İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/11 E. 2021/8 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/11
- Karar No
- 2021/8
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/11 Esas KARAR NO : 2021/8 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2020 KARAR TARİHİ : 07/01/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili Antalya ... asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, Antalya Genel İcra Dairesinin .../... numaralı kambiyo senedine ilişkin icra takip dosyasında müvekkilinin borçlu olarak gösterildiğinden, ancak davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığından, davaya konu senedin kira sözlemesinden kaynaklı depozito teminatı niteliğinde olduğundan, depozito istemeyi gerektirir bir hasar da bulunmadığından söz ederek davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve tazminata hükmedilmesini , ayrıca takibin de tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine başlatılan kambiyo senedine dayalı takipte davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dosya Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... tarih ve .../... esas .../... karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek Mahkememize gönderilmiş, Mahkememizin .../... esas sırasına kaydı yapılmıştır. Somut olayda davacı tarafın davalı ile aralarındaki kira sözleşmesi nedeniyle depozito teminatı olarak düzenlenen ... TL bedelli kambiyo senedine dayanılarak başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığı iddia ve beyan ettiği görülmektedir. Buna göre öncelikle dava şartları yönünden görev hususunun irdelenmesi gerekmektedir. 6100 Sayılı HMK'nın 4. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu davalar düzenlenilmiş olup, “a” bendi, “Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, görürler.” hükmünü içermektedir. Takip konusu senedin doğmasına neden olarak gösterilen akdi ilişkinin taraflar arasındaki kira ilişkisinden kaynaklandığı davacı tarafından iddia edilmektedir. Buna göre takibe ve davaya konu bononun kira sözleşmesi nedeniyle teminat olarak verilip verilmediğinin belirlenmesi taraflar arasındaki kira sözleşmesine dayanılarak belirlenebilecektir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, açıkça kira ilişkisinden doğduğuna göre; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yukarıda zikredilen 4/1-a maddesi gereğince huzurdaki davanın da Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK m. 115/1). Bir mahkemenin verdiği görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmiş ise bu görevsizlik kararı, dosyanın gönderildiği mahkemeyi bağlamaz. Bu mahkeme de kendisinin görevli olmadığına, ilk mahkemenin görevli olduğuna veya bir başka mahkemenin görevli olduğuna karar verebilir. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık kira sözleşmesinden yani kira ilişkisinden kaynaklanmakta olduğu ve dava konusu kambiyo senedinin taraflar arasındaki kira sözleşmesine dayanılarak teminat senedi olarak tanzim edildiği, uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı, uyuşmazlığa bakma, delilleri değerlendirip sonuçlandırma görevinin mahkememize değil, HMK.’nun 4/1-a maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, dolayısıyla mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılmakla; HMK.'nun 114. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın tedbir talebi bakımından yapılan değerlendirmede; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 390. Maddesinde; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre esas dosya yönünden Mahkememiz görevli olmadığından ve tedbir talebinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu 390. Maddesi gereğince görevli Mahkemece değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın ve davacının ihtiyati tedbir talebinin davaya bakmaya mahkememiz yetkili olmadığından olmadığından HMK 114/1-ç, 115/2 ve 390. maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, 2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli ve yetkili mahkemece karar altına alınmasına, 5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 07/01/2021 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı