İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/477 E. 2020/564 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/477
Karar No
2020/564
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/477 Esas KARAR NO : 2020/564 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2017 KARAR TARİHİ : 05/11/2020 Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası Görevsizlik Kararı ile mahkememize gönderilmekle, yukarıdaki esasa kaydı yapılmış olup, Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ... İcra Müdürlüğünün ../... Esas sayılı dosyasıyla müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, dosya sunulan senetlerin incelendiğinde ödeme emrinde yazılı olan ... vadeli, senedin tanzim tarihi senette ... olduğunu ödeme emrinde ... tarihinin bulunduğunu, ödeme emrinde yazılı olan ... vadeli senedin tanzim tarihinin senette ... tarihinin, ödeme emrinde ise ... tarihinin olduğunu, ödeme emrinde yazılı olan ... tarihli vadeli senedin tanzim tarihi senette ..., ödeme emrinde ise ... olduğunu senet metni işle ödeme emrindeki metin birbirine uyumlu olmadığını, icra takibinin iptalini istediğini senetteki adreslere bakıldığında müvekkilinin (... sokak ...) adresinin ... tarihindeki adresi olduğunu,tarihlerin hem senede ve ödeme emrine kötüniyetli sonradan yazıldığını, müvekkilinin 2005 yıllında bu senetleri tarihleri doldurmadan verdiğini, sonra ödemesini yaptığını ve senetleri geri alamadığını,senetlerin icraya koyabilmek için sonradan atıldığını icra takibinde değişen oranlarda reeskont faizi uygulandığını, bu hususda takibin iptali olmaz ise faizin iptalini ödeme emrinin iptalini istediğini,senetlerin tamamının vadesinin net olmadığını ikinci düzeltme yapıldığını bu nedenle senetlerin vadesinde ve tanzim tarihinde oynama olduğunu iddianın araştırılmasını,müvekkilinin ... yaşı civarında bulunduğunu senetleri aldığı tarih olan 2005 yılı ve civarındaki el yazıları getirtilerek tanzim ve vade tarihli ile kaşılalştırma yapıldığında yazıların sonradan yazıldığını imzanın kötüye kullandığını,borcun ödendiğinin açık ve net olduğunu borcun zamanaşımına uğradığını senetlerin gerçek alınma tarihinin 2005 olduğu aradan 12 yıl geçtiğini protesto dahi edilmediğini, borçlar kanuna göre kanunun aradığı 10 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin geçtiğini,bu nedenle icra takibinin iptaline ve dava boyunca takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava; takibe konu senetler nedeniyle borçlu olunmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık takibe konu senetlerin bono vasfı taşıyıp taşımadığı, davacının açığa imzasının kötüye kullanılıp kullanılmadığı ve davacının söz konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığına ilişkindir. 6100 sayılı HMK 201.maddesinde "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." düzenlemesi mevcuttur. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bir ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo Taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (YHGK. 12/10/2011 tarih, E.2011/19-473, K.2011/607 sayılı kararı.) Kambiyo senedi olan bono, kanunen emre yazılı bir kıymetli evraktır. Borçluya, borçlu olduğu edayı yerine getirmekten imtina etme yetkisini ifade eden def'iler emre yazılı kıymetli evrakta klasik olarak senet metninden anlaşılan def'iler, senetteki taahhüdün hükümsüzlüğüne ilişkin def'iler ve taraflar arasındaki ilişkiye dayalı şahsi def'iler olarak üç gruba ayrılmaktadır. Yazılı belge niteliğinde olan bonoya karşı ileri sürülebilecek bedelsizlik gibi kişisel def'ilerin kural olarak yazılı bir belge ile ispatı gerekmektedir. (YHGK. 12/10/2011 tarih ve E.2011/19-473, K.2011/607 sayılı kararı) Takip dayanağı senetlerdeki imza davacıya aittir. Davacının imza itirazı yoktur. Kambiyo senetlerinin sonradan tedavüle çıkartılırken doldurulması mümkün ve geçerli olup, buna göre senetlerin vade tarihlerinin sonradan yazılması söz konusu bonoların kambiyo senedi vasfını etkilemez.Takip dayanağı senetlerin davacı tarafça imzalandığı sırada vade tarihlerinin olmaması ve sonradan vade tarihlerinin doldurulması senette tahrifat yapıldığı şeklinde yorumlanamaz. Senetlerin vade tarihlerinin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu davacı taraf yazılı delille de ispat edememiştir. Yukarıda belirtilen açıklamalar ve tespitler ışığında Mahkememizce yapılan değerlendirmede; tedavül aşamasında bononun tüm zorunlu unsurlarını taşıyan dava konusu senetlerin bono olduğu, 6100 sayılı HMK'nun 200.maddesi uyarınca senede karşı senetle ispatın zorunlu olduğu, aynı kanunun 201.maddesi uyarıncada senede karşı tanıkla ispatı mümkün olmadığı, davalının senedine karşı iddianın da ancak yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafından yukarıdaki belgeler dışında herhangi bir yazılı belge sunulmadığı davanın kesin delillerle ispatlanamaması nedeniyle davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde TARAFLARA İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/477, K. 2020/564, T. 05.11.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-477-e-2020-564-k-d411cbc04739