İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/643 E. 2024/720 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/643
Karar No
2024/720
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/643 Esas KARAR NO : 2024/720 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - ... DAVALI : ... - ... DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2013 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 YAZIM TARİHİ : 24/01/2025 DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ile ... arasında, " ..." kapsamında bütün inşaat, tesisat, mekanik, elektrik ve seslendirme işlerinin anahtar teslimi konusunda sözleşme yapılmış olduğunu; bu sözleşmenin, müvekkili şirkete devir ve teslim edilmesine ilişkin taraflar arasında 28/04/2011 tarihli sözleşme imzalandığını; ancak, davalı ile dava dışı idare arasındaki sözleşmenin 15.1 maddesinde “…bu işte alt yüklenici çalıştırılmayacak ve işlerin tamamı yüklenicinin kendisi tarafından yapılacaktır…” hükmü karşısında adı geçen sözleşmenin devrinin gerçekleştirilmediğini; müvekkilinin, sözleşmenin devredileceği inancıyla inşaat yerine konteynır getirdiğini; ... açtığını ve ekipmanların getirilmesi için 20.000,00 TL masraf yaptığını; taraflar arasında yapılan sözleşmenin, yasal engel nedeniyle hiçbir zaman hayata geçmediğini; yapılan işlerin tamamının, davalı adına yapıldığını ve müvekkili şirketin, yalnızca malzeme verdiğini; alacaklarının, faturalı ve faturasız malzeme ile sözleşmenin devredileceği inancıyla yapılan giderlerden oluştuğunu; davalıya fatura karşılığı 2.070.669,76 TL mal verildiğini ve 1.892.600,00 TL tahsil edildiğini, bu kapsamda, Ödenmeyen fatura bakiyesinin 178.069,00 TL, Kullanılmış ama fatura edilmemiş malzemenin 82.826,97 TL, İçme suyunda test edilmiş kullanılmış malzemenin 30.000,00 TL, 15/1 madde gereği yapılan masraf 20.000,00 TL, Olmak üzere, toplam 310.895,00 TL alacak bulunduğunu; davalınin, 200.000,00 TL tutarlı teminat senedi aldığını; bu nedenle, şimdilik 50.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticarî faiziyle davalıdan tahsili ile teminat olarak alınan 200.000,00 TL’lik senedin iptaline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, yanıt dilekçesinde kısaca; taraflar arasında işveren-yüklenici ilişkisi bulunduğunu; davacının, işi yarım bıraktığını ve eksik işlerin müvekkili tarafından yapıldığını; asıl işverenle müvekkilinin yaptığı sözleşmede, işin taşerona devri yasak olduğundan Kurum tarafından ödenen istihkakların, müvekkili hesabına yatırıldığını ve davacının istihkak miktarı kadar fatura kestiğini ve müvekkilinin ise bu miktarda davacı hesabına yatırdığını; davacının, ... açmadığından davacı çalışanlarının davalı tarafından sigortalı gösterildiğini ve bedellerinin müvekkili tarafından yatırıldığını ve ... primlerinin davacı tarafa borç kaydedildiğini; " ..." ilişkin taraflar arasında sözlü sözleşme bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. GEREKÇE: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine, ilişkindir. Davaya konu olayda, davalı ile ... arasında, 21/04/2011 tarihli " ..."ne ait anahtar teslimi götürü bedel sözleşmesi yapılmış olduğu; davacı ile davalı arasında ise, ana sözleşmenin "devir ve tevdi edilmesi"ne ilişkin, 28/04/2011 tarihli, "Bütün İşlerin Anahtar Teslimi Yapımı İşi" sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşmenin 12.maddesi uyarınca, 200.000,00 TL tutarlı teminat senedi alındığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İhtilâf, 28/04/2011 tarihli sözleşmenin geçerli ve yürürlüğe girip girmediği; davacının, fatura edilmiş veya edilmemiş malzeme ile sözleşme uyarınca yapmış olduğu masraflardan kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı, noktalarında toplanmaktadır. Taraf vekillerinin iradeleri tutanağa yansıtılmış; tüm belgeler getirtilmiş, deliller toplanmış; bilirkişi kök ve ek raporu alınmıştır. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi; iş sahibinin de bir bedel ödemeyi üstlendiği, iki taraflı işgörme sözleşmesidir. Davacı "... Ltd. Şti." ile Davalı "... Ltd. Şti." arasında imzalanan 28/04/2011 tarihli " ..." ne ilişkin bütün işlerin anahtar teslimi yapımı sözleşmesinin 2.maddesinin birinci paragrafında sözleşmenin konusu " ... ihale ettiği ve ... Ltd. Şti.'nin bu ihale yapımını ... İnşaatı işleri kapsamında yapılacak bütün inşaat, tesisat, mekanik, elektrik ve seslendirme işlerinin anahtar teslimi ihale şartnamesi, bu şartnameye göre hazırlanmış sözleşme ve eklerinde istenilen şekilde ve sürede yapımının yükleniciye devir ve tevdi edilmesidir" şekilinde saptanmıştır. Davacı ile davalı şirket arasında bu şekilde imzalanan ve davalı ile idare arasındaki sözleşme ve eklerinde istenilen şekilde ve sürede işin davacı yükleniciye devir ve tevdi kararlaştırılmasına ilişkin sözleşmenin 2.maddesinin ikinci paragrafında ise; “Yüklenici taraf idare tarafından hazırlanmış ve ilân edilmiş olan ihale şartnamesi ve buna göre yapılmış olan sözleşme ve eklerini, proje ve çizimleri, iş ile ilgili doküman ve belgeleri incelemiş, işlerin yapılacağı yerleri ve çevresini, ulaşım, yerleşim ve fiziksel şartları ve iklim koşullarını tetkik etmiş ve her türlü risk, ihtimal ve şartları göz önünde bulundurarak hareket etmiştir” hükmü bulunduğu görülmüştür. Dolayısıyla gerek davacı ve gerekse davalı, 21/04/2011 tarihli ana sözleşmenin 15.maddesi gereğince devir yasağı olmasına karşın, ana sözleşme konusu işin devir ve tevdi edilmesine ilişkin eldeki davanın konusu olan 28/04/2011 tarihli sözleşmeyi imzalamışlardır. Davacı 28/04/2011 tarihli sözleşmenin 2. maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği gibi "...her türlü risk, ihtimal ve şartları göz önünde bulundurarak hareket etmiştir”. Dosya kapsamından 28/04/2011 tarihli sözleşmenin fesih edildiğine ilişkin bir iddia ve belge sunulmamıştır. O hâlde 28/04/2011 tarihli sözleşme ayakta olup, davacı ve davalı yönünden geçerlidir. Taraf defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı ile davalı arasında ticarî ilişki bulunduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin taraflarca yürürlüğe sokulduğu ve fesh edilmediği kanaatine varılmıştır. Her sözleşme taraflar arasında normatif bir alan meydana getirir ve tarafları bağlar. Sözleşme, imzalayanlar açısından yasa gücündedir. Dolayısıyla davacı ile davalı arasında imzalanan 28/04/2011 tarihli sözleşme hükümleri imzalayan tarafları bağlayıcı olup, taraflar arasında bu sözleşmeye dayalı olarak çıkan ihtilâfa sözleşme çerçevesinde çözüm getirilmelidir. Esasen davalı ile idare arasında yapılan 1.695.000,00 TL tutarlı sözleşmenin 1 nolu hakedişindeki imalat oranında davacının 1.580.000,00 TL tutarlı sözleşme yönünden hakediş tanzim ettiği bilirkişilerce belirlenmiştir. Bu tespit de dikkate alınarak davacı ile davalı arasında hükmüne uyulan eser sözleşmesi bulunduğu ve davacının aksi yöndeki malzeme satışına yönelik iddialarının dayanaksız kaldığı kanaatine varılmıştır. 28/04/2011 tarihli sözleşme m.5'de, 1.580.000,00 TL tutarlı, anahtar teslimi götürü bedelli olduğu, yazılıdır. İş artış ve eksilişleri yüklenici ile işveren fiyatları oranında uygulanacağı ve fiyat farkı verilmeyeceği kararlaştırılmıştır. Davacı ile davalı arasında; "..."ne ait ve " ..."ne ait olmak üzere iki sözleşme bulunmaktadır. Bu sözleşmelerden birincisi yazılı yapılmıştır. Diğeri yönünden ise taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dosyada yapılacak inceleme her iki sözleşme yönünden davacının yaptığı imalat miktarı ile davalı ödemeleri belirlenmeli ve talepte haklı olunan alacak olup olmadığı saptanmalıdır. Bu tespitler ve kabul doğrultusunda, öncelikle, fesih edilmeyen ve yürürlükte olan bir sözleşmeden dolayı sözleşme gereği yapılan masrafların talebi yerinde görülemeyecektir. Taraflar arasında yapılan 28/04/2011 tarihli sözleşme m.12'de; “Yüklenici işverene 200.000,00 TL tutarında teminat senedi verecektir.” hükmü yer almaktadır. Davalı şirketin, .... Noterliği'nin 21/06/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, 200.000,00 TL tutarlı teminat senedini aldığı beyanı, görülmektedir. Sözleşme, geçerli ve yürürlükte olmakla, teminat senedinin iadesi talebi sözleşme hükümlerine göre belirlenecektir. Davacı, götürü bedelli sözleşmeye göre faturalı ve faturasız sözleşme nedeniyle yaptığı imalat bedelini, ifanın tam veya kısmi olup olmamasına göre hesaplanacak yöntemle belirlenecek tutarını talepte haklı olacaktır. Dava, 50.000,00 TL kısmi dava şeklinde açılmış ve bu tutar esas alınarak harç yatırılmıştır. Mahkememizin 18/11/2014 tarihli ara kararına bağlı olarak talep edilen alacak tutarının 310.895,00 TL olduğu ve 200.000,00 TL bono iptali istendiğinden toplam 510.895,00 TL'den 50.000,00 kısmi dava tutarının tenzili ile eksik 460.895,000,00 TL üzerinden harç ikmali yaptırılmıştır. Davacı, ....Noterliği'nin 03/07/2013 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde faturadan doğan alacaklarının ve teminat bononun iadesinin yanı sıra ...'nın birikmiş işçilik ücretlerini de istemiştir. Davalı, ....Noterliği'nin 21/06/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde "..." ile ilgili olarak eksikliklerin bulunduğunu; kesin hesabın yapılamadığını ve iskan alınamadığını; eksikliklerin tamamlanmasını aksi takdirde 200.000,00 TL tutarlı teminat senedinin işleme konulacağını ihtar etmiştir. Davalı, ....Noterliği'nin 10/07/2013 tarih ve ... yevmiye sayılı cevabî ihtarnamesinde geçici kabulün yapıldığını ve eksik işlerin bulunduğunu; bu işlerin müvekkili firma tarafından yapıldığını, belirtmiştir. Davalı ....Noterliği'nin 15/07/2013 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde kesin hesabın yapılması için eksikliklerin (3) gün içinde yapılmasını ihtar etmiştir. " ..."nin 20/12/2012 geçici itibar tarihi olmak üzere 15/02/2013 tarihinde geçici kabulünün yapıldığı ve eksikliklerin 03/02/2013 tarihine kadar giderilmesi kaydıyla onaylandığı gözlenmiştir. Yanlar arasındaki ticarî ilişkinin defterlere nasıl yansıdığının saptanması yönünden gerekli olduğundan teknik konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler ...'ın 24/12/2015 tarihli kök raporu dosyadadır. Davacı vekili, bilirkişi kök raporuna karşı 11/01/2016 tarihli dilekçe sunarak itirazlarını bildirerek, davanın esasının, faturalı ve faturasız malzeme ile sözleşmenin devredileceği inancıyla yapılan masraf tahsili istemine ilişkin olduğunu tekrarlamış, yeni bir heyetten rapor alınmasını istemiştir. Davalı vekili ise bilirkişilerin tespitleri doğrultusunda davanın reddini istemiştir. Teknik konulara ilişkin itirazlar nedeniyle ek rapor alınmıştır. Bilahare 13/11/2017 tarihli ve en son olarak nama ifa olup olmadığı, sözlü sözleşmeye ve diğer itirazlara ilişkin en son 12/02/2019 tarihli ek rapor alınmıştır. Yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller değerlendirilmiştir. Davacı ile davalı arasında; "..."ne ait ve " ..."ne ait olmak üzere iki sözleşme bulunmaktadır. Bu sözleşmelerden birincisi yazılı yapılmıştır. Diğeri yönünden ise taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi bulunduğu saptanmıştır. Bu konuda tartışma bulunmamaktadır. Davalı, ... ve stopaj ödemeleri ile 90.400,00 TL nama ifa yapıldığını savunmuştur. Bilirkişilerin 31/10/2016 tarihli ek raporunda, davacının, "..."ne ait KDV dâhil 1.828.628,60 TL ve " ...'ne ait KDV dâhil 369.841,65 TL olmak üzere toplam 2.198.470,25 TL imalat gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Davacının dayandığı 55.590,98 TL tutarlı faturanın " ..."ne ait hakedişleri arasında kesilen fatura olduğu bilirkişi görüşünden anlaşılmıştır. Bilirkişilerin tespitlerinden; "..."ne ait KDV dâhil 1.828.628,60 TL ve " ..."ne ait KDV dâhil 369.841,65 TL olmak üzere toplam 2.198.470,25 TL imalat gerçekleştirildiği kabul edilmelidir. Bu tutardan ödemeler tenzil edilecektir. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin 16/(3) maddesine göre ... ve stopaj ödemelerinin davacı yükleniciye aittir. Davalı 90.400,00 TL nama ifa bulunduğunu hep savunmuş, bu nedenle bilirkişilerden alınan 12/02/2019 tarihli son ek raporda, davalının uzun bir süre boyunca sunmadığı ve bilahare 90.635,00 TL olarak ibraz ettiği listenin, tevsik edici belge mahiyetin bulunmadığını ifade etmişlerdir. Davanın geldiği aşama itibariyle yapılacak bir keşif ve metraj incelemesi de soruna başka çözüm getirmeyecektir. Bu nedenle tüm dosya kapsamından davalı tarafından yasal ve ikna edici delille desteklenmeyen nama ifa savı dayanaksız kalmıştır. Dolayısıyla yapılan imalatın davacıya ait olduğu kabul edilmelidir. Tüm itirazları da değerlendiren bilirkişilerin son ek raporunda toplam ödeme tutarı ... ve stopaj dâhil 2.020.505,44 TL'dir. Bu tutarın imalattan tenzili ile (2.198.470,25 TL - 2.020.505,44 TL=) 177.964,81 TL davacı bakiye imalat alacağı bulunmaktadır. Bu tutar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmelidir. Fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmelidir. Dosya kapsamından davacı tarafından davalıya, 200.000,00 TL tutarlı teminat senedi verildiği konusunda ihtilâf bulunmamaktadır. Çekişme, teminat senedinin iadesinin koşullarının gerçekleyip gerçekleşmediği konusundadır. Yanları bağlayan 28/04/2011 tarihli sözleşmenin 12.maddesi kesin teminatı düzenlemektedir. Maddede: Söz.m.12.: "Yüklenici işverene 200.000.-TL tutarında teminat senedi verecektir. Senedin ödeme tarihi açık olacak ve sözleşmeye eklenecektir. İşbu sözleşmeye ait teminat senedidir." Davacının eser sözleşmesinden kaynaklı borcunun kalmadığı, bilakis alacaklı olduğu saptandığına göre bononun iadesi gerekir. Davacı senedin iptalini talep ettiğinden, söz konusu senedin davacı yönünden iptaline karar verilmelidir Gerekçesiyle mahkememizce 26/03/2019 tarihinde, Davanın kısmen kabulü ile, 177.964,81 TL alacağın 22/07/2013 dava tarihinden itibaren ticarî faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacı ile davalı arasındaki 28/04/2011 tarihli "..."ne ait sözleşmenin 12 nci maddesi gereğince davalıya verildiği anlaşılan 200.000,00 TL tutarlı senedin, davacı yönünden iptaline, Şeklinde verilen kararın davacı ve davalı vekillerince istinaf yasa yoluna götürülmesi üzerine, ...., sayılı 21/09/2021 tarihli ilamı ile mahkememiz kararı, Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve menfi tespit istemine ilişkindir. "1- Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (HMK m. 26/1) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. (HMK m. 297/2) Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde talepleri açıklanmış olup içme suyu işine ait talebin test edilmiş malzeme bedeli olarak 30.000,00 TL olarak açıklandığı ve bu iş yönünden bu miktarın tahsili talep edildiği halde bilirkişi raporunda her iki iş bakımından toplam ve bakiye alacak miktarı hesaplanmış; mahkemece de talep aşılarak bu miktara hüküm verilmiştir. Oysa açıklandığı gibi HMK'nın 26. maddesi uyarınca hakim taleple bağlı olup talebi aşar şekilde hüküm veremez. Açıklanan bu yönden karar usul ve yasaya aykırıdır. 2- Kural olarak eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de; davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde, talep miktarı da dikkate alınarak, yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK 200. maddeye göre, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibin beşyüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibin beşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan, yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK 200. maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK 202. maddeye göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. ( ...) 3- Kanaat verici olmayan, denetime elverişsiz bilirkişi raporu ile hüküm verilemez. Bir bilirkişi raporunda yapılan işin türü, niceliği, niteliği gibi hususlar yönünden değerlendirme bulunmalı ve rapor hüküm kurmaya elverişli olmalıdır. Davacı vekilince dava dilekçesinde talepleri kalem kalem açıklanmış olup ... inşaatı işinden ve içme suyu inşaatı işinden bahsedilmiş olup ... inşaatı işine ilişkin taraflar arasında yazılı bir taşeron sözleşmesi de bulunmaktadır. Taraflar arasında içme suyu işinden dolayı yazılı bir eser sözleşmesi bulunmadığı gibi tarafların da böyle bir iddiası yoktur. Bilirkişi heyeti tarafından her iki iş bakımından talep aşılarak karma bir uygulama ile toplam imalat ve alacak hesabı yapıldığı gibi Mahkemece de ispat kuralları tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4- O halde Mahkemece yapılacak işlem; talebe bağlı ve karşılığını açıklar şekilde fiiliyatta sahada üretilen işin türü, niteliği; davalı ile idare arasındaki sözleşme , davacı ile davalı arasındaki taşeron sözleşmesi, hak edişler ve diğer belgeler dikkate alınarak hangi sözleşmeden dolayı ne kadar imalat yapıldığı; düzenlenen veya kayıtlı faturaların hangi iş için düzenlendiği; faturaların ayrılarak ispat kurallarına göre hesap yapılması; bu şekilde açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesinden ibaret olacaktır. Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." Gerekçesiyle mahkememiz kararı kesin nitelikte olarak kaldırılmıştır. Kaldırma kararının gerekçesine göre, davacı vekilinden 08/12/20221 tarihli dilekçe ve ekinde dayanak belgeler olmak kaydıyla açıklayıcı beyan alınmış, Mahkememizce oluşturulan bilirkişi kurulundan kaldırma kararının içeriğine uygun olarak 21/09/2023 tarihli rapor aldırılmış, taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekilinin itirazı üzerine itirazlarını karşılar şekilde 02/09/2024 tarihli ek rapor aldırılmış, ek rapora karşı da davacı vekilince itirazda bulunulmuş ise de; rapor ve ek raporun içeriği dikkate alınarak itiraz haklı görülmemiştir. 21/09/2023 tarihli bilirkişi kurulunca, önceki bilirkişi kurulu raporu ve buna yönelik itirazlar, tarafların iddia ve savunmaları, dayanılan deliller, yapılan açıklamalar, düzenlenen faturalar ve yapılan ödemeler, harcamalar, davacı şirket vekilinin 08/12/2021 tarihli dilekçesindeki maddi hususlar tek tek değerlendirilip, ...İşi ile ilgili gerekçeli ve denetime elverişli hesaplamalar da yapılmak suretiyle, sonuç olarak davacının dava dilekçesindeki talepleri baz alınarak hesaplama yapıldığında, Ödenmeyen faturalardan bakiye 178.069,00 TL talep etmekte olup, İçme suyu için davacının kesmiş olduğu fatura toplamı 169.313,83 TL, ... işi için davacının kesmiş olduğu fatura toplamı 1.848.797,99 TL, Toplam 2.018.111,82 TL, Fatura karşılığı davalı yan davacıya, Davalı defterleri esas alındığında 1.952.522,89 TL, Davacı 08.12.2021 tarihli dilekçesi dikkate alındığında 2.165.414,54 TL, Ödeme yapmış olup, Bu kapsamda davacının alacağı, Davalı defterleri esas alındığında 65.588,93 TL, Davacı 08.12.2021 tarihli dilekçesindeki beyan dikkate alındığında (-) 147.302,72 TL Olarak hesaplanmaktadır. Kullanılmış ama fatura edilmemiş malzeme bedeli için 82.826,97 TL talep etmekte olup, ... işi için davalıya teslim edilmiş malzeme bedeli 7.430,04 TL, Raporumuzda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacının konu ile ilgili davalıdan 7.430,04 TL alacaklı olduğu, İçme suyunda test edilmiş kul. Malzeme için 30.000,00 TL talep etmekte olup, İçme suyu işi için davalıya teslim edilmiş malzeme bedeli 16.520,00 TL, Raporumuzda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacının konu ile ilgili davalıdan 16.520,00 TL alacaklı olduğu, 15/1 madde gereği yapılan masraf için 20.000,00 TL talep etmekte olup, Raporumuzda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Davacının 15/1 maddesi kapsamında talep ettiği malzemeler için 3.050,30 TL alacaklı olduğu, Toplamda davacı alacağı aşağıdaki tabloda özetlendiği üzere; Davacı talepleri Talep Davalı defteri Esas alındığında alacak Davacı 08.12.2021 tarihli dilekçesindeki beyan dikkate alındığında alacak Ödenmeyen Faturalar ₺178.069,00 ₺65.588,93 -₺147.302,72 Kullanılmış ama Fatura edilmemiş malzeme bedeli için ₺82.826,97 ₺7.430,04 İçme suyunda test edilmiş kul. Malzeme için ₺30.000,00 ₺16.520,00 15/1 madde gereği yapılan masraf ₺20.000,00 ₺3.050,30 Genel Toplam ₺310.895,97 ₺92.589,27 -₺120.302,38 Olarak hesaplanmaktadır. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı vekilince dava dilekçesindeki talepleri kalem kalem açıklamış olup, ... inşaatı işinden ve içme suyu inşaatı işinden bahsedilmiş olup ... inşaatı işine ilişkin taraflar arasında yazılı bir taşeron sözleşmesi de bulunmaktadır. Taraflar arasında içme suyu işinden dolayı yazılı bir eser sözleşmesi bulunmadığı gibi tarafların da böyle bir iddiası yoktur. Bu nedenlerle ...., sayılı 21/09/2021 tarihli ilamı ile de belirlendiği üzere, Talebe bağlı ve karşılığını açıklar şekilde fiiliyatta sahada üretilen işin türü, niteliği; davalı ile idare arasındaki sözleşme, davacı ile davalı arasındaki taşeron sözleşmesi, hak edişler ve diğer belgeler dikkate alınarak hangi sözleşmeden dolayı ne kadar imalat yapıldığı; düzenlenen veya kayıtlı faturaların hangi iş için düzenlendiği; faturaların ayrılarak ispat kurallarına göre hesap yaptırılmak suretiyle gerekçeli ve denetime elverişli olarak aldırılan 21/09/2023 tarihli kök raporda, Ödemeler yönünden davalı ticari defterleri esas alınmak kaydıyla, yapılan hesaplama sonucu davacının davalı ile arasında mevcut; " ..."ne ait ve " ..."ne ait olmak üzere iki sözleşme kapsamında, 92.589,27 TL alacağı bulunduğu, anlaşılmakla ve mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmekle, bu miktar için davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Yine, davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibine teminat olarak verilen 200.000,00 TL tutarlı teminat senedinin, davacının eser sözleşmesinden kaynaklı borcunun kalmadığı, bilakis alacaklı olduğu anlaşılmakla, istemi doğrultusunda davacı yönünden iptaline karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, 92.589,27 TL alacağın 22/07/2013 olan dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacı ile davalı arasındaki 28/04/2011 tarihli " ..."ne ait sözleşmenin 12. maddesi gereğince davalıya verilen keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı şirket olan, 28/04/2011 tanzim tarihli, vade içermeyen 200.000,00 TL tutarlı senedin (bononun) davacı şirket yönünden iptaline, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 19.986,77 TL harçtan peşin alınan 853,90 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 7.871,00 TL toplamı 8.724,90 TL harcın çıkartılarak kalan 11.261,87‬ TL'nin, harç tahsil müzekkeresi ile tahsil olunan 17.093,88 TL'den çıkartılarak, geriye kalan 5.832,01‬ TL'nin davalı tarafından harç tahsil müzekkeresinin yatırıldığına ilişkin belge sunulduğu takdirde davalıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 24,30 TL başvurma harcı, 8.724,90 TL peşin harç(tamamlama harcı dahil) olmak üzere toplam 8.749,2‬0 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 46.814,28 TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 34.928,92 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 1.072,88‬ TL ve bilirkişi ücreti 17.100,00 TL olmak üzere toplam 18.172,88‬ TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdiren 10.407,60 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre takdiren 64,10 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 9-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Davacı Vekili Av. ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/643, K. 2024/720, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-643-e-2024-720-k-59d06f32af81