İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/839 E. 2024/1340 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/839
- Karar No
- 2024/1340
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/839 Esas KARAR NO : 2024/1340 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2017 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ciro yoluyla müşterisi ... Otomotiv San. Turizm Tic. Ltd.Şti.'den aldığı ... Bankası A.Ş. .... Şubesine ait ...... nolu, 4.500-TL bedelli çekin çalıntı olduğunu, imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle borçlu olmadığının tespiti ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin dava süresince teminatsız ya da uygun görülecek bir teminat karşılığında durdurulmasını ve dava sonunda ise takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen mahkememiz dosyasındaki davada davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin ... Bankası A.Ş.'ne ait olan .... nolu keşide yeri Konya, 30/08/2017 keşide tarihli çeki keşide ederek dava dışı borçlu .... Otomotiv San. Tic. Ltd.Şti'ne teslim ettiğini, söz konusu çek bedeli müvekil tarafından ibraz tarihinde bankaya depo edilmiş olmasına rağmen çekin ibrazı sırasında banka tarafından Konya ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararı gereği ödenemediğini, söz konusu çalıntı çek davalı tarafından Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti istemi ile iş bu davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takip masrafları, icra vekalet ücreti ile asıl alacağa ilişkin talep edilen işlemiş faiz ve takibin tüm fer'ilerinden dolayı davalıya borçlu olmadığnın tespitini, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen mahkememiz dosyasındaki davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanca her ne kadar takibe konu çekin dava dışı .... Otomotiv San. Tic. Ltd.Şti'ne teslim edildikten sonra çalındığını ve sahte imza ile 3. kişi eline geçtiğini iddia etmiş ise de iş bu iddianın düzgün ciro silsilesi ile çeki devir alan iyi niyetli müvekkile karşı ileri sürülebilmesinin münkün olmadığını, müvekkilinin çeki iktisap ederken kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun davacı yanca ispatlanması gerektiğini, müvekkil takibe konu çeki ticari ilişki neticesinde iktisap etmiş olup iş bu hususa ilişkin olarak tanzim edilen fatura ve bir takım evrakların dava dosyasına sunulduğunu, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı yanca huzurdaki dava kötü niyetli olarak ikame edildiğinden İİK. 72 maddesi gereğince %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile, müvekkilinin aracından çantasının çalındığını, bu konuda polise başvuruda bulunduğunu Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nın .... hazırlık numarası ile soruşturma başlatıldığını, çantada bulunan çeklerin iptali için Konya .... ATM nin ... Esas sayılı dosyasından çek iptali davası açıldığını, davalı şirketin bu davayı müdahillik dilekçesi verdiğini, keşidecesi ... Nakliyat Ltd Şti olan ... Şubesine ait .... çek nolu 30/08/2017 tarih 8.600,00 TL bedelli çek ile keşidecisi ... Oto. Ltd ŞTi olan ... Bankası ... Şubesine ait .... çek nolu 30/08/2017 keşide tarihli 4.500,00 TL bedelli çek ve keşidecisi .... Oto. Servis Yedek Parça Ltd Şti olan .... bank .... Şubesine ait .... çek nolu 31/08/2017 tarihli 15.500,00 TL bedelli çeklerin Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... Esas ..... Esas ... Esas sayılı dosyalarından takip yapıldığı, dava konusu olan çeklerle ilgili menfi tespit davaları açıldığını, müvekkilinin dava konusu çeklerin haklı hamili olduğunu, çekler üzerinde bulunan sahte kaşe ile sahte imzaların bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin haklı hamil olduğunun tespitine ve çeklerin müvekkiline teslimine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Esas dava açısından davanın; dava konusu çekten ve davaya konu Bakırköy .... icra müdürlüğünün .... esas sayılı icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik menfi tespit davası olduğu, Birleşen Bakırköy ..... ATM 'nin ..... esas sayılı dava açısından davanın; dosyasına konu 30/08/2017 keşide tarihli ve 4.500,00 TL bedelli çekte yetkili hamilin davacı şirket olduğuve rızası hilafına elinden çıktığı iddiasıyla istirdatı istemine yönelik dava olduğu, Mahkememizin ... esas sayılı dava açısından davanın; davacının davaya konu Bakırköy ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına konu çekten ve takipten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik menfi tespit davasıdır. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-Ankara ..... Asliye Ticaret Mahkemesi, b- .... Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü, c-Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi, d-Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi, e-Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesi, f-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi, g-Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesi, h- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkereler yazılmıştır. 4- Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, asıl dava dosyası yönünden inceleme konusu .... Bankası .... /...... Şubesi'ne ait 30.08.2017 keşide tarihli, .... seri nolu 4.500,00-TL'lik çekin arka yüzünde “... OTOMOTİV SANAYİ ve TİC, LTD. ŞTİ” içerikli kaşe izleri üzerine atılmış imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla “.... OTOMOTİV LTD ŞTİ” ünvanlı davacı şirketin yetkilisi .... 'ın eli ürünü olmadığı şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı ... LTD.ŞTİ. Tarafından Mahkememiz nezdinde açılan asıl dava ile davaya konu keşidecisi .... otomotiv olan .... Bankası .... Şubesi'ne ait 30.08.2017 keşide tarihli, .... seri nolu 4.500,00-TL'lik çekin çalındığını, çalındıktan sonra sahte imza ile tedavüle sokulduğunu, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını bu sebeple başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... LTD.ŞTİ. Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalının kötüniyet ve ağır kusurlu olduğunu bu sebeple icra takibine konu çekin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... hırsızlık sonucunda yetkili hamil ...'nin elinden çıktığını bu sebeple menfi tespite karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce davacı ... LTD.ŞTİ. yetkilisine ait imza incelemesine esas imza örnekleri celp edilmiş ve grafoloji uzmanı bilirkişiye imza incelemesi yaptırılmış olup, grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda davacıya atfen çek üzerinde bulunan ciro imzasının davacının eli ürünü olmadığının kesin kanaat bildirir şekilde tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere imzanın sahteliğine yönelik itiraz mutlak defi niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilecektir. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen grafoloji uzmanı bilirkişi raporunda takip konusu senetteki imzanın davacıya ait olmadığının kesin kanaat oluşturur şekilde bildirildiği, bilirkişi raporunun gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli şekilde yargı denetimine açık olduğu, incelemede kullanılan teknik araçların belirtildiği, imza örneklerinin karşılaştırmalı ve resimli olarak değerlendirildiği anlaşılmakla bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve bilirkişi raporundaki tespit doğrultusunda takibe konu senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmakla davacının imzaya itirazına itibar edilmiştir. Davalı ...'nin somut delile dayanmayan soyut beyanlardan ibaret itirazına itibar edilmemiştir. Bu suretle davaya konu çek üzerindeki davacı ... LTD.ŞTİ. 'ye atfen bulunan ciranta imzasının davacıya ait olmadığı anlaşılmakla davacının menfi tespit talebinin kabulü ile davacının davaya konu icra takip dosyasına dayanak çek yönünden davalı ...'ye borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından tazminat talep edilmiş ise de davalı ...'nin davaya konu çeki doğrudan davacıdan almadığı bu sebeple imzanın sıhhatini tespit edemeyeceği anlaşılmakla davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... LTD.ŞTİ. tarafından birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile çekin istirdatı talebinde de bulunulmuştur. 6102 sayılı Kanun'un çek istirdatına ilişkin 792. Maddesi şu şekildedir: "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. " İlgili hükümden görülebileceği üzere çekin istirdatının talep edilebilmesi için hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunduğunun ispatlanması gerekmektedir. İspat yükü ise davacı üzerindedir. Davacı, davalı ...'nin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu iddia etmiş olup, davaya konu icra takip dosyasındaki çeke ilişkin kovuşturmanın yürütüldüğü Bakırköy ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dava dosyasında davalı ...'nin müşteki katılan sıfatı ile davada bulunduğu, davalı alacaklı ... hakkında davaya konu icra takip dosyasındaki çeke ilişkin yürütülen herhangi bir soruşturmanın olmaması ve davacı tarafından davalı ...'nin davaya konu icra takip dosyasındaki çeki kötü niyet ve ağır kusur ile hırsızlık sonucu ele geçtiğini bilerek iktisap ettiğine dair herhangi bir delil sunulmadığı, Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dava dosyasında davalı ...'den önceki cirantanın taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davaya konu icra takip dosyasındaki çeki davalı ...'ye teslim ettiğini, davalı ...'nin de söz konusu beyanı doğruladığı ve belge sunduğu gözetildiğinde davacı ... şirketinin davalı ...'nin kötü niyet ve ağır kusur ile çeki iktisap ettiğini ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının istirdat talebine konu birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... Çekin hırsızlık sonucunda yetkili hamil ...'nin elinden çıktığını, ciro zincirinin koptuğunu ve davalı ...'nin yetkili hamil olmadığını bu sebeple menfi tespite karar verilmesini talep etmiştir. Bu bağlamda davacı ...'nin iddiaları değerlendirildiğinde; davacının itirazının kendi imzasına yönelik olmadığı, davacının itirazlarının diğer davacı ...'in imzasına ve sahteliğine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Takibe dayanak kambiyo senedi incelendiğinde; ciro zincirinin birbirini takip eden nitelikte olduğu, ilk cironun lehtar tarafından yapıldığı, ciroların 6102 sayılı Kanun'un 789 ve 790. Maddesine uygun olduğu ve ciro zincirinde şekli olarak herhangi bir kopukluk olmadığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Kanun'un 818. Maddesinin 1. Fıkrasının (c) bendinin atfı ile uygulanması gereken borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasına, yetkisiz imzaya, düzenleyenin sorumluluğuna ilişkin aynı kanunun 677. Maddesi ise şu şekildedir: "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." İlgili hükümden görülebileceği üzere ciro zincirinin şekli olarak birbirini izleyen lehtar ve ciranta imzalarını içermesi halinde, söz konusu lehtar veya ciranta imzalarından birinin geçersiz olması veya hayali kişilerin imzasının bulunması halinde dahi bu durum diğer imzaların sahiplerini etkilemeyecek, ciro zincirinde kopukluğa yol açmayacaktır. Davaya konu somut olayımızda da davacı tarafından kendisine ait keşideci imzasına yönelik bir itirazda bulunulmamış olup, lehtarın imzasının lehtara ait olmadığı iddia edilmiştir. Lehtarın imzasının lehtara ait olmaması 6102 sayılı Kanun'un 677. Maddesi gereğince ancak lehtar tarafından açılan davada öne sürülebilecek olup, lehtarın imzasının lehtara ait olmaması halinde dahi keşidecinin kendi imzasından kaynaklanan sorumluluğu 6102 sayılı Kanun'un 677. Maddesi gereğince devam edecektir. Bu durumda keşideci tarafından lehtarın imzasının lehtara ait olmaması sebebiyle kendi keşide ettiği çekten keşideci olarak sorumlu olmadığı öne sürülemeyecektir. Nitekim Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Dava, çekler nedeni ile borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup dava konusu çeklerin keşidecisi olan davacı, her iki çekteki davalı ......' ün imzalarının sahte olduğunu iddia etmektedir. Davalı ...... ise davacının çekleri düzenlendiğini ancak kendisine teslim etmeden çaldırdığını ve çek bedellerini davalıdan tahsil ettiğini bildirmiştir. Davalı ....... ise çeklere ciro yolu ile hamil olmuştur. Dava konusu çeklerdeki ciro silsilelerinde dış görünüş itibari ile bir kopukluk görülmemektedir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 818/1-c maddesi göndermesi ile 677. maddesi uyarınca imzaların istiklali prensibi gereği kambiyo senetlerindeki her imza sahibi, kendi imzasından sorumludur. Bu durum karşısında bir imzanın sahte olması imzasını inkar etmeyen diğer imza sahiplerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ise ...... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Ancak, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin kanıtlanamadığı, davacı keşidecinin kendi imzasına yönelik bir itirazı olmadığı, imzaların istiklali kuralı gereğince lehtarın çekteki imzasının sahte olmasının sadece lehtar yönünden lehine delil ve mutlak def'i olabileceği, keşidecinin çekten dolayı sorumluğunu ortadan kaldırmaya hukuken yeterli olmadığı, keşidecinin çekten dolayı sorumluğunun devam etmekte olduğu dikkate alınarak davacı (keşideci) ...... Tekstil İnşaat Turizm Organizsyon ve Ltd. Şti yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Bu sebeple davalının işbu davacı yönündeki istinaf talebinin ise kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Mahkemenin gerekçesinde; "Davamıza konu söz konusu çeke ilişkin arka yüzünde de yer alan İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. sayılı 3. kişileri de kapsar ibraz ve ödemeden men kararına rağmen davalı alacaklı tarafından İstanbul ....Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ihtiyati haciz kararı alınmış, akabinde ..... Bankası-.....Şubesine ait, keşidecisi .... Tekstil İnşaat Turizm Organizasyon San.ve Tic. Ltd. Şti. olan keşide tarihi 30.09.2017 olan 25.000 TL bedelli, ..... olan çeke dayalı olarak İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığı yanlar arasında ihtilafsızdır" tespiti yapılmıştır. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca çek iptali davaları hasımsız olarak açıldığından davalı taraf çek iptali davasında taraf olmadığından, bu davada verilen karar davacıyı bağlamayacağı gibi, dava konusu çekin davacı tarafın çalınan çeklerinden biri olduğunun belirlenmesi ve bu kapsamda zayi sebebiyle çek iptali davasının açılmış olması, davalının çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispata yeterli değildir (Yargıtay HGK'nun 06/04/2021 tarih ve 2017/11-159 esas ve 2021/417 karar). Mahkemece davalının taraf olmadığı hasımsız açılan İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E. Sayılı çek iptali davasının davanın kabulüne gerekçe yapılması yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğundan davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebinin kabulüne karar verilmiştir." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi ..... E., .... K. Sayılı kararında da aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Somut olayda , keşideci olan davacının takip konusu çekteki imzasına itirazın söz konusu olmadığı, TTK 818.maddesindeki atıfla çeklerde de uygulanması gereken aynı Kanunun 677. maddesindeki , "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklindeki yasal düzenlemeye göre, imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği, lehtar cirosunun sahte olması keşidecinin sorumluluğunu ve çekin geçerliliğini ortadan kaldırmaz. Lehdarın imzasının sahteliği, lehdar tarafından kendisine başvurulduğunda herkese karşı ileri sürebileceği mutlak def'idir. Dolayısıyla senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hâli, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, keşideci yönünden ciro zincirini koparmaz, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak keşidecinin menfi tespit davası açmasına olanak sağlamaz. Ayrıca dava konusu çekin tedavüle konulduğunda tüm zorunlu unsurları taşıdığı, TTK.nun 680. maddesi uyarınca, açığa senet düzenlemesi mümkün olduğundan, keşideci tarafından imzalanıp bir kısım yerleri boş bırakılan çekin keşide tarihinde zorunlu unsurlarının bulunmadığı iddia edilmiş ise de boş bırakılan tanzim tarihinin sonradan doldurulması çekin kambiyo vasfını etkilemez ve üçüncü şahıslar tarafından iyi niyetle iktisabına engel teşkil etmez. Yine TTK 687.maddesi gereğince, poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Dolayısıyla somut olayda, keşidecinin lehtar ile arasındaki ilişkilerden doğan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez. Dava konusu çekteki ciro silsilesinin birbirini takip ettiği, çek metninden anlaşılamayan defilerin, çeki elinde bulunduran ve kötüniyetli olduğu kanıtlanamayan davalı alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceği, davalının iyi niyetli meşru hamil olduğu, ödeme def'inin davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, tüm bu açıklamalara göre, menfi tespit talebinin dinlenemeyeceği anlaşılmıştır." Bu bağlamda davaya konu somut olay değerlendirildiğinde; davacı keşideci tarafından kendi imzasına yönelik bir itirazda bulunulmadığı, lehdarın imzasının lehdara ait olmadığının öne sürüldüğü, imzaların istiklali prensibine göre davacının başkasına ait imzaya itiraz edemeyeceği, takibe konu kambiyo senedi incelendiğinde şekli olarak ciro zincirinde bir kopukluğun bulunmadığı anlaşılmakta olup davacı tarafından menfi tespite yönelik açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Son olarak davacı tarafından davaya konu çekin karşılığının banka hesabında bulunduğunu, asıl davanın davacısı tarafından alınan ödeme yasağı sebebiyle ödeme yapılmadığı bu sebeple icra takip dosyasına konu çek tazminatı, komisyon gibi alacaklardan sorumlu olmadığını iddia etmiş ise de Mahkememizce bankaya müzekkere yazılarak ibraz tarihinde davaya konu icra takip dosyasındaki çekin davacı keşidecinin hesabında bulunup bulunmadığı sorulmuş, banka tarafından verilen müzekkere cevabında ibraz tarihinde davaya konu çekin karşılığının tamamen bulunmadığı bildirilmiş olup, bu sebeple davacı keşidecinin 6102 sayılı Kanun'un 810. Maddesinde belirtilen başvurma hakkı kapsamındaki tazminat ve komisyon bedellerini talep edebileceği anlaşılmakla davacı keşidecinin Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası yönünden davasının reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Mahkememiz ASIL DAVASININ KABULÜ İLE: -Davaya konu Bakırköy .... İcraDairesi'nin .... E. Sayılı takip dosyasında takibe dayanak çek yönünden davacı ... LTD. Şti.'nin davalı ...'ye borçlu olmadığının TESPİTİNE, -Davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, 2-Birleşen Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası yönünden davacının istirdat talebinin REDDİNE, 3-Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası yönünden davanın REDDİNE, 4-ASIL DAVA YÖNÜNDEN: -Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 76,85-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 350,75-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, -Davacı tarafça yatırılan 76,85-TL peşin harç ve 31,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 108,25-TL harcın davalıdan alınarak davacı ... LTD. Şti.'ne verilmesine, -Davacı ... LTD. Şti.' tarafında yapılan 1.379,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı ... LTD. Şti.''ye verilmesine, -Davacı ... LTD. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 4.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... LTD. Şti.'ye verilmesine, 5-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ DOSYASI YÖNÜNDEN: -Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 84,96-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 342,64-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, -Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 4.974,63-TL vekalet ücretinin davacı ......'dan alınarak davalıya verilmesine, 6-BİRLEŞEN BAKIRKÖY (3) NO'LU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYASI YÖNÜNDEN: -Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, -Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 4.500,00-TL vekalet ücretinin davacı ... LTD. Şti.'den alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibari ile KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza