İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/189 E. 2021/275 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/189
Karar No
2021/275
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/189 Esas KARAR NO : 2021/275 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/03/2018 KARAR TARİHİ : 20/04/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dilekçesinde; müvekkili şirketin un ve yem imalatı yaptığını, müvekkili şirketi ile ... arasında ... düzenlenme ve ... faiz başlangıç tarihli fatura ticari ilişkiye istinaden düzenlendiğini, yine bu ticari ilişkiye istinaden cari hesap ekstresi mevcut olduğunu, davalı taraf borcunu ödemediği için davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, karşı tarafın yetkiye ve asıl alacağın tamamına, işlemiş faiz ve ferilerine itiraz ettiğini, karşı tarafın itirazlarının yerinde olmadığını, yapılan alışverişin ticari bir iş olup her iki tarafında tacir olduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlüğünü yerine getirdiğini, davalının ise borcunu ödemediğini, takibe konu olmuş ve haksız itirazda bulunan borçlu tarafından ödenmemiş fatura olduğunu, ...-TL için itirazın iptaline, takibin devamına, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı itirazında bulunduğunu, davacı şirket tarafından yapılan icra takibinde asıl alacağın tamamına, işlemiş faiz ve gerilerine itiraz ettiğini, davacı şirketin bu davaya dayanak oluşturduğu ... düzenleme tarihli faturaya dayanan ilamsız takibine ilişkin ödeme emrinde iddia edilen asıl alacak miktarının ...-TL olduğunu, oysa ki fatura bedelinin ...-TL olduğunu, bu nedenle takibe konu fatura bedeli ile takibe konulan alacak miktarının birbiri ile örtüşmediğini, ödemeleri şirket çalışanı olan ...'a yaptığını, davacı şirket tarafından da tahsilat makbuzu verildiğini, davacı şirketin basiretli bir tacir olarak davranmadığını, kendi çalışanına ait denetim yükümlülüğüne ilişkin görevini yerine getirmemesi şeklindeki kusurunu davalıya izafe etmesi hakkaniyetle bağdaşmayacağını, icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz etmediğini, davacı şirkete mükerrer ödemede bulunmamak için icra takibine itiraz ettiğini, yetki itirazında bulunduğunu, davanın red edilerek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, % 20 den aşağı olmamak üzere davacı tarafın kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce davacıya ait banka kayıtları, icra dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve taraf deliller toplanmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, takip dayanağının "... düzenleme tarihli, ... numaralı, ... TL bedelli fatura ve cari hesap ekstresi olduğu, takibe, borca ve yetkiye davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın, davalı ile aralarında un ve yem satışından dolayı ticari ilişkinin bulunduğu, davalı ile aralarında düzenlenmiş ve cari hesap ilişkisi bulunduğu, davalı tarafın fatura ve cari hesap ilişkisinden kaynaklanan borcunu ödemediği hususlarına dayanmakta iken davalı tarafın iddiaları, takibe konu alacağın takip dayanağı olarak gösterilen faturadan kaynaklanmadığı, takip konusu fatura ile talep edilen alacak bedelinin uyuşmadığı, davacı tarafın iş bu takibi başlatmasının nedeninin "..." isimli şahsın birçok işletmeden tahsil etmiş olduğu paraları alarak ortadan kaybolması olduğu, davacı taraftan satın almış olduğu muhtelif malların ödemelerini de bu şahsa yaptığı hususlarına dayanmaktadır. Davalı tarafın ayrıca yargılama sırasında dava dışı ... tarafından dava konusu alacağa ilişkin bir kısım ödemelerin yapıldığını iddia ettiği görülmüştür. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. Mahkememiz dosyası davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli kök raporda özetle; davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yapıldığını, kayıtların usulüne uygun olduğunu, HMK 222. maddesine göre 2015 yılı e-defter kayıtlarının davacı lehine delil vasfı taşıdığını, taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin olduğunu, davaya konu faturanın davalıya tebliğ edildiğini, muhteviyatı mal ve hizmetlerin teslim edildiğini, dolayısıyla davacının defter kayıtlarına göre davacının davalıya ticari mal satışı yaptığı ve faturanın açık olduğunu, davacının davalı adına düzenlediği faturaya 2015 yılı e-defterlerine kayıt ettiğini, defter kayıtlarına göre fatura bedelinin ödenmediğini, davalı tarafından ticari defterlerin ibraz edilmediğini, davacı tarafın 2015 yılı e-defter kayıtlarına göre takip tarihi itibari ile davalıdan asıl alacak olarak ...-TL alacaklı göründüğünü, davalının temerrüte düşürüldüğü hususunda davaya da bir belge bulunmadığından davacının takip tarihinden önce faiz talep edemeyeceğini bildirdiği görülmüştür. Mahkememizce tarafların itirazlarının ve davalı tarafın ödeme iddialarının incelenmesi amacıyla dosya ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli ek raporda özetle; davalının mutabakat mektubunun ( davacının yetkilisi, muhasebe finans çalışanı ) tarafından imzalandığını ispatlaması ve 2017 yılı tahsilat makbuzunu kredi kartı hesap özeti veya banka kaydı ile ödemenin yapıldığını ispatlaması ile davacıya borcunun olmayacağını, davalının 4 adet tahsilat makbuzunu kredi kartı , hesap özeti veya banka kaydı ile ödenmediğini ispatlaması ile ...-TLdavacıya borçlu olacağını, davalının ispatlarını yapmaması halinde davacı ticari defterlerinde kayıtlı olan ...-TL bakiye kadar davacıya borçlu olacağını, davacının icra takip tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan değişen oranlarda avans faizi talep edebileceğini bildirdiği görülmüştür. Mahkememizce tarafların itirazlarının ve davalı tarafın ödeme iddialarının incelenmesi amacıyla dosya ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli ek raporda özetle; davalının ... tarihinde ... nolu tahsilat makbuzu ile ... TL'yi ödediği ... Kredi Kartı Hesap Ekstresinden tespit edildiğini, yine bu tarihte ... nolu tahsilat makbuzu ile nakit olarak ödenen ... TL'nin ödendiği kanaatinin hasıl olduğunu, taraflarca ... tarihinde ... TL'lik Tahsilat Makbuzu ile ... tarihinde ... TL'lik tahsilat makbuzlarının '... ekstreleri' ile ödendiğinin /ödenmediğinin banka kredi kartı ekstreleri ile gösterilmesi halinde davacıya borçlu kalınmayacağını veya kredi kartı ekstresinde olmayan tutar yada tutarlar kadar davacıya borçlu kalınabileceğini bildirdiği görülmüştür. Mahkememizce tarafların itirazlarının ve davalı tarafın ödeme iddialarının incelenmesi amacıyla dosya ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli ek raporda özetle; Davalının ... tarihi itibariyle mutabakat yapılan ... TL borcunu ... tarihinde ... Kredi Kartı ile ... TL, ... Kredi Kartıyla ... TL olmak üzere toplam ... TL olarak ödediğini, Davalının ... TL nakit ödemeyi yaptığı kanaatimde daha önceki ek rapor görüşümde bir değişiklik olmadığını, davalının ... TL ödemeye ilişkin davacı banka kayıtlarının istenip / istenmeyeceği, ... ödemesinin olması halinde ödemenin geçerli olup olmayacağı sayın mahkemenin takdirlerinde olmak üzere mutabakat bakiyesinin ödendiğini, bu nedenle geriye dönük ödemelerinde kapatıldığı şeklinde anlaşıldığı, (... TL ve ... TL), davalının kanaatimce yukarıda gerekçeleri ile sıraladığım şartlardan dolayı borcunun bulunmadığı değerlendirildiğinin sonuç ve kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür. Yukarıda yer verilen açıklamalar, alınan bilirkişi raporları ile birlikte somut olayın değerlendirilmesinde; davacı ile davalı arasında satış sözleşmesinden kaynaklı akdi ilişkinin varlığı, sözleşmeye konu malların teslim edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı taraf sözleşmeden kaynaklanan borcunu ödediğini beyan etmektedir. Bu durumda davalının takibe konu fatura ve cari hesap bakiyesini ödediğini ispat yükünü üzerine almaktadır. Davacının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarında dava ve takip konusu alacağın kayıtlı olduğu, karşılığında ödeme kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın ise ödeme olgusunu dosyaya sunmuş olduğu tahsilat makbuzları ile dava dışı ... tarafından kredi kartıyla yapılan ödemelere dayandırmaktadır. Tahsilat makbuzlarında imzası bulunan kişi davacı şirketin çalışanı olduğundan davalı tarafın tahsilat makbuzları ile bilirkişi raporunda belirlenen ... TL alacak bedelini davacıya ödediği hususunu ispat ettiği, davalı tarafın bu miktar yönünden borçtan kurtulduğunun kabulü gerekmektedir. Bakiye ... TL bedel yönünden ise dava dışı ... tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin dava konusu alacağa ilişkin olduğuna ilişkin herhangi bir yazılı delil ve açıklama dosyaya ibraz edilemediğinden bu miktar yönünden itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı taraf takip talebinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da, davalı borçlunun icra takibinden önce temerrüde düşürülmemiş olduğu anlaşıldığından, takipteki faize ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından cari hesap dökümleri ve faturalar ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, -Antalya ... İcra Müdürlüğü' nün .../... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin ... TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Alacağın likit ve belirlenebilir olması neden ile asıl alacak üzerinden hesap edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan ... TL başvurma harcı, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL posta masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranı ( %34,67 ) 'na göre hesaplanan ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kabul edilen miktar yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddine karar verilen miktar yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, 8-Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü' nün .../... Esas sayılı takip dosyasını ilgili icra dairesine derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/04/2021 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/189, K. 2021/275, T. 20.04.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-189-e-2021-275-k-1981d731954b