İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/317 E. 2025/313 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/317
- Karar No
- 2025/313
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/317 Esas KARAR NO : 2025/313 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 02/04/2025 KARAR TARİHİ : 03/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davacının İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyası ile borçlulardan alacaklı olduğunu borçlunun banka hesaplarından haczedilen 300.000 TL için Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı dosyasında 20.03.2025 tarihinde sıra cetveli yapıldığını iş bu sıra cetvelinde davalı ..... şirketi 2. Sırada alacaklı gösterilmiş olduğunu davacının 3. Sırada alacaklı olarak görünmekte olduğunu Oysa ki davalının alacağı muvazaalı olarak oluşturuduğunu Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalı alacağının muvazaalı olduğuna ilişkin itirazlarımızın incelenmesi, bu itirazların reddi halinde davalının alacaklı olduğu icra takibinde gönderilen ödeme emri tebliğinin usulsüz olması sebebiyle müvekkilimin alacağı öncelikli olmasına rağmen davalının 2. Sıraya alınmış olmasından dolayı Davalının alacağı muvazaalı olduğunu davacının alacağının tahsilini önlemek amacıyla oluşturulduğunu, davalı alacaklının alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Her zaman düzenlenmesi mümkün olan çek ve bono, alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli olmadığını, senetler ve çeklerin ancak tarafları ve onların cüz’i ve külli halefleri yönünden delil niteliğinde olup, temel ilişkinin ve kambiyo ilişkisinin dışında kalan davacı üçüncü kişi bakımından bu nitelikte bir ispat vasıtası olarak kabul edilemeyeceğini, alacağın miktarına göre diğer tarafın açık muvafakati bulunmadığı sürece tanık dinlenemeyeceğini ve tanık beyanına dayalı olarak hüküm kurulamayacağını, davalı alacaklının savunma ve delilleri çerçevesinde alacağın gerçek olup olmadığının tartışılması, davalı ile borçlu arasındaki hukuki ilişkinin ve davalının alacağının doğum tarihinin değerlendirilmesinin, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini beyan ederek davalının sıra cetvelindeki alacağının muvazaalı olması nedeniyle alacağının varlığına itirazlarımızın kabulü ile davalının sıra cetvelinden çıkarılarak davalıya isabet eden payın müvekkilime alacağı nispetinde ödenmesi , başkaca dava haklarımız saklı olmak üzere dosyada bulunan paranın davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi gereğince her iki tarafın ticaret işletmeleriyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile bu maddede sayılan hususlardan doğan davaların ticari dava olduğu, aynı yasanın 5. maddesi gereğincede bu şekildeki ticari davaların ticaret mahkemesinde görüleceği hüküm altına alınmıştır. İcra İflas Kanununun 142/1 maddesi gereğince cetvel suretinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava açmak suretiyle cetvel içeriğine itiraz edebilir. Bu hükümde yer alan alakadarlar, sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan ve dava sonucunda etkilenecek olan alacaklıları ifade etmektedir. Bu maddenin mahal mahkemesinin hangi mahkeme olduğu hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. İİK'nun 235/1 maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3 maddesindeki gibi iflas davaları için ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yolunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde ;davacının İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyası ile borçlulardan alacaklı olduğunu , borçlunun banka hesaplarından haczedilen 300.000 TL için Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı dosyasında 20.03.2025 tarihinde sıra cetveli yapıldığını, iş bu sıra cetvelinde davalı Açıkçelik Şirketinin 2. Sırada alacaklı gösterilmiş olduğunu, davacının 3. sırada alacaklı olarak görünmekte olduğunu, davalının alacağının muvazaalı olarak oluşturulduğu iddiası ile davalının sıra cetvelinden çıkartılmasını talep etmiştir. Davacı ile davalı arasında doğrudan ticari bir ilişki bulunmamakta olup taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı hallerde genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin İcra İflas Kanununun 142/1 maddesi'nde belirtilen mahal mahkeme olduğunun kabulü gerekir. Zira TTK'nun 4. Maddesinde belirtildiği gibi taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmamaktadır, yine TTK'nun 4. Maddesinde düzenlenen hususlardan doğan bir dava da söz konusu değildir. Yukarıda belirtilen nedenlerle, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkin iş bu davada, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığından, görevli mahkemenin İcra İflas Kanunun 142/1 maddesi uyarınca Asliye Hukuk mahkemesi olduğu, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, resen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın görev nedeni ile usulden reddine, dosyanın talep halinde görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi 03/04/2025 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ...... e-imzalıdır