İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/987 E. 2024/914 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/987
Karar No
2024/914
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/987 Esas KARAR NO : 2024/914 DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 26/12/2024 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ...'nin tek ortağı olduğunu, ayrıca gerçek kişi olarak şirkete müteselsil-müşterek kefil olduğunu, aynı ticari ilişki çerçevesinde şahsi borçları da bulunduğunu, ... tacir statüsünde olup gerçek kişi olduğunu, ... geçen 3 yılda gösterdiği performansın ve başarının sahibi de tek müdür ve tek ortak olarak kendisine ait olduğunu, ... ayrıca ... tarihinde Gerçek Kişi tacir olarak tıpkı ... sektöründe ... ve ... taşımacılığı faaliyetine başladığını, vergi mükellefi, işletme, ... Vergi Dairesine ... numaralı vergi mükellefi olduğunu ve sermayesi ise ... TL olduğunu, ...'den bu yana ... ... sektöründe faaliyet gösteren firmalara, otellere ... ve ... taşımacılığı yapmakta ve bu faaliyetlerini halen aktif olarak sürdürdüğünü, davacı ... ... konkordatoya başvuru gerekçesi esasen davacı şirketin başvuru gerekçeleri ile aynı olduğunu, ..., davacı şirketin banka borçlarını ödeyememe durumuna düşmesinden dolayı kefil olduğu borçlar dolayısıyla takip edilme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, davacı ...'in ekonomideki olumsuzluklar dolayısıyla mali yapısının ve likit akışının bozulması kefil borçlusu olan ...'ı da etkileyeceğinden konkordatoya başvurmak durumunda kaldığını, yaşanan ekonomik olumsuzluklara bağlı olarak etkilenen piyasa koşullarında ortağı olduğum davacı ... nakit döngü sıkıntısı içerisine girdiğinden borçlarımızın ödenmesi ve şirketin nakit ödeme zorluğundan çıkması için zamana ve işletme borçlarının vadelendirilmesine ihtiyaç duyulduğunu, bu ihtiyaç bankalara karşı müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davacı gerçek kişi tacir ... için de söz konusu olduğunu, davacı şirketin ekonomik kriz ortamından kurtularak sağlıklı bir mali yapıya kavuşması ve borçlarını ödeyebilmesi için Konkordato’ya başvurma gerekliliği kefil gerçek kişi ... için de söz konusu olduğunu, bütün bu olumsuzluklar değerlendirildiğinde nakit akışı ve alacak borç dengesi bozulan gerçek kişi ..., konkordato talebi ile belirli bir süre haciz ve muhafaza baskısı altında yaşamadan gerçek kişi tacir olarak işletme faaliyetini sürdürmeyi amaçladığını, müvekkili aleyhine cebri icraya başlanılarak, haciz ve muhafaza tedbiri işlemlerinin yapılması halinde, müvekkili konkordato ön projesinde somut veriler ile açıkladığı borçlarını ödeme imkanını kaybedeceğini, bu durumda müvekkili mevcut borçlardan dolayı yüksek oranlarda temerrüt faizi yükü altına girecek ve ekonomik istihdamdaki artı değeri ortadan kalkacağını, davacı müvekkilinin borçlarını ödeyemez duruma düşmesi, muhtemel sonuç olarak iflâs etmesi, sadece davacı müvekkili bakımından değil, alacaklılarının da menfaatine aykırı olacağını talep ve dava etmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasının ... tarihli tensip ara kararı gereğince davacı ... yönünden açılan davanın eldeki davadan tefrikine karar verilmesi üzerine dosya Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilmiştir. İİK'nın 7101 sayılı kanunla değişik 285. maddesine göre; "Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İflas talebinde bulunabilecek her alacaklı gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Yetkili ve görevli mahkeme iflasa tabi olan borçlu için 154. Maddenin 1. veya 2. fıkralarında yazılı yerdeki iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesidir. " İİK'nın 286. maddesinde borçlunun konkordato talebine ekleyeceği belgeler teker teker sayılmıştır. Buna göre borçlunun borçlarını hangi oranda ve vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını gösteren Konkordato ön projesi, borçlunun mal varlığını durumunu gösterir belgeler, borçlunun mali durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler, alacaklıları alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi ön görülen miktar ile borçlunun iflası halinde, alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı, karşılaştırmalı olarak gösteren tablo, talebe eklenecek belgeler arasında sayılmıştır. Davacı tarafça dosyaya sunulan ön proje ve eklerinin incelenmesinde; ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu ve konkordato teklif eden şirketin daha ziyade mali yapısı ile ilgili açıklamaların yer aldığı, şahsi mal varlığının durumunu gösterir bilgi ve belgelerin yeterli olmadığı, tamamen ortağı ve yöneticisi olduğu şirkete atıfta bulunarak adı geçen şirketin borç durumu ve mali yapıları ile ilgili açıklamalara yer verdiği anlaşılmaktadır. Oysa ki davacı taraf iflasa tabi olmayan gerçek kişi sıfatıyla eldeki davayı açarken yapması gereken mal varlığının durumunu gösterir belgeleri, mali durumunu açıklayıcı bilgi ve belgeleri, mal varlığının yaklaşık değerlerini mahkemeye açık bir şekilde sunmak ve İİK'nın 286. maddesinin aramış olduğu belgeleri tam ve eksiksiz bir şekilde sunması gerekirdi. Konkordato'nun amacı; elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan dürüst borçluları korumaktır. Davacı tarafça sunulan ön proje ve ekleri İİK'nın 286. maddesi'nin aradığı şartlara haiz olmadığı, eksik olduğu, davacının şahsi mal varlığının durumunu gösterir belgelerin dosyaya sunulmadığı, yine borçlu davacının mali durumunu açıklayıcı yeterlilikte olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir. Sadece Konkordato'nun nimetlerinden yararlanmak için bu kuruma başvurmak mümkün değildir. Davacı şirket ortağı ve şirket müdürü, konkordato isteminin nedenini, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin bankalardan kullandığı kredilere verdiği kefalet ve ipotek borçlarına dayandırmıştır. Kefalet müessesesinin amacı da zaten asıl borcu teminat altına almaktır. Kefil, kefalet borcu dolayısıyla mal varlığında bir eksilme olmasını bilerek kefalet sözleşmesi akdetmektedir. TBK'nun 585. maddesinde düzenlenen adi kefalette dahi asıl borçlu hakkında konkordato mühleti verilmesi halinde alacaklının doğrudan kefile başvurabileceği düzenlenmiş olup, eldeki davada davacı müteselsil kefil olup, TBK'nun 586. maddesi gereği kanunen adi kefilden daha fazla yükümlülük ve sorumluluk altına girmektedir. Somut olayda asıl olarak kefalet borçlarından dolayı konkordato talep eden davacının, TBK'nun 590/2-son maddesi uyarınca aynı güvence karşılığında konkordato kararına kadar kendisine yöneltilen takiplerin durdurulmasına karar verilmesini isteme hakkı da bulunmakta iken eldeki davayı açmasında hukuki yararının da bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; davacının iflasa tabi olmayan gerçek kişi konumunda olduğu, her ne kadar ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin mali durumlarının bozulduğu ve şirketin konkordato davası açmak zorunda kaldıklarını ve kendisinin de şahsi mal varlığı ile adı geçen şirketlere müteselsil kefil olarak bankalara karşı, borç ve yükümlülük altına girdiği, müteselsil kefil olarak asıl borçlu sıfatıyla sağlamış olduğu teminatların aleyhine yürütülmesi riski doğduğundan bahisle eldeki davayı açmışsa da davacının dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ön proje ve eklerinin incelenmesi sonucunda kanunun aradığı anlamda özellikle İİK'nın 286. maddesinde aranan bilgi ve belgelerin mahkememize eksiksiz olarak sunulmadığı, davacının tamamen ortağı ve yöneticisi olduğu şirkete atıfta bulunarak onların mali durumları hakkında açıklamada bulunulduğu, davacının kendi şahsi mal varlığına ilişkin sunmuş olduğu belgelerin İİK'nın 286. maddesinin aradığı niteliklere haiz olmadığı dolayısıyla davacının konkordato talebinin mahkememizce ciddi görülmediği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması ...-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazine adına gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/987, K. 2024/914, T. 27.12.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-987-e-2024-914-k-0aff73aab8ec