İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/3 E. 2024/106 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/3
- Karar No
- 2024/106
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/3 Esas KARAR NO :2024/106 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:27/03/2014 KARAR TARİHİ:08/02/2024 Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Temlik eden davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili bankanın ... Şubesi ile ... San. ve Tic. A.Ş. arasında; 11/09/2018 tarihli 1.250.000 TL bedelli, 06/03/2013 tarihli 250.000 TL bedelli ve 19/04/2013 tarihli 200.000 TL bedelli Genel Kredi sözleşmeleri imzalandığını, genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kartları düzenlenerek teslim edildiğini, talep doğrultusunda teminat mektupları düzenlenerek muhatap kurum ve kuruluşlara verildiğini, kredi sözleşmeleri ve çek taahhütnamesine istinaden çek karnesi teslim edildiğini, davalı borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından .... Noterliğinden 11/12/2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek tüm davalılara borcun ödenmesi ve depo edilmesinin ihtar edildiğini ancak borcun ödenmediğini, depo edilmediğini ve ilgili ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunulmadığını, borcun ödenmemesi ve depo edilmemesi üzerine müvekkili banka alacağının tahsilinin sağlanması amacıyla, davalılar aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı alınarak, ihtiyati haczi tamamlayan merasim olarak .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 414.223,99 TL alacaklarının tahsili amacıyla esas takibe geçildiğini, takip dosyasından gönderilen ödeme emrine davalılar vekili tarafından itiraz edildiğini, davalılar vekilinin itirazı üzerine takibin durduğunu, mezkur icra takibinde kefillerden ...'ün alacaklarının sadece 250.000 TL'si ile sorumlu tutulduğunu, davalı... San. ve Tic. A.Ş.'de 19/04/2013 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefalet tutarı olan 250.000 TL ile sorumlu olmasına karşın bu hususun takip talebinde sehven belirtilmediğini, davalı... San. ve Tic. A.Ş.'nin icra takiplerine yaptığı itirazın sadece 250.000 TL'lik kısmının iptalini talep ettiklerini belirterek davalıların takibe itirazlarının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... San. ve Tic. A.Ş., ... San. ve Tic. A.Ş. ve ... vekili sunduğu cevap dilekçesi ile; müvekkili kefiller ... ve ... A.Ş.nin asıl borçlu yanında kefil olarak gösterilmelerine rağmen, azami kefalet tutarı olarak gösterilen 250.000 TL ile sınırlı bir şekilde sorumlu tutulmaları yerine doğrudan toplam 406,906.54 TL tutarındaki asıl borçtan dolayı takibe maruz kaldıklarını, dolayısıyla icra takibine de itiraz ettiklerini, itirazlarında haklı olduklarını, işbu davanın mahiyeti itibariyle davacının kefalet limitini 250.000 TL olarak düzeltme beyanının hukuken mümkün olmadığını, takibe yapılan itirazın takip tarihi itibariyle haklı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, TBK.na aykırı olarak düzenlenen kefalet akitlerinin kanundaki emredici hükümler çerçevesinde açıkça geçersiz olup müvekkil kefilleri bağlamadığını, kefaletin feri niteliği gereğince kefilin sorumluluğunun, asıl borçlunun sorumluluğundan daha ağır olamayacağını, 11/09/2008 genel kredi sözleşmesinde azami kefalet tutarının gösterilmediğini, bu nedenle müvekkili kefil ...'ın kefaletinin geçersiz olduğunu, 06/03/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde müvekkili ...'ın kefil olarak yer aldığı, diğer müvekkili... San. ve Tic. A.Ş.'nin kefil beyanının bulunmadığını, genel kredi sözleşmesinde azami kefalet sınırı ve kefalet tarihlerinin müvekkillerinin kendi el yazıları ile doldurulmadığını ve eş rızalarının alınmadığını, bu durumun TBK.nın 584. maddesine aykırı olduğunu, ayrıca sözleşmenin son sayfası olan 24.sayfası haricende diğer sayfalarda müvekkili ...'ın imzasının bulunmadığını, bu nedenle bu müvekkillerinin sorumlu olmayacaklarını, 19/04/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde müvekkilleri ...San. ve Tic. A.Ş.'nin kefil beyanı dışındaki bölümlerin azami kefalet sınırı ve kefalet tarihlerinin müvekkillerinin kendi el yazıları ile doldurulmadığını ve eş rızalarının alınmadığını, bu durumun TBK.nın 584.maddesine aykırı olduğunu, ayrıca sözleşmenin son sayfası olan 21.sayfası haricende diğer sayfalarda müvekkili ... ve ... San. ve Tic. A.Ş.'nin imzasının bulunmadığını, bu nedenle bu müvekkillerinin sorumlu olmayacağını, aynı ihtarname ile alacağın asıl borçludan ve kefillerden talep edilmesinin TBK'nın 590/3.maddesinde yer alan düzenlemeye aykırı olduğunu, kefiller yönünden alacağın henüz muaccel olmadığını, 11/09/2008 tarihli genel kredi sözleşmesinin bu davada delil olarak gösterilemeyeceğini, zira bu sözleşme ile yaklaşık 6 yıl önce kullandırılan kredilerin icra takibi öncesinde son bulduğunu, kredi hesabının kapatıldığını, bu kredi hesabından herhangi bir alacak kalemi ödeme emrinde gösterilmediğini belirtilerek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ün sonradan istifa eden vekili sunduğu cevap dilekçesi ile; davacı tarafça dava dilekçesinde ... A.Ş. ile imzalı 3 adet kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını ve akabinde müvekkillerinin 19.04.2013 tarihli sözleşmeye istinaden 250.000 TL'den sorumlu olduklarından bahisle icra takibi yapıldığının belirtildiğini, müvekkilleri aleyhine yapılan icra takibinde, müvekkillerin hangi sözleşmeden ne kadar sorumlu oldukları hakkında herhangi bir açıklama olmadığını, sadece ödeme emrinin üst kısmına sorumlu olunan miktarın belirtildiğini, yine takip öncesi banka tarafından keşide edilen 11.12.2013 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamede kredi kullandırılan sözleşmelerin hangileri olduğunun açıkça bahsedilmediğini, nitekim müvekkilleri adına bankaya gönderilen 16.12.2013 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile söz konusu kredi sözleşmeleri ve belgelerin bir sureti istenmişse de, bankaca cevap verilmediğini, 11.09.2008 ve 06.03.2013 tarihli sözleşmelerde kefil olunan miktarın yazılı olmadığından kefalet sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, 19.04.2013 tarihli sözleşmede ise müvekkillerinin imzasının bulunmadığından müvekkillerinin kefil olmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizde yapılan yargılamada icra dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi raporu alınmıştır. Yargılama sonucunda Mahkememizin 13/04/2017 tarih ve 2014/... E., 2017/... K. sayılı kararı ile; "...Davada... İnşaat A.Ş.' ile ..., ...'in asıl borçlu ... A.Ş. ile ilgili olarak 250.000,00 TL lik kefaletten sorumlu oldukları ... ise 500.000,00 TL den sorumlu olduğu, buna göre Yargıtay 19. HD.nin 12/02/2016 tarih 2015/...-2016/.... sayılı kararında; kefillerin sorumlu tutulamayacağı, aynı doğrultuda Yargıtay 19. HD.nin 14/05/2012 tarih 2011/15661- 2012/7977 sayılı kararında da belirtildiğinden, kefillerin kurumsal kredi kartıyla sorumluluklarının bulunmadığı, sadece kurumsal kredi kartlarından dolayı asıl borçlu ... .. A.Ş.'nin uygulanan faiz oranının sözleşme şartlarına uygun olup 37.929,00 TL üzerinden 37.197,00 TL asıl alacak ile ilgili talebin bilirkişi raporuna göre kabulü gerekmiştir. Teminat mektubundan 150.000,00 TL'sinin deposuyla ilgili olarak sadece ... .. A.Ş. sorumlu olup, kefiller... ... A.Ş. , ...'ün teminat mektubunun paraya çevrilmesi ile ilgili 200.985,00 TL sinden sorumlu olduğu, kefillerin sorumlulukları 250.000,00 'er TL olduğundan aradaki kalan fark olarak 49.015,00 TL'nin de teminat mektubunun deposu ile ilgili, diğer kefil Ahmet ile ilgili ise, kefalet limiti 500.000,00 TL olduğundan, bilirkişi raporu ve yargıtay kararları ışığında; teminat mektubunun paraya çevrilmesi ve depo edilmesi ile ilgili kısımlarından sorumlu olduğu cihetine gidilmiştir..." gerekçesiyle davalı ... San. ve Tic. A.Ş. açısından çek deposu ile ilgili faiz getirmeyen bir hesapta 17.822 TL'nin depo edilmesine, bakiye istemin reddine, lehine icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına, davalı ... San. ve Tic. A.Ş. ile ilgili davacının yapmış olduğu kredi kartı ile ilgili takiple 37.929 TL üzerinden 37.197 TL'nin %30,24 faizi ile birlikte tahsil edilebilmesi için davalının itirazının iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davalılar ile ilgili açılan bu talebin reddine, 7.585 TL icra inkar tazminatının davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nden alınıp davacıya verilmesine, Teminat mektubu ile ilgili bu davalının 200.985 TL üzerinden 194.979 TL'nin talepname koşulları ile tahsil edilebilmesi için davalıdan tahsiline takibin devamına, 150.000 TL'nin teminat mektubu bedelinin faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, diğer kefiller davalılar ... ... Şti. , ...'ün 200.985 TL üzerinden 194.979 TL'nin talepname koşulları ile tahsil edilebilmesi için bu davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, 41.015 TL teminat mektubu bedelinin faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, bakiye istemin reddine, Davalı ... ile ilgili 200.985 TL üzerinden 194.979 TL'nin talepname koşulları ile tahsil edilebilmesi için bu davalının itirazının iptaline, takibin devamına, 150.000 TL teminat mektubunun bedelinin faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, bakiye istemin reddine, tüm davalıların teminat mektubunun tanzimi ile ilgili 40.197 TL %20 icra inkar tazminatının müştereken davalılardan alınıp davacıya ödenmesine, davacı vekilinin, davalılarla ilgili kötü niyetli icra takibi yapmadığından lehine icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkememiz bu kararının davacı vekili ve davalılar ... San. ve Tic. A.Ş., ... San. ve Tic. A.Ş. ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 04/12/2019 tarih ve ... Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda davacının gösterdiği deliller gerekçeli olarak tartışılmadan, denetime elverişli bir gerekçe oluşturulmadan karar verilmiştir. Ayrıca davalıların yetki itirazı olmadığı ve duruşma zabıtlarına göre bu yönde verilmiş bir karar olmadığı halde gerekçeli kararda sözleşmede İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğundan yetki itirazlarının reddine karar verildiği belirtilmiş isede bu değerlendirmenin dosya kapsamına uygun olmadığı görülmüştür. Gerekçeli kararda ve hükümde, Kefiller... ... A.Ş. , ...'ÜN teminat mektubunun paraya çevrilmesi ile ilgili 200.985,00 TL sinden sorumlu olduğu, kefillerin sorumlulukları 250.000,00 'er TL olduğundan aradaki kalan fark olarak 49.015,00 TL'nin de teminat mektubunun deposu yönünde karar verilmiş ise de; icra takip talebinde ve dava dilekçesinde 49.015,00 TL.lik depo talebi olmadığı görülmüştür. İtirazın iptali davası, takibe bağlı bir dava olup takip talebinde paraya çevrilmeyen kısmında deposu yönünde bir talep olmadığı halde mahkemece talepten fazlaya hükmedildiği anlaşılmıştır. Tüm bu değerlendirmeler ışığında, somut uyuşmazlığa ilişkin dosyaya sunulan delillerin değerlendirilmediği, Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, ret edilen taleplerin reddine dair gerekçelerin karar yerinde gösterilmediği, bilirkişi raporuna atıf yapılmışsa da bilirkişi raporu ile dışında hüküm kurulduğu, kararın bu haliyle HMK'nın 297. maddesindeki zorunlu unsurları içeren bir karar olmadığı kanaatine varıldığından, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, davanın esasına dair istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği..." gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Dava; İİK.nın 67. maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi raporları alınmıştır. Temlik alan davacı vekili alacağın temlik alındığına dair temliknameyi sunmuştur. .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; temlik eden banka tarafından davalılar aleyhine; nakit ve gayri nakit alacakları nedeniyle ilamsız icra takibi yapıldığı, davalılar tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Temlik alan davacı vekili UYAP'tan gönderdiği 21/04/2022 tarihli feragat dilekçesiyle ve 08/09/2022 tarihli duruşmadaki beyanları ile; davalılar ...ve ...hakkındaki davadan feragat ettiklerini belirtmiştir. Davalılar ...San. ve Tic. A.Ş. vekili sözleşmedeki azami kefalet limiti ve kefalet tarihinin müvekkilleri kefillerin el yazısıyla doldurulmadığını beyan ederek kefaletlerinin geçerli olmadığını iddia etmiştir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmelerinden 06/03/2013 tarihli, 250.000 TL bedelli ve 19/04/2013 tarihli 200.000 TL bedelli genel kredi sözleşmelerinin 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenmiş olmaları nedeniyle; TBK hükümlerine tabi olduğu, TBK'nın 583.maddesine göre kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girildiğinin kefalet sözleşmesinde kefilin el yazısı ile belirtilmesinin şart olduğu düzenlendiğinden bu davalıların kefaletin geçerli olmadığına ilişkin iddialarının incelenmesi amacıyla yazı incelemesi yaptırılması gerektiğinden sözleşme asıllarının sunulması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili genel kredi sözleşmelerinin asıllarını sunamamış, temlik eden bankanın Topçular şubesine müzekkere yazılmasını talep etmiş, Mahkememizce yazılan müzekkereye verilen cevapta zamanaşımı nedeniyle fiziki olarak genel kredi sözleşmelerine ulaşılamadığının bildirilerek suretleri gönderilmiştir. Yazı ve imza incelemesinin belge asılları üzerinde yapılması gerektiğinden ve Genel kredi sözleşmelerinin asılları temin edilemediğinden kefalet limiti ve kefalet tarihlerinin davalı ... ve Davalı... San. ve Tic. A.Ş. yetkilisi (...)'a ait olup olmadığı konusunda yazı incelemesi yaptırılamamıştır. Bilirkişi ... Mahkememize sunduğu 27/08/2021 tarihli raporunda; davalı ... San. ve Tic.A.Ş.nin tazmin olan teminat mektubu ve şirket kredi kartı borcunun, 411.950,14 TL olduğunu, şirket kredi kartı için toplam 37.197,28 TL olan asıl alacak üzerinden %30,24 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi ile birlikte talep edebileceğini, teminat mektubu tazmin kredi için toplam 194.979,99 TL olan asıl alacak üzerinden %48,00 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi ile birlikte talep edebileceğini, çek depo talebi için davalı asıl borçlu ... San. ve Tic. A.Ş. firmasının teslim etmemiş olduğu 23 adet çekten dolayı bankaya toplam 23.035 TL borçtan dolayı sorumlu olduğunun anlaşıldığını, davalı asıl borçlu ... San. ve Tic. A.Ş.nin etmemiş olduğu 1 adet iade edilmeyen teminat mektubundan dolayı bankaya toplam 150.000 TL borçtan dolayı sorumlu olduğunun anlaşıldığını belirtmiştir. Bilirkişiler ... Mahkememize sundukları 02/02/2022 tarihli raporlarında; davacı bankanın ... şubesi ile davalı ... San. ve Tic. A.Ş. arasında, 11.09.2008 tarihli, 1.250.000 TL bedelli, 06.03.2013 tarihli, 250.000 TL bedelli, 19.04.2013 tarihli, 200.000 TL bedelli toplam 1.700.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, davalı kefiller genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarından dolayı doğan borçtan kefalet limiti kapsamında sorumlu olduklarını, kefalet sözleşmesinin her bir kefil tarafından kendi el yazısı ile yazılmış olup olmadığının anlaşılmadığını, kefalet sözleşmelerinin geçerli olduğu sonucuna varılacak olursa, davalı kefillerin kefalet limitlerinin; ...’in kefalet limiti 200.000 TL ( Söz.Tar.19.04.2013), ...’ın kefalet Limitinnin 1.700.000 TL ( Tüm sözleşmeler), ...’ün kefalet limitinin 1.500.000 TL (11.09.2008-06.03.2013 Sözleşmeler), ...’ün kefalet limitinin 250.000 TL (06.03.2013 tarihli sözleşmeden), olarak tespit edildiğini, kredilerin kullandırım tarihlerinin; kredi kartı 27.06.2013 (ek:3 banka kaydı), teminat mektubu 19.04.2013 (ek:4 tem. mek. Fotokopisi) olduğunu, yapılan tespitlere göre 06.03.2013 tarihinde imzalanan sözleşmede kefalet imzası bulunan ...-...’ün 27.06.2013 tarihinde kullandırılan kredi kartı borcundan sorumlu olduklarını, 19.04.2013 tarihinde imzalanan sözleşme ile aynı tarihte verilen 200.000 TL’lık teminat mektubununun tazmininden ... ve...’in sorumlu olduğunu, ...’ün sorumlu olmadıklarını, netice itibarı ile, davalı kefil ...’ın tüm kredilerden sorumlu olduğunu, davalı kefiller ...’ün 27.06.2013 tarihinde kullandırılan kredi kartı borcundan sorumlu olduklarını, davalı kefil...’in 195.674.26 TL lık teminat mektubunun tazmin talebinden sorumlu olduğunu, takipteki 1.sıradaki kredilerden, talep edilebilecek toplam alacağın 37.984,67 TL olduğunu, davacının takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 37.197.28 TL asıl alacak,749.90 TL işlemiş akdi faiz, 37.49 TL BSMV olmak üzere toplam 37.984.67 TL alacaklı olduğunu, davacının davalı asıl borçludan sözleşme şartlarına göre 23 adet çek bedeli ve 150.000 TL teminat mektubundan dolayı 173.035 TL depo talebinde bulunabileceğini belirtmişlerdir. Bilirkişiler ... Mahkememize sundukları 04/09/2022 tarihli ek raporlarında; kredilerin kullandırım tarihlerinin; kredi kartı 27.06.2013, teminat mektubunun 19.04.2013 olduğunu, 11/9/2008 tarihli kefalet sözleşmesi bakımından geçerlilik sorunun olmadığını, 06/03/2013 ve 19/04/2013 tarihli sözleşmelerde şekle aykırı olma ihtimalinin olduğunu ve bu konuda takdirin Mahkemede olduğunu, Mahkemece kefalet sözleşmelerinin geçerli olduğu sonucuna varılacak olursa, davalı kefil ...’ın tüm kredilerden sorumlu olduğunu, davalı kefiller ...’ün 27.06.2013 tarihinde kullandırılan kredi kartı borcundan sorumlu olduklarını, davalı kefil...’in 195.674.26 TL lik teminat mektubu tazmin talebinden sorumlu olduğunu, Mahkemece 11/9/2008 tarihli sözleşmenin geçerli ve fakat 06/03/2013 ve 19/04/2013 tarihli kefalet sözleşmelerinin şekle aykırılık nedeniyle geçersiz olduğu sonucuna varılacak olursa; davalı ...’ın 11/09/2008 tarihli sözleşme nedeniyle sorumlu olduğunu, bu sözleşmedeki kefalat limitinin 1.250.000 TL olduğunu, davalı...’in 19/04/2013 tarihli sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle sorumlu olmadığını, davacının; takipteki 1.sıradaki kredilerden 07.01.2014 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 37.197.28 TL asıl alacak, 749.90 TL işlemiş akdi faiz, 37.49 TL BSMV olmak üzere toplam 37.984.67 TL alacaklı olduğunu, takipteki 2.sıradaki kredilerden, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 195.674.26 TL asıl alacak 2.299.82 TL işlemiş akdi faiz, 114.99TL BSMV olmak üzere toplam 198.089.07 TL alacaklı olduğunu, davacı bankanın davalı asıl borçludan sözleşme şartlarına göre 23 adet çek bedeli ve 150.000 TL teminat mektubundan dolayı 173.035 TL depo talebinde bulunabileceğini belirtmişlerdir. Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; temlik eden bankanın ... şubesi ile davalı ... San. ve Tic. A.Ş. arasında 11/09/2008 tarihli 1.250.000 TL bedelli, 06/03/2013 tarihli 250.000 TL bedelli ve 19/04/2013 tarihli 200.000 TL bedelli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, kullandırılan kredilere istinaden geri ödemelerin aksaması nedeniyle temlik eden davacı banka tarafından ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiği ve borcun ödenmemesi üzerine, .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı ve davalıların icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve itirazın iptali için bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Temlik alan davacı şirket tarafından dava konusu alacağın temlik alındığı anlaşılmıştır. Temlik alan davacı vekili tarafından davalılar ...ve ...hakkındaki davadan feragat edildiğinden bu davalılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı ...San. ve Tic. A.Ş. açısından yapılan incelemede; temlik eden davacı banka ile asıl borçlu şirket arasında imzalanan 11/09/2008 tarihli genel kredi sözleşmesinde ...'ın kefil olarak yer aldığı, bu genel kredi sözleşmesinin mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde imzalandığından bu sözleşme ile ilgili ihtilafta bu kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, 06/03/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde ...'ın kefil olarak yer aldığı, bu genel kredi sözleşmesinin 6098 sayılı TBK'nın yürürlükte bulunduğu tarihte imzalandığı ve bu genel kredi sözleşmesi ile ilgili ihtilafta 6098 sayılı TBK'nın uygulanması gerektiği, 19/04/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalı ... ile davalı... San. ve Tic. A.Ş. nin kefil olarak yer aldıkları, bu genel kredi sözleşmesinin 6098 sayılı TBK'nın yürürlükte bulunduğu tarihte imzalandığı ve bu genel kredi sözleşmesi ile ilgili ihtilafta 6098 sayılı TBK'nın uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 04/09/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; takibe konu kredi kullanım tarihlerinin; banka kayıtlarına ve teminat mektubuna göre; kredi kartının 27/06/2013 tarihi olduğu, teminat mektubunun 19/04/2013 tarihi olduğu, buna göre 27/06/2013 tarihinde kullandırılan kredi kartı kredisinin 06/03/2013 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığı, 19/04/2013 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesi ile aynı tarihte verilen 200.000 TL'lik teminat mektubunun da bu tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden verildiği anlaşıldığından davalı kefiller ...San. ve Tic. A.Ş.'nin kefil olarak sorumlu olup olmadıklarının 06/03/2013 tarihli ve 19/04/2013 tarihli genel kredi sözleşmelerine göre değerlendirilmesi gerekir. Her ne kadar 11.09.2008 tarihli, 1.250.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesinde davalı ... kefil olarak bulunuyor ise de; kullandırılan krediler bu sözleşmeye istinaden kullandırılmadığı ve daha sonra imzalanan yeni 2 adet sözleşmeye istinaden kullandırıldığından ve yeni genel kredi sözleşmelerindeki kefaletlerin geçerli olduğu ispatlanamadığından, bu davalının 11.09.2008 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılmayan kredilerden dolayı bu sözleşmeye istinaden bu sözleşmenin kefili ...'ın sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır. (Yargıtay 19.HD.nin 16.02.2012 tarih ve 2012/... E., 2012/... K. sayılı ilamı bu doğrultudadır.) 06/03/2013 tarihli ve 19/04/2013 tarihli genel kredi sözleşmelerindeki kefaletlerin geçerli olup olmadıklarının incelenmesinde; 06/03/2013 tarihli ve 19/04/2013 tarihli genel kredi sözleşmeleri 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalanmıştır. Davalı ...San. ve Tic. A.Ş. kefalet limiti ile kefalet tarihinin el yazısı ile yazılmadığını ileri sürerek kefaletlerinin geçerli olmadığını savunmuşlardır. TBK'nın 583.maddesine göre kefilin sorumlu olduğu azami miktarın ve kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girildiğinin kefalet sözleşmesinde kefilin el yazısı ile belirtilmesinin şart olduğu düzenlenmiştir. TBK'nın 583.maddesi göz önüne alınarak bu davalıların kefaletinin geçerli olmadığına ilişkin iddialarının incelenmesi amacıyla yazı incelemesi yaptırılması gerektiğinden sözleşme asıllarının sunulması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili genel kredi sözleşmelerinin asıllarını sunamamış, temlik eden bankanın Topçular şubesine müzekkere yazılmasını talep etmiş, Mahkememizce yazılan müzekkereye verilen cevapta zamanaşımı nedeniyle fiziki olarak genel kredi sözleşmelerine ulaşılamadığının bildirilerek suretleri gönderilmiştir. Kefaletin geçerli olduğunu bunu iddia eden davacının ispat etmesi gerekir. Davalılar kefaletin geçerli olmadığını ileri sürmüş olduklarından bu konudaki inceleme yapılması için genel kredi sözleşmelerinin asılları gerektiğinden ve bunlarda sunulmadığından davacı, davalılar ...San. ve Tic. A.Ş.'nin kefaletlerinin geçerli olduğunu ispat edemediğinden bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Her üç kredi sözleşmesinde asıl borçlu olan ve kredi kullanan ... San. ve Tic. A.Ş. ile ilgili yapılan incelemede; genel kredi sözleşmeleri, ihtarname, temlikname, banka kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; kullandırılan krediler nedeniyle temlik alan davacının, davalı asıl borçlu ... San. ve Tic. A.Ş.'den takip tarihi itibariyle; Kredi kartı kredi hesabından dolayı; 37.197,28 TL asıl alacak, 749,90 TL işlemiş faiz ve 37,49 TL BSMV olmak üzere toplam 37.984,67 TL ve Nakde dönen teminat mektubundan dolayı; 195.674,26 TL asıl alacak, 2.299,82 TL işlemiş faiz ve 114,99 TL BSMV olmak üzere toplam 198.089,07 TL alacaklı olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan bu miktar alacaklar için itirazın iptaline, gayri nakdi alacağa yönelik davanın kabulüne, nakit alacak likit olduğundan nakit alacak için % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Davacının davalılar hakkında takip talebindeki miktarlar için takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalıların kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar ... hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Davalılar ...San.ve Tic.A.Ş. hakkındaki davanın reddine, 3-Davalı ... San.ve Tic. A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile; ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında; a)Kredi kartı kredi hesabından dolayı; 37.197,28 TL asıl alacak, 749,90 TL işlemiş faiz ve 37,49 TL BSMV olmak üzere toplam 37.984,67 TL alacak için bu davalının yaptığı itirazın iptaline, 37.197,28 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 30,24 ve değişen oranlarda faiz ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, b) Nakde dönen teminat mektubundan dolayı; 195.674,26 TL asıl alacak, 2.299,82 TL işlemiş faiz ve 114,99 TL BSMV olmak üzere toplam 198.089,07 TL alacak için bu davalının yaptığı itirazın iptaline, 195.674,26 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 17,63 oranında faiz ve % 5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, c) Bu davalı ile ilgili davacının nakit alacağına ilişkin fazlaya ilişkin talebin reddine, d) Davacının bu davalı ile ilgili gayri nakdi alacağına yönelik davasının kabulü ile; bu davalı tarafından 173.035 TL nin davacı bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmek suretiyle takibin devamına, e)İtirazın iptaline karar verilen nakit alacağın %20'si olan 47.214,75 TL icra inkar tazminatının bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre, Nakdi alacaklar açısından alınması gereken 16.126,20 TL harçtan, peşin alınan 6.029,65 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 10.096,55 TL harç ile Gayri Nakdi alacaklar açısından alınması gereken 427,60 TL maktu harç toplamı 10.524,15 TL harcın davalı ... San.ve Tic. A.Ş.'den tahsiline, 6-Davacı tarafından yatırılan 25,20 TL başvurma harcı ve 6.029,65 TL peşin harç toplamı 6.054,85 TL'nin davalı ... San.ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden, nakdi alacaklar açısından hesaplanan 37.411,06 TL ve gayri nakdi alacaklar açısından 17.900 TL maktu vekalet ücreti olmak üzere toplam 55.311,06 TL vekalet ücretinin davalı ... San.ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın ret edilen nakdi alacaklar açısından hesaplanan 5.115,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... San.ve Tic. A.Ş.'ne verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın ret edilen kısmı üzerinden, nakdi alacaklar açısından hesaplanan 38.178,35 TL ve gayri nakdi alacaklar açısından 17.900 TL maktu vekalet ücreti olmak üzere toplam 56.078,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ...San. ve Tic.A.Ş.'ne ve sonradan vekilleri istifa eden ...'e verilmesine, 10-Davacı tarafından yapılan 6.550 TL bilirkişi ücreti ve 353,25 TL tebligat- müzekkere masrafları olmak üzere toplam 6.903,25 TL yargılama giderinin (davalılar ..., ...San.ve Tic.A.Ş.'ne yapılan masraflar düşülerek hesaplanmıştır.) davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.818 TL.sinin davalı ... San.ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalı ...'ın yaptığı 100 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 12-Davalılar ...'ün yaptığı 59 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 13-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Davacı vekilinin ve davalılar ..., ... San. ve Tic. A.Ş. ve ... San.ve Tic. A.Ş. vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır