İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/375 E. 2024/237 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/375
- Karar No
- 2024/237
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/375 Esas KARAR NO : 2024/237 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2023 KARAR TARİHİ : 07/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil Şirket ...... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş., “..... Su” “.... Gazoz” gibi pek çok konumunda olup içecek üretim sanayiinde öncü ve prestijli şirket olduğunu, müvekkil Şirket ile davalı şirket arasında davalı şirketin 14.05.2022 tarihli teklif formuna istinaden 1.000 ton kristal toz şekerin temini hususunda anlaşma sağlanmış, davalı şirket teklif formunda belirtilen bedel üzerinden 1.000 ton kristal şekeri Müvekkil Şirkete temin ve teslim etme yükümlülüğünü üstlendiğini, söz konusu anlaşma uyarınca 750 ton kristal toz şeker teslim alınmış ve son parti olan 250 ton kristal toz şekerin ödemesi peşinen 21.06.2022 tarihinde yapılmış ise de 31.07.2022 tarihinde teslim edilmesi gereken son 250 tonluk kısım eksik teslim edildiğini, müvekkil şirketçe 1.000 ton kristal toz şekerin ödemesinin tamamının yapılmasına rağmen davalı şirket 142 ton kristal toz şekeri Müvekkil Şirkete teslim etmediğini, temsile yetkili temsilcisi .... 'den tarafından Müvekkil Şirkete gönderilen e-postalarda, kristal toz şeker temin ve tesliminde yaşanan gecikme ikrar ve kabul edilmiş, 05.08.2022 tarihli e-postada yeni sevk planının hazırlandığı, eksik 142 tonluk kristal şekerin 3 parti halinde en geç 08.08.2022 tarihinde teslim edileceği bildirildiğini, ancak eksik 142 tonluk kristal şeker 08.08.2022 tarihinde de teslim edilmediğini, davalı şirket, taraflar arasındaki yazılı ve şifahi görüşmelerde, her gün eksik şeker sevkiyatının bir sonraki gün yapılacağını söyleyerek Müvekkil Şirketi oyalamış, Müvekkil Şirketin ticari ilişkinin devamı ve uyuşmazlığın sulh yoluyla çözülmesi yönündeki iyi niyetini suistimal ettiğini, müvekkil şirket, alacaklarının tahsili amacıyla Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin .... E. sayılı dosyasıyla davalı şirket aleyhinde ilamsız icra takibi başlattığını, ödeme emri davalı şirkete 19.01.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirket anılan icra dosyasına sunmuş olduğu 25.01.2023 tarihli dilekçeyle borca ve icra takibine itiraz etmiş, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazı sebebiyle icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini beyanla davalının Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve hukuken mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin tüm alacaklar yönünden takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesi suretiyle devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalının alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya yapılan TK 35.maddesi uyarınca tebligata rağmen davalı duruşmaya katılammış davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; İİK 67.madde kapsamında Faturadan kaynaklı alacağa dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;davacının davalıdan takibe konu eksik mal teslimi sebebiyle davacının takipte bakiye alacağının olup olmadığı, davalının takibe itirazında haklı olup olmadığı; var ise miktarının tespitinden kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir. Dosyaya delil olarak a) Dava dilekçesi ve ekleri, b) Dava Konusu Fatura görüntüleri, c) Tarafların BA-BS formları, d) Beyoğlu .... Noterliğinin 31.08.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, d) Hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı, e) T.C. Bakırköy ..... İcra Dairesi .... Esas sayılı icra Dosyası, f) Tarafların Ticari Defterleri. Celb ve ibraz edilmiştir. Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş olup, incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 2.972.156,41- TL Toplam Alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun borca ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği görüldü. Mahkememizin 05/10/2023 tarihli ön inceleme celsesinin (2) no'lu ara kararı uyarınca: Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı icra takip dosyasından kaynaklanan davacının davalıdan takibe konu sebepten kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne miktarda alacaklı olduğunun tespiti, işlemiş faizin faiz miktarının da tespiti için tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup bilirkişi ''Dava dosyası ve içeriğinin tarafımdan inceleme neticesinde: Davacının, Davalı şirketten Bakırköy .... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasında takibe konu 2.824.473,00 TL asıl alacak ile işleyen süre için 149.813,14 TL avans faizi olmak üzere toplam 2.974.286,14 TL alacağı hesaplanmıştır'' şeklindeki tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nin 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir.(Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223) Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu usulü dairesinde ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu 6100 sayılı HMK.nin 187, 190 ve 200'üncü maddelerinde açıkça belirtilmiştir. İspatın konusu HMK.nin 187'nci maddede “İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz.” şeklinde belirtilirken, ispat yükünün kimde olduğu ise HMK.nin 190'ncı maddesinde “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”düzenlemesi ortaya konmuştur. Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK. 219. maddesine (HUMK. 326) göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, eş söyleyişle, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar HMK. 219. ve ardından gelen maddelerindeki konuya ilişkin genel düzenlemelere tabidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/07/2011 tarihli kararında “Hemen belirtmelidir ki, satılanın tesliminin “hukuki işlem” niteliğinde olup, buna ilişkin savunmanın hangi delillerle kanıtlanabileceğinin belirlenmesinde, hukuki işlemlerin varlığının kanıtlanmasına ilişkin genel usul hukuku kurallarının (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288 ve devamındaki hükümler) göz önünde tutulması gerekir. Vergi dairesinden gelen yazı cevapları dikkate alınarak HMK 266.made kapsamında bilirkişi eliyle HMK 222.madde uyarınca resen tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesi yoluyla uyuşmazlığın çözümü için bilirkişiye başvurulmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Taraflar arasında kristal toz şeker alımı anlaşması yapıldığı davacının bedelini ödemesine rağmen eksik teslim edilen toz şeker bedeli nedeniyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından Beyoğlu .... Noterliği'nin 31.08.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek sevk edileceği taahhüt edilen malın teslim edilmediği ve Türk Borçlar Kanunu madde 117 uyarınca ifa temerrüdüne düşüldüğü belirtilmiş, işbu ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 işgünü içerisinde teslim edilmeyen 142 ton kristal toz şekerin davacı şirkete teslimi, şayet teslimi mümkün değilse davacı Şirketçe bedeli ödenmiş olan ve 142ton kristal toz şekere karşılık gelen toplam 2.824.473,00-TL'nin işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte Şirkete ödenmesi aksi hâlde zararların tazmini için her türlü yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir. Söz konusu ihtarname 02.09.2022 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmiştir. Beyoğlu ..... Noterliği'nin 31.08.2022 tarihli ve .... yevmiyen numaralı ihtarnamesi ile tebliğ şerhi sunulmuş ve Davalı şirket tarafından davacı şirketin sunduğu e-posta yoluyla gönderilen 26.09.2022 cevabi yazıda kristal toz şeker tesliminde yaşanan gecikme ve ifa temerrüdü tekrar ikrar ve kabul edilmiş, eksik 142 ton kristal şekerin teslimi için yeni sevkiyat tarihleri bildirilmiştir. Davalı şirket tarafından gönderilen 26.09.2022 tarihli cevabi yazıya rağmen davalı taraf eksik mal teslim, ile ilgili herhangi bir delil sunmamış olup alınan bilirkişi raporundan tespit ediliği üzere toplam: 15.998.619,00 TL'nin 4 adet nakliye fatura bedeli, bir adet Fiyat Farkı fatura ve 11 adet ticari ürün fatura bedeli olduğu anlaşılmış ve 11.08.2022 tarihinde davacı şirketin alacak bakiyesinin 2.824.453,00 TL olduğu ticari defterleri kayıtlarından anlaşılmış Davacının, Davalı şirketten Bakırköy .... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasında takibe konu 2.824.473,00 TL asıl alacak ile işleyen süre için 149.813,14 TL avans faizi olmak üzere toplam 2.974.286,14 TL alacağı hesaplanmış olup buna göre davacını takip tarihi itibariyle bakiye asıl alacak yönünden talebi yerinde görülmüştür. Öte yandan davalı ihtarata rağmen defter ve kayıtlarını da sunmamıştır. HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmiştir. TBK 117 gereğince icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğü tarih yönünden dosyaya sunulan tebliğ şerhli noter ihtarnameleri dikkate alınarak davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi de yerine görülerek davalının bakırköy .... icra müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.972.156,41-TL alacak yönünden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa (2.824.473,00-TL) takipteki talep oranı ile bağlı kalarak ticari faizin uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.İcra İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi gereğince itirazın iptali davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için itirazında haksız ve alacağın likit olması zorunludur. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ise; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin öngörülebilir olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez. İtirazın iptali halinde alacaklının icra inkar tazminatı isteyebilmesi için gerek uygulamada, gerekse öğretide öngörülen alacaktaki “likit” yani muayyenlik ve belirlenebilirlik koşulu somut olayda fatura karşılığı mal teslimine göre bakiye borç miktarı teslim edilmeyen toz şeker miktarı dav alı borçlu tarafından bilinebilir olduğu dikkate alınarak koşulların gerçekleştiği dikkate alınarak davalı icra inkar tazminatına mahkum edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; -Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.972.156,41-TL alacak yönünden takibin DEVAMINA, takip tarihinden itibaren asıl alacağa (2.824.473,00-TL) takipteki talep oranı ile bağlı kalarak ticari faizin uygulanmasına, -Hükmedilen alacağa %20 oranında icra inkar tazminatına davalının mahkum edilmesine, hüküm altına alınan alacak tutarı üzerinden hesaplanan 594.431,28-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 203.028,00-TL harçtan peşin alınan 13.512,40-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 189.515,60-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 13.512,40-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 13.593,10-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 5.052,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 286.607,82-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2024 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza