İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/735 E. 2023/1140 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/735
Karar No
2023/1140
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/735 Esas KARAR NO : 2023/1140 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/07/2023 KARAR TARİHİ : 13/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ....... İnşaat – ........ ile davalı şirketin 27.05.2016 tanzim tarihli, sözleşme başlıklı sözleşmeyi tanzim ve imza ettiğini, sözleşmede işveren olarak nitelenen ...,.....'un 14.08.2022 tarihinde vefat ettiğini, MK.vd. Kanunlarının amir hükümleri gereği sözleşmedeki hak ve alacakların tamamının müvekkillerine intikal ettiğini, sözleşmenin konusunun “ ....... Mah. ..... sok...... Pafta, ...... Ada, ...... Parsel Bakırköy/İstanbul ” adresinde muris ...,.....’un maliki olduğu konut inşaatının, Elektrik&Elektronik İşlerinin sözleşmede belirtilen hüküm ve şartlar doğrultusunda davalı şirket tarafından, belirlenen ücret karşılığında ifa edilmesi olduğunu, işlerin tamamlanmadığını, sözleşme şartlarının ...... tarafından eksik ve ayıplı imal edildiğini, malzeme ve işçiliklerin sözleşmede ve teknik şartnamede belirtilen kapsamda yapılmadığının tespit edildiğini, sözleşmenin ...... tarafından ihlal edildiğini, müvekkillerinin çok ciddi zararlara uğradıklarını, şantiye elektrik ve panosu iptal edilmediğini, bağlantılarının döşenmediğini, ana besleme kablosunun binanın panosuna bağlanmadığını, elektrik kesilmelerinde jeneratörlerin devreye girmediğini, yangın dedektörlerinde arıza ve çalışmama, villa içlerinde eksik anahtar, priz, abajurlar, villa içlerinde ve ortak kullanım alanlarında sigortaların devamlı atması ve tutmaması, villalarda arızalı modüller ve çalışmayan tabletler, villa çevresi kameralarının kayıtta olmadığı gibi kayıt cihazının henüz 2 gün önce getirilmiş olması ve kayıt cihazının çok eski model olması, mobil ve bilgisayardan aplikasyon yapılmamış olması, uzaktan izleme özelliğinin olmayışı, villa A1 ve A2 de çalışmayan alarm sistemi, villa içlerinde otomasyon program atılmamış olması sonucu led avize ve aydınlatmanın kullanılamaması, villa diafon sisteminin çalışmaması, kapıyı açmaması, şifre girilememesi, A1, A2, B1, B2 tüm elektrik işlerinin davalı şirket tarafından, eksik ve ayıplı yapılmış olması, villa çevresinde elektrik aksamının çalışmaması, çoğunun döşenmemiş olması ve diğer sözleşmeye aykırı olarak tespit edilecek tüm konularda sorumluluğun ....... 'ye ait olduğunu, İme şirketinin, sözleşme şartlarına uymadığını, müvekkillerinin murisinin kendi edimi olan ücret ödeme edimini tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini, hatta yargılama sürecinde tespit edileceği üzere sözleşme bedelini kat kat aşan ödemelerin davalıya yapıldığını, bu ödemelerin ime şirketi ticari defterlerinden ve banka dökümlerinden temini ile müvekkiline ait banka hesaplarından yapılan ödemeler dökümünün dosyaya celbinin gerektiğini, bu kapsamda Bakırköy ...... Sulh Hukuk Mahkemesinin ....... D.İş sayılı dosyası ile de tespit yapıldığını ve bilirkişi raporu hazırlandığını, tespit dosyasının celbinin gerektiğini, tespit sonrası gecikmesinde mağduriyet oluşmaması adına müvekkillerinin davalının ifa etmediği tüm işleri yaptırdığını, bedellerini de ödediğini, müvekkillerinin murislerinin vefatı sonrası ödemeleri davalıya yaptığını, davalının şantiye elektriğini de projelendirip ilgili elektrik kurumuna vermiş olmasına rağmen son onayı alıp şantiye elektriğini bağımsız bölüme ayırma işini de ifa etmediğini, bu konu çok önem arz etmekte olduğundan müvekkillerinin kendi imkanları ile bunu yapmayı planladıklarını, davalının bu edimini ifa etmemesi sebebiyle elektrik akım farkları sebebiyle çok ciddi zararlar oluştuğunu, klima ana kartlarının yandığını, asansörlerde problemler oluşmuş olduğunu iddia ederek; İnşaattaki mevcut eksikliklerin, ayıpların ve esaslı hataların bedeli olarak belirlenecek veya bilirkişi raporu ile ortaya çıkacak rakama kadar ıslah, bedel artırımı vd. tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davalarının kabulü ile şimdilik 25.000.00.TL.nin davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine, muacceliyet tarihinden aksi halde dava tarihinden itibaren ticari faiziyle aksi halde yasal faiziyle davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine, dava masrafları ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline, fazlaya dair tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki yetki anlaşmasına göre yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olup, mahkememizin yetkisine itiraz ettiklerini, tazmin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte, dava dilekçesinde iddia edilen zarar tutarının hesap edilebilir nitelikte olduğundan davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının usul ve yasaya aykırı olup davanın usulden reddine karar verilmesini gerektiğini, davacıların yatırdığı eksik harcın tamamlanması gerektiğini, delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunun tek taraflı hazırlanmış olup yerleşik içtihatlara ve yasaya göre delil niteliği taşımadığından söz konusu raporun delil olarak ileri sürülmesine itiraz ettiklerini, tanık listesi, dava sürecinde yalnızca bir kez verilebileceğinden ötürü davacıların ikinci kez tanık listesi sunma hakkı bulunmadığını, davacıların dava ikamesi sonrasında mevcut dava konusuna ilişkin olarak sonradan delil gösterileceğine ilişkin beyanlarına muvafakat etmediklerini, müvekkili şirketin, sözleşme ve teknik şartnamede belirtilen işleri eksik veya ayıplı yaptığı, bazı işleri tamamlamadığı, malzeme ve işçiliğin anlaşma kapsamında yapılmadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, sözleşmeyle ilgili olarak müvekkili şirkete ulaşan usule ve süreye uygun ayıp ihbarı bulunmamakta olup hak düşürücü sürelerin geçmiş ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacıların sözleşme bedelinin kat kat fazlasını ödediklerine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacıların iddialarının aksine, müvekkili şirkete, miras bırakanın ölümünden sonra hiçbir ödeme yapılmadığını savunarak; Yetki sözleşmesi gereği Mahkemenin yetkisizliğine ve İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğuna, usule aykırı olarak açılan davanın usulden reddine, Mahkeme aksi görüşteyse davalarında haksız olan davacıların davasının esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Sözleşme kapsamında davalının edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği, şimdilik 25.000,00-TL alacağın tahsili taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında zamanaşımı defi ile yetki ve hak düşürücü süre itirazlarının kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce öncelikle davalı yanın yetki ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir. Davalı vekili yasal cevap süresi içerisinde yetki ilk itirazında bulunmuştur. Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19. maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Sözleşmeden kaynaklanan davalar, HMK'nın 6. maddesine göre davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde (genel yetkili mahkeme) açılabileceği gibi HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Taraflar arasında geçerli olarak yapılmış yetki sözleşmesi varsa ve bu sözleşmede davanın sözleşmeyle kararlaştırılan yer dışında genel ve özel yetkili başka bir mahkemede de açılabileceğine dair aksine bir düzenleme yoksa dava yalnızca sözleşmede kararlaştırılan yer mahkemesinde açılabilir (HMK. md. 17). 6100 sayılı HMK'nın 19/2. maddesinde ''Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.'' hükmü, 19/4. maddesinde ise ''Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.'' hükmü düzenlenmiştir. Yine, HMK 116/1-a maddesinde kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise; "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dosya içerisinde bulunan davaya konu 27/05/2016 tarihli sözleşmenin incelenmesinde, ihtilafların halli başlıklı bölümünde "Bu sözleşmenin uygulanmasından doğan ihtilaflar, hakem yoluyla çözümlenir. İhtilafların çözümlenmesini isteyen taraf 3 ( üç ) gün içinde kendi hakemini seçerek karşı tarafa bildirir. Karşı tarafta 3 ( üç ) gün içinde kendi hakemini seçer. Her iki hakem 5 ( beş ) gün içinde toplanarak ihtilafı hal ve fasleder. Anlaşamadıkları takdirde İstanbul Mahkeme ve İcra Daireleri ihtilafların hallinde yetkili merciidir." şeklinde yetki sözleşmesi yapıldığı, 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde tacirler ve kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde görülebileceği şeklinde düzenleme yapılmış olduğu, somut olayda davalı şirket ile davacılar murisi tacir olup, sözleşmedeki yetki şartının geçerli olduğu, yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı da gözetilerek HMK'nun 17.maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği karşısında yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-)Davaya bakmakla yasal olarak yetkili mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ OLMASI NEDENİYLE mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-)6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde davanın mahkememizce açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-)Yargılama gideri avukatlık ücreti ve harç açısından HMK 20 ve 331. Maddeleri nazara alınarak, süresinde başvurulması halinde yetkili mahkemece nazara alınmasına, yöntemince başvurulup dosya mahkemesine gönderilmediği takdirde ise, talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderlerinin verilecek olan ek kararla düzenlenmesine, 4-)HMK 20. Maddesi gereğince gönderme işlemi sırasında gönderme masraflarının ve gönderilen mahkemenin tebliğ giderlerinin varsa avanstan karşılanmasına, artan kısmında dosya ile birlikte gönderilmesine, avans bu masrafları karşılamıyorsa gönderme isteğinde bulunandan alınmasına, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2023 Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim ...... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/735, K. 2023/1140, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-735-e-2023-1140-k-bba5054a4cfd