İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/116 E. 2023/1049 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/116
- Karar No
- 2023/1049
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/116 Esas KARAR NO : 2023/1049
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/02/2023 KARAR TARİHİ : 21/11/2023 K.YAZIM TARİHİ :19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin muhtelif ticari emtia satın ve teslim aldığını, ancak aldığı malların bedelini ödemesi gereken tarihte bir türlü ödemediğini, alacağının tahsili için Bakırköy ....... İcra Dairesi ....... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilip, borçlunun borcun tamamına itiraz ettiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu davalı şirketin, müvekkil 2.931,67-TL tutarında bakiye borç miktarı bulunduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...... Teks. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ....... Giyim İnş. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişkiden kaynaklı, şirket alacağı doğduğunu, Müvekkili ....... Giyim İnş Teks. San. Tic. Ltd. Şti. 11.000-TL tutarında alacağı bulunmasına rağmen iyi niyet gösterdiğini, ancak karşılığında Bakırköy ........ İcra Dairesinde 2.931,67-TL tutarında borç bakiyesi bulunduğunu iddia olunarak icra takibinde bulunulduğunu, davacının iddiaları üzerine başlatılan icra takibin tamamen haksız ve kazanç elde etmek amaçlı Olduğunu, davacı ....... Teks. San. Tic. Ltd. Şti. Yargıtay kararına dayanarak yargılama sonucunda inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunmuş olsa dahi, inkar tazminatının hasıl olabilmesi için likit bir alacağın var olması gerektiğini, likit alacaktan söz edebilmek için alacağın gerçek miktarının sabit ve belli olması, borçlu tarafından belirlenebilir ve bütün unsurların bilinmesi gerektiğini, söz konusu ticari şirket alacakları halinde oldukça hassas davranırken, borçları konusunda yüksek miktarları dahi hatırlamadığını, borçları konusunda borçlusuna tam bir açıklama yapmadığını, bu sebeple müvekkilinin borcu olduğu iddia edilen rakamları belirleyebilmek için bütün unsurları bilmediğini bu nedenlerle davanın reddi ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Dosyamız arasına celp edilen Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ....... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 2.931,67 TL asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 18/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 18/07/2022 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Dosyaya sunulan 11/09/2023 tarihli bilirkişi ....... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (04.07.2022) itibariyle davacının davalıdan 2.931,67- TL alacaklı olduğu, Davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (04.07.2022) itibariyle davalının davacıdan 11.432,33- TL alacaklı olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın, davalı yanın davacı yanı muhatap tutarak düzenlemiş olduğu 24.05.2021 tarihli ...... no.lu 14.364,00- TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, davalı yanın mezkur faturayı düzenleyip düzenleyemeyeceği hususunda değerlendirme yapılamadığı, mahkemenin davalı yanın ihtilaf konusu 24.05.2021 tarihli ....... no.lu “....... ” açıklamalı 14.364,00 TL tutarlı faturayı düzenleyebileceği yönünde kanaate varması halinde davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan alacağının bulunmadığı, aksi yönde kanaate varması halinde ise davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 2.931,67 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup bilirkişi tarafından her iki tarafın da ticari defter ve kayıtları incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; tarafların ticari defter ve kayıtlarının sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu; davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının davalıdan 2.931,67 TL alacağının bulunduğu; davalı ticari defterlerine göre ise davalının davacıdan 11.432,33 TL alacaklı olduğu; taraflar arasındaki ihtilafın davalı tarafından davacı adına düzenlenen 24/05/2021 tarih ve 14.364,00 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı; söz konusu faturanın davacı defterlerine kaydedilmediğinin görüldüğü tespit edilmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesinde ayıp iddiasında bulunulmaması ve söz konusu faturanın davacı defterlerine kaydedilmemesi nedenleri ile 24/05/2021 tarih ve 14.364,00 TL tutarlı faturaya mahkememizce itibar edilmemiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu ve davacı tarafından davalı adına düzenlenen tüm faturaların davalı defterlerine kaydedilmiş olması karşısında açılan davanın 2.931,67 TL üzerinden kabulüne; alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ....... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 2.931,67 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 586,33 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 179,90 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf olunan (2.000,00 TL bilirkişi ücreti + 65,75 TL posta ücreti tebligat, müzekkere masrafından ibaret) 2.065,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 25,60 TL vekalet harcı, 179,90 TL başvurma harcı ve 179,90 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 7-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.931,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2023 Katip ...... e-imzalı
Hakim ...... e-imzalı