İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/287 E. 2024/1137 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/287
Karar No
2024/1137
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/287 Esas KARAR NO : 2024/1137 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2023 KARAR TARİHİ : 25/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu hadisenin meydana geldiği ... Mah. Ada:0 Parsel: 2165 Bağcılar / İSTANBUL adresi, 15.06.2022 / 15.06.2024 tarihleri arasında ... Gıda Ltd. Şti.’nin sigorta ettireni, .... A.Ş.’nin sigortalısı olduğu .... nolu İnşaat Tüm Riskler Poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, sigortalı adreste 01.09.2022 tarihinde bölgedeki sağanak yağışlar sebebiyle komşu parsel sınırında yer alan .... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve .... Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda bulunan atık su hattının taşması sebebiyle parselden aşağıya akıp şantiye rampasından içeriye sirayet eden suların kazı alanında birikmesi sonucu emtiada, demirbaşlarda ve ana yapıda hasar meydana geldiğini, müvekkili şirketin, anılan hasar nedeni ile 03.11.2022 tarihli ekspertiz raporuna istinaden 16.01.2023 tarihli ibraname uyarınca sigorta ettiren .... Gıda Ltd. Şti. firmasına 188.772,94 TL hasar tazminatı ödediğini, 6098 sayılı TBK.’nın 49. md. ve devamı maddeleri uyarınca, bu bedelin tamamından davalıların sorumlu olduğu ve TBK.’nın 61. Maddesine göre müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin dikkate alınması talebinin bulunduğunu, mezkur ödeme neticesi TTK.’nın 1472. Md., TBK.’nın 183 Md. ve sigorta poliçesi genel şartları gereğince, müvekkili şirketin ödediği tazminat miktarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu ve alacağı temlik aldığını, ... Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunun dayanağı olan mevzuatın ilgili hükümleri ayrıntılı bir şekilde açıklandığını, Yasal Mevzuat ve Yargıtay’ın istikrarlı kararlarına göre; ... yağmur suyunun toplanıp yerleşim yerlerinden uzaklaştırma görevini ... Genel Müdürlüğü kanalıyla yaptığından, .... Genel Müdürlüğü; ....... Başkanlığı’nın iştiraki olduğundan ve ekspertiz raporunda açık bir şekilde ...’nin sorumlu olduğu belirtildiğinden, meydana gelen zarardan davalılar ... ile .... 'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu nedenlerle 188.772,94 TL’nin ödeme tarihi olan 16.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava şartlarının gerçekleşmediğini, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin, bu fazla ödemesi için, tazminat ödedikleri oranda hukuken sigortalının yerine geçerek kusurlu üçüncü şahıslara rücu etme hakkı kazancağını, yani diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olacağını, sigorta şirketinin rücu dava şartlarının mevcut olmadığını, öncelikle bilgilendirme veya ihtarname göndermediğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu .... E- .... K sayılı 16/09/2015 Tarihli, Yargıtay HGK.26/05/2016 Tarih ... E-.... K kararlarındada belirtildiği üzere; Mahkemenizde derdest davada Kamu kurumu olan taraf Belediyenin tacir olmadığı ve dava ticari dava olarak kabul edilemeyeceğinin aşikar olduğunu, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, ... Genel Müdürlüğü 2560 sayılı yasa ile kurulduğunu, ,ayrı yönetmeliğe ve ...... Belediyesinden ayrı bir tüzel kişiliğe haiz olduğunu, yasasının 2.Md sinde yetki ve görevleri belirlendiğini,01/09/2022 tarihinde bölgede meydana gelen sağanak yağış sonucu atık su taşması nedeniylemeydana gelen hasarın tazmininin rücuen tahsili istemiyle ... Sigorta A.Ş'nin .......'na yöneltmiş olduğu davanın öncelikle husumet nedeniyle reddi gerektiğini, bu nedenlerle davanın görev, husumet yönünden ve esastan reddine, masraf ve vekillik ücretinin davacı ... yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Yağmur suyu baskınlarından kaynaklanan hasarın da İdaremizin her hangi bir kusuru olmadığını, meydana gelen hasar ile İdare arasında illiyet bağıda olmadığını, davanın HUSUMET yönünden reddi gerektiğini, zira yağmur sularının uzaklaştırılmasından ve derelerin bakım ve ıslahından ...'nin sorumlu olmadığını, müvekkili idarenin 2560 Sayılı hususi kanunu gereği kurulan ve vazifesine de bu kanun gereği devam eden bir idare olduğunu, bu kanunun 1. maddesi gereğince ....... su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek üzere kurulduğunu, 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 mad:” müktesep haklar saklı olmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; Atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak ; bunlar için gerekli tesisleri kurmak , kurdurmak işletmek ve işlettirmek , kaynak sularını işletmek ve işlettirmek “ belediyenin görevleri arasında sayıldığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle husumetten olmak üzere esastan da reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ... Esas, ... Karar Sayılı 04/12/2023 tarihli karar ile mahkememizin görevsizliğine ve dosyanın görevli Bakırköy Asliey Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verildiği, davacı vekilinin istinafı üzerine İstanbul BAM .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... karar sayılı ilamı ile " Davalı .... Müdürlüğü'nün ve dava dışı sigorta ettiren ... İnşaat Gıda Ltd. Şti. ve sigortalının ... A.Ş.’nin tacir olduğu anlaşılmakla TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. Bu durum karşısında, tacirler arasındaki haksız fiilden doğan davada Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğu, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasında da Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gözetilerek mahkemece görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin mahkemenin görevine yönelik istinaf sebebi yerindedir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece verilen görevsizlik kararı isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir." gerekçesi ile kaldırılarak dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin tensip ara kararı ile Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler incelenmek sureti ile 01/09/2022 tarihinde meydana geldiği iddia edilen atık su hattının taşması nedeniyle dava dışı sigortalının zarar görüp görmediği, zarar var ise miktarının ne kadar olduğu, tespit edilen zarar neticesinde davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, davalılar sorumlu ise ne oranda sorumlu oldukları, davacının kendi sigortalısının yerine geçmeye ilişkin şartların oluşup oluşmadığı, zarar ve kusur oranına bağlı olarak davalılara rücu şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyetinin raporunda özetle; Olay mahallinin; İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No: 97, ... Caddesi No: 27, ... Caddesi, No:32 güncel adresindeki iki bloktan oluşan mevcut yapının temel inşaatı safhasındaki yeri olduğu, bu yere yağmur sularının doluşması nedeniyle bu durumun şantiyede yer alan bir takım araç, gereç, alet, edevat ve gereçleri ile ekipmanların hasarına sebebiyet verdiği, yapı temelinin Bağcılar, ... pafta, ... parsel sayılı, 8.025,94 m2. yüzölçümlü arsa üzerinde yer aldığı, olay mahallinde oluşan hasara ilişkin dava dosyası muhteviyatını teşkil eden bilgi ve belge özet bilgilerine iş bu raporun yukarıda ‘Dosya İncelemesi / Tetkikat’ bölümünde genişçe yer verildiği; dava konusu olay mahallinde meydana gelen hasarın oluş biçimine, nedenlerine ve sebeplerine ilişkin tespit, inceleme, mukayese ve değerlendirmelere ise işbu raporun yukarıda ‘Tespit ve Değerlendirmeler’ bölümünün tamamında genişçe ve detaylıca yer verildiği, netice itibarıyla; olay mahallinde meydana gelen hasarın iki nedene bağlanabileceği, her bir nedenle bağlantılı olarak kusur izafe edilebilecek ve/veya edilemeyecek olanların aşağıda alternatifli olarak sunulduğu, buna göre; takdirin mahkemeye ait olmak üzere; olay mahallinde oluşan hasara, sırf üstü açık devasa büyüklükteki çanak şeklindeki olay mahalli üstüne doğrudan yağan ve aniden bastıran sağanak şeklindeki etkili yağmur sularının çanak dibinde çok kısa sürede gölleşerek birikmeye ve gölleşmeye ve bu suretle tek başına, çevreden sızan yağmur suları olmasa bile bahse konu hasarlara neden olabileceğinin kuvvetle muhtemel değerlendirildiğinden, bu yönde oluşan hasarlar bakımından davalı İdarelere atfı kabil herhangi bir kusurun olmayacağı, bu yöndeki kusurun tamamının gerekli önlemleri almayan sigortalıya ait olacağının değerlendirildiği, heyetimizin görüş ve kanaatinin de bu yönde tezahür ettiği, şayet, mahkemenin aksi kanaatte ise, bu kez gerek üstü açık şantiye temel çukuru çanağı üstüne doğrudan yağan ve geniş tabanlı çanak dibinde biriken ve adeta gölleşen yağmur sularının yanı sıra, davalılardan ....’nin sorumluluğundaki yağmur suyu kanalından taşan ve temel çukuru çanağına yol bularak akan ve doluşan yağmur sularının da buna karışarak hep birlikte oluşan hasara etkisinin bulunabileceğinin düşünüldüğünde ise, bu taktirde, oluşan hasarda takribi %50 oranında sigortalının kusurlu, %50 oranında da davalılardan ...’nin kusurlu sayılabileceğinin değerlendirildiği, İnşaat Tüm Riskler ( Car ) Ekspertiz Raporunda belirlenen hasar cins, miktar ve bedelleri Toplamı: 188.772,94.-TL. tutarındaki tazminat miktarının günün serbest piyasa rayiçlerine ve değerlerine uygun mütalaa edildiği, bu hasar giderim bedelinin makul, kabul edilebilir, hadde layık ve kadri marufunda bulunduğuna kanaat getirildiği, davacı tarafın iddiaları ve buna bağlı delilleri ile davalıların savunmaları ve buna bağlı delillerinden elde edilen tüm bilgi, bulgu, işaret, delil, emare ve saptamalar ışığındaki tespit, incelenme ve değerlendirmeler neticesinde, sonuçları iş bu raporda zikredilen tüm değerlendirmelerle görüş ve kanaatlerin nihai takdir ve tayin hakkının mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1472.maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, haksız fiile sebebiyet verdiği iddia olunan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. T.T.K'nın 16. maddesine göre "ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar". Yine T.T.K'nın 40. maddesine göre "her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirir." Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. ....., K. ....., R.G. ....... sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın inşaat tüm riskler poliçesi kapsamında 01/09/2022 tarihinde meydana gelen sağanak yağış nedeniyle sigortalı ... A.Ş.’nin şantiye ve kazı alanında suların birikmesi neticesinde ödenen hasar bedelinin, TTK'nın 1472 maddesi uyarınca davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkin olduğu, davalı .... Müdürlüğü'nün ve dava dışı sigorta ettiren .... Gıda Ltd. Şti. ve sigortalının .... A.Ş.’nin tacir olduğu anlaşılmakla TTK'nın 5/1. maddesi gereği Mahkememizin görevli olduğu, 01/09/2022 tarihinde sağanak yağış nedeniyle sigortalı ..... A.Ş.’ne ait şantiye ve kazı alanının bulunduğu yere komşu parselde davalıların sorumluluğunda bulunan atık su hattının taşması sonucu suların şantiye rampasından içeriye dolarak birikmesi ile emtia, demirbaş ve ana yapıda hasarın meydana geldiği olay neticesinde, davacı sigorta şirketi nezdinde .... numaralı "İnşaat Tüm Riskler Poliçesi" ile sigortalı bulunan .... A.Ş.’ne 188.772,94-TL hasar ödemesi yapıldığı, sigortalısının haklarına halef olarak hasar bedelinin rücuen tahsili için davalılar aleyhine iş bu tazminat davasının açıldığı, Mahkememizce dosya kapsamındaki deliller incelenerek yargılama aşamasında alınan 31/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; olay mahallinde oluşan hasara, sırf üstü açık devasa büyüklükteki çanak şeklindeki olay mahalli üstüne doğrudan yağan ve aniden bastıran sağanak şeklindeki etkili yağmur sularının çanak dibinde çok kısa sürede gölleşerek birikmeye ve gölleşmeye ve bu suretle tek başına, çevreden sızan yağmur suları olmasa bile bahse konu hasarlara neden olabileceğinin kuvvetle muhtemel değerlendirildiğinden, bu yönde oluşan hasarlar bakımından davalı idarelere atfı kabil herhangi bir kusurun olmayacağı, bu yöndeki kusurun tamamının gerekli önlemleri almayan sigortalıya ait olacağı şeklindeki görüşün Mahkememizce oluş kapsamında kabul edilerek, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu, davalı tarafların hasarın meydana gelmesinde atfı kabil kusurlarının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklana nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 3.223,77-TL harçtan mahsubu ile artan 2.796,17-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 2.413,55-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ......... tarafından sarf edilen 150,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ......'na VERİLMESİNE, 6-Davalı taraflar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4.maddesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, 8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/287, K. 2024/1137, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-287-e-2024-1137-k-0a94b8ac45e9