İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/171 E. 2024/908 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/171
Karar No
2024/908
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/171 Esas KARAR NO : 2024/908 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/02/2023 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu olan 09/08/2021 keşide, 30/09/2021 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senet ( bono ) tarafların aralarında yaptıkları anlaşma gereği iptal edildiği ve yerine 04/10/2022 keşide tarihli bono verildiği, bu hususun 04/10/2022 keşide tarihli senet fotokopisinin altına bizzat şüpheli tarafından yazılıp imzalandığını, davalı ...'un, 04/10/2022 keşide tarihli senedi İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe koyduktan sonra iptal edilen 09/08/2021 keşide, 30/09/2021 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bonoyu muvazaalı olarak... Sağlık Ürünleri Sanayi Ve Ticaret A.Ş'ne ciroladığı ve davacıya karşı İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı Kambiyo Senetlerine Özgü Takip Yolu ile yeniden takib ile tekrar takibe geçtiği belirtilmiştir. Takibe konu 09/08/2021 keşide, 30/09/2021 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bono iptal edildiği ve davalıların muvazaalı işlemleri nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takibin tedbiren durdurulmasını, Davanın kabulü ile davacının, İstanbul ... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyası ile takibe konulan 09/08/2021 keşide, 30/09/2021 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senede ( bono ) ilişkin olarak davalılara borçlu olmadığının tespitini, %20 kötüniyet tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesini, Yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı davasını diğer davalı ile olan ticari ilişkisi içierisinde çeklerin bedelsiz kaldığı olgusuna dayandırdırdığını ancak, çekin kayıtsız ve şartsız bir ödeme aracı olduğunu, bedelsizlik def'i şahsi nitelikte olup, sadece temel borç ilişkisinin tarafları arasından ileri sürülebileceğinden işbu iddialar iyi niyetli yetkili hamil olan şirkete karşı yöneltilemeyeceğini, müvekkil dava konusu çeki düzgün bir ciro silsilesi içerisinde edinmiş yetkili ve iyi niyetli hamil olduğunu, dolayısıyla huzurdaki davada davacı tarafın müvekkilinin aleyhine olan taleplerinin dinlenemeyeceğini, çekleri kendisinin yazdığı ve bir ticari ilişki içinde diğer davalı ...'a teslim edildiğini, diğer davalı ... da bu senedi müvekkiline usulüne uygun şekilde ciroladığını, öncelikle müvekkil firma ciro silsilesinde kopukluk olup olmamasına bakacağını, müvekkil bu yükümlülükleri yerine getirildiğinden bu sebeplerle müvekkile kötü niyet izafe edilemeyeceği aşikar olduğunu, sonuç itibariyle bedelsizlik iddiasında bulunan kambiyo borçlusu olan davacının hem temel ilişkiyi hem de bu ilişkiden doğan temel alacağın karşılıksız kaldığını ispatlaması gerektiğini, kaldı ki bedelsizlik kararının çek hamilleri için de sonuç doğurabilmesi için çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiklerinin de ispatlanması gerektiğini Davacı tarafın haksız ve hukuksuz davasının reddine, 02.03.2023 tarihinde ara kararıyla verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davacı taraf haksız ve hukuksuz işbu davayı tamamen kötü niyetli açmış olduğundan dolayı %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; İİK'nun 72/3.maddesine göre kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe konulan 09/08/2021 keşide, 30/09/2021 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli çek yönünden davacının davalıya borçlu olup olmadığı, davacının menfi tespit ve kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği noktalarında olduğu mahkememizce tespit edilmiştir. Mahkememizin ön inceleme duruşması ile Huzurda bulunan davalı ...'dan HMK 171.madde kapsamında davacı tarafından dilekçesinde iddia edilen 04/10/2021 düzenleme tarihli senetteki yazı ve imza hakkında sorulmuş beyanında: Okumuş olduğunuz ve benim görmüş olduğum yazı ve imza bana aittir değildir. Davanın reddini talep ederim. Çok zaman geçti ve hiç bir ödeme yapılmadı. İki senet de takibe konuldu. Davacının banka kredilerini biz devraldık. Tapunun üzerindeki bütün icralarını kaldırdık. Bunun üzerine bize senet verdi ve bedelini ödemedi. Bana 2 Milyon TL'nin üzerinde borcu vardır. Davalı şirketin daha önceden resmi ortağıydım. Eski eşim ..... 'a yaklaşık 1 yıl önce devrettim şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce celse arasında İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Değişik İş sayılı İhtiyati Haciz dosyasına yapılan itirazın mahkememize gönderilmesi üzerine itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiş ihtiyati haciz kararının mahkememizce kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafın senede atılan imza ile ilgili yazı ve imza incelemesi talebinin celse arasında ilgili kurum ve kuruluşlarda imza asıllarının bildirilmesi halinde celp edilerek değerlendirilmesine, davalı ... adına imza örneklerinin alınması için tebligat çıkartılmasına karar verilmiş Davalı ...'un adresine TK 35.maddeye göre yapılan ihtaratlı tebligata rağmen imza incelemesi için 10/10/2024 tarihli duruşmada hazır olmadığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Davacı taraf senette yer alan keşide tarihi ve miktarının tahrif edildiği iddiasında bulunmuştur. Dosyaya delil olarak Sicil kayıtları, firma sicil bilgileri, 8-İstanbul ..... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; ..... Esas sayılı dosyasının ,İstanbul ..... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; ..... Esas sayılı dosyası, İstanbul CBS'nin ..... ve ...... soruşturma numaralı dosyaları celb edilmiştir. İİK'nun 72.maddesinde düzenlenmiş olup borçlunun, alacaklıya borçlu olmadığını genel hükümlere göre kanıtlamasına imkan sağlamak amacıyla getirilmiş bir düzenlemedir. İİK'nın 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü takip alacaklısına aittir. Bu konuda istisnai nitelikte iddiada bulunan davalının bu iddiasını ispatlayacak yazılı belgeleri öncelikle HMK 288 ve devamı maddeleri gereği ortaya koyması gerekir. İspat hukuku şekli hukukun içinde yer alsa da , ispat yükü maddi hukuk tarafından belirlenir. Delil ikamesi, bir davada tarafların kendi vakıalarının, iddialarının doğru olduğu veya karşı tarafın iddialarının doğru olmadığı hususunda ispat sonucuna ulaşabilmek ve kendi lehine karar verilmesini sağlamak amacı ile çekişmeli vakıalar ile ilgili deliller sunarak gerçekleştirdikleri bir hukuki faaliyettir. Delil ikame yükü ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde hakimin aleyhte karar verme tehlikesini ortadan kaldırmak amacı ile tarafların delil ikamesi faaliyeti ile kendi vakıa iddialarının doğruluğu veya karşı taraf iddialarının yerinde olmadığı yolunda hakimde kanaat oluşturmasıdır. (Bilge Umar, İspat Yükü Kavramı ve Bununla İlgili Bazı Kavramlar, İÜHFM, 1962, Cilt: 3, Sayfa: 4, 64) Takibe konu çeke karşı açılmış menfi tespit davasında ispat yükü davacı yanda olup, davacı dava dilekçesindeki iddialarını ispata mecburdur. Menfi tespite konu uyuşmazlık esasında çekten kaynaklanıyorsa ispat yükü bu sefer yine davacı üzerindedir. Söz konusu çekin başka bir hukuki ilişkiye binaen verildiğini iddia eden bunu yazılı delille ispatla mükelleftir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 778. maddesi yollamasıyla 680. maddesinde "Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun." hükmü bulunmaktadır,Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere,bu hüküm uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkündür. Senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekir.(Yargıtay 19. H.D E. 2011/8731,K. 2011/11501 T. 27.9. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Bu çerçevede somut davada da davacının çekin teminat amaçlı verildiğini bedelsiz kalmış olması nedeni ile dava konusu edilen ve takibe esas olan çekten dolayı borçlu olmadığını ispat yükü altında olduğu açıktır. O halde 6100 sayılı HMK.m.189 uyarınca davacı üzerine düşen ispat yükünü kural olarak kanunun belirlediği delillerle ispat etmek yükü altındadır. Yine aynı Kanunun 6100 HMK m.200 uyarınca "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi,...itfası amacı ile yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar ve değerleri 2.500 TL'sini geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bilindiği üzere menfi tespit davalarında genel kurallar gözetilerek ispat külfetinin kime düşeceğinin tespit edilmesi gerekir. TMK.na göre ise, genel kuralın menfi tespit davalarında uygulanması gerekmekte olduğundan ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayacaktır. Somut olay bakımından; Davacı Davaya konu 09/08/2021 keşide, 30/09/2021 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senedin tarafların aralarında yaptıkları anlaşma gereği iptal edildiğini iddia etmiş ve yerine 04/10/2022 keşide tarihli bono verildiğini bu husus 04/10/2022 keşide tarihli senet fotokopisinin altına bizzat şüpheli tarafından yazılıp imzalandığını davalı ..., 04/10/2022 keşide tarihli senedi İstanbul ...... İcra Dairesinin ..... esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe koyduktan sonra iptal edilen 09/08/2021 keşide, 30/09/2021 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bonoyu muvazaalı şekilde ..... Sağlık Ürünleri Sanayi Ve Ticaret A.Ş'ne cirolandığını ve davacıya karşı İstanbul ...... İcra Dairesinin ..... esas sayılı Kambiyo Senetlerine Özgü Takip Yolu ile yeniden (mükerrer) takib ile tekrar takibe geçildiğini iddia ettiği ve Takibe konu 09/08/2021 keşide, 30/09/2021 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bono iptal edilmiş olması nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olmakla Duruşmada davalı ...'dan HMK 171.madde kapsamında davacı tarafından dilekçesinde iddia edilen 04/10/2021 düzenleme tarihli senetteki yazı ve imza hakkında soruldu: Davalı ... beyanında: Okumuş olduğunuz ve benim görmüş olduğum yazı ve imza bana aittir değildir. Davanın reddini talep ederim. Çok zaman geçti ve hiç bir ödeme yapılmadı. İki senet de takibe konuldu. Davacının banka kredilerini biz devraldık. Tapunun üzerindeki bütün icralarını kaldırdık. Bunun üzerine bize senet verdi ve bedelini ödemedi. Bana 2 Milyon TL'nin üzerinde borcu vardır. Davalı şirketin daha önceden resmi ortağıydım. Eski eşim .....'a yaklaşık 1 yıl önce devrettim demiş olması nedeniyle davalı ...'un adresine TK 35.maddeye göre yapılan ihtaratlı tebligata rağmen imza incelemesi için duruşmada hazır olmadığı anlışılmıştır. Bu defa İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu ..... Soruşturma dosyasında alınan Grafolog raporunda İnceleme konusu alacaklısı ..., borçlusu ..., düzenleme tarihi 04.10.2021 olan, ödeme tarihi 17.10.2021 ve 1.000.000 TL bedelli senedin ön yüzündeki yazı ve rakam ile yazılmış tediye tarihi, düzenleme tarihine ait rakamlar, rakam ve yazı ile miktar hanesi, alacaklı ismi, ‘nakden’ ve ‘İstanbul’ yazısı, senedin arka yüzündeki ‘...’ isim-soy isim yazısı ve TC kimlik numarasına ait rakamların ve ...’a atfen atılmış olan imzanın, karşılaştırma belgelerindeki yazı, rakam ve imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan uygunluk ve benzerliklere nazaran şüpheli ...’un eli ürünü olduğu, saptanmış ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu ...... Soruşturma sayılı dosyasında da bu davanın asıl konusu olan İnceleme konusu alacaklısı ..., borçlusu ..., düzenleme tarihi 04.10.2021 olan, ödeme tarihi 17.10.2021 ve 1.000.000 TL bedelli senet fotokopisi altında bulunan iptal olduğuna ilişkin yazı ve ...’a atfen imzayı içeren 04.10.2021 tarihli belgedeki yazılar, rakamlar ve ...’a atfen atılmış olan imzanın, karşılaştırma belgelerindeki yazı, rakam ve imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan uygunluk ve benzerliklere nazaran şüpheli ...’un eli ürünü olduğu yönünde Grafolog bilirkişi ek rapor sunmuştur. Tüm bu deliller ışığında HMK'nun 211/1.madde uyarınca Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. Hükmü de dikkate alınarak davalı taraf emsal imzalarını sunmamış ve örneklerin mahkemede alınmasına imkan sağlamadığı gibi teknik nitelikte alınan iki savcılık soruşturma raporunda da söz konusu bu davanın asıl konusu olan İnceleme konusu alacaklısı ..., borçlusu ..., düzenleme tarihi 04.10.2021 olan, ödeme tarihi 17.10.2021 ve 1.000.000 TL bedelli senet fotokopisi altında bulunan iptal olduğuna ilişkin yazı ve ...’a atfen imzayı içeren 04.10.2021 tarihli belgedeki yazılar, rakamlar ve ...’a atfen atılmış olan imzanın, karşılaştırma belgelerindeki yazı, rakam ve imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan uygunluk ve benzerliklere nazaran şüpheli ...’un eli ürünü olduğu yönünde Grafolog bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup sonuç olarak Senet lehtarı ..., iptal edilmiş (bedelsiz kalmış) senedi bizzat kullanamayacağından senedin davalı lehtar yönünden esas olarak bedelsiz kaldığı kanaatine varılmış olup ayrıca gelen firma sicil bilgilerinden de Davalı ..., ..... Sağlık Ürünleri Sanayi Ve Ticaret A.Ş'nin eski yöneticisi olup Şirketin yeni yöneticisinin ..... olduğu dikkate alındığında davacının bedelsizlik iddiasını davalı şirketin bilebilecek konumda olması nedeniyle her iki davalı balkımından da Davanın kabulü ile; Davacının İstanbul .....İcra Dairesinin ...... esas sayılı dosyası ile takibe konulan 09/08/2021 keşide, 30/09/2021 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senede (bono) ilişkin olarak davalılara borçlu olmadığının tespitine ve davalının takipte kötü niyeti açık şekilde ispat edilememesi nedeniyle şartların oluşmaması sebebiyle kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; -Davacının, İstanbul ..... İcra Dairesinin ...... esas sayılı dosyası ile takibe konulan 09/08/2021 keşide, 30/09/2021 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senede (bono) ilişkin olarak davalılara BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Şartların oluşmaması sebebiyle kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 68.310,00-TL harçtan peşin alınan 14.077,50-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 54.232,50-TL davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 14.077,50-TL peşin harç ve 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 14.257,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 1.121,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 152.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, 9-Kurum ve kuruluşlardan gelen davalıya ait imza asıllarının kurumlara iadesine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2024 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/171, K. 2024/908, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-171-e-2024-908-k-47acc2bca0d5