İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/226 E. 2024/739 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/226
- Karar No
- 2024/739
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/226 Esas KARAR NO : 2024/739 DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/03/2022 KARAR TARİHİ : 07/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ..... İletişim firması arasında gerçekleşen satış sözleşmesi neticesi olarak yapılan kargo taşıması sürecini izleyen 20 gün içinde bazı emtiaların teslim edilmediğini, dolayısıyla zıya karinesi gereği zayi olduğunun kabul edildiğini; müvekkiline gönderilen ...... fatura nolu kargonun üç kolisinin 04.05.2020 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, ancak bir kolisinin teslim edilmediğini, bunun üzerine müvekkilinin 07.05.2020 tarihinde teslimatı yapması gereken davalı şirketin ...... şubesine gittiğini, şube personeli ile birlikte depoya indiğini, deponun pis ve su giderinden kaynaklı olarak su basmasından dolayı depodaki tüm kargoları su içinde kaldığını gördüğünü, buna ilişkin fotoğrafların ve videoların sunulduğunu, davalı şirketin işbu kargoyu 12.05.2020 tarihinde ıslanmış, üstü tamamen açılmış ve poşet içerisinde kırık vaziyette teslim etmeye çalıştığını, ancak söz konusu emtianın ekran kartı olmasından dolayı müvekkilinin işbu koliyi teslim almadığını, müvekkilinin ortaya çıkan zararını giderilmesi gerektiğini, ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm haklarını saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, müvekkilinin uyuşmazlığa konu ürünlerinin halihazırdaki fiyatları ve tüm bu süre zarfında mahrum kaldığı kar ile muhtemel iş ve gelir kaybı dikkate alınarak bilirkişi marifetiyle tespitinin yapılarak şimdilik 1.200,00 TL tazminatın zarar tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte dava konusu kargonun içeriğinin bilinmediğini, davacının 1.200,00 TL zararının kabul edilmez olduğunu; davacının delil olarak sunduğu faturanın da kabul edilemeyeceğini, zira fatura tarihi ile gönderi tarihi arasında fark olduğunu, fatura tutarı ile müvekkili şirketten talep edilen tutarında farklı olduğunu, emtianın sıfır, çalışır ve kullanılabilir olduğunun da ispat edilemediğini, Davacının tam tazminat talebinde bulunabilmesi için müvekkilinin kast veya pervasızca davranış kusuru ile zarara neden olduğunun da ispat edilmesi gerektiğini, Kargonun taşımaya uygun şekilde ambalaj ve paketlemesinin gönderene ait olduğunu, müvekkili şirketin bu konuda bir sorumluluğunun bulunmadığını, ambalaj yetersizliğinden doğacak zararların davacıya ait olduğunu, dava konusu kargonun davacıya itirazı kayıt olmaksızın teslim edildiğini, en geç teslim anına kadar itirazı kaydını ileri sürmesi gerektiğini (TTK m.889/1), kargo teslim anında kargonu eksik olduğunun beyan edilmediğini veya tesellüm belgesine şerh düşülmediğini, Müvekkili şirketin sorumluluğunun TTK m.882 gereğince sınırlı olduğunu, ileri sürerek davanın usul yönünden reddine, mümkün olmadığı takdirde esas yönünden reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. 05/12/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1)Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarının; davacı tarafından satın alınan 4 koli bilgisayar ekipmanı emtiasından 3 kolisinin sorunsuz teslim edilmesine rağmen bir kolisinin taşıma sürecinde hasar görmesi nedeniyle teslim edilip edilmediği, edilmediyse davalı kargo şirketinin sorumluluğunun sınırlı olup olmadığı ile faiz ve miktarı hususlarında toplandığının anlaşıldığı; 2) Davacı ve davalı şirketin birlikte imza altına aldıkları belgeye göre davalı şirket tarafından kargo taşıması yapılan 4 adet koliden bir adedinin 29.05.2020 tarihine kadar davacıya teslim