İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/559 E. 2025/735 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/559
Karar No
2025/735
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/559 Esas KARAR NO : 2025/735 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2025 KARAR TARİHİ : 23/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 02.07.2019 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme ile İstanbu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Parsel'de yer alan B Blok, Zemin Kat, 32, 33, 34, 36 ve 38 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın satışı konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin işbu taşınmazların satış bedeli olarak 200.000,00 USD ödeme yapmayı, davalı şirket ise Aralık 2019'da taşınmazların fiilen teslimini kabul ettiğini, daha sonra taraflar arasında 24.09.2021 tarihinde yapılan ek protokolle işbu satış vaadi sözleşmesinin diğer tüm hükümleri aynen geçerli olmak kaydıyla ek protokolün D-1. maddesinde fiilen teslim tarihi 31.12.2021 olarak değiştirildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği yapması gereken tüm ödemeleri yaptığını, taşınmazların tapu devirleri müvekkiline 26.11.2021 tarihinde yapıldığını ancak fiili teslimler yapılmadığını, davalı şirket tarafından Bakırköy .... Noterliğinin 10.04.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde müvekkilinin teslim davetine icabet etmediği, bu nedenle taşınmazların teslim edilmiş sayıldığı bildirilmişse de izah edildiği üzere davalı şirketin eksiksiz teslim etme borcu nedeniyle taşınmazların teslim edilmiş sayılmasının mümkün olmadığını, fiilen teslim tarihi 31.12.2021 olarak kararlaştırılan, ancak teslimin tam ve eksiksiz yapılması yükümlülüğüne uygun davranmayan, devamında müvekkilinin TBK 179. Maddeden kaynaklanan haklarını kullanmasını engellemek amacıyla tüm taleplerinden vazgeçtiğine dair teslim formu imzalatmak isteyen, müvekkili tarafından formun imzalanmaması üzerine teslim edilmeyen, neticede yapılan görüşmelerden sonra ihtirazi kayıt koyarak taşınmazları teslim alabileceğini bildiren davalı şirketin, kararlaştıran fiilen teslim tarihi olan 31.12.2021 tarihinden taşınmazları tam ve eksiksiz, ihtirazi kaydı kabul ederek teslim ettiği 16.01.2025 tarihine kadar aylık taşınmazların satış bedelinin 1/400'ü oranında cezai şart ödemesi gerektiğinin açık olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili ve davalı şirket arasında akdedilen 02.07.2019 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi gereği 6100 sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca belirlendiğinde artırılmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL cezai şart bedelinin ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, tüm yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle görev ve yetkisizlik sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak ceza şartı bedelinin talep edilebilmesi için belirli koşulların sağlanması gerekmekte olup bunlardan birinin de kusurluluk olduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığı için cezai şart bedelinin talebi mümkün olmadığını, bununla birlikte geç ifa nedeniyle cezai şart talebinde bulunulabilmesi için müvekkilinin temerrüde düşmüş olması gerektiğini ancak müvekkilinin temerrüde düşmediğini, sözleşme hükümleri, Çevre ve Şehircilik bakanlığı tarafından çalışılmayan günler ve mücbir sebepler gözönüne alındığında Müvekkilinin geç ifasından söz etmenin mümkün olmadığını beyan ederek davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, taraflar arasında imzalanan 02.07.2019 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi gereği taşınmazların süresinde teslim edilmemesi nedeniyle cezai şart bedeli talebine ilişkindir. -Davacı tarafın yabancı gerçek kişi olması ve dosyada mevcut müzekkere cevapları nedeniyle öncelikle dava şartları yönünden görev hususunun irdelenmesi gerekmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre görev hususunun belirlenmesinde bu konuda ayrı bir düzenleme bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulması gerekmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 154 vd. maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. -Bu kapsamda her ne kadar sözleşmeye konu bağımsız bölüm ticari nitelikli olsa da, davacının yabancı uyruklu gerçek kişi olduğu tacir olmadığı dikkate alındığında davanın nispi ticari dava olmadığı ayrıca TTK 4.maddesindeki mutlak ticari davalarından olmadığı anlaşılmıştır. Salt davaya konu taşınmazın ticari nitelikte olması ve yatırım amacıyla alınmış olması , iş bu davayı ticari dava haline getirmeyeceğinden ve taşınmazların birden fazla olması nedeniyle davacının da tüketici sıfatından söz edilemeyeceğinden, ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan söz edilemeyecektir. ( Benzer nitelikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi'nin 2024/818 Esas 2024/1016 Karar sayılı ilamı ) -Buna göre dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde olmadığından, uyuşmazlık Mahkememizin görev alanına girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevli olduğundan, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine, 2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına, 5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.23/07/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/559, K. 2025/735, T. 23.07.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-559-e-2025-735-k-2c5e0fa4ccb6