredi sözleşmelerinde, çek yaprağı bedellerinin depo edilmesinden davalı kefilleri sorumlu tutmaya yarar bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davalı kefiller yönünden bu yöndeki davanın reddine karar vermesi gerektiği, ancak davacının, asıl borçlu şirket yönünden çek yaprağı sorumluluk bedellerinin depo edilmesini talep etme hakkı mevcut olduğu, bu nedenle iade edilmeyen 1 adet çek yaprağı nedeniyle ve 2.670,00 TL yönünden asıl borçlu şirket aleyhine depo talebinin kabulü gerektiği, ne var ki dava tarihinden sonra iade edilen çek yaprakları yönünden depo talebi konusuz kalmış olup davanın açılması sırasında davacının haklığı da gözetilerek buna göre hüküm tesisi gerektiği, öte yandan gayri nakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacının nakdi alacalar yönünden dava değerinin 7.108.704,53 TL olarak belirtildiği, bu itibarla reddedilen nakdi alacak miktarı ve davalı kefiller yönünden reddedilen depo talepleri yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği ancak davalılarca istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, davacı yararına aleyhe vekâlet ücretine ilişkin olarak usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kısmen kabulüne, takibin nakdi alacak yönünden toplam 6.923.277,93 TL üzerinden devamına (Davalı kefillerin nakdi alacaklar yönünden sorumluluk miktarı 6.922.024,47 TL ile sınırlı olmak kaydıyla), icra inkâr tazminatına, 1.000.000,00 TL, 100.000,00 TL, 150.000,00 TL teminat mektubunun depo edilmesi talebinin konusu kalmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, çek yaprağı sorumluluk bedellerine ilişkin depo talebinin davalı kefiller ... ve ... yönünden reddine, davacının 2.670,00 TL çek yaprağı sorumluluk bedeli depo talebinin davalı asıl borçlu ... Tur. ve Paz. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden kabulü ile bu miktarın depo edilmesine, iade edilen çek yaprakları yönünden (39.490,00 TL) konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili için asıl borçlu ve kefiller aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.