İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/388 E. 2025/339 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/388
- Karar No
- 2025/339
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/388 Esas KARAR NO : 2025/339 Karar DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; olay tarihinde .... plakalı araç sürücüsü ...'nun müvekkiline ait ... plakalı araca(MOTOKURYE) çarparak müvekkilinin yaralanmasına ve aracın maddi hasara uğramasına sebep olduğunu, incelenen tramer kayıtlarına göre ve bilirkişi raporuna göre iş bu kazada ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kusursuz olarak belirlendiğini, kendi motoru ile moto kurye yapmakta olan müvekkilinin motorunun onarımı için .... ( Adres: ... MAH. .... SOK.NO:9/A ESENYURT İSTANBUL) isimli tamirciye 20.09.2022 tarihinde götürüldüğünü, ancak 31.10.2022 tarihinde onarımı tamamlanıp müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin kaza nedeni ile 40 gün boyunca çalışamamış ve bundan dolayı kazanç kaybına uğradığını, müvekkilinin bu süreçte mahrum kalacağı kazancının kendisine ödenmesinin gerektiğini, müvekkilinin günlük kazanç kaybı kaza tarihinde ortalama 600-700 TL olduğunu, müvekkilinin aracında davalı ... ait aracın haksız fiiline binaen meydana gelen trafik kazası sonucu yapılan tamiratlar neticesinde 9.204,00 TL hasar meydana geldiğini, mevcut kaza sebebiyle aracın bir kısım parçaları yenileriyle değiştirilmiş, bir kısım parçaları ise tamir görerek onarıldığını, aracın gördüğü iş bu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi tramer kayıtlarına işlendiğini, bu kaza nedeni ile müvekkilinin aracında değer kaybının meydana geldiğini, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflar arabulucuya başvurduğu, arabuluculuk görüşmeleri sonunda uzlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle, tahkikat sonucunda müvekkilinin belirsiz olan maddi zararlarının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere, davalı tarafın kusuru ile meydana gelen kaza neticesinde, müvekkilinin çalışamaması nedeniyle, uğradığı kazanç kaybı için şimdilik 400 TL'ye işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsiline, davalı ... yönetimindeki aracın haksız fiil ve kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkiline ait araçta oluşan değer kaybına binaen şimdilik 100 TL’nin; kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'ndan ve sigorta şirketinden (sorumluluk sınırlarına göre) müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı .... vekilinin sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; söz konusu kazanın meydana geldiği 20/19/2022 tarihi ve davanın açıldığı 20/09/2024 tarihi dikkate alındığında 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava şartı olan arabuluculuk dava şartının bulunmadığı nazara alınarak davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlemiş ancak davasını belirsiz alacak davası olarak açmasının hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlık davacıya ait kapsamında davacıya ait araçta meydana gelen hasar sebebiyle müvekkili şirketin davacıya 31/10/2022 tarihinde 7.800,00 TL'lik araç hasarı tazminat ödemesinin gerçekleştirildiğini, değer kaybı tazminatı tespit edilirken dayanağı doğrudan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'ndan alan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda belirtilen hesaplama yöntemine göre zarar tespitinin yapılması gerektiğini, davacıya ait aracın daha önce aynı bölgede hasar aldığı tespit edilmesi üzerine değer kaybı tazminatı talebinin reddedildiğini, açıklanan nedenlerle, zamanaşımına uğramış davanın reddine, arabuluculuk şartının gerçekleştirilmediğinden davanın usulden reddine, belirsiz dava açılması nedeniyle davanın usulden reddine, değer kaybı yönünden cevap dilekçesinde belirtilen nedenler göz önüne alınarak bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretini karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, haksız eylemden kaynaklanan araçtaki değer kaybı ile aracın işletilmemesi nedeni ile kazanç kaybına ilişkin zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Sigorta şirketinden hasara dosyası, Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğünden kaza tespit tutanağı celp edilmiş UYAP ekranından kazaya konu araçların Aktif Araç Sorgu raporu dosya içerisine alınmıştır. Davacı; motor kurye olarak çalıştığını 20/09/2022 tarihli kaza nedeni ile davalının tam kusurlu olduğu aracın tamirinden kaynaklı değer kaybı ve çalışamaması nedeni ile kazanç kaybı olduğunu ileri sürmüş; davalı ... süresinde davaya cevap dilekçesi ile usule ilişkin itirazları ile davacıya bu kaza nedeni ile hasara tazminatı ödendiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle meydana gelen değer kaybı ve araç işletilemediği için kazanç kaybının davalıların kusurlarına ilişkin sorumlulukları oranında tahsili hususlarının tespiti istemine ilişkin olduğu noktasındadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davacının talebi otor kurye olarak çalıştığını 20/09/2022 tarihli kaza nedeni ile davalının tam kusurlu olduğu aracın tamirinden kaynaklı değer kaybı ve çalışamaması nedeni ile kazanç kaybına ilişkin olup TMK madde 6 ve HMK madde 190 uyarınca ispat yükü davacı üzerindedir. Davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunda; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gerekli olup TBK Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davacının zararının ve zarar verenin kusurunun ispatı bakımından uzman bilirkişi tarafından inceleme yapılması gerektiğinden mahkememizce 12/12/2024 tarihli celsede bu yönde ara karar kurulmuş davacıya bilirkişi ücreti yatırmasına ilişkin gerekli ihtaratlar yapılmış olmasına rağmen bilirkişi ücreti yatırılmamıştır. Davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanması nedeni ile 27/02/2025 tarihinde yemin delili hatırlatılmış ise de yemin metni verilen kesin süre de sunulmamıştır. Neticeten, davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından dosyaya sunulan evraklardan mahkemece zarar ve kusur belirlemesinin yapılmasının mümkün olmadığı, davacının davasının ispatlayamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; İSPATLANAYAMAN DAVANIN REDDİNE 1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL'den mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 500-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şirketine verilmesine, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/04/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır