İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/698 E. 2024/1067 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/698
Karar No
2024/1067
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/698 Esas KARAR NO : 2024/1067 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)- İstirdat DAVA TARİHİ : 28/07/2022 KARAR TARİHİ : 15/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)-İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin toplu yemek (Catering) işi ile iştigal ettiğini, bu uğurda kamu ihalelerine giren müvekkilinin kamu kurumlarına çok büyük çaplı yemek hizmeti verdiğini, bu nedenle de müvekkilinin çok yüklü miktarlarda yemek malzemesi satın aldığını ve İstanbul genelindeki bütün tedarikçi firmaların bu nedenle müvekkilini tanıdığını, zira müvekkilinin sektörün önde gelen şirketlerinden olduğunu, davalı tarafın ise müvekkiline gelerek ellerinde yüklü miktarda un, kuru baklagiller ve sair kuru yemek malzemesi ve zeytin olduğunu, bunları uygun fiyata müvekkiline satabileceklerini beyan ettiğini, söylenen fiyatın müvekkiline cazip geldiğini ve müvekkilinin söylenen fiyatlar üzerinden mal alımı yapabileceğini beyan ettiğini, bu şartlar altında taraflar arasında şifahi bir anlaşmanın söz konusu olduğunu, bu görüşmeden birkaç gün sonra müvekkiline gelen davalının müvekkiline satmayı taahhüt ettikleri malları üçüncü şahıslardan alacağını; malın alımı konusunda üçüncü şahısla anlaştıklarını ve fakat mal sahiplerinin bu malları vermek için kendilerinden güvenilir şahısların müşteri çek ve ya senedini istediğini beyan ettiğini, müvekkilinden kendilerine çek ve ya senet vermesini talep ettiğini, satın almayı düşündüğü malların fiyatlarını cazip bulan müvekkilinin ise bu malları kaçırmamak adına keşide ettiği çeki davalı tarafa teslim ettiğini, davalının ise bu çeki ciro edip, malları satın alacağı yere vereceğini bu şekilde malları teslim alıp müvekkiline teslim edeceğini beyan ettiğini, çeki alan davalının en kısa zamanda anlaşmaya konu malları müvekkiline teslim edeceklerini beyan ederek müvekkilinin yanından ayrıldığını, bu olaydan sonra uzun süre geçmiş olmasına rağmen, davalının anlaşmaya konu malları müvekkiline teslim etmediğini, müvekkilinin bahse konu malların teslimini çok kere davalıdan istemesine rağmen davalının her seferinde çeşitli bahanelerle müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin ise iş yoğunluğundan dolayı bu hususla çok fazla ilgilenemediğini, malların uzun süre müvekkili şirkete teslim edilmemesi üzerine müvekkili şirketin yetkililerinin tekrardan davalıyı arayarak malların teslimini talep ettiklerini, bu şartlar altında malların teslim edilemeyeceğinden emin olan müvekkilinin davalıdan henüz vadesi gelmemiş olan çekin iade edilmesini istediğini, davalının ise çekleri iade edemeyeceğini ve acil ihtiyaçlarından dolayı tahsil edeceğini, malları ise temin edebilirse sonraki tarihlerde müvekkiline teslim edeceğini beyan ettiğini, bu gelişme üzerine müvekkilinin karşı tarafın tamamen kötü niyetli bir şekilde hareket ettiğini ve kendisinden haksız kazanç temin etmeye çalıştığını anladığını, bu görüşmeden sonra karşı tarafın çekle ilgili olarak fatura düzenlediğini ve müvekkiline gönderdiğini, faturaya konu malların müvekkiline teslim edilmediği ve karşı taraf tamamen kötü niyetli olduğu için müvekkilinin karşı tarafın düzenlediği faturayı karşı tarafa iade ettiğini, müvekkilinin davalıya her ne ad altında olur ise olsun hiçbir borcu bulunmadığını, davacının davalının varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (mesela borcu) sadece inkar etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki, ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise, alacağın varlığını ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davalıya düşeceğini, derdest davada ispat külfetinin tamamen davalı tarafa ait olduğunu, bu şartlar altında ise davalının faturaya konu malları müvekkiline teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini, yasal mevzuat uyarınca mal tesliminin yazılı delille ispatlanması gerektiğini, çekin tahsil tarihine sadece 2 gün kalmış olmasına rağmen halen dahi malların müvekkiline teslim edilemediğini, müvekkilinin yapmış olduğu araştırmalar neticesinde davalının ekonomik durumunun son dönemlerde çok bozulduğunu ve devalının piyasaya yüklü miktarda borçlandığını öğrendiğini, davalının piyasaya yüklü miktarda borçlanıp iflasın eşiğine geldiği için bu kabil hukuka aykırı işlemlere tevessül ettiğini, ekonomik durumu çok kötü olduğu için Kamu ihaleleri kapsamındaki taahhütlerini dahi yerine getiremediğini, davalının aldığı ihale kapsamında kamu kurumlarına yemek hizmeti vermekte iken, bu hizmeti veremediğini ve ihalesinin fesih olunduğunu, hatta karşı tarafın ihale kapsamında ilgili kamu kurumuna verdiği banka teminat mektuplarının da paraya çevrildiğini, ayrıca karşı tarafın hukuka aykırı bu eyleminden dolayı bir yıl boyunca kamu ihalelerine girmekten yasaklandığını, bu şartlar altında ise karşı tarafın ticari faaliyette bulunamayacağı ve kar elde edemeyeceğinin açıkça orta olduğunu, ticari faaliyette bulunamayacak olan davalının borçlarını da ödeyemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, dava dilekçesine ekli cari hesap ekstresiyle de sabit olduğu üzere, tam aksine müvekkilinin karşı taraftan yüklü miktarda alacaklı olduğunu iddia ederek; fazlaya dair bil cümle talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; ... Bankası ... Şubesinin ... çek numaralı, 479.378,78 TL bedelli ve 30.07.2022 ödeme tarihli çeki ile ilgili olarak müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine, çekin karşılığı olan malların müvekkiline teslim edilmediği sabit olduğundan ve çek bedellerinin davalı tarafından tahsil edilmesinin müvekkili yönünden telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceğinden davaya konu çekin ödemesinin dava sonuna kadar takdiren teminatsız olarak ya da müvekkilinin haciz baskısı altındaki ekonomik durumu da gözetilerek, uygun bir teminat mukabilinde, tedbiren durdurulmasına; davalı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine; işin müstaceliyetine binaen, talep halinde dahi davalı tarafa cevap ve delillerini ibraz etmek üzere ek süresi verilmemesine; cevap dilekçesi ile cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri dosyaya intikal ettikten sonra, duruşma günü beklenmeksizin, inceleme günü verilmesine ve dosya üzerinde ve de gerektiğinde tarafların ticari defter ve kayıtları ile banka kayıtları üzerinde duruşma günü beklenmeksizin bilirkişi incelemesi yaptırılmasına; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili UYAP Bilişim Sistemi üzerinden dosyaya sunduğu 01/09/2022 tarihli dilekçesi ile çek bedeli ödendiğinden; menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğünü beyan etmiş ve ... Bankası ... Şubesinin .... çek numaralı, 479.378,78 TL bedelli ve 30.07.2022 ödeme tarihli çeki ile ilgili olarak müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine, müvekkilinin çek bedelini banka kanalıyla ödemek zorunda kaldığı için davanın istirdat davası olarak görülmesine, çek bedeli olan 479.378,78 TL.'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili ile müvekkiline ödenmesine; karşı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın davacı aleyhine başlatılan herhangi bir icra takibi olmadan açılan menfi tespit davası olduğunu, icra takibinden önce açılan menfi tespit davalarında HMK'nun genel yetki kurallarının geçerli olduğunu, genel yetki kuralı gereği davada, İstanbul Mahkemelerinin yetkisizliğine ve müvekkili şirketin yerleşim yeri olan Trabzon/Sürmene Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin dahil olduğu .. Tic.A.Ş. - ... Tic.Ltd.Şti. iş ortaklığı ile İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı arasında İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Bakanlığı Bakan Yardımcılıkları ikinci kısım yemek ihalesi işinin alımına yönelik 26.03.2021 tarihinde sözleşme imzalandığını, 08.04.2021 tarihinde müvekkili şirketin dahil olduğu ... - ... Tic.Ltd.Şti. arasında müvekkili şirketin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı ile yapmış olduğu 33 ay süreli Malzeme Dahil Yemek Hazırlama, Pişirme, Dağıtım ve Sonrası Hizmetleri Alım işinde hizmet yerinin ..... Tic.Ltd.Şti. tarafından kullanılması ve ihale konusu işlerin ..... tarafından yerine getirilmesine dair protokol imzalandığını, söz konusu hizmet yerinin kullanılması ve ihale işlerinin yerine getirilmesine dair sözleşme sonrasında .... Yemeğin ihale işlerini yaptırmak üzere grup firması olan davacı .... San. ve Tic.A.Ş. ye yüklettiğini, müvekkili şirketin 26.03.2021 tarihinde imzalamış olduğu yemek ihalesi alımına yönelik sözleşme gereği İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne 3.835.030,24 TL tutarında kesin teminat mektubu verdiğini, söz konusu teminat mektubunun İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde olduğunu, dolayısıyla yemek ihalesi alımı işi ile müvekkili şirketin 3.835.030,24 TL borçlandığını, düzenlenen çeklerin davacı tarafın iddialarının aksine müvekkili şirketin söz konusu yemek ihalesi işine yönelik İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Bakanlığı Bakan Yardımcılıklarına vermiş olduğu kesin teminat mektubunun karşılığı olduğunu, müvekkili şirketin borçlanması sebebiyle düzenlenen çeklerin tamamının tahsil edildiğini, davacı tarafın dava konusu çekle birlikte 11 adet çeke yönelik ödemeyi yapması ve herhangi bir itirazının bulunmamasının davadaki taraflar arasında müvekkili şirketin borçlanması sebebiyle davacı tarafın ödemesi lazım gelen tutarın taksitlendirildiğini ve şirketler arasında bu şekilde bir anlaşma sağlandığını kanıtlar mahiyette olduğunu, davacı şirketin tüm çeklerin ödemesini yaptığını ancak dava konusu çek için haksız ve hukuka aykırı mesnetler ile kötüniyetli davranarak huzurdaki davayı açtığını, dava konusu çekin tahsil edilmesi sebebiyle davacı tarafın borçlu olmadığının tespitinin ve Mahkemece kabul edilen çekin bankaya ibrazı halinde ödenmemesine yönelik tedbir kararının herhangi hukuki bir yaran kalmadığını, dolayısıyla davacı tarafın dava dilekçesine ek olarak sunmuş olduğu faturaların gerçeği yansıtmadığını, dava konusu çekin düzenlenmesinin bu fatura ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, dosyada bulunan davacı tarafın iddia ettiği müvekkili şirketin davacı adına düzenlemiş olduğu fatura tarihine bakıldığında 29.04.2022 olduğunu ve bu faturaya davacı tarafın "8 günlük itiraz süresi" içinde itiraz etmediğini, bu sebeple hukuken fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağının açık olduğunu, yine davacı tarafın her ne kadar huzurdaki davada ispat yükümlülüğünün müvekkili şirkette olduğunu iddia etmişse de müvekkili şirket ile hukuki ilişkinin varlığını bildirerek başka bir nedenle hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmesi sebebiyle bu iddiayı ispat yükünün TMK'nın 6. maddesi gereğince davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın borcun varlığını ve bu yönde taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kabul ettiğini ancak borcun ortadan kalktığını iddia etmekte olduğundan bu iddiasını ispat etmesi gerektiğini, dolayısıyla dava konusu çekin karşılıksız olduğunu ispat yükünün davacı tarafta olduğunu savunarak; usule yönelik itirazları doğrultusunda davanın usulden reddedilmesini, müvekkili şirket aleyhine doğabilecek herhangi bir zarar sonucu açacakları her türlü dava ve tazminat hakkı saklı tutularak işbu davanın reddine, davacı tarafın kötüniyetli olması sebebi ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, dava konusu .... Bankası'nın davacıya ait hesabından keşide edilen, 30/07/2022 keşide tarihli, .... seri numaralı, 479.378,78-TL bedelli çek nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile yargılama sırasında çek bedeli ödendiğinden çek tutarının davalıdan istirdadı istemlerine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın, ... Bankası A.Ş. .... Şubesi'ne ait keşidecisi .... San. Ve Tic. A.Ş. olan; 30/07/2022 keşide tarihli, .... çek seri numaralı 479.378,78-TL bedelli çekin gıda ürünleri alımına karşılık davalıya verilip verilmediği, davalı tarafça satıma konu olduğu iddia edilen ürünlerin davacı tarafa teslim edilip edilmediği, davalı savunması kapsamında dava konusu edilen çekin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığı'nın yemek ihalesi işi nedeniyle dava dışı ilgili Kuruma verilen 3.835.030,24-TL kesin teminat mektubunun karşılığı olarak verilip verilmediği, davacının menfi tespit ve istirdat talebinin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Sürmene Malmüdürlüğünden; taraf şirketlerin 2022 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davalı vekilinin yetki itirazının; menfi tespit istemli davada muhatap bankanın bulunduğu yer olan Halkalı/Küçükçekmece ödeme yeri sayıldığından davacının seçimlik hakkını Küçükçekmece ilçesinin yargı çevresinin bağlı olduğu Mahkememiz nezdinde dava açarak kullanması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı tarafın savunması, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve davacı şirketin defterleri üzerinde inceleme yapılarak; defterlerin TTK hükümlerine göre usulune uygun tutulup tutulmadığı, Kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, 6335 sayılı yasayla değişik 6102 sayılı yasanın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince ticari defterlerin elektronik ortamda tutulup tutulmadığı, elektronik ortamda tutulan defterlerle İlgili açılış ve kapanış onaylarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken çıkartılacak tebliğe uygun olup olmadığı, Defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, sahibin lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, davacının davalı şirket ile olan ilişkisini hangi hesapta izlediği, özellikle uyuşmazlık konusu olan çekin davacı defterlerinde ne şekilde kayıtlı olduğu, davalı savunması kapsamında davacı tarafça 11 adet çek verildiği iddiası bakımından belirtilen adette çek verilip verilmediği, verilmiş ise tarih ve miktarının ne olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık kapsamında menfi tespit istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 16/07/2023 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 16/07/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davacı şirket ticari defterleri ile ilgili olarak; 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterleri ve cari hesap ekstreleri müteaddit defalar istenilmesine rağmen sunulmadığından taraflar arasındaki uyuşmazlık kapsamında istirdat talebine ilişkin değerlendirme yapılamadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyanda bulunulmamıştır. Mahkememiz dosyası, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda; davalı vekilinin yerinde inceleme talebi üzerine davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak; defterlerin TTK hükümlerine göre usulune uygun tutulup tutulmadığı, Kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, 6335 sayılı yasayla değişik 6102 sayılı yasanın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince ticari defterlerin elektronik ortamda tutulup tutulmadığı, elektronik ortamda tutulan defterlerle İlgili açılış ve kapanış onaylarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken çıkartılacak tebliğe uygun olup olmadığı, Defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, sahibin lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, Özellikle uyuşmazlık konusu olan çekin davalı defterinde kayıtlı olup olmadığı varsa ne şekilde kayıtlı olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, taraflar arasındaki uyuşmazlık kapsamında menfi tespit istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarında SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 28/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... davalı şirket adresine yerinde inceleme yetkisi ile gidilerek davalı şirket yetkililerinden 2022 yılı ticari defter ve kayıtları talep edilmesine rağmen herhangi bir defter ve kayıt ibraz edilmemesi nedeniyle istenilen hususlarla ilgili bir inceleme ve değerlendirme yapılamadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Çek, TTK'nın 780/1-b maddesine göre kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içerdiğinden sebepten mücerret bir borç ödeme aracı olduğuna ilişkin karine bulunmaktadır. Bu karinenin aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gerekir. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller kapsamında; tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Çek alacağın varlığını ispatlayan kesin delil niteliğinde olduğundan işbu davada ispat yükünün davacıda olduğu, davacının davaya konu çekin keşidecisi olduğu, davacı tarafça çekin davalıya gıda ürünleri alımı karşılığında avans olarak verildiği, ancak davalının çek karşılığında herhangi bir ürün teslim etmediği ve çekin bedelsiz kaldığı iddiası ile iş bu menfi tespit istemli davanın açıldığı, yargılama sırasında borç ödenmiş olmakla davanın istirdat davasına dönüştüğünü, davacı vekili tarafından iddianın ispatı için ticari defter ve kayıtlarının delil olarak gösterildiği, ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatının mümkün olduğu, davaya konu çekin keşideci olan davacı tarafından lehdar davalıya verildiği ve kişisel defilerin (çekin avans olarak verildiği, bedelsiz kaldığı) davalıya karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olduğu da gözetildiğinde TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı görülerek; davalı tarafça sunulan sözleşmeler, davacı tarafça sunulan iade faturası tarihi de dikkate alınarak dava dilekçesi içeriği hep birlikte değerlendirildiğinde ispatlanamayan davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Şartları oluşmadığından davalı tarafın tazminat talebinin REDDİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 8.186,60 TL harçtan mahsubu ile artan 7.759,00 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 57,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 75.906,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/11/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/698, K. 2024/1067, T. 15.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-698-e-2024-1067-k-11fce8361262