İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/176 E. 2025/562 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/176
Karar No
2025/562
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/176 Esas KARAR NO : 2025/562 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/02/2025 KARAR TARİHİ : 19/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası ile Örn. 10 Kambiyo yolu ile icra takibine konu ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrinde 1.000.000,00 TL ana para ve 44.116,44 TL işlemiş Reeskont Avans faizi talep edildiğini, 15/08/2023 vade tarihli senedin takip konusu olarak gösterildiğini, senet lehtarının davalı ... olduğunu, diğer davalının bonoyu ciro ile iktisap etmiş göründüğünü, borçlandırıcı işlemler ve özellikle borç sözleşmeleriyle yapılan kazandırma işlemlerinin kural olarak sebebe bağlı olduğunu, borçlandırıcı işlemler ve özellikle borç sözleşmelerinin Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu’na göre sebebe bağlı işlemler olduğunu, bu itibarla borçlandırıcı işlemlerin geçerliliğinin hukuki sebebi oluşturan temel işlemin geçerliliğine bağlı olduğunu, kambiyo senedinin temel bir ilişkiye dayanılarak verilebileceğini, bu nedenle her kambiyo taahhüdünün altında temel bir borç ilişkisi bulunduğunu, takibe konu senet üzerinde malen kabz edildiği yazılı olduğunu, lehtarın ... müvekkiline her hangi bir mal ve hizmet vermediğini, borç sebebinin malen, bir mal karşılığı olarak gösterildiği hallerde, bononun hamili (...), lehtarın (....) halefi olduğunu, lehtara karşı ileri sürülebilen tüm defi ve taleplerin, lehtar ile birlikte muhatabı olduğunu, bunun yanında diğer davalı ciranta ...'de davalılardan lehtar ...'in, takibe konu bono karşılığı ifa etmediği ediminden sorumlu olduğunu, bu edimin ifa edilmemiş olmasına rağmen bonoya dayanarak müvekkilinden para talep edemeyeceğini, aksi ısrarlı talep ve icra takibinin, hukuka aykırı olacağını ve huzurda açılmış davaya muhatap kalacağını, lehtar .... ile müvekkili arasında işbu bonoya bağlı bir mal edimi ifası olmadığını, asıl borç ilişkisi yönünden bu bono karşılığı mal verildiği hususunun davalılarca ispata muhtaç olduğunu, davalının borç ilişkisini açıklamasını ve müvekkiline senet konusu borca ilişkin malları teslim ettiğini ispat etmesini talep ettiklerini, zira sırf müvekkilini zarara uğratmak için vermedikleri o bedeldeki mallar için hakları olmayan bir senedi takibe koyduklarını, haksız yere borçlu olmadığı halde, davalıların başlattığı icra takibi neticesinde, haciz tazyiki altında olan müvekkilinin bu baskıdan kurtarılması gerektiğini, bu nedenle müvekkili aleyhine başlatılan Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı takibin dava sonuna kadar durdurulmasını talep ettiklerini, müvekkilinin banka ve mal varlığının hacizli olduğunu ve satış tazyiki altında olduğunu, bu nedenle tüm mal varlığı ile birlikte ticari itibarını yitirmek üzere olduğunu, müvekkilinin ileride iptal olması muhtemel haksız takip nedeni ile zarara uğramasını engellemek için dava süresince takibin durdurulmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın kabulü ile davacının Büyükçekmece İcra Dairesi - ... Esas sayılı icra dosyasından borçlu olmadığının tespitine, davacıyı menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olarak yenilenmesi nedeniyle davalıların takip tutarının %20 'sinden aşağı olmamak üzere, haksız takip başlatmaları nedeni ile tazminata mahkum edilmesine ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Alacaklı müvekkili ...'in 1.000.000,00 TL bedelli 15.08.2023 vade tarihli, 31.07.2023 düzenleme tarihli senedin alacaklısı konumunda olduğunu, vade tarihinde söz konusu senedin ödenmemesi üzerine borçlu davacı aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, somut olayda davacının dava konusu senedin keşidecisi niteliğinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin kambiyo senediyle kuvvetlendirilmiş alacağının ödenmemesi halinde icra takibi başlatarak tahsil etme hakkına sahip olduğu hususunun izahtan vareste olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, nitekim müvekkilinin senedin temelindeki ilişkiyi ispata mecbur olmadığını, bilindiği üzere mücerret kıymetli evrak, doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, dolayısıyla davacı yanın, müvekkilinin alacaklının kötüniyetli olduğunu ispat etmediği takdirde, işbu itirazlarını müvekkiline yöneltmesinin mümkün olmadığını, senet lehtarı ... ile müvekkili arasında yıllardan beri devam eden ticari ilişki söz konusu olup, müvekkilinin davacının zararına hareket etmediğinin sabit olduğunu, davacının iddiaları arasında senedin elinden zorla çıktığına dair bir iddia da söz konusu olmadığını, müvekkilinin senet keşidecisi ve lehtarı arasındaki ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığı gibi bilmesinin de beklenemeyeceğini, işbu sebeplerle davacının tüm iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu davanın, icra takibine konu borcu ödemeyi geciktirmek amaçlı taraflarına ikame edildiğini ve kötü niyetli olduğunu, dolayısıyla kötü niyet tazminatı koşullarının oluştuğunu, bu nedenlerle borçlunun keşideci tarafından kötü niyetle borçtan kurtulmak maksadıyla konu icra takibine istinaden menfi tespit davası açıldığını, haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz iş bu davanın ve tedbir talebinin reddine, takibin devamına davacı taraf aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına konu bono nedeni ile nedeni ile davacının davalılara borçlu olup olmadığı hususlarında olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamından ve tarafların iddia ve beyanlarından, davacı taraf her ne kadar davalı tarafın tarafına teslim ettiği herhangi bir mal olmadığını dava konusu bono nedeni ile borçlu olmadığını beyan etmişse de kambiyo senedi vasfında olduğu ve ihdas nedeni olarak “malen” kaydını içerdiği uyuşmazlık konusu değildir. “Bedeli malen ahzolunmuştur” ibaresi bulunan bir bonoda malın teslim alındığı, borçlu tarafından ikrar edilmiş kabul edilir. Alacaklının malı teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğü yoktur. Yazılı ikrarın aksini diğer bir deyişle malın teslim edilmediğini borçlu kanıtlamak yükümlülüğündedir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2015 tarih, 2013/19-1622 E. ve 2015/1238 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Senetteki malen kayıdı taraflar arasındaki hukuki ilişkiden dolayı malın davacıya teslim edildiğine karine teşkil etmekte olup aksinin ise kesin deliller ile davacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Usul hukukumuzda senetle ispat zorunluluğu (HMK m.200), yine senede karşı da senetle ispat zorunluluğu (HMK m. 201) ilkesi kabul edilmiştir.'' Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, m.201'deki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir'' hükmü dikkate alındığında davacının iddialarını kesin deliller ile ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş aşağıdaki aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 17.077,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 16.462,10-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Davalılar yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 152.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 5-Davacı tarafça yatırılan teminatın karar kesinleştikten 1 ay sonra tazminat davası açılmadığı ve talep edildiği takdirde HMK.392(2) gereğince teminatın davacıya iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/06/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/176, K. 2025/562, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-176-e-2025-562-k-c6c8d471e9c4