İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/186 E. 2023/1085 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/186
- Karar No
- 2023/1085
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/186 KARAR NO : 2023/1085 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/01/2023 KARAR TARİHİ : 07/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin bir yem ve tarım şirketi olup davalıya hayvan yemi sattığını, taraflar arasında çeşitli tarihlerde bir çok kez alım-satım gerçekleştiğini, taraflar arasında son olarak 10 adet soyalı yeni ezberbozan kuzu yemi, 875 Kg arpla flake yemi, 1.250 Kg yarmagül toz (kırılmış mısır-arpa) ve 50 adet meryem verim mak. süt satışı yapıldığını, karşılığında 24.507,50 TL tutarlı fatura tanzim edildiğini, son alım satım sırasında; belirtmiş olunan bu ürünlerin şoför ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca yüklenerek davalının ... Mah. ... / İstanbul'daki adresine teslim edildiğini, malların ... isimli kişi tarafından da teslim alındığını, davalının sipariş ettiği ürünleri teslim aldığını, ancak ücretlerini ödemekten imtina ettiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından Muratlı İcra Dairesi' nin... Esas nolu dosyası ile işlem tarihinde bakiye alacağı olan 14.507,00 TL'lik icra takibine geçildiğini, ancak davalı tarafın, haksız olarak borcun tamamına itiraz ettiğini, itiraz neticesinde de takip durduğunu, ancak davalı tarafın haksız olarak borcun tümüne itiraz ettiğini, borcun ferileri, icra takip giderleri, yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından edimini yerine getirmediğini, davacı tarafın Çatalca Arabuluculuk Bürosu'nun ... Büro Dosya no,...Arabuluculuk nolu dosyası ile arabuluculuk yoluna başvurduğunu, ancak davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını beyanla borçlu - davalının haksız ve mesnetsiz, takibi uzatmak için yaptığı itiraz yerinde olmadığından davanın kabulü ile borçlu davalının Muratlı İcra Dairesinin ... Esas nolu dosyasından başlatılan icra takibine ve borca yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, itiraz edilen takibin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilime yapılan yem satışı noktasında yapılan icra takibine husumet yönüyle itiraz ediyoruz ve işbu davanın müvekkilime teslim edilmemesi nedeniyle yem alacağına muhatap olamayacağını, müvekkilime teslim edilen bir emtia olmadığını, müvekkilime teslim edilmeyen, teslimatın yapıldığı iddia olunan şahısların müvekkilimin ne akrabası ve ne de çalışanı olmaması, bu yönüyle usuli itiraz ve beyanlarımızın kabulüne, noksan teslim edilen yemlerin bedelinin ödenmesi nedeniyle haksız ve kötü niyetli davacı davasının reddine ve kötü niyet tazminatına davacının mahkum edilmesine, itirazlarımızın esasını teşkil eden sahte irsaliye ve faturaların tespitinin yapılmasını mal ve hizmetin tesliminin ispatlanmasına müteakip davacı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Muratlı İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... Ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ... olduğu, 14.507,00TL üzerinden yetkili icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan Muratlı İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere yanıtında davalının potansiyel mükellef (Ticari faaliyeti olmayan ) olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 3. maddesinde "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." hükmü düzenlenmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise, TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir. TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Ticari satım akdi, TTK'nın 23. maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 15. maddesi uyarınca esnaf olma kriteri temel olarak ekonomik faaliyetin sermayeden fazla bedensel çalışmaya dayanması ve gelirin 11. maddede gösterilen kararnamedeki sınırı aşmaması olarak düzenlenmiştir. Bu durumda yasanın 15.maddesindeki kriter olarak geriye bedensel çalışmanın sermayenin önüne geçmesi hali önem taşımaktadır. Mevcut olayımızda gelen yazı cevabına göre davacının kazancının belirlenen sınırı aşmadığı bu sebeple tacir vasfında olmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; mevcut olayımızda mutlak ticari dava sayılan hallerin olmadığı, davacının davasına konu alacağının tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, Vergi Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabına istinaden davalının tacir vasfında olmadığı ve uyuşmazlığın da TTK'nın 4/2. maddesinin “a-f” bentlerindeki hususlara ilişkin olmadığı anlaşılmış olup, 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, 3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/12/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.