İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1209 E. 2024/1228 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1209
Karar No
2024/1228
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1209 Esas KARAR NO : 2024/1228 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/04/2018 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davacı ........, sahibi bulunduğu ........ Tekstil isimli şahıs firması adı altında tekstil işi yaptığını, davacı işi gereğince üretmiş olduğu tekstil ürünlerini davalı kargo şirketi aracılığıyla ülke çapında birçok alıcı mağazaya ulaştırdığını, özellikle .......... mağazalarına yapılan tüm sevkiyatlar davalı kargo şirketince yapıldığını, bilindiği üzere kargo hizmetinin genel uygulaması olarak teslim edilen koliler, alıcı şirket yetkilisi tarafından kaşe imza atılmak suretiyle teslim alındığını, ancak davacı tarafından, .......... Mağazası, ..... Şubesine gönderilmek üzere, 29.06.2016 Tarih, ...... irsaliye numaralı ve 905,85 TL fatura değeri bulunan, .......... Mağazası ..... Şubesine gönderilmek üzere 18.06.2016 tarih, ..... irsaliye numaralı ve 8.032,99 TL fatura değeri bulunan, .......... Mağazası, ..... Şubesine gönderilmek üzere, 29.06.2016 tarih, ...... irsaliye numaralı ve 862,38 TL fatura değeri bulunan, .......... mağazası, ..... Şubesine gönderilmek üzere, 29.06.2016 tarih, ..... irsaliye numaralı ve 855,90 TL fatura değeri bulunan, .......... Mağazası, ..... Şubesine gönderilmek üzere, 23.03.2016 tarih, ...... irsaliye numaralı ve 2.052,00 TL fatura değeri bulunan, .......... Mağazası, ....... Şubesine gönderilmek üzere, 29.04.2016 Tarih, ...... irsaliye numaralı ve 3.960,58 TL fatura değeri bulunan, .......... Mağazası, ...... Şubesine gönderilmek üzere, 29.04.2016 Tarih, ...... irsaliye numaralı ve 675,00 TL fatura değeri bulunan, .......... Mağazası, ...... Şubesine gönderilmek üzere, 31.05.2016 Tarih, ..... irsaliye numaralı ve 1.140,48 TL fatura değeri bulunan, .......... Mağazası, ...... Şubesine gönderilmek üzere, 25.06.2016 Tarih, ..... irsaliye numaralı ve 752,76 TL fatura değeri bulunan, .......... Mağazası, ...... Şubesine gönderilmek üzere, 23.05.2016 Tarih, ...... irsaliye numaralı ve 799,74 TL Fatura değeri bulunan, .......... Mağazası, ...... Şubesine gönderilmek üzere, 31.05.2016 Tarih, ....... irsaliye numaralı ve 933,12 TL fatura değeri bulunan, .......... Mağazası, ..... Şubesine gönderilmek üzere, 03.06.2016 tarih, ...... irsaliye numaralı ve 928,48 TL fatura değeri bulunan, .......... Mağazası, ....... Şubesine gönderilmek üzere, 31.05.2016 tarih, ....... irsaliye numaralı ve 1.555,20 TL fatura değeri bulunan, .......... Mağazası, ...... Şubesine gönderilmek üzere, 21.03.2016 tarih, ...... irsaliye numaralı ve 3.447,36 TL fatura değeri bulunan, .......... Mağazası, ..... Şubesine gönderilmek üzere, 29.06.2016 tarih, ....... irsaliye numaralı ve 965,25 TL fatura değeri bulunan, .......... Mağazası, ...... Şubesine gönderilmek üzere, 25.06.2016 tarih, ...... irsaliye numaralı ve 784,62 TL fatura değeri bulunan, şirket ürünleri ilgili şubelere gönderilmek üzere davalı şirketin ....... Şubesine teslim edilmişse de söz konusu ürünler alıcı mağazalara teslim edilmediğini, hal böyle iken .......... mağazası malların kendisine ulaşmadığını gerekçe toplam değeri olan malların bedelini tarafınca ödenmediğini, yaşanan probleme ilişkin davalı şirkete gerek sözlü gerekse yazılı olarak bildirim yapıldığını, söz konusu ürünlere ilişkin bilgi alınmak istenmişse de bir türlü sonuca varılamadığını, son olarak yaşanan zararın giderilmesi adına Beyoğlu ...... Noterliği'nin 03.07.2017 tarih, ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu malların teslim fişlerinin tarafınca verilmesi istenildiğini, aksi halde bu malların .......... mağazalarına teslim edilmemiş sayılacağından bahisle ürünlerin toplam bedeli olan ve davacının zarara uğramış olduğu 28.651,71-TL'nin davalı şirketten temini talep edilmişse de davalı şirketçe söz konusu ihtarnameye cevap verilmediğini, hal böyle iken alıcı mağazalara ulaştırılması adına davalı şirkete teslim edilen ürünler ve bu ürünlerin değerleri göz önüne alındığında davacı ve sahibi olduğu şahıs şirketinin zarara uğradığını, davacı şirket tarafından alıcı mağazalara gönderilmek davalı şirkete teslim edilen ve 28.651,17-TL değeri bulunan mallar davalı şirketçe alıcı mağazalara teslim edilmediğini, davacı uğramış olduğu zararı davalı şirketten talep etmişse de söz konusu malların bedeli davacı ödemediğini, bu sebeple davalıya karşı alacağa istinaden Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu yasal süresi içinde borca itiraz ettiğini ve takip durduğunu, Neticeten; Fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın kaldırılmasına ve yapılan takibin devamına, davalının %20 'tan aşağı kalmamak kaydıyla İcra İnkar Tazminatına Mahkum edilmesine, her türlü yargılama giderinin davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan, davalı şirket aleyhine 28.651,17 TL alacak talebi ile Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olup, tarafınca iş bu ödeme emrine takibe, borca, faiz oranına, yetkiye ve tüm ferilerine yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, usulüne uygun yapılan itiraz neticesinde icra takibi 14.09.2017 tarihinde durdurulduğunu, davacı yan iş bu itirazın iptali davasını açtığını, davaya konu kargoların teslimi yapıldığını, davaya konu kargo içeriğinin bilinmediğini, bu sebeple bedelinin 28.651,17 TL olduğu kabul edilemeyeceğini, kargo taşımacılığında kargo şirketlerinin paketin içeriği ile ilgili bilgi sahibi olma olanağı bulunmadığını, kaldı ki gönderen kargo içeriği ile ilgili davalı şirkete herhangi bir bilgi de vermediğini, kargo kayıp olarak kabul edilse dahi içerisinde 28.651,17 TL değerinde bir ürün olduğu kabul edilemeyeceğini, davacı yan, davaya konu kargonun bedeli hakkında tarafınca ve sayın mahkemeye herhangi kesin delil niteliğine haiz bilgi ve belge sunmadığını, sunulan faturalar kayıp kargo içeriğinin uygunluğu tespit edilemeyeceğini, bu sebeple talep edilen 28.651,17 TL bedelin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini, Neticeten; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacı tarafından .......... firmasının şubelerine gönderilmek üzere davalıya teslim edildiği iddia edilen ürünlere ait 16 adet 28.651,71-TL tutarlı fatura bedelli ürünlerin alıcı mağazalara teslim edilmediğinden dolayısıyla oluşan toplam 28.651,71-TL tutarlı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının ilgilisine teslim edilmek üzere kargo şirketi olarak davalıya teslim ettiği malların ilgilisine davalı tarafça teslim edilip edilmediği, teslim edilmediyse davalının söz konusu malların bedeli olarak davacıya karşı sorumlu olup olmadığı ve sorumlu ise miktarı hususlarındadır. Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı 28.919,58-TL'nin tahsili için ilamsız takip talebinde bulunulduğu, süresinde itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizden verilen 06/02/2020 tarih ve ...... Esas ..... sayılı kararı İstanbul BAM ..... H.D'nin 22/12/2022 tarih ve ...... Esas ...... Karar sayılı kaldırma ilamıyla mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. İstanbul BAM ...... H.D'nin 22/12/2022 tarih ve ....... Esas ...... Karar sayıl kaldırma ilamı ile ;Dosya kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları; davalıya teslim edilen taşıma konusu ürünlerin alıcısına teslim edilip edilmediği ve koli içerisinde ne olduğu, alıcıya teslimin gerçekleşmediğinin kabulü halinde ise davalının sorumluluğu mevcut ise, sorumlu olduğu miktar konusunda toplanmaktadır. Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı ihtilafsızdır. Taşıma konusu ürünlerin alıcıya teslim edildiğini ispat yükü davalıdadır. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Somut davada davalı, ürünleri alıcısına teslim ettiğine dair imzasız ve kaşesiz teslim belgeleri sunmuş ve Mahkemece davalı tarafından ürünlerin alıcısına teslimin ispat edilemediği kabul edilmiş ise de; belgelerde teslim alan olarak alıcı şirketin çalışanı olduğu iddia edilen kişilerin isimlerinin yer aldığı görülmüştür. Buna göre Mahkemece alıcı şirketten; davacının sunduğu faturalardaki ürünlerin sipariş edilip edilmediği, faturaların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, ürünlerin teslim alınıp alınmadığı, davalı tarafından sunulan teslim belgelerinde isimleri yer alan kişilerin gösterilen tarihlerde çalışanı olup olmadığının sorulması ve gerekli olması halinde SGK'dan da teslim alan olduğu iddia edilen kişilerin alıcı şirketin işçisi olup olmadıklarının sorulması ve buna göre ürünlerin alıcısına teslim edilip edilmediğinin tespiti gerekmektedir. Ancak ürünlerin alıcısına teslim edilmediği ve zayi olduğunun anlaşılması halinde, davalı taşıyıcı TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadığından, alıcısına teslim edilmeyen ürünler nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olacaktır. Davalı taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Davalı tarafından düzenlenen gönderi belgelerinde, taşımaya konu kolilerin içerisinde ne olduğu, ürünlerin mahiyeti ve değeri belirtilmemiştir. Davalı, koli içerisinde iddia edilen faturalardaki ürünlerin olduğunu kabul etmemektedir. Bu durumda, davacı, davalıya teslim ettiği kolinin içindeki ürünün ne olduğunu tanık dahil her türlü delil ile ispatlayabilir. Mahkemece TTK'nın 886. maddesi kapsamında, davalının sorumluluk sınırlamalarından yararlanıp yararlanamayacağı, gerçek zarardan sorumlu olup olmadığına yönelik bir değerlendirme yapılmaksızın, davacı tarafından koli içerisinde bulunduğu iddia edilen ürünlere ilişkin faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olmaları esas alınarak davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi de hatalı olmuştur gerekçesi ile kaldırılmıştır. Mahkememizce İstanbul BAM ..... H.D'nin 22/12/2022 tarih ve ..... Esas ...... Karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda ...... KİTLE PAZ. VE TİC. A.Ş'ye yazılan müzekkereye ..... Ticaret A.Ş vekilinin mahkememize sunduğu 10/02/2023 tarihli dilekçesi ile; ..... Ticaret A.Ş oy hakkını veren paylarının %96.25'ine sahip olan ....... Ticaret A.Ş ile tüm aktif ve pasifleri ile birlikte bir kül halinde .....'a devri suretiyle ...... Ticaret A.Ş bünyesinde birleştiğini, birleşmenin 31/08/2018 tarihinde tescil edildiğini, 05/09/2018 tarih ve ..... sayılı Türkiye Ticaret Sicil gazetesinde ilan edilerek ..... Ticaret A.Ş'nin ticaret sicilden terkin edildiğini, ......'dan devrolan kayıtlara şirket sistemlerinden bakıldığında, faturalardan ...... sıra nolu, ...... sıra nolu, ..... sıra nolu, ...... sıra nolu faturaların şirket sistemlerindeki kayıtlarda yer aldığının tespit edildiğini, diğer faturalara ilişkin şirket sistemleri kontrol edildiğinde bu faturaların şirket sisteminde kaydının bulunmadığının anlaşıldığını, bunun haricinde teslim belgelerinde "......." olarak ismi geçen kişilerin, ad soyad bilgisi ile kayıtlar kontrol edildiğinde .....'ın 2016 yılında ...... çalışanı olduğunun tespit edildiğini, teslim belgelerinde " ,....." olarak ismi geçen ...... ile isimleri ile birebir örtüşen bir çalışan ismi olmamakla birlikte bu isimlerle benzer olduğu tespit edilen çalışan isimlerinin ......'ın olduğunun anlaşıldığını, teslim belgelerinde "....." olarak ismi geçen ..... ve ...... 'ye ilişkin olarak ise herhangi bir çalışan kaydına rastlanmadığını, ilgili kişilerin ancak T.C numaraları ile sağlıklı bir kontrol yapılabileceğini, ..... sıra nolu belgede "....." olarak "......", ..... sıra nolu belgede "....." olarak "........ kaşe", ...... sıra nolu belgede "......." olarak "........ Tekstil" yazmakta olduğundan ve ..... sıra nolu belgede herhangi bir "......" kişi adı yer almadığından bu teslim belgelerine ilişkin bir tespit yapılamadığı belirtilmiştir. DAVACI TANIĞI ..... nün Mahkememizin 13/07/2023 tarihli duruşmasında alınan tanık beyanında: Ben ........'nın sahibi olduğu ........ ..... Tekstil Ltd. Şti.'de satış müdürü olarak çalışmaktayım, bizim çalışma usulümüz ...... 'dan bize sipariş gelir, ben onu depoya verir hazırlatırım, sonra kargoya veririz, biz de bu siparişler geldiğinde biz de üretip kargoya teslim ederiz, daha sonra ödemeler bize yapıldığında ödemenin eksik yapıldığını gördüm, davaya konu ürünleri biz ...... 'ya kargoyla gönderdik, daha sonra ödemeler bize yapıldığında ödemenin eksik yapıldığını gördüm, ismini hatırlamıyorum ..... yetkilisini aradım, o da bana ürünlerin bazı mağazalara teslim edilmediğini bana söyledi, ben de ...... Kargo'dan teslim tutanaklarını istedim, sonra teslim tutanakları bize verilmedi,şeklinde beyanda bulunmuştur. DAVACI TANIĞI ......: Mahkememizin 13/07/2023 tarihli duruşmasında alınan tanık beyanında: Ben davacının sahibi olduğu ........ ....... Tekstil Ltd. Şti.'de 15 yıldır yaklaşık 2010'dan beridir imalat bölümünde malzemelerin kesiminden gönderilmesine kadar imalat sorumlusu olarak görev yapmaktayım, davaya konu gönderilen ürünler ....... bikini içerikli ürünlerdir, ........ ....... Tekstil Ltd. Şti.'nin üretimi ....... ve bikini üzerinedir, biz ürünleri toptan keseriz, imalattan geldiği zaman örneğin 10 koli bir firmaya, 5 koli bir firmaya şeklinde mağaza mağaza dağıtırız, üzerlerine barkodlar yapıştırılır, her kolinin teslim fişi vardır, teslim fişi ile kargoya teslim ederiz ve imzalattırırız, dava konusu ürünlerin bir kısmının ....... 'nın mağazasına teslim olmadığına ilişkin bilgi geldi, biz de teslim ettiğimize ilişkin tutanaklarımız olunca bizimle ilgili bir sorun olmadığını söyledik şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce alınan 13/02/2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesinin ...... Esas ...... K. sayılı 22.12.2022 tarihli bozma ilamında mali yönden yapılan inceleme ve tespitlere bir ithamda bulunulmadığı anlaşılmakla kök raporda mali yönden görüş ve kanaatler aynen korunmaktadır. Kök rapordaki mali açıdan tespitler; Davacı tarafından ....... firmasının şubelerine gönderilmek üzere davalı ........ Kargoya teslim edildiği iddia edilen ürünlere ait 16 adet 28.651,71 TL tutarlı faturaların davacı yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı ........ Kargo Lojistik ve Dağıtım A.Ş. tarafından 10.08.2018 havale tarihli dilkçe ekinde davacı yanın kargo ürünlerinin teslimine ilişkin belgeler sunulmuş olduğu, sunulan belgelerin bilgisayar sisteminden alınmış olduğu anlaşıldığı, 03.06.2016 tarihli ...... tesellüm belgesi ve 27.06.2016 tarihli ...... no.lu Tesellüm belgelerinde malları teslim alan bölümlerinin gözükmediği, diğer belgelerde ise malları teslim alan kişilerin bilgilerinin yer aldığı, davacı yanın dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu gönderileri ile sunulan belgelerdeki gönderilerinin bir birleriyle örtüştüğü, davacı yan 27.07.2018 havale tarihli dilekçesinde; “Bilgisayar ortamında hazırlanmış olan kayıtları kabul etmediklerini, söz konusu teslimatın gerçekleştiğine ilişkin ıslak imzalı teslim tesellüm belgelerin sunulmasını” beyan ettiği, davalı yan tarafından ise dava dosyasına söz konusu teslimatın gerçekleştiğine ilişkin ıslak imzalı teslim- tesellüm belgeleri dosyaya sunulmadığı, neticeten, davalı tarafından sunulan belgelerin bilgisayar sisteminden alınmış olduğu anlaşıldığı, söz konusu teslimatın gerçekleştiğine ilişkin ıslak imzalı teslim-tesellüm belgeleri’nin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının ilgilisine teslim edilmek üzere kargo şirketi olarak davalıya teslim ettiği malların ilgililerine davalı tarafça teslim edildiğinin ispata muhtaç olduğu, davacının ilgilisine teslim edilmek üzere kargo şirketi olarak davalıya teslim ettiği malların bedellerinin sunulan faturalara göre 28.651,71 TL olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takdir Sayın Mahkemenize aittir. Teknik Yönden Yapılan İncelemeler; Davalı kargo taşıyıcısı olup, taşımaya aldığı emtiayı gönderilene teslim yükümlüsüdür. Taşıma süreci sonunda gönderilene teslimi ispat külfeti davalı yan üzerindedir. Kargoyu taşımaya aldığı belirlenmekte, davacınn dava dışı alıcıya düzenlediği faturalar ile zararı teyit edilmektedir. Bu durumda, davalının kargoyu alıcısına teslim ettiğini ispat etmesi gerekir. Davalı yan, her ne kadar dava dışı gönderilenin çalışanlarına, adamv e yardımcılarına teslim iddia etmekte ise de; kaşe ve imza ile dava dışı gönderilene kargo teslimi sabit değildir. Kargo teslim alan kısmında bir gerçek kişi adı soyadı olması, hatta bu kişilerin dava dışı gönderilenin adam ve yardımcılarından olması, kargonun gereği gibi alıcısına teslim edildiği anlamına gelmez. Kargo alıcısı dışında birine teslim edilmiş veya alıcısına teslim ispatlanamıyorsa; taşıyıcının taşımaya aldığı kargoyu hiç teslim etmemesi veya yanlış kişiye teslim etmesi, TTK m.886 manasında “….pervasızca bir davranıuşla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin ihmalinin sebebiyet verdiği ….” Zarardan söz edilebilecektir. Kargoyu taşımaya alan taşıyıcı bu kargonun akıbetini açıklayamıyor, ne şekilde nasıl kime teslim edildiğini, ya da ne şekilde