İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/727 E. 2025/438 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/727
- Karar No
- 2025/438
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/727 KARAR NO : 2025/438 DAVA :6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 03/11/2022 KARAR TARİHİ : 27/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... nezdinde kurulan ...'nda (...) faaliyet gösteren yatırım kuruluşu olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 13/12/2021 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi akdedildiğini, davalı müvekkili ile imzaladığı sözleşme uyarınca alım satım işlemi gerçekleştirdiğini, müvekkili bu işlemlerde davalının alım satım emirlerini ... nezdindeki ilgili piyasaya iletmekte ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde ettiğini, davalıya, Sermaye Piyasası mevzuatının gereği olarak hesap açılışında tüm risk bildirimlerinin yapıldığını, davalı ... nezdinde almış olduğu alım ve satım pozisyonları ve pozisyonların dayanağını oluşturan varlıkların fiyatlarında yaşanan değişimler nedeniyle teminatın tamamını kaybettiğini, kayıpları yatırdığı teminatı aşarak eksi bakiye miktarı 16.696,63-TL olduğunu, davalıya müteaddit defalar teminat eksiğini tamamlama çağrısı yapıldığını, ancak borcu ödemekten imtina ettiğini, davalı yanın mevcut eski bakiye ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine ... 22.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, borçlu - davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafından yapılan haksız ve kötüniyetli itiraz sebebiyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usül yönünden görev ve yetki itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; davacı taraf her ne kadar kendisi ile müvekkili 13.12.2021 tarihli sözleşme akdedildiğini iddia etmişse de işbu sözleşmede müvekkili aleyhinde bulunan bütün hükümler yukarıdaki açıklamalarımız da nazara alındığında TBK md.20 bağlamında genel işlem şartı olup md.21 doğrultusunda yazılmamış sayılma yaptırımına tabi olduğunu, müvekkili ile davacı taraf arasındaki sözleşme 70 sayfa civarında olup onlarca hüküm ihtiva ettiği, bu kadar kapsamlı, ayrıntılı bir sözleşmenin ve öngörülemez risklerin mevcut olduğu yatırım sahasında hem de kaldıraçlı, ... işlemlerine dair yatırımların gerçekleştirileceği bir sahada müvekkiline hiçbir şekilde sözleşme hükümleri düzgün ve aydınlatıcı şekilde verilmediği, aleyhine olan onlarca hükmün anlatılmadığı, sözleşme hükümlerinin oluşumunda müvekkilinin iradesine hiçbir şekilde ehemmiyet verilmediği, belirtilen sözleşmenin, maddelerinden de anlaşılacağı üzere tamamen matbu olup çok sayıda müşteriyle sözleşme amacıyla bastırılmış ve tamamen tüketici aleyhine fakat davacı lehine olacak hükümler ihtiva eden bir metin olduğu, yine davacı taraf dilekçesinde, sadece müvekkilinin alım satım emirlerini gerçekleştirdiğini ve komisyon elde ettiğini ifade etmişse de bu hususun da gerçeği yansılmadığı, Davalıya sözleşme akdedilmeden önce yalnızca telefon ile bilgi verilmiş olup bu bilgilerde Davalı aleyhine oluşabilecek durumlarda sistemin kendisini korumaya alacağı, tüketicinin bu suretle zarardan korunacağı belirtildiği, yani davacı tarafın, müvekkilinin zararını önleyici şekilde aktif bir surette faaliyete katılımının mevzubahis olduğunu, müvekkiline telefon ile verilen bilgilerde yatırılan teminatın belirli bir orana düştüğünde sistemin kendiliğinden korumaya geçeceği ve tüketiciyi zarara uğratmayacağının belirtildiği, bu sebeple davacının yalnızca tüketicinin alım satım emirlerini yerine getirdiğini, davacının müvekkili hesap açılışında kendisine gerekli bütün risk bildirimlerinin yapıldığı, risk bildirim formunun okunmasını sağladığı ve her sayfaya imzasının alındığı beyanlarının da gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin teminatının eksi 16.696,63TL bakiyeye düşmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, kusuru mevcut olmadığı gibi teminatının eksi bakiyeye düşmesi hususunun kendisine telefon ile hesap açılışı sırasında yapılan bilgilendirmeye de tamamen aykırı olduğu, zira kendisine yapılan bilgilendirmede yatırılan teminatın belirli bir oranın altına düştüğünde müşterinin zarar görmemesi adına gerekli işlemin sistem tarafından yapılacağı, ayrıca müvekkilinin eksi bakiyenin oluşmaması için sisteme müdahale etmeye ve gerekli tedbirler almaya çalıştığında da sistemin kendisine müdahale ettirmediği, zarara uğramasına mani olmasına dahi firsat vermediği, bu hususta müvekkilinin hiçbir şekilde kusurunun bulunmadığı, müvekkili ile davacı arasında hiçbir şekilde cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacı her ne kadar 16.696,63TL zarara katlandığını İddia etse de, iddia edilen zararın meblağını ödediğine dair de hiçbir delilin ortaya konmadığı, bu husustaki iddianın da ispat edilemediği, böyle bir ödeme vaki olduysa dahi bu ödemeyi gerçekleştirmesi gerekenin de davacı yan olduğunu, yine davacının dava dilekçesinin sonunda kendisi ile davalının serbesi iradeleri ile sözleşme akdettiğinden bahsetmişse de bu hususun da TBK md.20-21 genel işlem şartlarına ilişkin hfikümler uyarınca gerçeği yansıtmadığı, zikri geçen sözleşmenin tamamen davacınışdeadesinin ürünü olup müvekkiline dikte ettirildiğini belirterek; davanın usulden ve esastan reddine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, tanık anlatımı, cevabi yazı içerikleri, ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası mündericatı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir. Dosyamız mündericatında Uyap sureti yer alan, ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı/alacaklının, davalı/borçlu hakkında, Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve sözleşmesinden kaynaklanan eksi bakiye alacağa dayalı olarak; 16.696,63TL asıl alacak, 848,89-TL faiz olmak üzere toplam 17.545,52-TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yaptığı ve davalı/borçlunun süresi içerisinde, borca , faize ve tüm feriilerine itiraz ederek takibin durduğu görülmüştür. Dava, taraflar arasında akdedilen Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve sözleşmesinden kapsamında bakiye alacağa dayanarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkememizce sermaye piyasası faaliyetleri çerçeve sözleşmeleri genel hüküm ve şartlarına dair ön bilgilendirme formu, sermaye piyasası faaliyetleri çerçeve sözleşmesi, türev araçların alım satımına aracılık faaliyeti özel şartlar, ... Anonim Şirketi ... çağrısız pozisyon kapama seviyesi formu, türev araçların alım satımına aracılık faaliyeti özel şartlar ve ... Anonim Şirketi ... çağrısız pozisyon kapama seviyesi formunun elektronik olarak imzalandığına ilişkin log kayıtları, ... Anonim Şirketi ... teminat oranının artırıldığına dair Kamuyu Aydınlatma Platformu duyurusu, ...Şirketi ödeme dekontu, nakit ekstresi ve ... 22.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, SPK uzmanı bilirkişiden rapor temin edilmiştir. SMMM ve SPK uzmanı bilirkişi ...tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 24/05/2023 tarihli rapor ile; davacının kendi karar ve iradesiyle elektronik yollarla gerçekleştirdiği işlemler sonucunda Davacı aracı kurumun Davalı müşterisi adına ve hesabına ...'a yatırdığı 16.,904,02TL ve 16.696,63TL eksi hesap bakiyesi için takip talebinde 16.696,63TL olarak talep etliği anapara alacağı için Davalı müşteri tarafından Düvacı aracı kuruma ödenmesine ve davalının itirazının iptaline karar verilmesi şeklinde tespitler yapılmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan ek raporlarda, dosyaya kazandırılan ... 9. ATM ...esas sayılı dosyasındaki uyuşmazlık konusu ve bilrikişi raporu bakımından huzurdaki uyuşmazlıktaki maddi vakıa arasında bir ilişki kurulmasını mümkün olmadığı ve kök rapordaki tespit ve değerlendirmeleri değiştirmeyi gerektirecek yeni bir delilin dosyaya girmediği, yine davacı aracı kurum tarafından davalı müşterisine uygulanan Uygunluk Testi sonucuna aykırı bir Davacı işlem veya eyleminin tespit edilmediği şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişiden alınan kök ve ek raporlardaki hukuki nitelendirmeler mahkememize ait olmakla; sermaye piyasası sektörüne ilişkin yapılan hesaplama ve değerlendirmeler bakımından dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Sonuç olarak, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında düzenlenen Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi ve Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi içeriği ve hükümleri, 6502 sayılı kanunun 3. maddesindeki tüketici tanımı, somut olayda taraflar arasındaki Sözleşme uyarınca yapılan işlemlerin SPK mevzuatına tabi işlemlerden olup, davalı ...'nun da, söz konusu işlemleri yapmak üzere ...A. Ş. bünyesinde yatırım hesabı açarak, amacının aracı kurum üzerinden döviz ve borsada işlem gören hisse senetlerine yatırım yaparak kâr elde etmek olması, bir işlemin tüketici işlemi olarak nitelendirilebilmesi için işlemi yapan taraflardan birinin ticari veya mesleki olmayan amaçla (kâr elde etme amacı olmaksızın) hareket etmiş olmasının gerekmesi, buna göre tarafların amacı ve aralarındaki sözleşmenin niteliği gözetildiğinde 6102 Sayılı TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince açılan davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması karşısında Mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşılmıştır. (Benzer yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/05/2018 tarih ve ... E., ...K. Sayılı kararı). Sermaye piyasasında faaliyet gösteren aracı kurum olan davacı şirket ile davalı müşterisi arasında akdedilen sermaye piyasası işlem sözleşmeleri ve sermaye piyasası faaliyetleri çerçeve sözleşmesine dayalı olarak davalı tarafın, vadeli işlem opsiyon borsasında işlem yaptığı, bu kapsamda davalının yaptığı işlemler ve aldığı yatırım pozisyonları nedeniyle zarar oluştuğu, davacı kurumun, davalı müşterisine hesabındaki pozisyonların o andaki fiyatlarına göre zarar miktarını; bu meblağın şirketlerine ödenmesi gerektiğini ve ödenmediği takdirde pozisyonların satılacağını ve buna göre oluşacak bakiyenin davalı tarafından şirketlerine ödenmesi gerekeceğinin bildirdiği anlaşılmaktadır. Davalı gibi yatırımcıların oluşan teminat eksiğini veya teminat eksiğini aşan hesap açığını kapatmaları ve bunun için teminat tamamlama çağrısı üzerine ödemek zorunda oldukları tutarı aracı kuruma ödemeleri gerekmektedir. Ancak aracı kurumun teminat eksiğini veya hesap açığını kapatma yükümlülüğü ...Anonim Şirketi'ne karşı devam etmektedir. Bu kapsamda eldeki dosyada; davalının takip konusu zararın oluşmasından kısa süre önce 14/12/2021 tarihinde sistem üzerinden başladığı, ilk alış işlemine ilişkin log kaydının 17/12/2021 tarihinde olduğu, 20/12/2021 tarihinde yapılan ileri vadeli işlemler sonucu 22/12/2021 tarihinde hesabın eksi bakiyeye düştüğü görülmüştür. Davalı tarafından işlem yapılmasına dair tüm emirlerin internet sistemi üzerinden verildiği, sözlü emirin bulunmadığı, bu halde mevzuat gereği davacının ses kaydı tutma zorunluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davalının buna ilişkin itirazları değerlendirilmemiştir. Dava konusu zararın meydana geldiği 21/12/2021 tarihinden önce altın ve dolar borsa piyasa değerinin ülkemizde hızla yükseldiği ancak bu tarihte ani düşüşün olduğu, mevcut zararın bu düşüş nedeniyle oluştuğu sabittir. Davalı hesabında oluşan eksi hesap teminatının tamamlanmaması üzerine davacı tarafından ...'a 207,39TL ve 16.696,63TL olmak üzere toplam 16.904,02TL açık tutarın, 22/12/2021 tarihinde ... Şirketi'ne kendi hesabından ödendiği anlaşılmıştır. İcra takibinde 22/12/2021 tarihi itibariyle ...'a yapılan toplam ödeme miktarından az olarak 16.696,63TL üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmakla davacının, davalıdan rücuen alacak talebinde bulunabileceği, borcun ödenmemesi üzerine alacaklı davacı şirket tarafından 08/04/2022 tarihinde davalı borçlu aleyhine 16.696,63TL asıl alacak, 848,89TL diğer faiz adı altında olmak üzere toplam 17.545,52TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ancak borçlu vekili tarafından süresinde 20/04/2022 tarihinde borca, borcun ferilerine, faize ve tüm sair taleplere itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz dosya davalısı tarafından davacı aracı kuruma herhangi bir borcu bulunmadığı belirtilerek icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi tarafından düzenlenen 24/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davalının, davacı aracı kuruma belirtilen miktar kadar borcunun bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlu tarafından da söz konusu borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. İcra takibinde faize ilişkin itirazın incelenmesinde; her ne kadar davacı tarafından ticari temerrüt faizi istenilmişse de davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosyaya yansıyan delil bulunmadığı anlaşılmakla taraflar arasında yer alan ilişkinin ticari iş sayılması gerekmesi karşısında sözleşmenin 11. Maddesi kapsamında "Borsa veya yurtdışı aracı kuruluşlar tarafından uygulanacak faizin %50 fazlası" şeklinde belirtildiği ancak bu miktarın oranının kesin olarak tespit edilemediği gibi bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının sistemlerinde de açıkça yer almadığı anlaşılmakla ticari işlere uygulanan avans faizine göre karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla davalı borçlunun, icra takibine itirazında ...'a ödenen 16.696,63TL ve işlemiş ticari avans faizi 767,36TL olmak üzere toplam 17.463,99TL kadar haksız olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davalı tanığı beyanlarında, sistemin zarar durumunda otomatik olarak kapatılacağı taahhüt edilmesine rağmen kapatılmadığı ile zarara uğradıkları ve yeterli yatırım tavsiyesi verilmediğine ilişkin beyanda bulunmuş ise de; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin açık hükümleri ile piyasa işlemlerine dair mevzuatlar gereği davacı aracı firmaya oluşan zararda atfedilecek kusur bulunmadığı, birebir yatırım tavsiyesi verilmesinin de kanuna aykırı olacağı anlaşıldığından bu husustaki tanık beyanlarına itibar edilmemiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporunda uygunluk testinin davalı yönünden değerlendirmesinin eksik olduğu anlaşılmakla buna yönelik yeniden alınan 14/04/2025 tarihli 2. Ek raporun incelenmesinde; Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ'in 33. Maddesi uyarınca davacı kurumun uygunluk testine yönelik gerekli bildirimleri sözleşme ile yapmış olduğu, davalının bildirdiği bilgilere göre yapılan uygunluk testine göre davalının düşük, orta ve yüksek riskli işlemler gerçekleştirmesinin uygun olduğu, yüksek riskli işlemler içerisinde dava konusu türev araçlara yatırım yapılması işlemlerinin de bulunduğu, bu halde davalını yapılan işlemler hakkında bilgilendirilmesinde ve davalı tarafından gerçekleştirilen işlemlerde bir eksiklik bulunmadığı, dava konusu sözleşmenin elektronik olarak imzalanmış olması ile davalıya ait mali ve işyeri, adres ve sair kişisel bilgilerin mevcut olduğu, anılı sözleşme kapsamında borsa ve piyasalarda işlemlerin yapılmış olması karşısında uygunluk testinde yer alan imzanın kendisine ait olmadığına yönelik itirazlarına itibar edilememiş olup rapor usule ve kanuna uygun bulunmakla hükme esas alınmıştır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit (belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit (belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit (belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı şirket tarafından taraflar arasındaki yatırım sözleşmesine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, davalı hesabının eksi bakiyeye düştüğünden ve miktarından haberdar olmakla davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile, davalı borçlunun ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının 16.696,63TL asıl alacak ve 767,36TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.463,99TL yönünden İPTALİNE, takibin asıl alacağa işleyecek yıllık ticari avans faizi üzerinden DEVAMINA, 2-2004 Sayılı İİK'nun 67/2. maddesi gereğince kabul edilen 17.463,99TL asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında belirlenen 3.492,79TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 1.192,96-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 211,91-TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye kalan 981,05-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA, -Davacı tarafından ilk dava açılırken yatırılan 211,91-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden başvuru harcı 80,70TL, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri 2.457,00-TL olmak üzere toplam 2.537,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesine göre hesaplanan 17.463,99TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesine göre hesaplanan 81,53-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.105,33-TL arabuluculuk giderinin davalıdan, bakiye 14,66TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE İRAT KAYDINA, 8-6100 sayılı Kanunun HMK 333. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avasının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 9-HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 341/2 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.27.06.2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır