İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/35 E. 2019/412 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/35
- Karar No
- 2019/412
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/35 KARAR NO : 2019/412 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2017 KARAR TARİHİ : 18/06/2019 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; ...'ni ... tarihinde tüm hisseleri ile satın aldığını ve aldığı tarihten itibaren faaal olarak işlettiğini, ... tarihinde şirket hesaplarında haciz olduğunu öğrendiğini, şirketin eski sahibine bilgi verdiğini ve araştırmaları sonucu Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra takibiyle ... TL lik asıl alacaklı olarak toplam ... TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, tebligatın Tebligat Kanunun 35.maddesine göre yapıldığını, alacaklının davalı ... olduğunu, bu kişinin icra takibini kesinleştirmesi ile birlikte şirketin tüm banka hesaplarına ve araçları üzerine kaciz koydurduğunu, ve bu kişiyle de hiçbir ticari faaliyetnin olmadığını, davalı alacaklı ... ile ilgili şirketin eski ortağı ... ve ...'in ... tarihinde Dolandırıcılık Büro Amirliği'ne şikayette bulunduklarını, davalı alacaklı davaya konu ettiği icra takibindeki ... şubesinin ... keşide tarihli ... çek numaralı ... TL çek ile ilgili olarak kendisiyle hiçbir şekilde alışverişlerinin olmadığın, davalı alacaklı bu çekin kimden nasıl aldığını da beyan edemediğini, ... isimli bir şahsın ismini verdiğini, şirketinin eski ortağının ciroladığıçeki nerde ve nasıl bir şekilde ele geçirdiğini ve kendisine sebepsiz zengişleme yolunun açarak icra takibiyle haksız kazanç elde ettiğini, davalı ... ...'a hiçbir borçlarının bulunmadığını, şirketinin faal olduğunu ve ticari faaliyetinin sürdürdüğünü, davalının kötü niyetli olarak açtıkları icra takibiyle şirketinin adına kayıtlı araçlar ile banka hesapları üzerinde haciz bulunduğunu, davalı ...'a hiçbir şekilde borcunun olmadığını, mağduriyetlerinin önlenmesi ve şirketin araç ve banka hesapları üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını ayrıca ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı vekili Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle: davacının davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, borçlu olduğu icra dosyasında da hiç bir aktif malvarlığı tespit edilemediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, bu sürece kadar hakkında yapılan takibe harhangi bir itirazı olmayan davacı şirket yetkilisiin mahkememizde görülen iş bu davayı açma nedeninin kendisine mal kaçırma nedeniyle açılan tasarrufun iptali davası olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Yine aynı kanunun 3. maddesinde bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu, 4. maddesinde ise her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu düzenlenmiştir. Davanın kambiyo senedinden kaynaklı olması, kambiyo senetlerinin TTK'da düzenlenmesi nedeniyle Ticaret Mahkemelerinin mutlak görevi bulunduğunu belirterek görevsizlik ilamı ile dosyayı mahkememize göndermiştir. Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesi dosyası görevsizlik ile gelerek mahkememizin .../... esas numarasını almış, yapılan yargılaması sırasında davacının ... tarihli duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen duruşmaya mazeretsiz olarak katılmaması sebebiyle mahkememize dosyası HMK150/1 maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmış, 3 aylık yasal sürede davacı tarafça yenilenmemesi sebebiyle ... tarihinde davanın HMK 150/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği, mahkememiz gerekçeli kararının davacı şirket temsilcisine ... tarihinde, davalı vekiline ise ... tarihinde tebliğ edildiği, tarafların kararı İstinaf etmemesi üzerine hükmün ... tarihinde kesinleştiği anlaşıldı. Davacı vekili ... havale tarihli dilekçesi ile, tenzip zaptı ve duruşma gününün bildirilmesi hususunun tebligat kanunu ve tüzüğüne aykırı olarak davacı şirkete direk 35. Maddeye göre tebligat yapıldığını, tebligat hususunun kamu düzenine ilişkin, süreye tabi olmadığını ve Yargıtay'da da örnek içtihatların bulunduğunu belirterek yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir. Taraflara Yargılamanın Yenilenmesi Tensip Zaptı ve duruşma gününü gösterir tebligatın usulüne uygun tebliğ edildiği, görüldü. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. HMK 375. Maddesinde "Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hakimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmi makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hallerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir. " düzenlemesi mevcuttur. Davacı tarafça yargılamanın iadesi talebinin HMK 375 maddesinde belirtilen hiç bir maddeye dayandırılmadığı, sadece davacı şirket adına T.K 35. maddeye göre tebligat yapılmasının usule aykırı olmasına dayandırıldığı, iş bu iddianın HMK 375 gereği yargılamanın iadesi sebebi olmadığı, kaldı ki T.K 35. /4 uyarınca şirketin resmi adresine direkt tebligat çıkartılabileceği böylelikle davacının bu iddiasının usulsüz ve yersiz olduğu anlaşıldığından yargılamanın yenilenmesine ilişkin yasal koşulların dava dosyamızda oluşmadığı anlaşılmakla davacının yargılamanın yenilenmesine ilişkin talebinin reddine karar vermek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere; 1-Davacının yargılamanın iadesi davasının REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile ... TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT Gereğince ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Gider avansının artan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/06/2019 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza