İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/228 E. 2023/349 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/228
Karar No
2023/349
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/228 Esas - 2023/349 T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2021/228 KARAR NO : 2023/349 BAŞKAN : ... ÜYE : ..ÜYE ... KATİP : ... DAVACI :... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) DAVA TARİHİ : 12/04/2021 KARAR TARİHİ : 13/06/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2023 Mahkememizde açılan itirazın iptali davasının (Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan )yapılan açık yargılanması neticesinde; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Bankanın.... 05.03.2018 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi gereğince krediler kullandırıldığını, davalılar ... ve ...'ın sözü edilen Genel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarından borcun tamamından müvekkili bankaya karşı hukuken sorumlu olduklarını, sözleşmeden doğan borcun ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından akit firma ve karşı taraf kefillere ... yevmiye nolu ihtamamesinin keşide edilerek, ilgili hesapların kat edildiğinin bildirildiği , ihtarnamenin tebliğine karşın borcun ödenmemesi üzerine tahsilini teminen 23.12.2020 tarihinde borçlular aleyhinde ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığını, davalıların takibe itirazları üzerine takibin durduğunu , borçluların takibe itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu,dava şartı olarak arabuluculuk müessesesine başvuruda bulunulmasına karşın anlaşma sağlanamadığını belirterek; davalı borçluların itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı borçlular aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icar inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kefalet sözleşmesinin 14.03.2018 tarihinde davacı Banka ile yapılan ipotek işleminin devamı mahiyetinde olduğunu, söz konusu kefalet sözleşmesinin ipoteğin verildiği gün imza edildiğini, her iki müvekkili için de dava konusu kefalet sözleşmesinde yazan 05.03.2018 tarihinin sonradan sözleşmeye eklendiğini ve müvekkillerinin eli ürünü olmadığını, bu sebeple dava konusu kefalet sözleşmesinde kefalet tarihi müvekkilleri tarafından kendi el yazıları ile yazılmadığı için TBK m. 583 hükmüne aykırılık sebebiyle dava konusu kefalet sözleşmesinin hukuken geçersiz olduğunu, ” Kefalet sözleşmesinde müvekkili ...'a ait genel kredi sözleşmesine kefalete ilişkin bölümde müteselsil kefil ifadesinin kendi el yazılı ile yazması gerekirken sözleşmede yazan tam ifade “müteselsil" ifadesidir ki bu kelimenin ''kefaleti" kapsayıp kapsamadığının açık olmadığını, dolayısıyla TBK m. 583'de belirtlen kefalet şartlarına aykırılık sebebiyle yine müvekkili ...'ın kefaletinin hukuken geçersiz olduğunu, dava konusu kredi sözleşmesi sonrasında ipotek edilen iki gayrimenkulün ipotek işlemlerinin tamamlanmasının ardından lehine kredi çekilen müvekkili ...'ın ortağı olduğu ...Okullarının kurulması için yapılan işlemlere yönelik faturalı işler sonrasında bu kredi fatura karşılığında ve peyder pey iş yapan müteahhitlere banka tarafından ödenmek suretiyle kredinin kullandırıldığını dolayısıyla bu şekilde yapılan bir işte kredi miktanının, yani kefil olunan tutarın, kefaletin yapıldığı tarihte belli olduğunun söylenemeyeceğini, bu sebeple dava konusu kredinin niteliği itibariyle müvekkillerinin kefalet miktarının hukuken belirsizliği sebebiyle dava konusu kefaletin geçersiz olduğunu, Yargıtay İçtihatlarına göre kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için belirli (belirlenebilir değil) bir miktarın gösterilmesi gerektiğini, bu nedenle dava konusu kefalet sözleşmesinde hesabın ve kredinin niteliği gereği, sözleşme imzalandığı tarihte müvekkillerinin sorumlu olduğu miktarın henüz daha kredi kullanılmadığından ve sözleşme sonrasında ancak özel okul için fatura karşılığı yapılan işlere yönelik peyder pey banka tarafından ve iş yapan müteahhitlere ödeme yapıldığından dava konusu kefalet sözleşmesinin, kefalet miktarının belirsizliği sebebiyle geçersiz olduğunu, takip tarihi itibariyle icra takibine konu edilebilecek alacak bulunmadığını, alacak için 2.500.000,00 TL ipotek tesis edildiğini ve talep edilen alacak da 1.812.653,38 TL'nin üzerinde olduğunu, bu nedenle... takip tarihi itibariyle davacının icra takibine konu edebileceği alacak bulunmadığını, dava konusu kredi sözleşmesinin ifasında bir gecikme bulunmadığını, Ocak 2020 'de Çin'de başlayıp Mart 2020'de ülkemize ulaşan Covid 19 salgının bir pandemi ve mücbir sebep olduğunu, birçok ticari işletmeyi derinden etkilediğini, ödeme ve nakit akışında büyük sıkıntılara yol açtığını, özellikle özel okul ve eğitim sektörünün bu pandemiden en çok etkilenen alanların başında yer aldığını, pandemi öncesinde kendilerine ait özel konulu büyütmek için iki eski öğretmen müvekkilinin yaptıkları işin pandemi mücbir sebebi sonrasında halihazırda Mahkeme önünde olduğunu, bu sebeple ifada bir gecikme bulunmadığını, mücbir sebep olan covid 19 pandemisi ve mücbir sebep bulunduğunu, davacının ihtamamesine... tarafından cevap verilip okulun ifa güçlüğünde bulunmadığı, ancak Covid 19 salgını ve mücbir sebebin bulunduğu hususunun ihtaren davacı Bankaya bildirildiğini, dolasıyla davacının sonuçsuz kalmış bir ihtarı bulunmadığını, ” TBKm. 585'da yer alan ödeme güçlüğü ifadesinin “aciz vesikası" hükmünde olduğunu, dosya kapsamında asıl borçlu için alınmış bir aciz vesikası bulunmadığını, belirtilen gerekçeler nedeniyl,e davacı Bankanın takip tarihi itibariyle... takibine konu kefil olduğunu belirtiği müvekkiler hakkında ilamsız icra takibine geçilebileceği, hukuken haklı ve korunan, tahsil aşamasına gelmiş bir alacağı bulunmadığını, icra takibi ve davanın TTK m. 18/2 ve TMK. m.2'ye aykırı olduğunu, davacı banka tarafından ... sayılı dosya üzerinden ipotek edilen ve ipotek değeri toplam 2.500.000,00 TL olan iki adet taşınmazın satışına yönelik işlemlere başlanıldığını, davacı Bankanın bu işlemler devam ederken Ankara 1.İcra Müdürlüğünden işleme başladığı dava konusu ilamsız takip ile amacının alacağını tahsil etmek olduğunun söylenemeyeceğini, davacının bu İcra takibindeki ve devamındaki bu İtirazın iptali davasındaki amacağının alacak tutarını yargılama giderleri, vekalet ücretleri, tutturabilirse icra inkar tazminatları ile yükseltmek olduğunu, bu durumun dosya ve olay kapsamına göre net olduğunu... dava konusu icra takibinde davacı tarafından... dosyasından hiç bahsedilmediğini, tahsilde tekerrür olmamak kaydına yer verilmediğini, bu durumun TTK. m.82'ye aykırı olduğunu, borç miktarının doğru olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin hukuken yersiz olduğunu, belirterek; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili delil olarak; ... esas sayılı dosyasına, genel kredi sözleşmelerine, davalıların şirket ortağı olduğunu gösteren sicil kayıtlarına,...yevmiye numaralı ihtarnamesine, hesap ekstreleri ve kredi hareketlerini gösterir ekstrelerine, faiz genelgelerine, banka kayıt defterleri ve bilirkişi incelemesine, davalı vekili ise; takip dosyasına, banka hesap hareketleri ve kayıtlarına, itiraz dilekçeleri ve posta kayıtlarına, ticari defterlerine, bilirkişi incelemesi ve yemin deliline dayanmıştır. ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı banka tarafından davalı ..., ... ve ... aleyhinde kredi sözleşmesi dayanak gösterilerek başlatılan ilamsız icra takibi ile; 2.182.828,68-TL asıl alacak ve 22.055,00-TL gayrinakdi asıl alacak olmak üzere 2.204.883,68-TL'nin tahsilinin talep edildiği, davalı borçluların süresi içinde kredi borcundan çok daha fazla miktarda ipotek ve teminatının bulunduğu, bunlara yönelik işlem yapılmaksızın bu takibin haksız olduğu, borca, faize ve ferilerine itiraz ettikleri bildirdiği , takibin durduğu ve işbu davanın yasal süresinde açıldığı görülmüştür. Davacı vekilinin takibine dayanak yaptığı 05.03.2018 tarihli ve 3.000.000,00TL bedelli ...Müşterisi ve davalıların müteselsil kefil olarak yer aldığı kredi sözleşmesi incelendiğinde; davalıların el yazıları ile kefalet miktarına, kefalet tarihine, kefaletin müteselsil olduğuna dair el yazıları ile yazıldığı, bu nedenle TBK'nın 582. Vd. Maddelerindeki şekil şartlarının gerçekleştiği, sözleşmenin 2.7.1 maddesinde gecikme ve temerrüt faizinin düzenlendiği.... Bankaca uygulanan ..... En yüksek kredi faiz oranının 2 katı tutarında temerrüt tarihi itibariyle temerrüt faizinin hesaplanacağı, 4. Maddesinde, bankanın teminat mektuplarının deposunu da isteyebileceği ancak çeklere ilişkin depo hususunda kefillerin sorumluluğu konusunda bir hükmü içermediği anlaşılmıştır Banka tarafından müşterisine kullandırılan kredinin geri ödenmesi üzerine ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile; 31.08.2020 tarihi itibari ile hesabın kat edildiği ve bu tarih itibariyle 1.799.650,38-TL asıl alacak, 214.777,01-TL işlemiş faiz ve 10.738,85-TL vergi komisyon kkdf olmak üzere toplam 2.025.166,24-TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesini asıl borçlu ve kefillere ihtar ettiği, asıl borçlu ve davalılara ihtarnamenin 07/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davalılar vekillerinin her iki müvekkili yönünden kefalet sözleşmesinde yazan "05.03.2018'' tarihinin sözleşmeye sonradan eklendiği, müvekkillerinin eli ürünü olmadığı, ...'a ait kısımda "müteselsil" ifadesinin kanun aradığı "müteselsil kefil" hükmünü taşımadığı ,bu nedenle TBK'nın 583. Maddesi gereğince her iki müvekkili yönünden kefaletin geçersiz olduğu itirazı nedeniyle ; davalıların yazı örnekleri huzurda alınmış ve de resmi kurumlarda karşılaştırmaya esas yazıların bulunduğu belgeler celp edilerek grafolog bilirkişi ...'ndan 18.08.2022 tarihli rapor alanmıştır. Alınan bu raporda ; 05.03.2018 tarihli genel kredi sözleşmesinin 1. Sayfasında "kefil beyanı" başlığı altında ...a ait bölümde kefalet tarihi hanesindeki "05.03.2018" tarih rakamlarının ve alt kısımdaki "..." yazısının ...'ın elinin ürünü olduğu, yine aynı kredi sözleşmesinin 21. Sayfasında "kefil beyanı" başlığı altında ..n'a ait bölümdeki "kefalet tutarı" hanesindeki "3.000.000,00", "üç milyon türk lirası", "kefalet tarihi" hanesindeki "05.03.2018", "kefalet türü" hanesindeki "müteselsil" ve devamındaki "10 yıl süre ile" "evet kapsıyor", ... yazılarının ...'ın eli ürünü olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi raporu içeriği ile genel kredi sözleşmesinin 21. Sayfasındaki ...'ın kefalet bölümünün sağ alt kısmında "işbu sözleşmenin eki olarak imzalamış / imzalanacak diğer sözleşmelerden kaynaklı borçlulardan müteselsil kefil olmayı kabul, beyan ve taahhüt ederim" şeklindeki el yazısı ile yazılı ve imzalı bölüm nazara alındığında, her iki davalının kefalet kısmındaki tarih ve de müteselsil kefalete ilişkin ifadelerinin kendi el yazıları ile yazıldığı TBK'nın 582. Vd' maddelerindeki müteselsil kefaletin şekil şartlarını taşıdığı anlaşılmıştır. Deliller toplandıktan sonra banka kayıtları ve dosya kapsamı üzerinde bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan raporda; davacı bankanın... İle 05.03.2018 tarihli 3.000.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalılarında sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları sözleşme gereğince 07.03.2018 tarihinde 2.000.000,00-TL tutarında taksitli ticari kredinin müşteriye kullandırıldığı, yine 02.04.2019 tarihinde kredi hesabı açılıp önceki kredi hesabına 2.000.000,00-TL ödeme yapıldığı, son kredi kullandırımının önceki kredinin tahsil ve tasfiyesine konu edildiği, 02.04.2019 tarihli kullandırılan kredinin akdi faiz oranının yıllık %22.80 olduğu, kredinin 6 ay ana para ve faiz ödemesiz olarak belirlendiği, ilk taksitin 02.10.2019 olduğu, müşterinin 02.10.2019, 02.11.2019, 02.12.2019, 02.01.2020 ve 02.02.2020 vadeli taksit borçlarının ödendiği bu tarihten sonra 3 ay ödemesiz dönem belirlendiği, ancak ödemesiz dönemi takip eden ilk taksit tarihi 02.06.2020 , 02.07.2020 ve 02.08.2020 vadeli taksit borçlarının ödenmediğini, buna göre son yapılan ödeme tarihi 02.02.2020 ile birlikte kalan ana para alacağının 1.799.650,38-TL'ye düştüğü, bankanın 31.08.2020 tarihinde hesabı kat ettiği, davacının ödenmemiş taksitler için ihtara gerek olmaksızın TBK 'nun 117/2 fıkrası uyarınca her bir taksit tarihinden kat tarihine kadar gecikme faizi talep hakkı mevcut olduğu nazara alınarak, yapılan hesaplamada kat tarih 11.12.2020 itibariyle talep edilecek miktarın 1.814.336,00-TL, işlemiş akdi faizin 394.285,06-TL ve BSMV'nin 5.028,64-TL olmak üzere toplam 2.213.649,70-TL olarak hesap edildiğini, ancak davalı bankanın hesap kati ihtarında 1.812.663,38-TL anapara, 352.547,91-TL işlemiş faiz ve 5.028,64-TL BSMV olmak üzere toplam 2.170.239,93-TL olarak daha azını talep ettiğinde, yine 23.12.2020 takip tarihi itibariyle alacak hesabı yönünden davalı bankanın takip talebinde 2.182.828,68 TL asıl alacak beyanında bulunulduğundan ihtar tarihi ile temerrüt tarihi esas alınarak takip tarihine göre ayrıca bir faiz hesabı yapmadığının belirterek, bankaca 11.12.2020 tarihli ihtarname ile tespit edilen tutar üzerinde talepte bulunulduğu ve bu tarihe göre yapılan hesaplamada, bankanın davalı kefillerden talep edebileceği toplam tutarın 2.170.239,93-TL olduğu tespit ve hesap edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, dava , cevap, genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı, grafolog bilirkişi raporu, bankacı bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı bankanın müşterisi ...'ye ... şubesince 05.03.2018 tarihli 3.000.000,00TL limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında krediler kullandırıldığı, son olarak 02.04.2019 tarihli yıllık faiz oranı %22.80 olan 2.000.000,00TL'lik kredinin kullandırıldığı, bu kredinin bir kısım taksitlerinin ödendiği, geri kısmının ödenmediği, hesabın bankaca 11.12.2020 tarihi itibariyle kat edildiği, hesap kat ihtarının asıl borçlu ve kefillere 07.