İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/63 E. 2025/350 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/63
- Karar No
- 2025/350
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/63 Esas KARAR NO : 2025/350 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 09/05/2016 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasında mahkememizin ... esas...karar sayılı 10/06/2021 tarihli ilamında davanın kabulüne dair verilen hüküm, istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ... esas...karar sayılı 28/12/2023 tarihli ilamı ile kaldırılmış olup, yukarıdaki esasa kaydedilerek yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait Türk Patentte ... sicil nolıı "..." ve ... sicil nolu "..." markalarının davalı şirkete ... tarihinde ... 54. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve ... yevmiye numaralı Marka Devir Sözleşmeleri ile devredildiği, yapılan anlaşma gereği marka devirlerinin sonrasında dava konusu markalar için harcanmış bulunan, marketlerle yapılan anlaşmalar ve hu anlaşmalar doğrultusunda giriş bedeli adı altında yapılan ödemeler, o markaların nam ve adı altında satışa çıkarılmış olan ürünlerin tasarım bedelleri marka konsept belirlemeleri, reklam tanıtım bedelleri, danışmanlık tasarım uygulamaları ve uyarlama bedelleri, o sözleşme konusu markaların namı hesabına piyasaya çıkarılmış ürünlerin stand bedelleri, sözleşme konusu markaların devri sonrasında piyasaya müvekkil şirket nam ve hesabı ile sürülmüş olan ürünlerin toplanması ve geri alım fatura bedellerinin davacıya ödenmesi gerektiğini, dava konusu markaların sözleşme imzalanmadan ancak mutabakat sağlanması noktasında hemen bir bedel gösterilmeden noterde sembolik olarak 1000 TL bedel gösterilerek devredildiği, davalı şirket sözleşmesinde ve ortaklar sözleşmesinde de dava konusu markaların devranılacağı ve markalar üzerinden ticaret yapılacağının belirtildiği, şirket yazışmalarında ve sözleşmelerinde belirtilmesine rağmen davacı markaları devralan davalı şirketin markaların bedeli olarak sayılan hususları ödemediği gerekçesiyle marka devir sözleşmesi ile talep ettikleri bedellerin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL tazminat olarak ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER; Mahkememizce kaldırma ilamı öncesi 26/02/2018 tarihli kök, 06/02/2019 tarihli ve 24/04/2019 tarihli ek bilirkişi raporları aldırılmış ve davacı vekili tarafından sunalan 14/05/2018 tarihli hukuki mütalaa da dosya içerisine alınmıştır. Kaldırma ilamı sonrasında mahkememizce aldırılan 09/07/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ...Şti. tarafından “...” markalarını 24.12.2015 tarihinde davalı ... Tic. A.Ş.'ye her birini ayrı ayrı 1.000,00 TL'ye satmış olduğunu, davacının, marka devirleri yapılmasından önce veya sonra doğrudan ya da pay verilmek suretiyle Maddi Olmayan ...Varlık hesabına bir kaydın yapılmamış olduğunu, davacının ticari defterlerine göre dava konusu “...” ve “...” markalarının bir maliyetinin söz konusu olmadığını, dava dosyasına sunulmuş olan harcama belgelerinin tamamının ilgili dönemlerde Faaliyet Gideri olarak giderleştirilmiş olduğu ve markaların maliyetine dahil edilmediğini, yukarıdaki bilgi ve tespitler kapsamında davacı tarafça talep edilebilecek bir alacak miktarının bulunmadığı" yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda ek rapor alınmış ise de raporlar arasında çelişki oluştuğu ve davacı tarafça rapora itiraz edildiği anlaşılmakla; iddia ve savunma hudutları doğrultusunda, dosya içeriği delil ve belgeler ile davacının uyuşmazlık konusu dönem ticari defter ve kayıtları ile dayanağı belgeler üzerinde taraf iddialarının yerindeliği bakımından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı 28/12/2023 tarihli ilamı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, markanın devir bedelinin tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır. Davacı tarafça, sahibi olduğu "..." ve "..." markalarını ... tarihinde ... 54. Noterliğinde yapılan marka devir sözleşmeleri ile gerçek bedel gösterilmeden 1.000 TL sembolik bedel gösterilerek devrettiğini, marka bedellerinin hesabının sonraya bırakıldığını, dava konusu markalar için harcanmış bulunan, "Marketlerle yapılan anlaşmalar ve yapılan ödemeler, tasarım bedelleri marka konsept belirlemeleri, reklam tanıtım bedelleri, piyasaya çıkarılmış ürünlerin stand bedelleri, piyasaya müvekkili şirket nam ve hesabı ile sürülmüş olan ürünlerin toplanması ve geri alım fatura bedellerinin ödenmesi" gerektiği beyan edilmiştir. Dava dışı ... A.Ş. İle davalı ...Tic. A.Ş. Arasında yapılan 10/11/2015 tarihli ortaklık sözleşmesi 4/e bendinde, ... markasının, Tareks tarafından yapılacak marka değerleme bedeli ile Kayeks'e devredileceğinin kararlaştırıldığı, davaya konu markanın 24/12/2015 tarihli marka devir sözleşmeleri ile davalı ... şirketine devredildiği, noterde düzenlenen marka devri sözleşmelerinde marka devir bedelinin 1.000 TL olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Davalı ... şirketinin 25/11/2015 tarihli Yönetim Kurulu kararında, markanın değer tespitinin yapılarak Yönetim Kurulunun onayına sunulacağının karar altına alındığı anlaşılmıştır. Davalı ... Şirketinin ortaklarının ... A.Ş. Ve ... A.Ş. Olduğu, davacı şirket ortağı ...'nın aynı zamanda ... A.Ş.'nin de ortağı olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan 24/04/2019 tarihli ek raporda "maliyet yöntemine göre yapılan hesaplama neticesinde, davacı şirketin davaya konu marka devir işlemleri karşılığı davalıdan isteyebileceği asgari bedelin KDV hariç 687.431,85 TL olduğu" bildirilmiş, davacı vekili 10/05/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini tespit edilen bu miktara göre arttırmıştır. Mahkememizce verilen kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi... esas ... karar sayılı 28/12/2023 tarihli ilamında " tasfiye halindeki davalı şirket ortakları olan ... A.Ş. Ve ... A.Ş.'nin davaya dahil edilmesi gerektiği ileri sürülmüşse de; davaya konu markanın tüzel kişiliğe sahip davalı şirkete devredildiği anlaşılmakla, şirket ortaklarının davaya dahili talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığını; davalı vekilinin istinaf dilekçesinde davalı şirketin tasfiye halinde olduğunun belirtildiğini, taraf teşkilinin dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında taraf teşkilinin tam olması kamu düzeni gereği olduğu, şirketin taraf ehliyeti ticaret sicilinden kaydı silinmekle sona erdiği, ticaret şirketinin, taraf bulunduğu bir dava devam ederken şirket tasfiye haline girerse, şirketin tüzel kişiliğinin tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere devam ettiği, bu nedenle şirketin davada taraf sıfatı devam etmekle birlikte şirket davada tasfiye memurları tarafından temsil edileceği, eldeki davada yargılamanın devamı esnasında şirketin tasfiyesi için dava açıldığı, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.12.2019 tarih ... sayılı kararı ile davalı şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına dair verilen kararın 10.02.2020 tarihinde kesinleştiği, atanan tasfiye memurunun tayin ettiği vekil tarafından vekaletnamenin dosyaya ibraz edildiği ve davalı vekilince kararın istinaf edildiği anlaşıldığından , taraf teşkili yönünden bir eksiklik bulunmadığı; davalı vekilinin istinaf dilekçesinde; sırf davacının sunduğu faturalar üzerinden hesaplama içeren ek rapora dayalı hüküm kurulmasının doğru olmadığı ileri sürdüğünü, mahkemece davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmadığının anlaşıldığını, sunulan faturaların hangilerinin ispata dayalı marka maliyet harcaması olduğu ve ödendiği somut olarak tespit edilemediğinden, davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebebinin haklı olduğu, eksik inceleme ile karar verildiği; davacı vekili tarafından katılmalı istinaf başvurusunda bulunulduğu, sunulan ıslah dilekçesinde faiz talebi olduğu mahkemece bu talep hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediğinin ileri sürüldüğü, ıslah dilekçesinin incelenmesinde marka devir bedelinin, dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilinin istenildiği, mahkemece faiz talebi yönünden olumlu, olumsuz karar verilmemesinin HMK 26. Madde ve HMK 297.maddesine aykırılık teşkil ettiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda haklı olduğu, tüm bu nedenlerle, istinafa konu ilk derece mahkemesi kararı , eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olduğundan belirtilen eksiklikler giderilerek, davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak ek rapor alınması, gerekirse yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği" belirtilerek karar kaldırılmış olup, kaldırma ilamı doğrultusunda ek bilirkişi raporu aldırılmış ise de raporlar arasında çelişki oluştuğu ve davacı tarafça rapora itiraz edildiği anlaşılmakla yeni bir bilirkişiden rapor aldırılmış ve sunulan 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporu yeterli teknik incelemeyi içerdiğinden ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. Her ne kadar davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de bilirkişi muhasebe bilirkişisi olup, defter incelemesi yapma hususunda gerekli yetkinliği bulunduğundan, davalının bir kısım itirazlarının ise istinaf ilamında karşılandığından, diğer itirazları ise raporda gerekçesi açıklanmak üzere karşılandığından bilirkişi raporuna yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Hükme esas alınan 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; ıslah öncesi sunulan ek raporda masraflar tespit edilmiş ve güncellenmiş haliyle masrafların 687.431,85 TL olarak belirlendiğini, ancak, ıslah ve sonrasında verilen karar, akabinde İstinaf kaldırmasına müteakip olarak düzenlenen son raporda ise, davacının, marka devirleri yapılmasından önce veya sonra doğrudan ya da pay verilmek suretiyle maddi olmayan duran varlık hesabına bir kaydın yapılmamış olduğunu, davacının ticari defterlerine göre dava konusu “...” ve “...” markalarının bir maliyetinin söz konusu olmadığını, dava dosyasına sunulmuş olan harcama belgelerinin tamamının ilgili dönemlerde Faaliyet Gideri olarak giderleştirilmiş olduğu ve markaların maliyetine dahil edilmediğini, bu bilgi ve tespitler kapsamında davacı tarafça talep edilebilecek bir alacak miktarının bulunmadığı yönünde tespitlere yer verildiğinin görüldüğünü, ancak, davacı defterlerinde, her iki marka için ödenen marka/patent bedeli kayıtlı olduğunu, bu kayıtların, "..." markasına ilişkin marka/patent tescilinin 22.10.2024 tarihinde KDV dahil 354,00 TL bedel ile ... yevmiye maddesinde, "..." marka/patent tescilinin ise 11.03.2015 tarihinde KDV dahil 413,00 TL bedel ile ... yevmiye maddesinde muhasebeleştirilmiş şekilde olduğunu, yine... tarih ... yevmiye maddesinde "..." marka/patentinin KDV dahil 590,00 TL, "..." marka/patentinin de 590,00 TL olmak üzere toplam 1.180,00 TL ile kaydı yapıldığını, ayrıca, davacının ticari defterlerinde, marka/patent masrafı dışında, kaydi değerde 652.311,61 TL olan masraflar bulunduğunu, söz konusu giderlerin 260 Haklar hesabına yansıtılmasının yapılmamış olmasından mütevellit, ticari defterlerde sadece marka/patent ödemeleri görüldüğünü, oysa muhasebesel anlamda, toplamda kaydi değeri 652.311,61 TL olan giderin marka için yapılmış olan masraflar olduğu ileri sürülmüş olduğundan, marka değeri hususundaki giderin de güncelleştirilmesine ilişkin olarak muhasebe kaydı yapılmış olması gerekeceğini, keza satış işleminin de bu güncel bedel üzerinden gerçekleştirilerek muhasebe kayıtlarına yansıtılması gerektiğini, esasen bu hususun dava dilekçesinden de sabit olup, satış bedelinin güncel olmayan değer üzerinden yapıldığının anlaşıldığını bildirmiştir. Tüm dosya kapsamına göre davacının marka ile özdeşleştirdiği kaydi ( yazılı ) değeri 652.311,61 TL olan masrafın devir tarihine güncellenmiş haliyle talep edilebileceği tutar 687.431,85 TL olarak hesap edilmiş olmakla, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, 687.431,85 TL alacağın 10.000,00 TL'sine dava tarihi olan 09/05/2016 tarihinden itibaren; ıslah ile arttırılan bakiye 677.431,85 TL'sine ıslah tarihi olan 10/05/2019 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 46.958,46 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL ve 11.568,85 TL ıslah harcından oluşan toplam 11.739,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 35.218,83 TL harç bedelinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 107.114,78 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 29,20 TL Başvurma Harcı, 4,30 TL Vekalet Harcı, 170,78 TL Peşin Harç, 11.568,85 TL ıslah harcı ve 13.719,50 TL yargılama giderinden oluşan toplam 25.492,63 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma ile) ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/04/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır