İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/790 E. 2023/927 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/790
Karar No
2023/927
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/790 Esas KARAR NO : 2023/927 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/09/2022 KARAR TARİHİ : 12/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile davacı taraf arasında ticari ilişki nedeniyle davalının müvekkillerine 944.128,52-tl borcunun olduğunun sabit olduğunu, alacaklı olarak taraflarına borcun ödenmesi için yapılan yazılı ve sözlü tüm taleplerin neticesiz kalması, borçlunun mal kaçırma hazırlığı içerisinde olduğunu din bu nedenlerle davalı tarafın ödemeye ilişkin üzerine düşen edimleri yerine getirmediğinin açıkça ortada olduğunu, davalı tarafın icra takibine yapmış olduğu itirazın tek amacı icra takibini durdurmak ve müvekkilinin alacağının tahsilini imkansız hale getirdiğini, işbu sebeplerle müvekkilinin hak ve alacaklarının güvence altına alınması için müvekkilinin alacağının tahsilinin ileride imkansız hale gelme ihtimalinin dikkate alınarak davalı taraf ile ilgili öncelikle teminatsız olarak, mahkememiz aksi kanaatte ise uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... ile davacı ... arasında sözlü ya da yazılı sözleşmeden kaynaklanan hiçbir ticari ilişkinin olmadığı, davacı tarafından takibe dayanak gösterilen ve delil listesinde mevcut alım satım sözleşmesi davaşo ile davacı ... arasında imzalanmadığı, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için sözleşmenin ve ticari ilişkinin geçerliliği varsayılsa bile sözleşmenin 1-7 maddesine göre 142.500,00 euro sözleşme tarihinden itibaren %30 nakit olarak davalıya ödeneceği ve 42.500,00 euroluk peşinat 15.000,00 euro 04.02.2015 tarihinde, 7.500,00 euro 10.03.2015 tarihinde, 10.000,00 euro 10.04.2015 tarihinde ve 10.000,00 euro 10.05.2015 tarihinde ödeneceği, sözleşmenin 1-8 maddesine göre geriye kalan 100,000,00 euronun ödemesi 01.06.2015 tarihinde 20.000,00 euro, 01.07.2015 tarihinde 20.000,00 euro, 03.08.2015 tarihinde 20.000,00 euro, 03.09.2015 tarihinde 20.000,00 euro ve 03.10.2015 tarihinde 20.000,00 euro şeklinde gerçekleşeceği, sözleşmeye göre 142.500,00 euro bedelin hangi tarihlerde ödeneceğinin açıkça yazılı olduğu, iş bu sözleşmedeki hiçbir bedelin davalıya davacı ... tarafından ödenmediği bu nedenle davalının davacı ...'a hiçbir borcunun bulunmadığını belirtimiştir. Bir an için sözleşmenin ve ticari ilişkinin geçerliliği varsayılsa bile davacı yanca dosyaya sunulan sözleşmenin 1-4 maddesine göre ürünlerin teslim yeri bursa olduğu, Sözleşmeye göre yükleme ve nakliyenin davalıya ait olmadığı belirtilmiştir. Sözleşmenin 1-9 maddesine göre sözleşmenin denizaşırı satım sözleşmesi olduğu, denizaşırı satım sözleşmelerinde, satıcının borcunu ifa edebilmesi için önceden alıcının varma limanını belirleme veya ulaşım araçlarını sağlaması zorunludur. Davacı yan bu hususları yerine getirdiğine ilişkin belgeleri dosyaya sunmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Davacının yan dava dilekçesindeki sözleşmeye konu ürünlerin davalı tarafından temin edildiği ve davalı üzerine düşen edimleri yerine getirildiği davacının kabulünde olduğu belirtilmiştir. Sözleşmenin 1-10 maddesine göre gelecek sipariş formlarına göre yükleme yapılacaktır. Davalı iş bu sözleşmeden kaynaklı alacaklı olduğunu iddia eden davacı ...'dan hiçbir sipariş formunun gelmediği belirtilmiştir. Sözleşmenin ve ticari ilişkinin geçerliliği varsayılsa bile davacı tarafından tarafımızca gönderildiği iddia olunan ve dosyaya delil olarak sunulan maile göre davalı tarafa mevcut ürünler için 2015 yılının ilk 6 ayı (Şubat başından Eylül sonuna kadar) davalı tarafa depo kiralama bedeli ödenmeyeceği, Ekim 2015 itibariyle kilosu 0,075 kuruş üzerinden aylık depo kiralama bedeli ödeneceği, davacı bu belgeye ihtirazi kayıt sunmadığı belge içeriğini kabul etmişttiği, iş bu maile göre 2015-2018 yılları arasında doğmuş 573.624,00 TL depo kiralama bedeli davalının alacağının bulunduğu belirtilmiştir. davacı yanın sunduğu maile dayanak olarak dosyaya bir takım fatura suretleri sunmuş olduğu, kendi içerisinde çelişkiye düştüğü, bu faturalara göre ürünlerin davalı tarafca mevcut olduğunu ve depo kiralama bedelinin borcunu kabul etmiş olduklarını ve kendi kendini temerrüde düşürdüğünü belirtmiştir. davalı tarafından davalıya mail üzerinden ürünleri stokladığımıza dair depo kiralama bedeli faturaları gönderilmediği ve bu iddaların gereçek dışı olduğu, davacı yanın dosyaya sunduğu kendi gönderdiği maile göre ıspanakların parasını ödemediğini ve mail tarihine kadar ürün çekmediğini ikrar etmiş olduğu, davacı yan tarafından dosyaya sunulan belgelere göre 2015 yılı Şubat ayı itibariyle dondurulmuş olarak 150 ton ıspanak ve 60 biberin dondurulmuş olarak saklanma ömrünün ve son kullanma tarihinin Tarım Orman Bakanlığı ve ilgili kurumlardan sorulmasını, kiralama bedelinin ödeneceği davacı tarafından beyan olunan ıspanak ve biberlerin sözleşme tarihinden takip tarihine kadar muhafazasının mümkün olmadığını, Muhafaza ömrü dolan ürünlerin imhası zorunlu olduğunu, davacı tanığı ...... 'ın hem davacının kardeşi hem de ortağı olduğu, tarafsız tanıklık yapamayacağı şüphesiz olduğu, gerek davacı ile olan ilişkisi gerekse HMK md.200/2 gereği tanıklığına muvafakatlerinin olmadığını belirtmiştir. Davanın reddini, takibin iptalini, davacı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; ilamsız icra takibine yapılan itirazdan kaynaklı itirazın iptali istemlidir. Dosyaya delil olarak a) Dava dilekçesi ve ekleri, b) Dava Konusu Fatura görüntüleri, Cari hesap Ektresi, d) T.C. Büyükçekmece ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı icra Dosyası, e) Tarafların Ticari Defterleri celp ve ibraz edilmiştir. Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu aleyhine 51.762,00 EURO alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya tebliğ edildiği, davalı-borçlunun vekili vasıtasıyla yasal süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itirazın yasal 7 günlük sürede yapıldığı, işbu itirazın iptali davasının da 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görüldü. Dosya bir bütün olarak bilirkişi SMMM bilirkişisine tevdi edilerek rapor alınmış, bilirkişi raporunda özetle; “Davacının sunduğu davalıya ait cari hesap ekstresine göre, davacının davalıya toplam 162.904,00 EURO ödeme yaptığı, davalının davacıya toplam 59.470,30 EURO'luk mal sattığı ve davacının davalıdan bakiye olarak 103.433,70 EURO alacağı kaldığının gözüktüğü, davacı tarafından yapılan ödemelerin tamamına ait fotokopi swift dekontlarının dosyaya ibraz edildiği, Davacı tarafından dava konusu icra takibinde davalıya yapılan toplam 81.704,00 EURO'luk ödeme dekontlarına dayanıldığı, işbu ödemelerden Sonra davalının davacıya toplam 29.942,30 EURO'luk mal satışı yaptığı ve takip dayanağı ödemelerden sonra davacının davalıdan 51.761,70 EURO alacak bakiyesi kaldığı, davacının takip dayanakları ile bakiye alacağının dayanaklarının Davalı vekilinin davacıdan depo kira bedeli olarak 573.624,00 TL alacaklı olduğunu iddia ettiği, yanlar arasında yapılan mail yazışmalarında davacının da 573.624,00 TL kira borcu olduğunu kabul ettiğinin gözüktüğü, davacının alacaklı gözüktüğünden daha az miktar üzerinden icra takibi başlatmasının nedeninin, kalan alacağını depo kira bedeline mi mahsup ettiğinin herhangi bir beyan olmadığı için değerlendirilemediği, Sayın Mahkemenizce davacı alacağının kabulü halinde icra takip tarihinde (08.06.2022) davacı alacağının TL karşılığının 51.761,70 EURO x TCMB efektif satış 17,8998 — 926.524,08 TL olduğu, davacı tarafından takip tarihinden sonra Kamu Bankalarının | yıla kadar EURO mevduata uyguladığı azami faiz oranı olarak yıllık 943 faiz talep edildiği, takip tarihinde bu oranın 963,35 olduğu, taleple bağlılık esası gereğince 963 faiz oranının uygun olduğu ve değişen oranlarda uygulanmasıgerekeceği,” şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nin 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir.(Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223) Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu usulü dairesinde ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu 6100 sayılı HMK.nin 187, 190 ve 200'üncü maddelerinde açıkça belirtilmiştir. İspatın konusu HMK.nin 187'nci maddede “İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz.” şeklinde belirtilirken, ispat yükünün kimde olduğu ise HMK.nin 190'ncı maddesinde “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”düzenlemesi ortaya konmuştur. Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dondurulmuş meyve ve sebze siparişi kapsamında düzenlediği faturalardan dolayı davacının alacaklı olup olmadığı davalının iade faturası düzenlemekte haklı olup olmadığı noktasındadır. Uyuşmazlık konusunun verilen sipariş avansından kaynaklı olarak davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususunda toplandığı anlaşılmaktadır. HMK. 219. maddesine (HUMK. 326) göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, eş söyleyişle, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar HMK. 219. ve ardından gelen maddelerindeki konuya ilişkin genel düzenlemelere tabidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/07/2011 tarihli kararında “Hemen belirtmelidir ki, satılanın tesliminin “hukuki işlem” niteliğinde olup, buna ilişkin savunmanın hangi delillerle kanıtlanabileceğinin belirlenmesinde, hukuki işlemlerin varlığının kanıtlanmasına ilişkin genel usul hukuku kurallarının (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288 ve devamındaki hükümler) göz önünde tutulması gerekir. Taraflar arasında Akdedilen herhangi bir sözleşmenin olmadığı, ticari ilişkinin sözlü sözleşmeye dayanmaktadır. Tüm bu açıklamalar davalı beyanları ödemezlik defi gibi hususlara göre Davacı ispat yükü bu sebeple davacı üzerindedir. Norveç’de mukim davacı ... (.... AS) ile davalı ...... arasında 03.02.2015 tarihli Fiyat Teklifi ve Anlaşma imzalanmıştır. Anlaşmanın incelenmesinde; 150 ton dondurulmuş ıspanağın 0,95 Euro’dan olmak üzere 142.500,00 EURO olarak satışı konusunda anlaşma sağlandığı, Anlaşma belgesinde .... AS’den gelecek siparişlere göre yükleme yapılacaktır denildiği, görülmüştür. Bu kapsamda sunulan deliller dava dışı işçinin açtığı alacak davası vergi dairesinde gelen yazı cevapları dikkate alınarak HMK 266.made kapsamında bilirkişi eliyle HMK 222.madde uyarınca resen tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesi yoluyla uyuşmazlığın çözümü için bilirkişiye başvurulmuştur. Yapılan yargılama sonucunda oluşan kanaate göre Davacının sunduğu davalıya ait cari hesap ekstresine göre, davacının davalıya toplam 162.904,00 EURO ödeme yaptığı, davalının davacıya toplam 59.470,30 EURO’luk mal sattığı ve davacının davalıdan bakiye olarak 103.433,70 EURO alacağı kaldığının gözüktüğü, davacı tarafından yapılan ödemelerin tamamına ait fotokopi swift dekontlarının dosyaya ibraz edildiği dikkate alındığında davacı tarafından dava konusu icra takibinde davalıya yapılan toplam 81.704,00 EURO’luk ödeme dekontlarına dayanıldığı, işbu ödemelerden sonra davalının davacıya toplam 29.942,30 EURO’luk mal satışı yaptığı ve takip dayanağı ödemelerden sonra davacının davalıdan 51.761,70 EURO alacak bakiyesi kaldığı anlaşılmış ve davacının takip dayanakları ile bakiye alacağının dayanaklarının örtüştüğü görülmüştür. TBK 207.maddeye göre , Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.TBK 207. maddesinde düzenlenen satım sözleşmesi gereğince davalı atrafından malın teslim edildiği iddiasını kanıtlaması gerekir. Öte yandan avalı vekilinin davacıdan depo kira bedeli olarak 573.624,00 TL alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de davalının ürünleri teslime hazır şekilde stokladığını hali hazırda depoda ürün beklettiğini ve alıcının temerrüde düştüğünü ispat edememiş olup davalının göndermediği ürünler üzerinden kira depolama bedelinin davalıya yükletilmesi hakkaniyete aykırı olup davalı teslime hazır şekilde fatura vesair belgelerle depoda ürün beklettiğini ispat edemediğinden bu bedel davacı alacağından mahsup edilememiştir. Tüm bu açıklanan nedenlerle; yukarıda anılan gerekçelerle davacının takipte asıl alacak bakımında alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile davalının Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü ..... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 51.761,70 EURO yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması ile itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden alacak likit olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve davacı yararına hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; -Davalının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin 51.761,70 EURO alacak yönünden DEVAMINA, -Hüküm altına alınan asıl alacağa (51.761,70 Euro) takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, -Hükmedilen alacak kalemlerinden EURO'nun takip tarihindeki kur karşılığı dikkate alınarak hükmedilen alacağa %20 oranında icra inkar tazminatına davalının mahkum edilmesine, hesaplanan 185.304,81 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 64.493,41- TL harçtan peşin alınan 16.123,36- TL harcın mahsubu ile noksan kalan 48.370,05- TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 16,123,36- TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 16.204,06-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 4.143,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 133.854,14-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/10/2023 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/790, K. 2023/927, T. 12.10.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-790-e-2023-927-k-7bdeace2b306