İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1203 E. 2024/252 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1203
- Karar No
- 2024/252
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1203 Esas KARAR NO : 2024/252 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/12/2023 KARAR TARİHİ : 29/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.03.2017 tarihinde müvekkil, ..... mezarlığı mevkiinde yaya olarak yürümekte iken dava dışı sigortalı .... sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araç ile kendisine çarpıldığını, trafik kazası meydana geldiğini, yaşanan olay sonrasında müvekkil, tedavi için acil olarak .... Hastanesi'ne götürüldüğünü ve ilk tedavisinin burada yapıldığını, müvekkilin maruz kaldığı haksız fiile istinaden Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla davalı ....'dan şikayetçi olduğunu, Büyükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. ...K. sayılı dosyasında yürütülen yargılama kapsamında alınan alınan adli tıp raporunda müvekkilin vücudunda kemik kırıkları meydana geldiğini ve kalıcı maluliyetinin doğduğunun tespit edildiğinin, dava dışı sigortalı ...'ın, müvekkili vücudunda kırıklar da meydana gelecek şekilde yaraladığı eylemi sabit hale geldiğini ve cezalandırılmasına karar verildiğini, meydana gelen kaza sonucunda müvekkilin çalışma gücünü büyük ölçüde kaybetmiş olduğunu, günümüzde dahi günlük işlerini yapmakta zorlandığını, ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığını, müvekkil, meydana gelen kaza sonucunda çalışma gücünü büyük ölçüde kaybetmesi nedeniyle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkının saklı kalmak kaydıyla HMK 107. maddesi uyarınca şimdilik 1,00-TL maddi tazminatın davalıdan mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava konusuna ilişkin araç, kaza tarihi itibariyle müvekkil şirketin ZMMS sigortası kapsamında olmadığını, müvekkili şirket .... plakalı aracın kasko imm sigortacısı olduğunu, tramer kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacının iddiasına konu aracın müvekkil şirket kapsamında Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi bulunmadığını, başvuru konusu kaza tarihinin ise 17.03.2017 olduğu göz önüne alındığında aracın bu tarihte müvekkil şirket kapsamında sigortalı olmadığını, davacının iddia ettiği .... plakalı aracın kazanın olduğu tarihte ve böylece 01.06.2016-01.06.2017 tarihleri arasında .... Sigorta’ya ait poliçesi bulunduğunu, somut olaya ilişkin olarak davanın neden maddi hukuk kaynaklı husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiği dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişki olduğunu, taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı (husumet) dava konusu sübjektif hakka ilişkin olduğu, dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen (nitelendirilen) kişiler, şeklen (biçimsel açıdan) o davanın tarafları olmakla, ancak mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerektiği, bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilmemesi ve dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilmesi gerektiği, davacının iddia ettiği .... plakalı aracın kazanın olduğu 17.03.2017 tarihinde ve böylece 01.06.2016-01.06.2017 tarihleri arasında .... Sigorta’ya ait poliçesi bulunmakla davanın pasif husumet itirazı nedeniyle davanın poliçe yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini sağlık kurul raporu ile sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmediğinden dava şartı eksikliği nedeniyle başvurunun usulden reddine, davaya sebebiyet verilmediğinden yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir. TTK Madde 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. (3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder. Somut olayda, davalı .... Sigorta AŞ, kazaya neden olan aracın ihtiyari mali mesuliyet(İMSS) sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle davalı sigortanın, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan dava dışı ZMSS şirketinin limitini aşan kısımdan (ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak) sorumlu olacağı açıktır. Davalının, ZMSS şirketi olmaması, aracın ticari nitelikte olmaması, davanın mutlak ve nisbi ticari dava niteliğinde olmaması dikkate alınarak Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, 4-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 29/02/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır