İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/15 E. 2021/212 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/15
Karar No
2021/212
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/15 KARAR NO : 2021/212 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/07/2020 KARAR TARİHİ : 09/03/2021 Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas - .../... Karar sayılı gönderme kararı ile mahkememize gönderilen ve eldeki esasa kaydı yapılan Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... markasının yetkili bayisi olup ... markalı kamyonların satışı ile servis hizmetlerini gerçekleştiren bir otomotiv firması olduğunu, konkordato talep eden borçlu şirketin keşideci olduğu, ... çek numaralı, ... keşide tarihli, ....-TL bedelli ve ... çek numaralı, ... keşide tarihli, ... .-TL bedelli çeklerden dolayı müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, günü gelen çek bedellerinin davalı şirket tarafından ödenmeyince, çeklerin günü geldiğinde bankaya ibraz edildiğini fakat çeklerin karşılıksız çıktığını, davalı şirketin Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile konkordato talep ettiğini öğrendiklerini, ... tarihinden itibaren ... ay süreyle geçici mühlet verildiğini, Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasına müdahale dilekçesi gönderdiklerini, şirketin 2 adet çekten dolayı ....-TL alacaklı olduğunu bildirdiklerini, alacak kaydının yapılmasını talep ettiklerini, konkordatonun tasdiki halinde müvekkili şirketin alacağının konkordato projesinde ye alması gerektiğini, konkordato komiserinin müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını, müvekkili şirketin ... keşide tarihli, ... çek numaralı, ....-TL bedelli çek ile ... keşide tarihli ... çek numaralı, ....-TL bedelli çek olmak üzere toplam iki adet çeke dayalı ....-TL alacağın çeklerin karşılıksız kaldığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı huzurdaki davayı süresi içerisinde açmadığını, Davacı .... tarihinde Antalya ... .Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. Sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, bu dava halen derdest olduğunu, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ise de karar kesinleşmediğini, Davacı alacağını süresi içerisinde konkordato komiserine bildirmediğini, bu sebeple Antalya ... .Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. Sayılı konkordato dosyasının ... tarihli ... nolu celsesinde müdahillik talebi de reddedildiğini, söz konusu çekler ... LTD. ŞTİ.'nin ödeme planı içerisinde bulunduğunu, Davacı da bu ödeme planını kabul ettiğini, Davacı da bütün alacaklılar gibi bekleyip ... . LTD. ŞTİ.'nin ödeme planı içerisinde alacağını tahsil etmek zorunda olduğunu, Ancak Davacı huzurdaki dava ile zaten .... LTD. ŞTİ'nin ödeme planı içerisinde ödenecek olan çek bedellerini müvekkilinden ikinci kez tahsil etme gayesinde olduğunu, Davacının kötü niyetli olduğunu, davanın reddini talep etmiştir. Dava; İİK' nın 308/b maddesi uyarınca açılan alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava tarihi itibariyle derdestlik olup olmadığı, davcının konkordato dosyasına usulüne uygun başvurusunun olup olmadığı ve neticede davacı şirketin çeklere dayalı alacağından davalının sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas - .../... Karar sayılı gönderme kararı ile dosya mahkememize tevzi edilmiş, eldeki esasa kaydı yapılmış, yargılamaya devam olunmuştur. Dosya içerisine, mahkememizin .../... Esas .../... Karar sayılı dosyası bu dosya içerisine alınmış, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının bir sureti ile Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... sayılı dosyalarının bir sureti celp edilmiştir. Mahkememizin .../... Esas .../... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ... Şti, davalının ... . Ltd. Şti olduğu, davanın alacak davası olduğu, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İzmir ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, dosyanın ... . Ltd. Şti' nin konkordato talebine ilişkin dava olduğu, davacı ... ...Ltd. Şti' nin konkordato talebinin kabulüne karar verildiği, ... şirketinin müdahiller arasında olduğu anlaşılmıştır, Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... sayılı dosyalarının incelenmesinde, davacıların ... . Ltd. Şti ile ... Tic. A.Ş olup konkordato istemine ilişkin dava olduğu,... ve Tic. Ltd. Şti yönünden rehinli alacaklar için konkordato talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, adi alacaklılar yönünden konkordato projesinin tasdiki ile proje kapsamında ödenmesine karar verildiği, ... . Tic. A.Ş yönünden rehinli borcu olmadığından karar verilmesine yer oladığında, adi alacaklılar yönünden konkordato projesinin tasdiki ile proje uyarınca ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/b. Maddesine göre; "Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir." Eldeki dava da İİK 308/b maddesi uyarınca davacı çek alacaklısı tarafından çek keşidecisi davalı aleyhine çek bedelinin konkordato projesine dahil edilmesi istemiyle ikame edilmiştir. Davalı şirket hakkındaki konkordato tasdik karar ... tarihinde ilan edilmiş ve davacı ilk olarak Mahkememizin .../... esas sayılı dosyası ile ... tarihinde eldeki davaya konu talebini dile getirerek davasını ikame etmiş ancak mahkemenin .../... karar sayılı ilamı ile arabuluculuğun zorunlu dava şartı olduğundan bahisle dava usulden reddedilmiş, bunun üzerine davacı arabulucuya başvuru yaparak sonuç alamayınca eldeki davayı ikame etmiştir. Ticari davalarda arabulucuk hukuk sistemimize yeni entegre olmuş bir kurum olmakla birlikte hangi dava türlerinde arabuluculuğun dava şartı olduğu hususu halen net bir şekilde belirlenebilmiş değildir. Doktrinde de bunun üzerine bir takım değerlendirmeler yapılmıştır. Alacaklarına borçlu tarafından itiraz edilmiş olan alacaklılar konkordato tasdik kararının ilânından itibaren bir ay içerisinde borçluya karşı bir alacak davası açabilirler. Çekişmeli alacaklar hakkındaki dava, alacağı itiraza uğrayan alacaklı tarafından, bizzat konkordato borçlusuna karşı açılır. Bu çerçevede davacının talep sonucu (dava konusu), borçlunun itirazının içeriği dikkate alınarak belirlenecek ve her halde, borçlu tarafından itiraza uğramış alacağın tespiti ile bu alacağın konkordato hükümlerine göre (tasdik edilen konkordato projesinde öngörülen miktarın; konkordatonun feshi halinde tamamının) tahsili talebini içerecektir. Bu tespit dikkate alındığında, çekişmeli alacaklar hakkında açılan davanın hukuki niteliği itibari ile belirli bir miktar paranın konkordato hükümlerine göre tahsili amacına yönelmiş bir eda davası olduğunu söylemek mümkündür. Burada salt bir tespit talebinin de aynı fonksiyonu ifa edip etmeyeceği tartışılabilirse de kanımızca aynı sonucun ortaya çıkabilmesi için salt tespit talebi yeterli değildir. Zira konkordatonun feshi halinde diğer alacaklılar, daha önceden konkordato projesinin tasdiki nedeni ile, borçluya karşı ilâmlı takip yapabilirlerken, salt alacağının tespitine karar verilmiş bir alacaklı ilâmlı icra imkanlarından yararlanamaz. Dava konusu dikkate alındığında çekişmeli alacaklar hakkında açılan davanın 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 5/A kapsamında arabulucuya başvuru zorunluluğuna tabi olduğu sonucuna varılabilir. Ancak kanımızca, çekişmeli alacaklar hakkında açılan davanın konkordato prosedürü ile arasındaki sıkı ilişki ve bu dava ile korunan menfaat dengesi dikkate alındığında, bu davalar da arabulucuya başvuru zorunluluğuna tabi değildir. Zira, bu dava ile hem davanın taraflarının hem de konkordato hükümlerine tabi olan bütün alacaklıların menfaati dengelenmektedir. Aynı zamanda bu durum, çekişmeli alacak davasının kabulüne ilişkin kararın konkordato projesini doğrudan doğruya etkilemesinin doğal bir sonucudur (Ermenek, İbrahim/ Azaklı Arslan, Betül/ İcra ve İflâs Hukuku Açısından Ticarî Davalarda Arabulucuya Başvuru Zorunluluğu, TBB Dergisi 2020 (148) s.185 vd.). Görüldüğü gibi doktrinde ağırlıklı olan görüşe göre İİK 308/b maddesi kapsamında açılan davalarda arabulucuk zorunlu değil ihtiyari olarak değerlendirilmekte olup Her ne kadar davalı taraf davanın süresi içinde açılmadığını iddia etse de davacının davasını ikame ettiği ... tarihi itibari ile davasını süresi içinde açtığının kabul edilmesi gerekmektedir. Öte yandan davalı her ne kadar derdestlik itirazında bulunmuş ise de açıklandığı üzere davacının davasını süresi içinde ikame ettiği ancak arabuluculuk nedeniyle davasının usulden reddine karar verildiği ve kararın da dava tarihinden sonra da olsa kesinleştirildiği, bu nedenle önceki eksikliğin ortadan kalktığı değerlendirilmekle HMK 115/2. Madde uyarınca bu savunmaya da itibar edilmemiştir. Davanın esasına gelince davacı çekte yetkili hamil olduğunu, süresi içinde ibraz edilmesine rağmen karşılığı bulunmadığından ödeme yapılmadığını, davalı keşidecinin de karşılıksız çekten sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulünü talep ve dava ettiği; davalının ise davacının alacağının kendi cirantası olan ... ilgili ... görülen konkordato dosyasındaki alacaklılar listesine kayıtlı olduğunu, yine aynı çekle ilgili lehtar ciranta ...'un davalı keşidecinin konkordato alacaklıları arasında olduğunu, süresi içinde konkordato komiserliğine davacının başvuru yapmadığını, davacının İİK 89/1 maddesi uyarınca bir ihtarname gönderselerdi ödemelerin ...'a değil, davacıya yapılabileceğini belirterek davanın reddini talep ettiği, davacının davalı hakkındaki konkordato dosyasına müdahale talebinde bulunduğu ancak alacağını bildirmek üzere gerekli süreyi kaçırdığından bahisle başvurusunun kabul edilmediği anlaşılmıştır. Davaya konu çeklerin incelenmesinde keşidecinin davalı ..., lehtarın ve ilk cirantanın dava dışı ... olup davacının düzgün ciro silsilesi ile lehtardan çeki alan yetkili hamil olduğu ve süresinde muhatap bankaya ibraz edildikleri, çek bedellerinin ... 'er TL olduğu, ibrazlarında karşılıklarının olmadığına dair kaşe basılıp bankaca imzalandığı, çeklerden biri için ... -TL yaprak bedeli ödendiği anlaşılmıştır. TTK'nın 818. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi atfıyla uygulanması gereken aynı Kanunun 684. maddesinin 1. fıkrasına göre temlik cirosunun teminat fonksiyonu nedeniyle ciro ve teslim ile çekten doğan bütün haklar ciro edilen kişiye geçer. TTK'nın 790. maddesine göre cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Aynı Kanunun 801. maddesine göre cirosu kabil bir çeki ödeyecek muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir. Çek bir ödeme vasıtası olduğundan çekte vade olmamakla birlikte TTK'nın 796. maddesinde çek üzerinde yazılı düzenleme yeri ve ödeme yerine göre belirlenen ödeme için ibraz süreleri düzenlenmiştir. Ayrıca TTK'nın 798. maddesine göre çekin bir takas odasına ibrazı ödeme için ibraz yerine geçer. 5941 Sayılı Çek Kanunu'nun "İbraz, Ödeme, Çekin Karşılıksız Olduğunun Tespiti Ve Gecikme Cezası" başlıklı 3/4. maddesinde hamilin talepte bulunması halinde, "karşılıksızdır" işleminin çekin arka yüzüne yapılacağı hüküm altına alınmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun “Hamilin Müracaat Hakları” başlıklı 808. maddesinde de; “1- Zamanında ibraz edilmiş olan çekin ödenmemiş olduğu ve ödememe hali: a) Resmi bir belge, “Protesto” ile; b) Muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle, çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla; c) Bir takas odasının, çek vaktinde teslim edildiği halde ödenmediğini tesbit eden tarihli bir beyanı ile; sabit bulunduğu takdirde hamil; cirantalar, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı başvurma haklarını kullanabilir.” hükmü yer almaktadır. Görüldüğü üzere, vaktinde ibraz edilmiş olan çekin ödenmemiş olduğu ve ödememe hali, muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle, “çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla” sabit bulunduğu takdirde hamil; cirantalar, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı müracaat haklarını kullanabilir. Yine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1-k maddesi yollamasıyla 724. madde uyarınca, ciro silsilesi içinde yer alan kişiler hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla mesul olup, hamil bunların sıraları ile bağlı olmaksızın her birine yahut bunlardan bazılarına yahut hepsine birden müracaat edebilir. Bu yasal düzenlemeler uyarınca davacının davaya konu çekler bakımından düzgün ciro silsilesi uyarınca yetkili hamil olduğu, çeklerin süresi içinde bankaya ibrazında karşıksız çıktığı, davacı hamilin keşideci ve cirantalara müracaat hakkının doğduğu, her ne kadar davalı keşideci dava dışı lehtara konkordato projesine göre ödemeye başladığını iddia etse de, yukarıca açıklanan TTK'nın 801. Maddesi uyarınca kambiyo senedi olan çekte ciro silsilesini incelemekle yükümlü olup bu yükümlülüğüne uymadan dava dışı lehtara yaptığı ödemeyi davacı hamile karşı ileri süremeyeceği anlaşılmakla davacının çekten doğan alacağını dava dışı cirantaya da müracaat ettiği dikkate alınarak tahsilde tekerrür hasıl olmamak kaydıyla davalı keşideciden de talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın İİK 308/b maddesi uyarınca açılmış olması, benzer şekilde açılan iflas sıra cetveline kayıt kabul davalarında davanın niteliği gereği maktu harç ve maktu vekalet ücreti takdir edildiğinden eldeki davada da bunun uygulanması gerektiği anlaşılmış ve buna göre maktu harç ve maktu vekalet ücreti takdir edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile Davacı şirketin ... tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte ....-TL, ... tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte ... .-TL olmak üzere toplam ... .-TL alacağının davalı şirketin Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas- .../... Karar sayılı konkordato dosyasından düzenlenen alacaklar listesine, İzmir ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas -.../... Karar sayılı konkordato dosyası ile düzenlenen alacaklar listesindeki alacak ile tahsilde tekerrür hasıl olmamak üzere KAYIT VE KABULÜNE, 2-Alınması gerekli ....-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ....-TL harcın davalıdan TAHSİLİ ile hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri ve harç olmak üzere) toplam ....-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ....-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, 6-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ... .TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.09/03/2021 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı) .

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/15, K. 2021/212, T. 09.03.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-15-e-2021-212-k-59fd5dc41d6b