İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/523 E. 2021/242 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/523
Karar No
2021/242
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/523 Esas KARAR NO : 2021/242 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2020 KARAR TARİHİ : 13/04/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; davalı bankanın müvekkilinin hesabından TBK 20 maddesi ve devamı Genel İşlem Koşullarına ve sözleşmeye aykırı kesintiler yaptığını, davalı banka müvekkilinden haksız kesinti yaptığını, bu kesintinin iadesi için Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını bankanın haksız itiraz ettiğini, müvekkilinin davalı bankadan ...-TL Ticari Kredi Kullandığını, kullanmış olduğu krediden emsal Banka uygulamalarına dikkate alınmadın %0,02 ...-TL alınması gerekirken % 10 civarında dosya masrafı kesintisi yaptığını, fazladan tahsil edilen ...-TL nin iade edilmesi gerektiğini, davalının itirazın iptaline, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep v dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; davanın yetkili yer mahkemesinde açılmadığını, genel yetki kuralı olan; davacının ikametgahı yer mahkemesinde açılmamış olan davanın yetkisizlik kararı verilerek; davalı müvekkil Banka ticari merkezi olan .../... bölgesi yetki alanını kapsayan ... (...) Mahkemeleri’ne gönderilmesi gerekmektedir. yetki itirazında bulunduklarını, davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımı süresi 2 yıl olduğunu, bu sürenin sona erdiğini, talep edilen alacak kalemlerinin tümü zamanaşımına uğradığını, Müvekkil Banka ile davacı arasında “GENEL KREDİ ve TEMİNAT SÖZLEŞMESİ” imzalanmıştır. Davacı ile müvekkil banka arasında imza altına alınan kredi sözleşmesinin 6.1 maddesinde; “Banka’nın bu Sözleşme’ye dayanarak açtığı veya açacağı her türlü nakdi ve gayri nakti krediler ile hesaplara ve aldığı teminatlara TARAFLAR’ın mutabakat ile belirlenmiş olan ve Kredi Kullanım Talimatı’nda ve işbu Sözleşme’nin ekinde yer alan kredi komisyon listesinde belirtilen oranlarda/tutarlarda komisyon uygulayacağını; komisyonların azami, kredi kullanım Talimatı’nda belirlenen komisyonun %100 fazlası olabileceğini; komisyonların bu azami orana kadar, bankA tarafından, fon maliyetlerindeki değişimler dikkate alınarak artırılabileceğini; artırım halinde müşteri’ye banka tarafından yeni komisyonların bildirilmesinin yeterli olacağını; azami komisyonun ise ancak taraflar’ın mutabakatı ile artırılabileceğini taraflar kabul ve beyan ederler. müşteri, bu maddeye göre kendisine bildirilen yeni komisyon oranını kabul etmemesi halinde; Banka’ca kendisine herhangi bir bildirim yapılmasına gerek kalmaksızın, Banka’ca kendisine yapılan komisyon değişikliğine ilişkin bildirimi izleyen 3 iş günü içinde tüm kredi borcunu, tüm ferileriyle birlikte, Banka’ya nakten ve defaten ödeyerek, kredisini kapatacaktır. Aksi halde; başkaca bir ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş sayılacaktır.” davacıya açmış olan her kredinin komisyonlarının alınacağını, 6.2.maddesinde ; “taraflar ipotek, rehin tesis ve fek ücretlerinin, ekspertiz ücretlerinin, hesap özeti ücretlerinin, sigorta ücret ve primlerinin ve bunlarla sınırlı olmamak üzere krediden kaynaklanan tüm masraf ve ücretlerin ve sair giderlerin işbu Sözleşmenin ekinde liste halinde yer aldığını ve Taraflar’ca kabul edildiğini beyan ederler. Taraflar, ek listede yer alan masraf ve ücretlerin, azami, %100 fazlası olabileceğini; bu azami orana kadar, Banka tarafından, fon maliyetlerindeki değişimler dikkate alınarak bu tutarların artırılabileceğini; artırım halinde müşteri ve banka tarafından yeni tutarların bildirilmesinin yeterli olacağını; azami tutarların ise ancak taraflar’ın mutabakat ı ile artırılabileceğini taraflar kabul ve beyan ederler. “ kredinin tüm masraf ve ücretlerinin davacıdan tahsil edileceği düzenlemeleri mevcut olduğunu, Davacı ile imza altına alınan Kredi Sözleşmesine ilişkin Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi Ön bilgi formu da imza altına alındığını, Genel Kredi Teminat Sözleşmesi Ön bilgi formunda, açıkça kredi sözleşmesinde yer alan ve davacı aleyhine durumları içeren kredi sözleşmesi maddeleri tek tek sayılarak davacı bilgilendirildiğini, ayrıca müvekkil banka tarafından tüm şubelerinde ilan teşhir edilen hizmet ücretlerinin neler olduğu hususunda da davacı gerekli bilgiye de sahip olduğunu, Davacı tarafın tacir sıfatında olduğunu, müvekkil bankanın da tacir sıfatında olduğu gözetildiğinde Bankacılık Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince Bankalar müşterilerinden tahsil edecekleri masraf ve komisyon tutarlarını serbestçe belirleme yetkisine sahip olduğunu, Bu düzenlemeler ışığında müvekkil banka tarafından kredi ve hizmetler karşılığı komisyon ve masraflar, Hizmet Komisyon Çizelgesiyle tüm müşterilere duyurulmuş bu çizelgeler ilgili şubelerde de ilan edildiğini, ayrıca kredi kullandırılması sırasında krediyi kullanan tarafa da bir örneği verildiğini. müvekkil banka aleyhine açılan davanın dayanaksız olduğunu, Davacıdan tahsil edilen ücret Müvekkil Bankanın “Hizmet Komisyon Çizelgesine” uygun ve dayanak, davacının yararlanmaya devam ettiği Bankacılık Hizmetleri bedeli olduğunu, müvekkili Bankaca Sözleşmedeki madde kapsamında davacıdan tahsil edildiğini, Banka ile sözleşme imzalayan davacının sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği edimini yerine getirmesi gerektiğini, aha sonra sözleşmeden cayarak, iade isteminde bulunması açıkça yasaya ve sözleşmeye aykırılık oluşturduğunu, davacı, müvekkil bankadan bankacılık hizmeti almaya devam ettiğini, Davacı tarafça sözleşmeden dosya masrafı iadesini talep etmesi hem sözleşmeye hem de hukuka aykırı olduğunu, Öncelikle, dosyanın yetkili ... (...) mahkemelerine gönderilmesini talep etiklerini, davacının taraf olduğu, yasa ve mevzuat hükümlerine uygun genel kredi sözleşmesinde düzenlenmiş olan hükümler doğrultusunda, müvekkil banka tarafından verilen hizmetler karşılığı olarak tahsil edilen tutarların usul, yasa ve mevzuata uygun olduğu dikkate alınarak, işbu nedenle haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası ile dosya masrafı alacağına dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinin davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce banka kayıtları, kredi sözleşmeleri celp edilerek incelenmiş, tarafların diğer tüm delilleri toplanmıştır. Mahkememiz dosyası davalı banka tarafından davacının kullandığı ... tarihli kredi sözleşmesi nedeniyle davacıdan yapılan kesintilerin sözleşmeye ve mevzuata uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla bankacı bilirkişi tevdi edilmiş, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; dava konusu kredi her ne kadar ... tarihinde limiti ...-TL sine yükseltilen Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ile bağlantılı görülmekte ise de, bilahare Tüketici Kredisi Ön Bilgi Formu çerçevesinde ... tarihinde ...-Tl limitli olarak düzenlenen bir Tüketici Kredisi ve Teminat sözleşmesine istinaden ...-TL tutarlı olarak kullandırılması karşısında davanın Tüketici mahkemelerince görülebileceğini, davalı ...'nin davacı ...'a kullandırdığı 35 ay vadeli ...-TL tutarındaki Tüketici Kredisi için Tüketici Kredilerine uygulanan dosya masrafı miktarı ...-TL olarak uygulanması ve buna ait ... BSMV ilavesiyle toplam ...-TL tahsil etmesi gerekirken ...-TL dosya masrafı ...-TL BSMV toplamı olan ...-TL tahsil ettiği, ...-TL komisyon ile ...-TL BSMV tutarı toplamı olan ...-TL sinin fazla tahsil edilmiş olduğu ve bu miktarın takip tarihindeki tahsili tarihine kadar geçecek süre için hesaplanacak Avans Faizi üzerinden davacıya iade edilmesi görüş ve kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri (HMK)’nın 1’inci maddesinde mahkemelerin görevinin, ancak kanunla düzenlenebileceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirtilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun (TKHK)’un “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde bu Kanun’un her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsadığı belirtilmiştir. Bu maddenin gerekçesi ise: “Kanun’un kapsamının belirlendiği ikinci maddede “tüketici işlemlerinin” ve “uygulamaların” kapsam dâhilinde olduğu belirtilmiştir. Böylece, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişilerin, tüketicilerle sözleşme imzalanmadan önce, sözleşmenin kurulması esnasında ve sözleşme imzaladıktan sonra yaptıkları uygulamalar da Kanun kapsamında değerlendirilecektir. Örneğin, tüketici kredisi verilmeden önce tüketicilere verilmesi öngörülen sözleşme öncesi bilgi formu, devre tatil sözleşmesinin kurulması esnasındaki satış yöntemi veya bir malın satışından sonra o mala ilişkin satış sonrası hizmetler gibi uygulamalar konusunda çıkabilecek uyuşmazlıklara bu Kanun hükümleri uygulanacaktır. Bu hüküm ile özellikle bir hukuki işleme veya sözleşmeye dayanmayan, tüketiciye yönelik haksız ticari uygulamaların da Kanun kapsamında olduğu açıklığa kavuşturulmuş olmaktadır” şeklindedir. 6502 sayılı TKHK’nın 3’üncü maddesinde tüketici; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi”yi, tüketici işlemi; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, taşıma, eser, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanun’un 73/1’inci maddesinde; “Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” ; 83/2’nci maddesinde ise “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu kredi her ne kadar ... tarihinde limiti ...-TL sine yükseltilen Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ile bağlantılı görülmekte ise de, bilahare Tüketici Kredisi Ön Bilgi Formu çerçevesinde ... tarihinde ...-Tl limitli olarak düzenlenen bir Tüketici Kredisi ve Teminat sözleşmesine istinaden ...-TL tutarlı olarak kredinin kullandırıldığı, dava konusu uyuşmazlığın tüketici kredisinden kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu, davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığı anlaşıldığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine, 2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesi' ne gönderilmesine, 3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına, 5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davalı ve davacının yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/04/2021 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/523, K. 2021/242, T. 13.04.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-523-e-2021-242-k-a7b2073b39f3