İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/851 E. 2024/1059 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/851
Karar No
2024/1059
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/851 Esas KARAR NO : 2024/1059 DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; 06/09/2024 tarihinde İstanbul ve ilçelerinde meydana gelen kuvvetli yağış ve sel neticesinde müvekkili şirket tarafından ...... hasar dosya ve ..... nolu kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ..... Lojistik A.Ş ne ait ..... plakalı araçta ..... Mahallesi .... Caddesi Küçükçekmece/ İstanbul üzerinde park halinde iken meydana gelen zarar nedeniyle 17/10/2023 tarihinde 452.790,97 TL nin sigortalıya ödendiğini, ayrıca sigortalı lehine 59.803,03 TL KDV tevkifat ödemesi yapıldığını ve müvekkili sigorta şirketi tarafından toplam 512.594,00 TL ödeme yapıldığını, meydana gelen zararın sadece doğal afetten kaynaklanmadığını, birden fazla faktörün bir araya gelmesi ile oluşması halinde davalı idarelerin yürüttüğü hizmetten bağımsız düşünülemeyeceğini, illiyet bağının tamamen kesildiğinin kabulünün mümkün olmadığını, dilekçelerine ek olarak sunmuş oldukları 25/09/2024 tarihli ticari uyuşmazlıklarda yapılan arabuluculuk son tutanağı ile anlaşma sağlanamadığı için iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 452.790,97 Tl nin ödeme tarihi 17/10/2023 olmak üzere ve 59.803,97 TL KDV tevkifat ödemesi ile birlikte toplam 512.594,00 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal ticari avans faizi ile birlikte davalı kurumlardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacının talebi dava dışı sigortalısına yapmış olduğu hasar ödemesinin davalıların hizmet kusuru nedeni ile meydana gelen zarardan sorumluk oldukları iddiası ile yapılan ödemenin tahsili istemine ilişkindir. Mahkememiz ..... E. Sayılı dosyasının 17/10/2024 tarihli tensip zaptı ile davalılar ...... aleyhine açılan davanın esas dosyadan tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verilmiş ve tefrik işlemleri yapılan davalılar ..... aleyhine açılan dava Mahkememizin işbu esasına kaydedilmiştir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür. TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, ..... Esas, ..... Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Somut olayda davacının 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca kasko sigortası ile sigortalı aracın yoğun yağış nedeni ile hasarlanması sonucu dava dışı sigortalısı .... Lojistik A.Ş.'ne ödemiş olduğu hasar tazminatı talebinde bulunduğu, zararın meydana gelmesinde davalılar ......'nün hizmet kusuru bulunduğu belirtilmiş ise de, davalılar .....'nün TTK m. 16/2 hükmü uyarınca tacir sıfatları bulunmadığı, ..... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, buna göre dava dışı sigortalı ..... Lojistik A.Ş.'nin davalılar ..... 'ne karşı açılan davanın genel hükümlere tabi olması gerektiği, davacı sigorta şirketinin halefiyete dayalı olarak işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Açıklanan bu nedenlerle uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul kurallarının HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olduğu, dava şartlarının ise kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olması sebebiyle dava şartı yokluğundan HMK'nun115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/10/2024 Katip ....... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/851, K. 2024/1059, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-851-e-2024-1059-k-dbdc6785f0a4