edilmediğinin sabit olduğu ve bu tarihten sonra da davalı şirket tarafından davacıya teslim edildiği ve Onun tarafından itirazı kayıt ileri sürülmeksizin kabul edildiğinin ispat edilemediği ve bu nedenle hasarın taşıma sürecinde meydana geldiğinin değerlendirildiği, 3) Davacı şirketin deposunun su bastığına ilişkin görüntü ve fotoğraflara göre bazı kargoların doğrudan zemin üzerine gelişigüzel şekilde konulduğu, su basmasına karşı en basit tedbir olarak raflama veya palet gibi ahşap yükseltilerin kullanılmadığı, oysa bu şekilde yükseltilerin üzerine konulan emtiaların zarar görmediği bu durumda pervasızca davranış kusuru iler zarara sebebiyet verildiğinin değerlendirildiği; her ne kadar görüntü ve fotoğraflardan su baskını tarihinin anlaşılamamış olmasından dolayı ispatın yetersiz olduğu bir an için düşülebilirse de bu durumda da 29.05.2020 tarihli tutanaktan sonra emtianın teslim edildiğinin davalı kargo şirketi tarafından ispat edilmediği ve kargo sürecinde kaybolan emtiadan dolayı Yargıtayın yerleşmiş uygulamasına göre davalının sorumluluğunun sınırsız olacağının değerlendirildiği, 4) Davacının dört koliden üçünün sorunsuz şekilde teslim edildiğini ifade etmesi, davaya sunduğu faturalardan başka teslim edilen kolilere ilişkin satış faturası sunamaması ve fatura tarihleri dikkate alındığında önceki faturaların kargolama tarihi olan 04.05.2020 tarihinden en az 8 gün önceki tarihleri taşıması karşısında teslim edilmeyen son kolinin 04.05.2020 tarihli fatura konusu emtia olabileceği ve zararın da (KDV miktarı dahil) 3.894 TL olabileceği; buna karşın davacının 1.200,00 TL talep etmesine göre taleple bağlılık ilkesinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu; 5) Tarafların tacir olmasına ve işin ticari işletmeleriyle ilgili olmasına (TTK m.3 ve 19) göre davacının ticari temerrüt faizi talebinin yerinde olduğu; ancak zarar tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebine ilişkin ise daha önce davalı şirketi temerrüde düşürdüğüne ilişkin (TTK m.18/3) dosyada bir veri olmamasından dolayı dava tarihinden (08.03.2022) itibaren davacının alacağı üzerinden avans faizi yürütülmesinin yerinde olacağının değerlendirildiği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. 16/03/2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda; 1) Taraf vekillerinin kök rapora karşı yöneltmiş oldukları itirazların incelenmesinde aşağıda yer alan biri dışında Kök Rapordaki görüş ve kanaatlerde bir değişiklik yapılmasının gerekli olmadığı gibi yerinde olmayacağının değerlendirildiği; 2) Davacı vekilinin faizin arabuluculuk son tutanak tarihinde itibaren hesaplanması gerektiği yönündeki itirazı üzerine arabuluculuk son tutanak tarihi olan 01.03.2022 ve dava tarihi olan 08.03.2022 tarihi arasında 3.894,00 TL tazminata 7 gün için yıllık %15,75 avans faiz oranu üzerinden hesaplama yapıldığında (3.894x7x15,75)/36500=11,76 TL dava tarihine kadar davacının işlemiş faiz alacağı olduğunun değerlendirildiği; Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebine ilişkindir. Davaca tarafça, davalı kargo firmasının kendisine teslim etmesi gereken 4 adet koliden 3 ünü teslim ettiğini ancak birisini etmediğini belirterek söz konusu teslim edilmeyen kolide bulunan ürünlerin bedeli ile mahrum kaldığı kar kaybını talep etmiştir. Davalı tarafça ise dava konusu kolilerin hasarsız teslim edildiği belirtilmiş, aksi durum olsa dahi paketlemeden sorumluluklarının bulunmadığını, kendilerinin bu yönde kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya davalı kargo firmasının taşıması sonrasında teslim etmesi gereken 4 koliden üçünü teslim etmesine karşın 3.sünü teslim edip etmediği, etmediyse bu kolinin taşıma sırasında davalı kargonun sorumluluğu kapsamında