İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/552 E. 2019/644 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/552
- Karar No
- 2019/644
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/552 Esas KARAR NO : 2019/644 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 17/09/2018 KARAR TARİHİ : 16/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı ... arasında; ... numaralı faturalı hattın kullanımı amacıyla taraflarca mutabakata varılarak ... tarihinde "... ... Telefon Hizmetleri Bireysel Tip Abonelik Sözleşmesi" imza altını alındığını, Bahse konu abonelik sözleşmesi dogrultusunda faturalı hattının kullanan davalının; ... tarihli faturasını son ödeme tarihi olan ... tarihine kadar ödemediğini, ... tarihli faturasını son ödeme tarihi olan ... tarihine kadar ödemediğini, ... tarihli faturasını son ödeme tarihi olan ... tarihine kadar ödemediğini,... tarihli faturasını son ödeme tarihi olan ... tarihine kadar ödemediğini, ... tarihli faturasını son ödeme tarihi olan ... tarihine kadar ödemediğini, davalı tarafından ödenmeyen 5 adet faturanın toplam bedelinin ... TL olduğunu davacı şirket tarafından tespit edildiğini, davalının kendisine tahsis edilen faturalı hattın son 5 aylık fatura bedellerini ödememesi üzerine, davacı şirket tarafından ... tarihli "Yasal Takip Uyarısı" tanzim edilerek davalıya tebliğ edildiğini, işbu yasal takip uyarısının içerik kısmında; "5 adet ödenmemiş fatura borcu olduğu, toplam fatura borcunun ... TL olduğu, toplam borcun işbu uyarı yazısının düzenlenme tarihinden itibaren 21 gün içerisinde ödenmemesi halinde borcun tahsilinin sağlanması maksadıyla icra takibinin başlatılacağı, takibin başlatılması durumunda aylık %1,40 oranında gecikme faizi uygulanacağı..." belirtilerek davalıya ihtar ve tebliğ edildiğini, yasal takip uyarısının davalıya tebliğ edilmesinden sonra ihtar edilen 21 günlük sürenin geçmesine rağmen bahse konu faturalar davalı tarafından ödenmediğinden ... tarihinde davalı aleyhine, Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../ ... esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, Antalya ... İcra müdürlüğünce tanzim edilen "Ödeme Emri" ... tarihinde davalıya tebliğ olunduğunu, davalı tebliğ tarihinden itibaren yasal süre içerisinde ... tarihli itiraz dilekçesi ile faize ve asıl alacağın tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalı tarafından ilgili icra dosyasına ibraz edilen itiraz dilekçesinde, asıl alacağa itirazı olmadığını, ancak faize ve asıl alacağın tüm ferilerine itiraz ettigini belirttiğini, davalı tarafından yapılan itirazın borcu ödemekten kaçınmak/ötelemek maksadıyla yapıldığının açık olduğunu, bu nedenle davalı tarafından yapılan itirazın reddine karar verilerek, kötüniyetle itiraz edilmiş olması nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı tarafından başlatılan icra takibine, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, icra takibinin devamına karar verilerek davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap vermemiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyasının incelemesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı, takip dayanığının fatura alacağı, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gecikme bedeli olmak üzere toplam ... TL için ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapıldığı, borçlunun faiz ve ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Dava dilekçesinin ekinde bulunan.'nin cevabi yazılarının incelenmesinde; "... ... Telefon Hizmetleri Bireysel Tip Abonelik Sözleşmesi"nin incelenmesinde tarafların davacı ve davalı olduğu görülmüştür. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 06/11/2017 tarih 2016/7240E. 2017/15273K. sayılı kararında; "..Dava; GSM aboneliğinden kaynaklı alacağa yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir...Somut olaya gelince; taraflar arasındaki uyuşmazlığın bireysel tip abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı sabit olmakla,eldeki davada tüketici mahkemelerinin görevli olduğu ve davaya da Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılıp sonuçlandırılması gerektiği kuşkusuz olduğundan, yanılgılı değerlendirme ile davaya genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatı ile bakılıp sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir..." denilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 31/01/2019 tarih 2018/1839E. 2019/183K. sayılı kararında; "...Dava, telefon abonelik sözleşmesi kapsamında tahakkuk ettirilen hizmet faturalarından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali isteminden kaynaklanmaktadır... davacı şirket ile yapılan abonelik sözleşmesinin bireysel abonelik sözleşmesi olduğu, dolayısıyla davalının ticari ve mesleki amaçla hareket ettiğinin kabulüne imkan bulunmayıp, 6502 sayılı yasanın 3.maddesi kapsamında davalının tüketici olduğu ve aynı yasanın 73.maddesi uyarınca da taraflar arasındaki uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu..." denilmiştir. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2018 tarih 2018/18E. 2018/2107K. sayılı kararında; "...Dava, tüketicinin taraf olduğu bireysel tip telefon aboneliğinden kaynaklı fatura borcuna istinaden yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir...Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında bireysel tip telefon hattı aboneliğinden kaynaklı hukuki ilişki bulunduğu, bu hukuki ilişki uyarınca davalının tüketici sayılacağı, davacı tarafından da davalının, kendisine sözleşme uyarınca tahsis edilen hatta ilişkin fatura borcunu ödemediğinin iddia edilmiş olması karşısında, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca taraflar arasında tüketici işleminden kaynaklı uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu durum karşısında; davanın görüldüğü ... İli''nde müstakil Tüketici Mahkemesi bulunmamakla birlikte, ilk derece mahkemesince davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmayıp, genel mahkeme (Asliye Hukuk Mahkemesi) sıfatıyla bakılması usul ve yasaya aykırıdır..." denilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin 03/07/2018 tarih 2017/2150E. 2018/1156K. sayılı kararında; "...Dava; abonelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir... Somut olayda; taraflar arasında usulüne uygun olarak yapılmış abonelik sözleşmesinin bulunması nedeniyle uyuşmazlık niteliği itibariyle Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında olduğu anlaşılmaktadır... davaya konu olayın 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı ve davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, o yerde ayrı bir Tüketici Mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi..." denilmiştir. Davamıza gelince; dava, telefon abonelik sözleşmesi kapsamında tahakkuk ettirilen hizmet faturalarından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali isteminden kaynaklanmaktadır. Davacı şirket ile yapılan abonelik sözleşmesinin bireysel abonelik sözleşmesi olduğu, dolayısıyla davalının ticari ve mesleki amaçla hareket ettiğinin kabulüne imkan bulunmayıp, davalının tüketici olduğu taraflar arasındaki uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, dava dilekçesinin görev yönünden reddine mahkememizin görevsizliğine kararı verilmesi gerekmiştir. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine, 5. Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde görevli mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının görevli mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya iadesine, Dair, davacı vekilin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen açıkça okundu, usulen anlatıldı.16/10/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır