İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1267 E. 2025/768 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1267
- Karar No
- 2025/768
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR:1- 2- 3- VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 14/12/2022 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin cam üretip sattığını. Müşterisi için üretmiş olduğu camları taşıması için davalı ... Hayvancılık Otomotiv Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti. ile anlaştığını. Davalı şirket çalışanı olan şoför ...'in 25.09.2022 tarihinde %100 kendi kusuruyla tek taraflı bir trafik kazası yaptığını ve müvekkili şirketin mallarını zayi ettiğini. Mezkur kazaya ilişkin olarak nakliye edilen camların çoğunun kırıldığını, geri kalan camların da bir kısmının kurtarıldığını. Ancak kurtarılan camlardaki çatlaklar nedeniyle onların da kullanılamaz halde olduğunun anlaşıldığını. Kazanın ... ilinin sınırları içerisinde gerçekleştiğini. Müvekkilinin kazanın doğrudan tarafı olmadığı için kazaya ilişkin evraklara ulaşamadığını. Müvekkili şirketin bu kaza nedeniyle yaşamış olduğu maddi zararın 450.000 TL olduğunu. Kaza yapılan aracın malikinin davalı ... olduğunu. Müvekkili şirketin zararlarından taşımacılık şirketi, şoför ve araç malikinin müteselsil bir şekilde sorumlu olduğunu. Bu nedenle 3 farklı kişiye karşı dava açıldığını. Aracı kullanan şoförün %100 kusurlu bir şekilde kazaya sebebiyet verdiği için TBK'nın haksız fiil hükümleri uyarınca müvekkili şirketin zararlarından sorumlu olduğunu. Müvekkili şirketin maddi zararının giderilmesi için takip başlatıldığını, davalıların itiraz ederek takibi durdurduğunu. Bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamını, %20'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkili şirket arasında, davacının müşterisi için ürettiği malların taşınması konusunda ne yazılı ne de sözlü hiçbir anlaşma yapılmadığını, müvekkilinin davacı ile bugüne kadar hiçbir ticari ilişkisinin söz konusu olmadığını. Bu hususun davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan fatura ve sevk irsaliyesi ile de sabit olduğunu, müvekkilleri yönünden husumet itirazında bulunduğunu. Dava dilekçesi ekinde sunulan fatura ve sevk irsaliyesinde müvekkili şirketin adının geçmediğini, irsaliyenin teslim alan kısmında da imza bulunmadığını. Davacının sunduğu irsaliyedeki malları kime teslim ettiğinin belli olmadığını. Bu anlamda davacının davaya konu icra takibine bakıldığında borcun sebebi olarak "Trafik Kazası nedeniyle müvekkil şirketin uğramış olduğu maddi zarar 450.000,00TL" olarak belirtildiğini, buna dair hiçbir dayanağın ibraz edilmediğini. Müvekkili ...'ya ait aracın 24.09.2022 tarihinde geçirdiği kaza esnasında taşıdığı malların davacı ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkiline ait aracın geçirdiği kazada hiçbir müvekkilinin kusurunun bulunmadığını. davanın yükleme yapan "...-...- firmasına, "... Nakl. İnş. ... isimli şahıs firmasına ihbarını talep ettiğini. trafik kazası tespit tutanağını kabul etmediklerini, bu nedenle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizce dosya bir adet taşıma konusunda uzman, bir adet nitelikli hesaplamalar, bir adet SMMM bilirkişiye tevdi edilerek camların zayi olmasındaki kusurun kime ait olduğu davacı tarafından kesilen 450.000,00-TL faturanın gerçek zararı yansıtıp yansıtmadığı, davalının iddiası olan 429.980,02-TL tutarlı faturanın da incelenerek rapor düzenletilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 07/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dosyasına sunulan; delil, döküman ve görsellerin incelenmesi neticesinde ; davalı firma oluşan hasardan sorumludur ve yüklenen mal faturası tutarı : TL. 364.389,85 ( KDV hariç) tazmin edilerek davacıya ödenmesi gerektiğine dair" şeklinde kanaatini bildirmiştir. Mahkememizce dosya bir adet kara taşıması bir adet metalurji uzmanı bilirkişiye tevdi ile meydana gelen zararın taşımadan mı yoksa istiften mi kaynaklandığı, ayrıca ilgili kaza nedeni ile taşınan malların tamamının zayi olup olmayacağı, olmuş ise bunun bir sovtaj bedelinin olup olmayacağı, var ise bu bedellerin hesaplanması için bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin 26/02/2025 tarihli raporunda özetle;"1)Davacı ... Cam Pazarlama Sanayi Ve Ticaret A.Ş. dava dışı olan müşterisine (... Cam A.Ş.) dava dışı olan ... firmasından satın aldığı camların ...'dan ...'e sevk edilmesi için davalı ... Hayvancılık Otomotiv Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti. ile anlaşmıştır. Davalı şirkete ait ... plakalı araç ile 24.09.2022 tarihinde ... ili ... ilçesi ... mevkisinde trafik kazası yapmış ve kaza sonucu taşıdığı cam malzemelerin büyük kısmı zarar görerek kullanılamaz hale geldiği 2)Dosyada bulunan belge, fotoğraf ve dokümanlardan cam malzemelerde meydana gelen zarara hem uygun olmayan istiflemenin (uygun aparat, takoz kullanılmaması, cam malzemelerin yeterli mukavemette sabitlenmemesi v.) hem de meydana gelen trafik kazasının neden olduğu, 3) 24.09.2022 tarihinde ... ilinde meydana gelen kazadan sonra tutulan kaza tutanağına göre ... plakalı araç şoförü ...'in kusurlu olduğu,4)Dosyada bulunan belge ve dokümanlardan 23.09.2023 tarihinde ... tarafından davacı ... Cam Pazarlama Sanayi Ve Ticaret A.Ş. “ye kesilen nolu ve 364389.85 TL malzeme bedelli ( KDV hariç ) e fatura olduğu, 9018 KDV 65590.17 TL ile fatura toplam tutarının 429980.02 TL olarak saptandığı,5)Taşınan cam malzemelerle ilgili bir sigorta belgesi yoktur. Dolayısıyla ortada bir sigorta belgesi olmadığı için ilave olarak malzemeler de cam olduğu için bir sovtaj bedeli söz konusu olmadığı, 6)Taşınan malın kırılgan ve gevrek bir malzeme olan cam olması nedeniyle malzemelerin tamamının çatlayıp kırılması neticesinde zarar görüp hurda haline gelidiği,7)İlgili mevzuat hükümleri (TTK md 863, md. 875) ve ... kararları uyarınca;” taşınan malın ya da eşyanın, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyulmasından, istiflenmesinden, sağlam şekilde bağlanmasından, sabitlenerek yüklenmesinden ve aynı şekilde boşaltılmasından gönderici sorumludur. Bununla birlikte taşıyıcı da yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.” Bu sebeplerle meydana gelen zararın hem uygun olmayan istifleme ve ambalajlama (göndericinin sorumluluğu), hem de taşıyıcının yapmış olduğu trafik kazasından yani taşımadan kaynaklandığını" bildirmiştir.Dosya tarafların rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun incelenmesi sonucunda asıl raporda her iki tarafa kusur yüklenilmesine rağmen kusur oranı belirlenmediği gözetilerek, tarafların kusur oranlarının yüzde olarak belirlenmesi ve yine metalurji uzmanının da görüşü alınmak suretiyle camların ağırlığına göre taşıyıcının sınırlı sorumluluğuna yönelik kurallar dikkate alınarak taşıyıcının sorumluluğunun üst limitinin belirlenmesi suretiyle ek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinin 22/05/2025 tarihli raporunda özetle; "Tarafların kusur oranları:Gönderici (yüklemeyi yapan) : %40 Taşıyıcı (sürücü dahil) : %60 olarak belirtilmiştir.Ayrıca, camların toplam ağırlığı ve TTK md. 882 gereği taşıyıcının sınırlı sorumluluğu üst limiti yaklaşık 74.390 EURO olarak hesaplanmıştır. Ancak taşıyıcının ağır ihmal durumunda bu limitin uygulanmayabileceği göz önünde bulundurulmalıdır." görüş ve kanaatini bildirmiştir. Tanık ... ifadesinde; davalı ... eşime ait bir şirkettir ben de bu şirkette sevkıyat sorumlusu olarak çalışmaktayım. Dava dışı üçüncü kişi olan ... bizim trakyada sürekli çalıştığımız bir kişidir ve uzun süreli bir dostluğumuz vardır. Bir gün beni aradı ve ...'da bir cam taşıma işi olduğunu söyledi, biz de yapabileceğimizi söyledik. Bana verilen numara ile irtibata geçtim ve ... isimli işyerinden yükleme yapmaya şoförü gönderdim. Şoför akşam beni aradı ve aracın yüklendiği fakat camların etrafına branda veya başkaca bir koruyucu çekilmediğini çamların korumasız bırakıldığını söyledi. Ben de şoföre kendi brandanı çek ve yola çık dedim. Ayrıca irsaliye almasını söyledim. Beni tekrar aradı ve irsaliye falan olmadığını yalnızca konum atarak ... gitmemi söylediler dedi. Şoför ... ulaştığında aracın arkasına yüklenen camlar kaymış ve kasaya çarparak yola düşmüş. Ayrıca bu camlar kasaya ve kupaya da zarar vermiş. Normalde bu camların takozlanması gerekir fakat yüklemeyi dava dışı şirket yaptığı için bunu ihmal etmişler. Yine camların yüklendiği araç neticede kara yolunda giden bir araçtır ve sürekli fren kullanan bir araçtır, dolayısıyla yükleyenin bunu bilerek yüklemeyi buna göre yapması gerekirdi, bildiğim gördüğüm bundan ibarettir dedi. Tanık ... ifadesinde; Benim adıma kayıtlı olan işyerinden davacı şirket yük arabası istediğinden dolayı biliyorum. Olay tarihini hatırlamıyorum. Arabayla ne taşınacağından ne işte kullanılacağından bir bilgim yoktur. ... nolu hattın sahibiyim. Ben ... Nakliyatın sahibi babamdır. İsmi ...'dir. ...'ya benim telefonumdan ulaşıp taşıma işi yaptırmak için adıma kayıtlı arabayı aldığını biliyorum. Ne mal alındığını ve nereye taşınacağı ile ilgili bilgim kazadan sonra olmuştur. Kaza olunca ...'nın bana fotoğraf attı. ...'e cam taşındığını öğrendim. Ancak ayrıntısını bilmiyorum. Ne kadar mal taşındığını bilmiyorum. Malların davacı şirkete gönderildiğini biliyorum. Taşıyan ...'dır. Araba da kendisine aittir. Benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir. Tanık ücreti talebim yoktur dedi.Tanık ... ifadesinde; Ben davalı şirketin yetkilisi ...'yı tanırım. Diğer davalıları tanımam. ... nakliyatı biliyorum. Sahibi ...'dir. Ben ...'ya ... Nakliyatın telefonunu verdim. Ancak telefonun sahibini yada kimin adına kayıtlı olduğunu bilmiyorum. Bu olay yaklaşık 1 yıl kadar önce oldu. Ben ... gurubumuzdan taşıma işi olduğunu öğrenince ben de ...'ya ... firmasının telefonunu verdim. Taşıma işini ve gelişen olayları ben bilmiyorum. Benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir. Tanık ücreti talebim yoktur dedi. GEREKÇE: Dava ... 8. İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki taşıma ilişkisinde tarafların sıfatlarının belirlenmesi davanın çözümü için gereklidir.Davacı, dava dışı ... isimli kişiden cam satın almış ve bu camları yine dava dışı müşterisi olan ... Cam A.Ş. İsimli şirkete göndermesi için dava dışı ... - ... Nakliyat isimli taşıyıcı ile anlaşmıştır. Davacı bu sözleşmede taşıtan, davalı ... şirketi fiili taşıyan, davalı ... şoför ( KTK 879. Madde uyarınca yardımcı), davalı ... ise taşıma işinin yapıldığı aracın malikidir. Yüklemeyi ise dava dışı ... yapmıştır. Akdi taşıyan dava dışı ... isimli şahıstır. Nitekim davalı ... tarafından bu şahsa taşıma işi faturası kesilmiştir. Türk Ticaret Kanunu 875. Maddesi "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." şeklinde olup, 888. Maddesi ise "...Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur...." şeklindedir.Dolayısıyla davalı ...'nun taşıma işini üstlenmediği yönündeki savunmasına itibar edilmemiş, davalıya husumet yöneltilebileceği gözetilerek davaya devam edilmiştir.Alınan bilirkişi raporları incelendiğinde, yüklemeyi yapan ... isimli firmanın yüklemede kusurlu olduğu ve bu kusurun toplam kusur içerisinde %40 oranına tekabül ettiği, davalı taşıyan ... kusurunun ise %60 oranında olduğu tespit edilmiştir. Gerçekten de olay incelendiğinde, dava dışı taşıyıcı cam işiyle uğraşmakta olup, camların bu şekilde taşınmayacağını bilen veya bilmesi gereken kişidir. Yükleme kusuru ve oranı bilirkişilerce de isabetli şekilde değerlendirilmiş, mahkememizce de bu oran kabul edilmiştir. Benzer bir cam taşıma uyuşmazlığında ... 11. Hukuk Dairesi'nin 08.01.2018 Tarih, 2016/ Esas ve 2018/ Karar sayılı kararında "Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, taşınan cam emtiasının ambalajlanmasının, yüklenmesinin ve istiflenmesinin gönderen tarafından yapıldığı, sürücünün bir trafik ihlalinin bulunmadığı, hasarın istifleme ve sabitlemenin tekniğine uygun yapılmamasından kaynaklandığı gerekçesiyle 6102 sayılı TTK'nın 878/1. maddesinin b, c ve d bentleri uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK.nın “Yükleme ve Boşaltma” başlıklı 863. maddesi “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmünü haiz olup madde gerekçesinde de “Yükleme ve boşaltmanın gönderene yöneltilen kanunî bir yükümlülük olduğu, yüklemenin, eşyayı araca koymayı, istiflemeyi, bağlamayı, sabitlemeyi içerdiği, taşıyıcının ise denetleme yükümünün bulunduğu” belirtilmiştir. TTK’nın 863/1 maddesinin gerekçesinden de anlaşılacağı üzere yüklemeden kaynaklanan sorumluluk kural olarak gönderene ait ise de taşıyıcının da yüklemenin, taşınan malın ve aracın vasıflarına uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığını nezaret yükümü bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı taşıyıcı ile sürücünün sorumluluğunun, 6102 sayılı TTK’nın 863/1. maddesi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan madde kapsamında bir değerlendirme yapılmaksızın eksik araştırmaya dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir." şeklinde karar vermek suretiyle sadece yükleyenin değil, yüklemeye nezaret ederek gerekli önlemleri alması gereken taşıyanın da sorumlu olması gerektiği bahsi ile kararı kaldırmıştır.Dolayısıyla davalı ... şirketi zarardan sorumludur. Türk Ticaret Kanunu'nun 875. Maddesinin 2. Fıkrası "Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır." şeklinde olup, davalı şirketin sorumluluğunun belirlenmesinde dava dışı yüklemeyi yapan şirketin %40 nispetindeki kusurun tenzili gerekmiş ve sorumluluğunun miktarı kusuru nispetince %60 oranında belirlenmiştir.Diğer davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu bilirkişi raporuyla belirlenmiş, genel hükümlere göre haksız fiile dayalı olarak sorumlu tutulmuştur. Davalı ... yönünden davacı davasını KTK hükümlerine dayalı olarak işletenin sorumluluğu sebebine dayandırmıştır. Fakat KTK'nın 87. Maddesinin 2. Fıkrası "Zarar görenin beraberinde bulunan bagaj ve benzeri eşya dışında araçta taşınan eşyanın uğradığı zararlardan dolayı işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu da genel hükümlere tabidir." şeklinde olup, yalnızca eşyaya gelen zarar yönünden sorumluluğun sebebini genel hükümlere tabi tutmuş ve işletenin kendi kusurunun varlığını aramıştır. Yani işleten yalnızca eşyada meydana gelen zarar yönünden başkasının kusurundan sorumlu tutulamayacaktır.Benzer bir olayda ... 11. Hukuk Dairesi'nin 01.02.2011 Tarih, 2009/Esas ve 2011/ Karar sayılı kararında "Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece emtianın yanması nedeniyle oluşan hasardan her iki davalının hangi nedenle sorumlu tutuldukları açıklanıp tartışılmadan davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davalılardan Hayri, davaya konu taşımayı yapan aracın maliki olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87/2. maddesinde taşınan eşya nedeniyle oluşan hasardan dolayı işletenin sorumluluğunun genel hükümlere tabi olacağı düzenlenmiştir. Buna göre davalı Hayri’nin sorumlu tutulabilmesi için araçta meydana gelen yangından dolayı bir kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. " şeklinde karar vermiştir. Dolayısıyla dosyada ...'nın yalnızca araç maliki olması hasebiyle sorumluluğu bulunmamaktadır. Kendi kusurunun varlığına dair bir bilgi veyahut belge de mevcut değildir. Dolayısıyla davanın işbu davalı yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.Zarar miktarının hesabı noktasında bilirkişi raporu yeterli görülmüş, metalurji mühendisinin camların tamamının zayi olduğu ve sovtaj/hurda bedeli bulunmadığı noktasındaki görüşüne itibar edilmiştir. Taşınan emtia cam olup, görünüş itibariyle sağlam olsa dahi aldığı darbeler nedeniyle mikro çatlaklar bulunması dahi ileride cam gereği gibi kullanılamayacağından, davalının aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.Türk Ticaret Kanunu uyarınca taşıyanın sorumluluğu taşınan yükün kilogramına göre sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla sorumluluğun sınırının belirlenmesi amacıyla camların ağırlığına göre bilirkişi hesaplaması yaptırılmış ve sorumluluğun üst limiti 2.600.000,00 TL olarak belirlenmiştir. TTK 880. Maddesinin 3. Fıkrası "....Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır." şeklinde olup, davaya konu camların satılması akabinde taşındığı gözetilerek fatura bedellerine göre zararın miktarı belirlenmiş, sorumluluğun üst limitini aşmadığı gözetilerek, kusur oranında davalıların sorumluluğu ortaya çıkmıştır.Açıklanan nedenlerle üçüncü kişinin kusuru fatura bedelinden düşülmek suretiyle zarar miktarı hesaplanmış ve 270.000,00 TL üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Alacağın miktarı bilirkişi incelemesi neticesinde belirlendiğinden ve likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın davalı ... yönünden REDDİNE, Davanın davalılar ... ve ... yönünden KISMEN KABULÜ ile; ... 8. İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin ... ve ... yönünden 270.000,00TL üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 18.443,70-TL harçtan peşin alınan 7.684,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.758,82-TL'nin davalılar ... ve ...'ten tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 17.444,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (kabul %60, red %40) 10.466,70-TL'si ile 7.684,88-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı toplamı olan 18.232,28-TL'nin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 43.200,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve red sebebi diğer davalılardan farklı olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 ve 13/3 uyarınca hesaplanan 43.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, 6-Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'e verilmesine, 7-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.200,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (kabul %60, red %40) 1.920,00-TL'si davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen, bakiye 1.280,00-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md. uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2025 Katip ... ✍e-imzalı Hakim ... ✍e-imzalı