İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1212 E. 2025/42 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1212
- Karar No
- 2025/42
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1212 Esas KARAR NO : 2025/42 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2016 KARAR TARİHİ : 21/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafça üretilen 2012 model ..... 415 tipi sıfır kilometre aracı 28/05/2012 tarihinde adına tescil edilerek satın aldığını, kısa süre sonra sorunlar yaşadığını, aracı servis hizmetinde kullanmaya başladığını, 54000 km’de otobanda seyir halinde iken aracın motorundan aniden sesler gelmeye başladığını, aracı hemen ...... servisine sevkettiğini, yetkili servis tarafından araçta enjektör arızası olduğunun bildirildiği, değiştirilmesinden sonra fabrikadan gelen enjektörün de arızalı çıktığını, aracı teslim aldıktan 10 gün sonra aracın egzosundan dumanlar çıkmaya başladığını, servis tarafından kartelden yağ sızdırdığının söylendiğini, sorunun çözümü için ......’de fabrikaya gönderildiğini,arızanın giderildiği belirtilerek müvekkiline teslim edildiğini, dava konusu arabanın sorunları devam ederek çeşitli tarihlerde tamir gördüğünü, Büyükçekmece ...... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...... değişik iş sayılı dosyasından yapılan tespit raporunun davalıya tebliğ edildiğini, davalı firmanın yetkili servisinin 14/03/2016 tarihinde komple motorun değişmesi gerektiğini bildirdiğini, aracın gizli ayıplı olduğunu belirterek davanın kabulü ile aracın fatura satış bedeli olan 98.096,09 TL’nin davalı tarafından iadesine, aracın satış bedeli üzerinden dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, aracın ithalatçısı olduğunu pasif ehliyet bulunmadığını, aracın garanti süresinin yaklaşık 2 sene geçtikten sonra 12.04.2016 tarihinde Noter kanalı ile ihtarname gönderidiğini, araçtaki arızanın enjektörlerin kurum bağlaması sonucu motor yağına karışan kurum partüküllerinden kaynaklandığını, yetkili servisin enjektörlerin kurum bağladığını ve değiştirilmesi gerektiğini bildirdiğni, davacının parça değişimini yetkili olmayan özel bir serviste yaptırdığını bu sebeple davacının iddiasının ve bedel iadesi talep etmesinin mümkün olmadığını, aracın servis dökümleri incelendiğinde 12.09.2012 tarihinde 7,739 km'de iken servis istasyonuna sağ ön kamerasının çalışmaması sebebiyle geldiğini parça değişimi yapıldığını, 27.07.2013 tarihinde aracın 35,866 km'de sol arka stop lambasının hasardan dolayı değiştirildiğini, 19.09.2013 tarihinde aracın 40,060 km'de iken bakımı yapıldığını, kamera monitörü ve sağ kapı camının tamirinin yapıldığını, 17.04.2014 tarihinde kapı kayışı kontrolü, 30.04.2014 tarihinde 60,525 km'de emisyon dumanının mavi olduğu aracın her viteste titremesi ile geldiğini yapılan yol testlerinde herhangi bir sorununun olmadığının görüldüğünü, 13.05.2014 tarihinde beyaz renkli emisyon çıktığı bahisle geldiğini, arıza tespit edilmediğinden araç kendisine teslim edildiğini, 23.05.2014 tarihinde garantisi dolması üzerine 26.05.2014 tarihinde araç 63,570 km'de iken sürüm dumanının mavi renkte olduğu iddiası ile servise geldiğini, egzoz subaplarında aşırı kurumlanma tespit edildiğini, davacının bu konuda bilgilendirildiğini, davacının aracı olarak kullanmaya devam ettiğini, 05.02.2015 tarihinde 100,000 km bakımı yaptırdığını, aynı zamanda motorun altından yağ geldiğini bildirdiğini, takip eden tarihlerde partikül filtresinin tıkanması üzerine motor arıza ışığının yandığını, filtre temizlik işlemi yapıldığını, kurumlanan egzoz subapları ile enjektör sistem araçta kullanılan yakıt ile doğrudan bağlantılı olduğunu, araçta standart dışı yakıt kullanılmasının enjektörlerde kurumlanmaya sebebiyet verdiğini ve garanti dışı olduğunu, gizli ayıp iddiası olan arızanın 01.03.2016 tarihinde meydana geldiğini, yapılan incelemede motor yağ filtresinde olmaması gereken partiküller tespit edildiğini, söz konusu partiküllerin aracın enjektörlerinden kaynaklandığını, 26.05.2014 tarihinde ki servis kaydında bunun sabit olduğunu, 26.01.2016 tarihinde motor arıza ışığının yanması ile ilgili olarak enjektördeki kurumlanmadan değiştirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, fakat davacının bu uyarıları dikkate almadığını, servis istasyonunda hiçbir işlem yaptırmadığını, yetkili olmayan servislerde enjektörlerin değiştirilmesinin motora püskürtülen yakıt açısından sorunlar yaratabileceğini, 20.02.2016 tarihinde enjektör değişimini yetkili olmayan tamirhanede yaptırdığını, parça değişim işleminden hemen sonra 01.03.2016 tarihinde arızalandığnı, yetkili servise gelen aracın motorunun 3.silindir yataklarında hasar görüldüğünü, bu durumun 05.04.2016 tarihli kalite raporu başlıklı yazıda sabit olduğunu belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, gizli ayıplı olduğu iddia edilen ticari aracın satış bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dosyanın Mahkememize Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/07/2017 tarih ve .... Esas ...... Karar sayılı kesinleşmiş görevsizlik kararı ile tevzi edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu araç üzerinde iddia olunan ayıpların teknik olarak mevcut olup olmadığı, araçta üretim hatası, ayıp bulunup bulunmadığı, ayıbın gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu, arızaların kaynağı, kullanıcı hatası bulunup bulunmadığı, yasal ihbar sürelerine uyulup uyulup uyulmadığı hususlarının İTÜ öğretim üyelerinden otomotiv alanında uzman bilirkişilerden resen oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle dosya üzerinde yapılacak inceleme ve aracın İTÜ Laboratuvarında teste tabi tutulmak suretiyle rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup; Öğr. Gör.Dr. Bilirkişi ....., Prof. Dr. bilirkişi ...... ve Prof. Dr. Bilirkişi ...... 30/10/2018 tarihli raporunda özetle; dava konusu 34 ULS 13 plaka sayılı aracın garantisinin 23.05.2016 tarihine kadar devam ettiğini ve davacının 12.04.2016 tarihinde Noter kanalı ile davalıya ihtarname çektiğini dolayısıyla davacının yasal ihbar süresine uyduğunu, aracın motor sorunun yakıt ve enjektörlerden kaynaklanmadığını, söz konusu aracın Partikül filtresi rejenerasyonu sırasında yakıtın karter yağına karışması sonucu oluştuğu gerçeğiyle araçta 20.03.2016 tarihinde motorun 3.silindirinde meydana gelen yatak sarma sorununun aracın üretiminden kaynaklı bir problem sebebiyle oluştuğunu, kullanıcı kaynaklı olmayan ve ancak aracın kullanılması sonucu ortaya çıktığını, araçtan faydalanmayı etkilemesi, ekonomik değerini düşürmesi ve tamir edilebilir özellikte olmaması sebebiyle gizli ayıp niteliği taşıdığını bildirmişlerdir. Davacı vekilinin 20/02/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava konusu araçla aynı nitelikte üretim hatası olmayan sıfır km araç bedelinin bugünkü değeri olan 260.000,00 TL'nin davalı tarafından müvekkiline ödenmesini talep etmiş ise de; ıslah harcını yatırmadığı anlaşılmıştır. Araçta oluşan değer kaybına raporda tespit edilmediği anlaşaılmakla değer kaybınınn tespiti için davalı vekilinin itirazlarında yer alan enjektördeki sızmanın yatak sarmasına, araçtaki motor arızasına neden olup olmayacağı hususunun ayrıntılı olarak açılkanması için dosyanın ek rapora gönderilmesine karar verilmiş olup; kök raporu hazırlayan bilirkişi heyeti 02.04.2019 tarihli ek raporlarında özetle; enjektörlerdeki yakıt sızıntısı ile motor yağının özelliklerinin değişmesi yağlama kalitesini bozacağından yataklarda sarma olayına kadar gidebileceğini, yapılan motor revizyonu ile arızanın giderilmiş olduğunu, bu nedenle aracın değiştirilmesini gerektirecek şartlar bulunmadığını, araçta ayrıca değer kaybı olmadığını bildirmişlerdir. Dosya kapsamı ve toplanan deliller, bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, taraflar tacir olup ticari satış söz konusu olduğundan ticari satıma ilişkin hükümler uygulanacaktır. Ayıp ve buna ilişkin ihbar ve ihtarlar TK ve BK daki zamanaşımı süresine tabidir. Eğer taraflar arasında daha uzun süre ve şartlarda garanti şartları belirlenmişse ayıp ihbar ve ihtar süreleri buna göre belirlenecektir. Bilirkişi raporu kapsamı ile arızanın üretim hatasından kaynaklandığı garanti kapsamında kaldığı belirlenmiş olup, nitekim aynı arızayı sürekli yapması ve arızanın giderilememesi araçtaki motor sarmasının kullanımla ortaya çıkabileceği ve gizli ayıp olduğu, üretim hatasına dayalı ayıbın garanti kapsamında olduğu, aracın ayıplı olduğu yönünde davalıya yasal süresince ihbarda bulunduğu dolayısıyla araç için ödediği fatura bedelini davalıdan talep edebileceği anlaşılmıştır ancak davacının bu talebini ıslah ederek bu talepten vazgeçtiği ve 20.02.2019 havale tarihli dilekçesi ile davasını ıslah edip, araç bedeli iadesini değil, rayiç bedel iadesini talep ettiği, ıslah talebine yönelik yapılan incelemede, davacının aracı 28/05/2012 tarihinden, ihtar tarihi olan 12/04/2016 tarihine kadar yaklaşık 4 yıl kullandığı, bu nedenle rayiç bedele hükmedilemeyeceği, bu nedenle davacının bedel alacağından kullanım menfaatinin düşülmesi gerektiği bu miktarın hesaplanması için teknik bilirkişilere dosyanın tevdii edildiği ancak teknik heyet tarafından değer kaybının oluşmadığının belirlendiği, davalıdan aldığı aracın ayıplı olduğu iddiasıyla bedelinin iadesi ve zararının tazmini istemi ile alacak davası açıldığı, aracın 28.05.2012 tarihinde satıldığı ve teslim edildiği, ilk olarak 14.02.2014 tarihinde servise götürüldüğü ve bu tarihten sonra muhtelif nedenlerle toplam 30 kez servise girdiği, bu süre içinde aracın yaklaşık 200.000 km kullanıldığı, 26.05.2014 tarihinde satın alınan paket hizmet bedeli ile garantinin 2 yıl uzatıldığı, en son 01.03.2016 tarihinde garanti kapsamında araçta motor revizyonu yapıldığı, 12.04.2016 tarihinde davalıya ihtar çekildiği ve aracın yenisiyle değiştirilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK.’nun 198. maddesinin üçüncü fıkrasına göre ayıbın ortaya çıkar çıkmaz derhal satıcıya ihbar edilmesi gerekmektedir. Somut olayda davacı araçtaki ayıplardan bilgisi olduğu halde süresi içinde davalıya ayıp ihbarında bulunmamış, aracı 4 yıl gibi uzun bir süre kullanmış, yaklaşık 200.000 km yol yapmış, bu şekilde zararın artmasına da sebep olmuştur. Kaldi ki, dava konusu araç ilk olarak 14.12.2014 tarihinde servise çekici ile getirilmiş olmasına rağmen, motor ayıbından sonra 12.04.2016 tarihinde davalıya ihtar çekilmiştir. Araçtaki diğer ayıplar dikkate alınarak, davacının seçimlik hakkını araç tamirinden yana kullanmış olup, sonrasında motor revizyonu yapıldığı ve aracın rayiç bedelinin istenmesinin, TMK m. 2'de öngörülen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği, aracın ayıpsız değeri ile ayıplı değeri arasında da bilirkişiler tarafıından değer kaybı oluşmadığının belirtildiği açıklanan bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 09/12/2019 tarih ve ....... Esas ..... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 05/10/2023 tarih ve ..... Esas ....... Karar sayılı ilamı ile; "Davanın araçtaki ayıp nedeniyle satış bedelinin iadesi istemine ilişkin olduğu, istinafa gelen uyuşmazlığın temelde, sözleşmeye konu aracın ayıplı olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, davalının ithalatçı olması sebebiyle sorumluğunun olup olmadığı, araç bedelinin iadesi gerekip gerekmediği noktasında olduğu, davacının, davalı şirketten 2012 model Sprinter 415 tipi sıfır kilometre aracı 28/05/2012 tarihinde 98.096,09 TL bedelle satın aldığı, bu hususun taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, satış bedelinin iadesi istenen aracın 12/09/2012 tarihinden itibaren 22 adet servis kaydının bulunduğu, 30.04.2014 tarihinde aracın “motor soğukken ısınana kadar mavi duman atıyor, duman atma esnasında gaza basıldığında boru şeklinde egzozdan siyah duman geliyor, 2300-2500 devirlerde araçta her viteste titreme var” şikâyeti ile servise geldiği, servis tarafından yapılan incelemede titreşimin normal olduğu, herhangi bir beyaz duman çıkışı olmadığı, motordaki yağ kaçağı ile ilgili kalite raporu yazılacağı notunun düşüldüğü, 01.05.2014 tarihinde aracın yetkili servise “bakım yapılması ve alttan yağ kaçağı var ” şikâyeti ile geldiği, 25.05.2014 tarihinde aracın “motor soğukken ısınana kadar mavi duman atıyor, duman atma esnasında gaza basıldığında boru şeklinde egzozdan siyah duman geliyor” şikayeti ile servise geldiği, servis tarafından yapılan incelemede “test sürüşünde mavi duman görülmediği, sensörlerin incelendiği ve normal olduğunun görüldüğü, motor içi endeskopik test yapıldığı, egzoz supaplarında aşırı kurum tespit edildiği, aracın eski haline getirilip müşteriye teslim edildiği" notunun düşüldüğü, 05.02.2015 tarihinde aracın yetkili servise “100 bin km servis bakımı ve motor altından yağ geliyor ” şikâyeti ile geldiği, 27.07.2015 tarihinde aracın yetkili servise “motor arıza ikazı yanıyor, araçta çekiş düşüklüğü var, zaman zaman ESP ve fren ikazı yanıyor, yakıt depo göstergesi göstermiyor, araç içine yanık yağ kokusu geliyor ” şikâyeti ile geldiği, 05.10.2015 tarihinde aracın yetkili servise “motor arıza lambası yanıyor ” şikâyeti ile geldiği, servis tarafından dizel partikül filtresinin temizlendiği, rejenerasyon işlemi yapılarak arızanın giderildiği notunun düşüldüğü, 19.11.2015 tarihinde aracın yetkili servise “motor arıza ikazı yanıyor, sağ-sol ön kapı açıp kapanırken gıcırtı sesi yapıyor, araç ön kısmından kablo sarkıyor araçta yağ kaçağı var, anahtar zaman zaman kapıyı açmıyor ” şikayetleri için geldiği, 26.01.2016 tarihinde aracın yetkili servise “direksiyonu tam çevirince ses var, kapı açık ikazı veriyor tüm tavan lambaları yanıyor, seyir halinde iken ön sıtma ikazı veriyor, aracın ısıtma lambası yanıp sönüyor, araç kapıları ses yapıyor ” şikayetleri için geldiği, servis tarafından yapılan incelemede enjektörlerde kurum kaçağı ve yakıt kaçağının mevcut olduğu, müşteri bilgilendirmesi yapıldığı notunun düşüldüğü, 20.03.2016 tarihinde servis tarafından yapılan incelemede aracın motorunun yağ filtresi içinde çapaklar görüldüğü, aracın motoru komple sökülerek dağıtıldığı, dağıtım sonrası motorun 3.silindir yataklarının kranı mili üzerinde sarmış olduğu ve bu arızadan dolayı aracın komple motorun değişimi gerektiğinin müşteriye bildirildiği, müşterinin bu masrafı kabul etmeyerek aracı motorun dağıtılmış şekilde aldığı notunun düşüldüğü iş emirlerinden ve dosyaya sunulan beyan ve delillerden anlaşıldığı, davacı tarafından davalı şirkete gönderilen Beykoz ...... Noterliği'nin 12.04.2016 tarih ve ....... yevmiye numaralı ihtarnamesinde .....415 CDİ tipi aracın motorunun bu bildirimin alındığı tarihten itibaren 10 iş günü içinde değiştirilmesi ancak aynı model 2011,2012 model motor gücü 110 olan motorlar üretimden kaynaklanan ayıplı motorlar olduğu ve aynı arızayı tekrarladığı için aracın motorunun 120 motor güçlü yeni sıfır bir motor ile değiştirilmesi talep edilmiş, aracın gizli ayıplı çıkması sebebiyle uğranılan maddi, manevi zararları ve gizli ayıplı aracın sıfır kilometre yenisiyle değiştirilmesi ya da bedelinin ödenmesi dava hakları saklı tutulmuş olduğu, dosyaya alınan bilirkişi heyeti kök raporu ile 26.05.2014 tarihli ...... Bayii Mengerler Tic.Türk A.Ş.'nin ..... sıra nolu faturada ...... plaka sayılı araca +paket hizmet bedeli satın alındığı, bu durumda aracın garanti süresinin iki yıl uzadığı, aracın garantisinin 23.05.2016 tarihine kadar devam ettiği ve davacının 12.04.2016 tarihinde Noter kanalı ile davalıya ihtarname çektiğini dolayısıyla davacının yasal ihbar süresine uyduğu, aracın motor sorunun yakıt ve enjektörlerden kaynaklanmadığı , aracın enjektörlerinde meydana gelen kurum veya benzeri bir olayda en fazla enjektörün meme deliklerinin tıkanacağı ve yanma odalarına (silindir içerisine) püskürtme olmayacağı için herhangi bir yanma gerçekleşmeyeceği, bu sebeple o silindirden bir iş elde edilemeyeceğinden motorun veriminin düşeceği fakat çalışmaya devam edeceği ve daha sesli çalışacağı teknik bilgisine dayanarak, 20.02.2016 tarihinde ..... tarafından dava konusu araca takılan “4 adet komple enjektör”ün yanlış takılıp bu motor sorununa sebebiyet verdiğinin doğru olmadığı, enjektörün motorun yatak sarmasıyla bir alakasının olmadığı, söz konusu aracın Partikül filtresi rejenerasyonu sırasında yakıtın karter yağına karışması sonucu oluştuğu gerçeğiyle araçta 20.03.2016 tarihinde motorun 3. silindirinde meydana gelen yatak sarma sorununun aracın üretiminden kaynaklı bir problem sebebiyle oluştuğu, kullanıcı kaynaklı olmayan ve ancak aracın kullanılması sonucu ortaya çıktığı, araçtan faydalanmayı etkilemesi, ekonomik değerini düşürmesi ve tamir edilebilir özellikte olmaması sebebiyle gizli ayıp niteliği taşıdığı ; ek raporda ise enjektörlerden meydana gelen sızma sonucu motor yağının özellikleri değişeceğinden yağlama yağı görevini yeterince yerine getiremeyeceği, yataklardaki yağlama zaafiyeti neticesinde aşırı ısınma ve yataklarda sarma olayı meydana gelebileceği, kullanım hatasına bağlı olmadan ortaya çıkan ve motorun çalışması ile oluşan bu durum motorun arızalanarak kullanılmaz hale gelmesine neden olmasının mümkün olduğu, yapılan motor revizyonu ile arızanın giderilmiş olduğu rapor edilmiş olduğu, 6098 sayılı TBK’nın 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının: “1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” seçimlik haklarından birini kullanabileceği, alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkının saklı olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesinin; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiş olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayıldığı, öğretide ayıp satılanda, vaad edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmakta olduğu, maddi ayıbın bir malda madden hata bulunması olduğu(örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi), hukuki ayıbın malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olması olduğu (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi), ekonomik ayıbın ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olması olduğu(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı), satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinde alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerektiği, aksi halde satılanın, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayıldığı, somut olayda dava konusu aracın, davacı tarafından dava dışı ...... A.Ş.'den satın alındığı, alıcı olan davacının ayıptan doğan seçimlik haklarını ancak kendi sözleşmesinin tarafı olan satıcıya karşı kullanabilecek olduğu, davalı ..... A.Ş.'nin aracın satıcısı değil ithalatçısı olduğu ve ticari nitelikteki satımlarda ithalatçı ile satıcı arasında müteselsil sorumluluk bulunmadığından, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacının, ayıba karşı teminat borcu kapsamında davalı ...... A.Ş.'den talepte bulunmasının mümkün olmadığı, ancak davacının, davalıdan garanti sorumluluğu kapsamında talepte bulunulmasının mümkün olduğu, 26.05.2014 tarihinde + paket hizmet bedeli satın alınması nedeniyle davaya konu aracın garanti süresinin iki yıl uzadığı, dosya kapsamına göre aracın garanti süresi içinde arızalandığı, servis kayıtlarının ve davalıya gönderilen ihtarnamenin garanti süresi içinde olduğunun anlaşıldığı, ancak dosya içerisinde araca ilişkin garanti sözleşmesi/belgesi bulunmadığının görüldüğü, davacının aracı her seferinde servise götürmesinin ayıp ihbarı niteliğinde olması nedeniyle davacının süresi içinde ayıp ihbarı yapmış olduğu, bu nedenle dava konusu aracın ilk olarak 14.12.2014 tarihinde servise çekici ile getirilmiş olmasına rağmen motor ayıbından sonra 12.04.2016 tarihinde davalıya ihtar çekildiği yönündeki Mahkememiz gerekçesinin yerinde olmadığı(Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5180 Esas - 2020/4973 Karar sayılı ilamı), yargılama sırasında davacı vekilince 20/02/2018 tarihinde dava konusu araçla aynı nitelikte üretim hatası olmayan sıfır km. araç bedelinin değeri olan 260.000 TL nin davalı tarafından ödenmesi talebiyle ıslah dilekçesi sunulmuş ancak talep edilen miktar üzerinden ıslah harcı yatırılmamış olduğu, bu durumda ıslah hiç yapılmamış kabul edilerek davacının satış bedelinin iadesini talep ettiği kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken mahkememizce ıslaha konu olan rayiç bedel iadesi talebi incelenerek karar verilmesinin isabetli görülmediği, davacı tarafın Beykoz ....... Noterliği'nin 12.04.2016 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesinde aracın motorunun yeni sıfır bir motor ile değiştirilmesini talep etmiş, diğer seçimlik haklarını saklı tutmuş, sonrasında aracın satış bedelinin iadesi hususunda iş bu davayı açmış olduğu, incelenen servis kayıtlarına göre davaya konu aracın motorunun değiştirilmesi gerektiğinin ancak bunun garanti kapsamında kalmayıp, masrafının kabul edilmesi halinde işlem yapılabileceğinin davacıya bildirilmesi ve davacının bu durumu kabul etmemesi üzerine arızası devam eden aracın motor revizyonunun yapılması sonrasında aracın satış bedelinin tahsilinin talep edildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafça keşide edilen ihtarname sonrasında arızanın devam ettiği gözetildiğinde davacı ihtarname ile seçimlik hakkını kullandığından, dava öncesinde aracın motorunun değiştirilmesi nedeniyle bedel iadesini talep edemeyeceğinden aksi durumun hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan söz edilemeyeceği, dosya kapsamına alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının incelenmesinde; kök raporda motorun 3. silindirinde meydana gelen yatak sarma sorununun 20.02.2016 tarihinde ...... Otomotiv tarafından dava konusu araca takılan 4 adet komple enjektörün yanlış takılmasından kaynaklanmadığı, enjektörün motorun yatak sarmasıyla bir alakasının olmadığı, sorunun partikül filtresi rejenerasyonu sırasında yakıtın karter yağına karışmasından kaynaklandığı bildirilmiş iken itiraz üzerine alınan ek raporda motorun 3. silindirinde meydana gelen yatak sarma sorununun, enjektörlerden meydana gelen sızma sonucu motor yağının özellikleri değişeceğinden yağlama yağının görevini yeterince yerine getirememesinden ve bu durumun yataklarda yağlama zaafiyeti oluşturmasından kaynaklandığının bildirildiği, alınan raporlara göre davaya konu araca ait motorun 3. silindirinde meydana gelen yatak sarma sorununun nedeninin ve 20/02/2016 tarihinde yapılan enjektör değişikliğinin enjektörde sızmaya ve yatak sarmasına neden olup olmadığının tam olarak aydınlatılamadığı gözetildiğinde TBK'nın 227/1. maddesi uyarınca satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönülmesinin haklı olup olmadığının denetlenmesi gerekli olup, öncelikle davaya konu aracın garanti sözleşmesi/belgesi getirtilerek, garanti kapsamının belirlenmesi ve yeniden otomotiv alanında uzman üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, dolayısıyla mahkememizce eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin yerinde görülmediği, HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, mahkememizce eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin İstinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstinaf incelemesine konu mahkememiz kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkememize GÖNDERİLMESİNE, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA " karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 05/10/2023 tarih ve ...... Esas ...... Karar sayılı ilamı uyarınca yargılamaya devam edilmiştir. Bozma ilamı uyarınca taraf vekillerine aracın garanti belgesini sunmak üzere süre verilmiş ise de, davacı vekilince sunulan garanti belgesinin 2020 tarihli olduğu görülmüştür. Taraf vekillerine aracın garanti belgesini sunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine, garanti belgesi sunulduğunda bozma ilamında belirtilen hususlarda inceleme yapılmak üzere dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yapılarak uyuşmazlık konularının tespitinin istenilmesine karar verilmiş olup, Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi ...., Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi ...... ve Otomotiv Yüksek Mühendisi bilirkişi ..... 10/03/2024 tarihli ön raporlarında özetle; dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla mahkememize ait olmak üzere tespit ve değerlendirme yapılabilmesi için; ..... plakalı aracın geçmiş tüm servis kayıtlarının (açılış iş emirleri, kapanış iş emirleri, atölye teknisyen formlarının, yedek parça çıkış formlarının, faturaların ve sair tüm belgelerin) dava dosyasına sunulması gerektiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 05/10/2023 tarih ve ..... Esas ...... Karar sayılı ilamına istinaden dava konusu aracın Garanti Belgesinin veyahut aynı marka, model, model yılına sahip örnek Garanti Belgesinin dava dosyasına sunulması gerektiğini, ...... A.Ş. tarafından davacı adına, dava konusu araç plakası belirtilerek 26/05/2014 tarihli KDV dahil 2.518,80 TL bedelli "Paket Hizmet Bedeli" açıklamalı faturanın, Uzatılmış Garanti işlemine ilişkin olup olmadığı veyahut hangi pakete ilişkin hizmet bedeli olduğuna dair açıklayıcı deliller sunması gerektiğini bildirmişlerdir. Taraf vekillerine ön raporda belirtilen eksiklikleri gidermek, buna ilişkin belgeleri sunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine, taraf vekillerince eksiklikler giderildiğinde dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, ön rapor sunan bilirkişi heyeti 31/05/2024 tarihli ek raporlarında özetle; dava dosyası incelendiğinde 12.03.2024 tarihli Ara Kararda belirtildiği üzere ön raporda talep edilen belge ve bilgilerin sunulmadığının görülmüş olduğunu, işbu sebeple ön raporda yapılan aşağıdaki değerlendirmelerde değişiklik gerektirecek, ayrıca bir değerlendirme yapılabilecek kanaat oluşmadığını, tüm dosya içeriği incelendiğinde ...... plakalı aracın geçmiş servis kayıtlarına ilişkin tüm belgelerin dava dosyasına sunulmamış olduğunun, özellikle davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği araçta ilk meydana gelen motor arızasının 14.02.2014 tarihine ilişkin dava dosyasında hiçbir servis belgesinin bulunmadığının görülmüş olduğunu, ayrıca tüm dava dosyası içeriği incelendiğinde yetkili servislere ait sadece açılış iş emirlerinin sunulduğunun, yapılan işlemlere ilişkin kapanış iş emirlerinin veyahut faturalarının bulunmadığının görülmüş olduğunu, teknik olarak sadece araçtaki arızanın ne olduğunu bilerek değerlendirmenin yapılmasının mümkün olmaması, araca yapılan onarım işlemlerinin neler olduğunu incelemeksizin değerlendirme yapılmasının uygun olmayacağı kanaatine varılmış olduğunu, dava konusu aracın 2012 model olduğu dikkate alındığında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi kararına istinaden dava dosyasına sunulan garanti belgesinin 2020 tarihli olması sebebiyle incelemenin ve değerlendirmenin işbu garanti belgesi ile yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı kanaatine varılmış olduğunu, ayrıca davalı şirket vekilinin 26.12.2023 tarihli beyanında “dava konusu araca uzatılmış garanti verildiğine dair müvekkil şirket kayıtlarında bir veri bulunmamaktadır” şeklinde belirtildiği dikkate alındığında davacı vekili tarafından sunulan ...... A.Ş. tarafından davacı adına, dava konusu araç plakası belirtilerek düzenlenen 26.05.2014 tarihli KDV dahil 2.518,80 TL bedelli “Paket Hizmet Bedeli” açıklamalı faturanın ne anlama geldiği hususunda detaylı açıklama veya servis kayıtları olmadığının görülmüş olduğunu SONUÇ OLARAK: dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla mahkememize ait olmak üzere tespit ve değerlendirme yapılabilmesi için; ...... plakalı aracın geçmiş tüm servis kayıtlarının (açılış iş emirleri, kapanış iş emirleri, atölye teknisyen formlarının, yedek parça çıkış formlarının, faturaların ve sair tüm belgelerin) dava dosyasına sunulması gerektiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi kararına istinaden dava konusu aracın Garanti Belgesinin veyahut aynı marka, model, model yılına sahip örnek Garanti Belgesinin dava dosyasına sunulması gerektiğini, ...... A.Ş. tarafından davacı adına, dava konusu araç plakası belirtilerek düzenlenen 26.05.2014 tarihli KDV dahil 2.518,80 TL bedelli “Paket Hizmet Bedeli” açıklamalı faturanın, Uzatılmış Garanti işlemine ilişkin olup olmadığı veyahut hangi pakete ilişkin hizmet bedeli olduğunda dair açıklayıcı deliller sunması gerektiğini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 05/10/2023 tarih ve ..... Esas ..... Karar ilamının bir arada değerlendirilmesinde, bozma ilamı uyarınca taraf vekillerine aracın aracın garanti belgesini sunmak üzere süre verilmiş ise de, davacı vekilince sunulan garanti belgesinin 2020 tarihli olduğu, dava konusu aracın 2012 model olduğu, bozma ilamında belirten hususlarda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan inceleme neticesinde gerekli tespit ve değerlendirme yapılabilmesi için; ..... plakalı aracın geçmiş tüm servis kayıtlarının (açılış iş emirleri, kapanış iş emirleri, atölye teknisyen formlarının, yedek parça çıkış formlarının, faturaların ve sair tüm belgelerin) dava dosyasına sunulması gerektiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 05/10/2023 tarih ve ...... Esas ..... Karar sayılı ilamına istinaden dava konusu aracın Garanti Belgesinin veyahut aynı marka, model, model yılına sahip örnek Garanti Belgesinin dava dosyasına sunulması gerektiği, ..... A.Ş. tarafından davacı adına, dava konusu araç plakası belirtilerek 26/05/2014 tarihli KDV dahil 2.518,80 TL bedelli "Paket Hizmet Bedeli" açıklamalı faturanın, Uzatılmış Garanti işlemine ilişkin olup olmadığı veyahut hangi pakete ilişkin hizmet bedeli olduğuna dair açıklayıcı deliller sunması gerektiği belirtilmiş ise de, bu hususlarda gerekli ve yeterli delil dosyaya sunulmamıştır. Devam eden yargılama aşamasında davacı vekilince ıslah dilekçesi sunulmuş ise de, ıslah harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmakla ıslah yapılmamış kabul edilmiştir. Bozma öncesi alınan raporlar ile aracın gizli ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Davacının dava dilekçesindeki talebi satış bedelinin iadesi sitemine ilişkindir. Aracın ilk olarak servise götürüldüğü tarih itibari ile ayıp ihbarının yapıldığı ve ihbarın süresinde olduğu kabul edilmiştir. Yine bozma ilamında belirtilen davacı tarafın Beykoz ...... Noterliği'nin 12.04.2016 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesinde aracın motorunun yeni sıfır bir motor ile değiştirilmesini talep ettiği, diğer seçimlik haklarını saklı tuttuğu, sonrasında aracın satış bedelinin iadesi hususunda iş bu davayı açmış olduğu, incelenen servis kayıtlarına göre davaya konu aracın motorunun değiştirilmesi gerektiği ancak bunun garanti kapsamında kalmayıp, masrafının kabul edilmesi halinde işlem yapılabileceğinin davacıya bildirilmesi ve davacının bu durumu kabul etmemesi üzerine arızası devam eden aracın motor revizyonunun yapılması sonrasında aracın satış bedelinin tahsilinin talep edildiği, davacı tarafça keşide edilen ihtarname sonrasında arızanın devam ettiği gözetildiğinde davacı ihtarname ile seçimlik hakkını kullandığından, dava öncesinde aracın motorunun değiştirilmesi nedeniyle bedel iadesini talep edemeyeceğinden aksi durumun hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan söz edilemeyeceği tespiti de dikkate alındığında davacının aracın satış bedelinin iadesi talebinin yasal dayanağının bulunduğu, davacının dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, aracın ticari nitelikte olması nedeni ile avans faizine hükmedilebileceği kanaati hasıl olduğundan açılan davanın kabulü ile; satış bedeli olan 98.096,09 TL'nin dava tarihi olan 14.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Satış bedeli olan 98.096,09 TL'nin dava tarihi olan 14.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 6.700,94 TL harçtan peşin alınan 1.739,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.961,54 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.770,80 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 15.598,45 TL olmak üzere toplam 17.369,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davalı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/01/2025 Katip ...... ¸ Hakim ...... ¸