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği, temerrüdün gerçekleştiği, bankaca asıl borçlu ve davalı kefiller aleyhinde ilamsız takibe geçerek 2.182.828,68-TL asıl alacak ile 22.055,00-TL çek garanti tutarlarının deposunun talep edildiği, davalıların kredi sözleşmesindeki kefaletlerinin geçerli olduğu, kendi el yazıları ile TBK 582. Vd maddelerinde belirtilen şekilde ifadelerin ve yazıların yer aldığı , kendi kabulleri ve grafolog bilirkişi raporuyla tespit edildiği, yine davalıların asıl borçlu şirketin ortakları olduğu bu nedenle eş onayı gerekmediği , kefaletin şekil şartlarını içerdiği ve geçerli olduğu, ancak kredi sözleşmesi kapsamında kefillerin çek garanti tutarlarından sorumlu olacaklarına dair hükmü yer almadığı anlaşılmakla, bu kısım yönünde takibe itirazın yeride olmadığı ancak bilirkişice hesap ve tespit edilen 2.170.239,93-TL'yönünde itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla, bu miktar yönünde davanın kabulü ile itirazın iptaline , alacak likit olduğundan davalılar aleyhinde icar inkar tazminatına da hükmetmek gerekmiş , aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulü yönünde karar vermek gerekmiştir. Ayırca davalıların İİK 45. Maddesi kapsamında, bu kredi borcu için ipoteklerin verildiğini belirterek ,bunların paraya çevrilmesinden önce kendilerine karşı takip yapılamayacağı itirazı ileri sürülmüş ise de; İİK 45. Maddesi hükmünün asıl borçluya ilişkin olduğu, kefillerin bu maddeye dayanarak itirazda bulunamayacakları, yine TBKm. 585. maddesi gereğince asıl borçlu için alınmış bir aciz vesikası bulunmadığından kefiller aleyhinde takip yapılamayacağı itirazının ise, anılan madde düzenlemesinin adi kefalet için olduğu, davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarından davalılar yönünde takibe geçebilmek için asıl borçlunun aczinin gerekmediği anlaşılmakla, bu itirazları nazara alınmamıştır. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; ... esas sayılı dosyasında davalıların ; asıl alacağın 2.170.239,93-TL'sine yaptığı itirazın iptaline, bu miktar alacağı takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına ve faize %5 BSMV uygulanmasına, fazla istemin reddine, Çek garanti tutarlarının deposuna ilişkin talebin reddine, Kabul edilen miktarın %20'si oranında hesap edilen (434.047,99-TL) icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 2- Alınması gereken 148.249,09-TL harçtan peşin alınan 26.629,49-TL harcının mahsubu ile bakiye 121.619,60-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3- Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 59,30-TL başvuru harcı, 26.629,49-TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı toplamı 26.697,29-TL ile, Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 241,40-TL posta masrafı, 5.250,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.491,40-TL'nin kabul/red oranına göre 5.405,25-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince hesap edilen 207.512,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince hesap edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 1.320,00-TL'nin kabul/red oranına göre 1.299,29-TL'nin davalılardan müteselsilen, 20,71-TL'nin davacıdan alınarak alınarak hazineye gelir kaydına, 7-HMK' nun 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2023 Başkan... ✍e-imzalıdır Üye.. Üye... ✍e-imzalıdır Katip... ✍e-imzalıdır

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/228, K. 2023/349, T. 13.06.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-228-e-2023-349-k-4ff2df19e7e4