zayi olduğunu, kayıp sebebini aydınlatamıyorsa; oluşan zarar ağır kusur sonucu kabul edilecek ve TTK m.882 manasında sınırlı sorumluluk söz konusu olmayacaktır. Taşıyıcının TTK m.875/1 gereği taşıma sürecinde meydana gelen kayıp sebebi ile sorumluluğu, kayıp gerekçeleri ortaya konulamadığı takdirde; TTK m.886 kapsamında ağır kusur var sayılacak ve davalı tam zararı tazmin etmek durumunda olacaktır. Somut olayda da davalı taşımaya aldığı sabit olan kargonun akıbetini açıklayamamakta, kayıp olgusu karşısında tüm zararı tazmin etmek durumunda olduğu değerlendirilmektedir. Bu yönü ile kök rapor, raporun 5.4.maddesinde yapılan değerlendirmeler ve yerel mahkemenin kaldırılan kararı somut olaya uygun, davacının tüm zaraırnın tazmini gerektiği yönünde olmakla; somut olaya uygun görülmektedir. SONUÇ : Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; a) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesinin ...... Esas ...... K. sayılı 22.12.2022 tarihli bozma ilamında mali yönden yapılan inceleme ve tespitlere bir ithamda bulunulmadığı anlaşılmakla kök raporda mali yönden görüş ve kanaatler aynen korunacağı, b) Davacı tarafından ..... firmasının şubelerine gönderilmek üzere davalı ........ Kargoya teslim edildiği iddia edilen ürünlere ait 16 adet 28.651,71 TL tutarlı faturaların davacı yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, c) Davalı ........ Kargo Lojistik ve Dağıtım A.Ş. tarafından 10.08.2018 havale tarihli dilekçe ekinde davacı yanın kargo ürünlerinin teslimine ilişkin belgeler sunulmuş olduğu, Sunulan belgelerin bilgisayar sisteminden alınmış olduğu anlaşıldığı, 03.06.2016 tarihli ...... tesellüm belgesi ve 27.06.2016 tarihli ...... no.lu Tesellüm belgelerinde malları teslim alan bölümlerinin gözükmediği, diğer belgelerde ise malları teslim alan kişilerin bilgilerinin yer aldığı, davacı yanın dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu gönderileri ile sunulan belgelerdeki gönderilerinin bir birleriyle örtüştüğü, d) Davacı yan 27.07.2018 havale tarihli dilekçesinde; “Bilgisayar ortamında hazırlanmış olan kayıtları kabul etmediklerini, söz konusu teslimatın gerçekleştiğine ilişkin ıslak imzalı teslim- tesellüm belgelerin sunulmasını” beyan ettiği, e) Davalı yan tarafından ise dava dosyasına söz konusu teslimatın gerçekleştiğine ilişkin ıslak imzalı teslim- tesellüm belgeleri dosyaya sunulmadığı, f) Neticeten, Davalı tarafından sunulan belgelerin bilgisayar sisteminden alınmış olduğu anlaşıldığı, söz konusu teslimatın gerçekleştiğine ilişkin ıslak imzalı teslim- tesellüm belgeleri’nin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının ilgilisine teslim edilmek üzere kargo şirketi olarak davalıya teslim ettiği malların ilgililerine davalı tarafça teslim edildiğinin ispata muhtaç olduğu, davacının ilgilisine teslim edilmek üzere kargo şirketi olarak davalıya teslim ettiği malların bedellerinin sunulan faturalara göre 28.651,71 TL olduğu, g) Teknik Yönden Yapılan İncelemelerde ; - Davacının taşımaya verdiği kargodan 28.651,71 TL kıymetinde olan emtianın gönderilene teslim edildiğinin sabit olmaıdığı, - Bu miktar kargo bakımından zay- kayıp zararından davalının TTK m.886 kapsamında ağır kusurlu bir şekilde zarara sebebiyet verdiği değerlendirmesi ile tüm zararı tazmin etmesi gerektiğinin değerlendirildiği, - KÖK rapor ve yerel mahkeme kararının yerinde olduğu hususunda nihai takdir ve değerlendirmenin yüce mahkemeye ait olduğu, ek sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce alınan 12/12/2024 tarihli Bilirkişi 2. Ek Raporunda özetle; İhtilafın özü; davacının teslim edilmediğini ileri sürdüğü kargoların gönderilene teslim edilip edilmediği, taşımaya verilen kargoların teslim edilmemesi halinde yol açılan zararın ne olduğu hususunda toplanmaktadır. Bu çerçevede, 1- Davalı yan kargoları alıcısına ancak alıcı adresinde değil, kendi şubesinde teslim ettiği, teslim alanların ise alıcının çalışanları olduğunu ileri sürmektedir. Esasında, davalının kendi şubesinde değil, ancak alıcı adreslerine teslim ile taşımayı tamamlaması gerekir. BAM kararında “ Somut davada davalı, ürünleri alıcısına teslim ettiğine dair imzasız ve kaşesiz teslim belgeleri sunmuş ve Mahkemece davalı tarafından ürünlerin alıcısına teslimin ispat edilemediği kabul edilmiş ise de; belgelerde teslim alan olarak alıcı şirketin çalışanı olduğu iddia edilen kişilerin isimlerinin yer aldığı görülmüştür. Buna göre Mahkemece alıcı şirketten; davacının sunduğu faturalardaki ürünlerin sipariş edilip edilmediği, faturaların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, ürünlerin teslim alınıp alınmadığı, davalı tarafından sunulan teslim belgelerinde isimleri yer alan kişilerin gösterilen tarihlerde çalışanı olup olmadığının sorulması ve gerekli olması halinde SGK'dan da teslim alan olduğu iddia edilen kişilerin alıcı şirketin işçisi olup olmadıklarının sorulması ve buna göre ürünlerin alıcısına teslim edilip edilmediğinin tespiti gerekmektedir. Ancak ürünlerin alıcısına teslim edilmediği ve zayi olduğunun anlaşılması halinde, davalı taşıyıcı TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadığından, alıcısına teslim edilmeyen ürünler nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olacaktır.” İfadelerine yer verilmiştir. Bilirkişi olarak yaptığımız inceleme ve değerlendirmede, ıslak imzalı teslim tesellüm belgesi sunulmadığı sürece davalının kendi biligisayar ortamında imzasız veri girişlerine itibar edilemeyeceği rapor edilmiştir. Sayın mahkemece BAM kararı gözetilerek dava dışı ...... firmasının belirtilen şubelerde çalışanlarının listesi alınarak, bu çalışanların tanık olarak dinlenmesi ve tanık beyanları ile kanaat oluşturulması değerlendirilebilir. Adı geçenlerin ...... çalışanı ve belirtilen tarihlerde davalının şubesinden emtia teslim almaya yetkili ve görevli olması, kargoyu aldığını kabul etmesi halinde davalı kayıtlarına itibar edilebilecektir. Burada tek taraflı olarak 2020 yılında ortaya çıkan pandemi öncesinde tutulan kayıtların delil olması söz konusu değildir. Ancak BAM kararı gereği, mahkemece adı geçen teslim aldığı ileri sürülen;- ........'a şubede teslim edilmiştir.- ....... 'e şubede teslim edilmiştir.- ...... 'a şubede teslim edilmiştir.- ......'a şubede teslim edilmiştir.- .......'a şubede teslim edilmiştir.- ........'a şubede teslim edilmiştir.- ......'ye şubede teslim edilmiştir.- ...... 'a şubede teslim edilmiştir.- ..... 'na şubede teslim edilmiştir.- .....'e şubede teslim edilmiştir.- ......'a şubede teslim edilmiştir.- ...... 'a şubede teslim edilmiştir.- ...... 'a şubede teslim edilmiştir.- ...... 'a şubede teslim edilmiştir.- Alıcı firma yetkilisinin kaşe basımı (........ kaşe) şubede teslim edilmiştir.- Alıcı firma ........ Tekstil'e şubede teslim edilmiştir, şeklinde imzasız, tek taraflı kayıtlara dayanan teslim iddiaları bakımından mahkemece bu kişilerin SGK kayıtlarında alıcı çalışanı olması halinde, tanık olarak dinlenmeleri değerlendirilebilir. Kök ve 1.ek raporda taşıyıcının teslimini imza ile teyit etmesi gerektiği kanaati ile rapor verilmiştir. 2- Zarar miktarı bakımından itirazın irdelenmesinde de, davacı yan kargoya verdiği ve kayıp olduğu ileri sürülen emtia bedellerini zararlarının tazminatı olarak talep etmektedir. BAM kararında aynen “Davalı tarafından düzenlenen gönderi belgelerinde, taşımaya konu kolilerin içerisinde ne olduğu, ürünlerin mahiyeti ve değeri belirtilmemiştir. Davalı, koli içerisinde iddia edilen faturalardaki ürünlerin olduğunu kabul etmemektedir. Bu durumda, davacı, davalıya teslim ettiği kolinin içindeki ürünün ne olduğunu tanık dahil her türlü delil ile ispatlayabilir” ifadelerine yer vermiştir. Oysa TTK m.880/3 “… Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır…” ifadeleri ile davacının zararını ispat için karineye dayanmasına müsaade etmektedir. Burada davacının ticari defterlerinde taşımaya verilen emtialara ilişkin faturalara dayanan alacak tutarı zararı olarak kabul edilmek gerekir. Taşıma hukuku karinelere dayanan bir hukuk alanıdır. Öyle ki taşımaya alınan emtia belirtilen miktar ve içerikte alınmış, alıcıya itirazsız teslim edilen emtia belirtilen şartlarda teslim edilmiş, miktar yazdığı gibi, kıymet bildirildiği gibi kabul edilmektedir. Taşımaya alınan emtianın içeriğini taşıyıcı denetlemek durumunda değil, gönderen de açıkça belirtmek durumunda değildir. Taşıyıcı taşımaya almış, teslim etmiş ise varsayıma göre belirtilen emtiadır. Somut olayda, davalı teslim ettiğini ispat edemediği takdirde, teslim aldığı varsayılan emtia tür ve kıymeti esas alınır. Yani, emtianın belirtilen olmadığını ileri süren davalı yan başka mal daha ucuz mal olduğu iddiasını kendi ortaya koymalıdır. BAM ise, davacının taşımaya verdiği malın ne olduğu ve kıymetini davacının ispat etmesi gerektiğini, gerekirse tanık dinletebileceğini ileri sürmektedir. Takdir yüce mahkemenindir. 3- Davalı vekili, davacı yanın kargo yetkilisinin de tanık olarak dinlenmesini talep etmektedir. Davalının teslim alan şeklinde verilen isimlerin dinlenmesi, teslim olgusu sabit olması halinde, zararın miktarı içinde davacı yan tanık bildirmeli ve dinlenmeli, sayın mahkeme kanaatine etkili olabilecek beyan ve ifadeler gözetilerek bir sonuca varılması gerektiği değerlendirilmektedir. SONUÇ: Sayın mahkeme ek görevlendirmesi, BAM kararı tekrar gözden geçirildiğinde, 1- KÖK ve 1.EK rapor sonuç ve kanaatimizin devam ettiği, davacının satış yaparak davalı ile taşımaya verdiği emtianın kendi ticari defterlerinde kıymetleri belirtilen emtia olduğu ve gönderilenlere tesliminin sabit olmadığı, 2- Davalı yanın kargoları usulüne uygun bir şekilde gönderilenlere teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, bu çerçevede tanık dinlenmesi talebi olduğu, 3- Sayın mahkemece, BAM kararı gözetilerek kanaat oluşturulabilmesi için; 3-1. dava dışı ...... firmasının ve diğer alıcıların SGK kayıtlı elemanlarının tanık olarak dinlenerek, davalıya ait şubelerden kargo teslimatı yapılıp yapılmadığı, kargonun alıcı adresine gelmeksizin davalı yanca teslim edilmiş olup olmadığının araştırılabileceği, 3-2. Taşımaya verilen emtianın alıcılarına teslim edilmediği kanaatine varılırsa, karine ile sabit olmasına karşın; emtianın ne olduğu ve kıymeti konusunda bu defa davacı yan çalışanlarını tanık olarak dinleyerek, fatura-ticari defter kayıtları ile ortaya konulan kıymetlerin araştırılabileceği, 2.Ek Sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Gerek sorumluluk gerekse zarar miktarı bakımından nihai takdir ve kanaatin yüce mahkemeye ait sonucuna varılmaktadır. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde; Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında alıcısına teslim edilmediği/zayi edildiği iddia edilen ürün bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Davacı taraf, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine 28.651,71 TL asıl alacak, 267,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.919,58 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatmış, davalının süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle duran takibin devamını sağlamak üzere eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.'' düzenlemesi yeralmaktadır. Somut olayda davacı taraf dava dışı .......... mağazalarına sattığı ürünlerin tüm sevkiyatlarının davalı kargo şirketince yapıldığını, bilindiği üzere kargo hizmetinin genel uygulaması olarak teslim edilen kolilerin, alıcı şirket yetkilisi tarafından kaşe imza atılmak suretiyle teslim alındığını, dava dışı şirketin bazı şubelerine gönderilmek üzere teslim edilen mallar davalı şirketin ...... Şubesine teslim edilmişse de söz konusu malların alıcı mağazalara teslim edilmediğini, hal böyle iken .......... mağazası malların kendisine ulaşmadığını gerekçe göstererek toplam değeri 28.651,17 TL olan malların bedelini tarafına ödenmediğini, bu kez davalıya başvurmasına rağmen bedelin ödenmediğini iddiasıyla davalı hakkında icra takibi başlatmış davalının itirazı üzerine, itirazın iptali ve duran takibin devamı için iş bu davayı açmıştır. Davalı taraf söz konusu ürünlerin ilgili firmalara teslim edildiğini savunarak bir kısım kargo teslim belgeleri sunmuş, ayrıca kargo içeriklerinden söz konusu ürün bedellerinin 28.651,17 TL olduğunun tespit edilemeyeceğini savunmuştur. Dosyada alına bilirkişi raporunda , taşıma hukuku karinelere dayanan bir hukuk alanı olduğu öyle ki taşımaya alınan emtia belirtilen miktar ve içerikte alınmış, alıcıya itirazsız teslim edilen emtia belirtilen şartlarda teslim edilmiş, miktar yazdığı gibi, kıymet bildirildiği gibi kabul edildiği taşımaya alınan emtianın içeriğini taşıyıcı denetlemek durumunda olmadığı gönderen de açıkça belirtmek durumunda olmadığı taşıyıcı taşımaya almış, teslim etmiş ise varsayıma göre belirtilen emtia olduğu somut olayda, davalı teslim ettiğini ispat edemediği takdirde, teslim aldığı varsayılan emtia tür ve kıymeti esas alınacağı yani, emtianın belirtilen olmadığını ileri süren davalı yan başka mal daha ucuz mal olduğu iddiasını kendi ortaya koyması gerektiği davacının ilgilisine teslim edilmek üzere kargo şirketi olarak davalıya teslim ettiği malların bedellerinin sunulan faturalara göre 28.651,71 TL olduğu tespit edilmiş olup İstanbul BAM ..... H.D'nin 22/12/2022 tarih ve ...... Esas ....... Karar sayıl kaldırma ilamı doğrultusunda dava dışı .......... ya yazılan müzekkereye ...... Ticaret A.Ş. Tarafından verilen yazı cevabında faturalardan ...... sıra nolu, ..... sıra nolu, ...... sıra nolu, ..... sıra nolu faturaların şirket sistemlerindeki kayıtlarda yer aldığının tespit edildiğini, diğer faturalara ilişkin şirket sistemleri kontrol edildiğinde bu faturaların şirket sisteminde kaydının bulunmadığının anlaşıldığını, bunun haricinde teslim belgelerinde "....." olarak ismi geçen kişilerin, ad soyad bilgisi ile kayıtlar kontrol edildiğinde .....'ın 2016 yılında ..... çalışanı olduğunun tespit edildiğini, teslim belgelerinde "....." olarak ismi geçen ........, ...... ile isimleri ile birebir örtüşen bir çalışan ismi olmamakla birlikte bu isimlerle benzer olduğu tespit edilen çalışan isimlerinin ......'ın olduğunun anlaşıldığını, teslim belgelerinde "....." olarak ismi geçen ..... ye ilişkin olarak ise herhangi bir çalışan kaydına rastlanmadığını, ilgili kişilerin ancak T.C numaraları ile sağlıklı bir kontrol yapılabileceğini, ...... sıra nolu belgede "......" olarak "......", ..... sıra nolu belgede "....." olarak "........ kaşe", ..... sıra nolu belgede "....." olarak "........ Tekstil" yazmakta olduğundan ve ..... sıra nolu belgede herhangi bir "....." kişi adı yer almadığından bu teslim belgelerine ilişkin bir tespit yapılamadığı şeklinde ki cevap verilmiş olup bu kapsama da dosyada alınan bilirkişi raporu tanık anlatımları ve ..... Ticaret A.Ş cevabının hep birlikte değerlendirilmesinde davaya konusu ..... numaralı 3.960,58 TL bedelli fatura ,...... numaralı 799,74 TL bedelli fatura , ..... numaralı 1.555,20 TL bedelli fatura , ...... numaralı 3.447,36 TL bedelli faturaların dava dışı alıcı şirket sistemlerindeki kayıtlarda yer aldığı bu şekli ile bu fatura konusu ürünlerin alıcı firmaya teslim edildiği davacının bu faturalara yönünden talebinin yerinde olmadığı ,davaya konu diğer faturalar yönünden davalı taşıyıcı TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadığından, alıcısına teslim edilmeyen bu faturalar konu ürünler nedeniyle davalının oluşan zarardan sorumlu olacağı dikkate alınarak davacının davalıdan 18.888,83 TL talep edebileceği , davalının takipten önce temerrüte düşürüldüğü ispatlanamadığından işlemiş faize ilişkin talebin yerinde olmadığı anlaşılmakla hükme esas alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak Açılan davanın kısmen kabul-kısmen reddine, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafın 18.888,83 TL asıl alacak yönünden yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 18.888,83 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 3.777,76 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Açılan davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE, 1-Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafın 18.888,83 TL asıl alacak yönünden yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 18.888,83 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 3.777,76 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 1.290,29-TL harçtan peşin alınan 493,88-TL harcın mahsubu ile 796,41-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 534,98-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça sarf edilen tebligat ve posta masrafı olarak toplam 4.917,90 TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.211,88-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafça sarf edilen 230,00-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 79,78-TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 18.888,83-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 10.030,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1209, K. 2024/1228, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1209-e-2024-1228-k-7555724cf060