zarar/ziyaya sebep olup olmadığı, davalının sorumluluğunun ne olduğuna ilişkindir. Bu noktada dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan değerlendirmede, davalıya dava konusu kolinin hasarsız olarak gereği gibi teslim edildiğini ispat yükü davalıda olup, davalı tarafça bu konuda dosyaya bir bilgi belge ibraz edilememiş ve dosyadaki 29/05/202 tarihli davalı firmanın da kaşe ve imzasının bulunduğu belgede 04/05/2020 tarihinde kargo/taşıma sürecine giren emtianın 29/05/2020 tarihinde hala teslim edilmediği anlaşılmıştır. Davalının ispat yükünü yerine getirememesi hasebiyle davacının kolideki emtialarının davalının taşıması sırasında/taşıma sürecinde hasara uğradığı anlaşılmıştır, zira dosyaya sunulan 29/05/2020 tarihli belge ile uyumlu bir takım görüntülerden de davalıya ait teslimat şubesinde su basması ile bazı emtiaların zarar gördüğünün anlaşıldığı, bu görüntülerde tedbiren alınması gereken herhangi bir önlemin alınmadığının anlaşıldığı ve davalının pervasızca davranışı ile zarara sebebiyet vererek sınırsız sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının ise zararını ispat etmesi gerektiğinden bu çerçevede yapılan değerlendirmed,e dosyaya sunabildiği hususların bir takım(7 adet) faturalardan ibaret olduğu, faturaların tamamının teslim edilmeyen kolide bulunan emtialar olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, zira teslim edilebilen 3 koli bulunduğu gibi fatura tarihleri de dikkate alındığında 04/05/2020 tarihinde kargolandığı anlaşılan ürünlerin kargoya verilme tarihinden neredeyse bir ay kadar önce fatura edilen ürünleri kapsadığının kabulünün hayatın olağan akışana ve ticari hayat uygulamalarına göre mümkün olmadığı değerlendirilmiş olup, bu konuda davacı tarafın kesin ve net bir şekilde zararını ispatlaması yükümlülüğü bulunduğundan ancak 04/05/2020 tarihli faturaya konu emtiaların hasara konu olan emtialar olarak değerlendirileceği anlaşıldığından bilirkişi tarafından bedelleri belirlenen 3.894 TL bedelli emtialar kapsamında davalının sorumluluğunun bulunduğu ve bu zararı karşılaması gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça diğer zarar alacak kalemi olarak talep ettiği kar kaybına ilişkin dosyaya bir bilgi belge sunulmadığı ve ıslah dilekçesine de konu edilmediği anlaşıldığından bu yönde değerlendirme yapılamamış ve bu husus ispat edilememiştir. Davacı tarafça zarar tarihinden itibaren avans faizi uygulanması talep edilmişse de, davalının haksız fiil hükümlerine göre sorumluluğunun tatbik edilmediği, davacının davalıyı temerrüde düşürmesi ile avans faizi isteyebileceği ve dava tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği değerlendirilmekle dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin uygulanması yönünde karar verilmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; - 3.894,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, faiz başlangıcının olay tarihinden / zarar tarihinden itibaren verilmesine ilişkin talebin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 80,70-TL peşin harç ve 47,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 127,70-TL harcın indirilmesi ile eksik kalan bakiye 299,90-TL eksik karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.894,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından Mahkememiz dosyasına yatırılan 80,70-TL peşin harç, 47,00-TL ıslah harcı ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 208,40-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.127,00-TL yargılama giderinin (bilirkişi, tebligat, müzekkere) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücretinin davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2024 Katip ...... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır