İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/424 E. 2025/173 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/424
Karar No
2025/173
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/424 KARAR NO : 2025/173

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 26/06/2023 KARAR TARİHİ : 14/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı ... ile arasında ... tarihli ve ... tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını ve kredi kullandırıldığını, sözleşmeleri ...'un müteselsil kefil/müşterek borçlu sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle borçlu firma ve kefilleri aleyhine Ankara ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve eki hesap özeti tebliğ edildiğini, ihtarnamenin keşide edilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine muaccel hale gelen alacak hakkında ... tarihinde Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün .../... E. sayılı dosyası üzerinden davalı müteselsil kefil/müşterek borçlu hakkında ...-TL olan alacağın ödenmesi talebiyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yolu ile icra takip işlemleri başlatıldığını, davalı borçlu, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasına sunduğu ... tarihli itiraz dilekçesi ile İcra takibine tüm borca, borç ferilerine itiraz etmiş, süresi içerisinde yapılan itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın iptali davası açılmadan önce 6102 Sayılı TTK’nın 5/A maddesi gereğince arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, yapılan toplantı neticesinde herhangi bir anlaşma sağlanamamış olup, işbu hususun son tutanak ile tüm taraflarca imza altına alındığını, davalıların itirazının kötü niyetli olduğunu, ileri sürerek, davalıların borcun tamamına ve tüm fer’ilerine yönelik itirazının iptaline, takibin, takip talebinde yazılı şartlarla Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, haksız itiraz eden davalılar aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; krediyi kullanan dava dışı ...'un, çiftçi olup tacir olmadığını, kullandığı kredinin de ticari değil tarım kredisi olduğunu, dolayısıyla, Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, HMK 2. Madde uyarınca davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi .../... E. - ... K. Sayılı karar ile ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, işbu davanın konusu kalmamış olduğundan, öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bankanın gönderdiği ihtarnameye, Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile itiraz edildiğini, ihtarnamede de belirtildiği üzere taksitlerin henüz vadesi gelmediği halde, haksız yere ve kötüniyetli olarak ihtar gönderildiğini, Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosya ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, emredici hüküm olan İİK 45. madde uyarınca rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini, ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip yapabileceğini, ipotekle temin edilmiş olan faiz ve senelik taksit alacaklarında alacaklının seçimi ve borçlunun sıfatına göre ipoteğin paraya çevrilmesi veya haciz ya da iflas yollarından birine başvurulabileceğini, dolayısıyla, borcu kabul anlamına gelmemek üzere, ... tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilmesine ve ... TL olan ipotek tutarı iddia edilen alacağı fazlasıyla karşılamasına rağmen, haciz takibi yapılmasının önce rehne başvurma zorunluluğu kuralına da aykırı olduğunu, TMK 2. Madde gereği, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, kaldı ki geçerli bir kefalet bulunmadığı gibi, davacının sözleşmelerde yer aldığını belirttiği ve davalı aleyhine olan tüm hükümler TBK 20, 21, 22, 23, 24 ve 25.maddeler gereğince geçersiz bulunduğunu, bahse konu kredi tarım kredisi olup, düşük faizlidir ve %50 Hazine destekli bulunduğunu belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır. Davacı bankaya müzekkere yazılarak; Taraflar arasında imzalanan ... Tarihli ve ... tarihli genel kredi sözleşme asılları, hesap özeti, hesap bildirim cetvelleri, tebliğ şerhli hesap kat ihtarnamesi ile varsa borçlu ve kefili tarafından yapılan kısmi ödemelere ilişkin belgelerin onaylı suretleri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasından ödeme emri ile takip talebinden bir örneği Uyap sistem üzerinden alınarak dosyamız arasına konulmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, asıl borçlu ile davacı banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemiyle yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra alacaklı banka tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil davalı aleyhine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı tarafından itirazın iptaline dayanak takip dosyasında ödeme emrinin icra mahkemesi tarafından iptal edildiği belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir. 6100 sayılı HMK 114. Maddesi h bendinde "davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması" dava şartı olarak belirtilmektedir. Hukuki yararın 6100 Sayılı HMK kapsamında değerlendirilmesinde; Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul, 2016, s. 190). Mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır; taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler (6100 sayılı Kanun md. 115/1). Dava şartı noksanlığının tespit edilmesi hâlinde davanın usulden reddine karar verilir, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için ilgili tarafa kesin süre verilecek olup, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir (6100 sayılı Kanun md. 115/2). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/11/2023 tarih, 2022/1-747 Esas, 2023/1080 Karar sayılı emsal içtihadında "...Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemede bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta ve mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması gerektiğine ilişkin ilke anlamına gelir. Davacının davayı açtığı tarih itibariyle dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır. Hukuki yarar dava şartlarından olup davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Bu şart dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri olup davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan olumlu dava şartları arasında sayılmaktadır. Bu nedenle menfaate, davanın dinlenebilmesi (mesmu olması, kabule şayan olması) şartı da denilmektedir (Emel Hanağası, Davada Menfaat, Ankara, 2009, s.19-21). Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Dava şartları” başlıklı 114 üncü maddesinin gerekçesinde de "...Maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde ise davacının dava açmakta hukukî yararının bulunmasının bir dava şartı olduğu hususu açıkça vurgulanmıştır. Burada sözü edilen hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hâli hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hâli hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukukî yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. yönünde açıklamalara yer verilmiştir. Bir davada menfaat (hukuki yarar) ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olacağı her türlü duraksamadan uzaktır. Bu ilkeden hareketle bir davada hukuki menfaatin bulunup bulunmadığı mahkemece tarafların dava dosyasına sunduğu deliller, olay veya olgular çerçevesinde yargılamanın her aşamasında ve kendiliğinden gözetilmelidir. Böylelikle kişilerin haksız davalar açmak suretiyle dava hakkını kötüye kullanmasına karşı bir güvence de sağlanmış olmaktadır (Hakan Pekcanıtez, Medeni Usul Hukuku, C.II, Onbeşinci Baskı, İstanbul, 2017, s. 946-949)..." şeklinde belirtilmiştir. Dava konusu somut olayda, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında ödeme emrinin iptaline ilişkin Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamının Yargıtay incelemesinden geçerek ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda mahkememizce yapılan değerlendirmede: Hukuki yararın davanın her aşamasında değerlendirilmesi gerektiği, ödeme emrinin iptal edilmesi ile birlikte itirazın iptali davasının yeni bir ödeme emri tebliğ edilip, yasal itiraz süresi beklenmeden görülemeyeceği, mevcut hali ile davacının hukuki yararının ortadan kalktığı anlaşılmakla davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, Ayrıca hukuki yarar yukarıda yer verilen açıklamalar gereği yargılamanın her aşamasında taraflarca dikkate alınması gereken dava şartı olduğundan yargılama giderine ilişkin yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, davalı yararına vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. İİK 67/2. maddesinde; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacak; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre ret veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağıda olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi mevcut olup, davacı bankanın takibinde haksız ve kötü niyetli olduğuna ilişkin yasal koşuların davada oluşmadığının kabulü ile davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Hukuki yarar dava ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE itirazın iptali isteminin USULDEN REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatının koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL karar harcının peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya İADESİNE, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafından yapılan posta giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 7-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’ nun 18/A-14. maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ... TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekili, davalı ile vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/04/2025

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/424, K. 2025/173, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-424-e-2025-173-k-3523ecb053f5