İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/36 E. 2024/33 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/36
- Karar No
- 2024/33
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/36 Esas KARAR NO : 2024/33 DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 02/07/2021 KARAR TARİHİ : 15/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16.01.2024 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın kabulünü ve İstanbul ili, .... ilçesi, ... parsel, .... ada, C blok, 7.kat, ... nolu bağımsız bölümlerin üzerine taşınmazlarının tespiti ile davalıdır şerhi ve ihtiyati tedbir konulmasını, mahkeme tarafından eski projede sayılı bağımsız bölümlerin keşif ve bilirkişi marifetiyle tespitinin yaptırılmasını ve tespit edilen yerde m2 kat ve konumu aynı kalmak kaydıyla kat irtifakı kurulmuş yeni numaralı bağımsız bölümlerin tapu iptallerinin yapılarak müvekkili adına tescil edilmesini, tapu iptal ve tescilinin yapılmasının mümkün olmadığını veya uygun görülmez ise dava konusu taşınmazların rayiç bedellerinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte rayiç bedellerinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte rayiç belli olmadığı takdirde satış bedellerinin şimdiye kadar işleyen tüm faizi ile birlikte davalılardan tahsili için karar verilmesini, bu dosya kapsamında 2011 yılında dolar kurunun 1.500 olarak hesaplanmasını bu taşınmazın değeri olan 130.000,00 TL 'nin dolar karşılığı 86.666,66 dolar olduğunu, iflas masasına dahil edildiğinde taşınmazın değerinin hesaplanan dolar miktarı üzerinden günümüzdeki kurdan hesaplanarak iflas masasına dahil edilmesini talep ettiğini, sözleşmeye göre teslim tarihi olan 11/11/2012 tarihinden itibaren rayiç kira bedeli belirlenerek, bedellerinin davalılardan tahsili için karar verilmesini, bu iki bağımsız bölüm için daha sonrasında bina yönetimine yapılmış masrafların tarafına ödenmesini, dava değerinin mahkeme tarafından belirlenmesini ve eğer varsa eksik harcın tamamlanması için tarafına bildirilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas, ..... Karar, 11/07/2023 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosyanın yukarıdaki esasına kaydı yapılarak dosya üzerinde inceleme yapılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; Tapu İptali Ve Tescil istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; Davacının talebi tapu iptali ve tescile yönelik bir taleptir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. Davacı tacir olduğuna dair veri olmayıp, satın alınan taşınmaz sayısı bakımından tüketici olduğunu söylemek güçtür. Bu durumda davacının tüketici ve tacir olmadığı halde görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olacaktır. Mutlak ticari dava konusuna giren uyuşmazlıklarda daha özel bir durum olmadığı müddetçe ticaret mahkemeleri görevlidir. Söz konusu uyuşmazlığın kanunda sayılan mutlak ticari davalar kapsamında olmadığı, uyuşmazlığı çözmede mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmıştır. Ticari olmayan davalarda genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun115/2.maddesi gereğince aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce de Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halline dair merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM .... Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi.15/01/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza