İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/477 E. 2020/35 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/477
- Karar No
- 2020/35
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/477 Esas KARAR NO : 2020/35 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2019 KARAR TARİHİ : 16/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı ...nin adresinde bulunan ... deki ... ... dersliklerine talep üzerine doğalgaz tesisatı kurulduğunu ve ... tarihinde teslim edildiğini, yapılan anlaşmaya göre belirlenen KDV dahil ...-TL iş bedelinin iş teslim tarihi olan ... tarihinden itibaren 2 ay içinde ... tarihine kadar ödenmesi gerekirken ödenmemiş olduğunu, bunun üzerine bu iş için kesilen ... tarih ve ... sıra nolu faturanın ödeme talepli olarak kendilerine gönderilerek ödeme istendiğini fakat faturanın taraflarına iade edildiğini, bu sebeple icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalı ...nin ihtiyacı olan doğalgaz tesisi için davacı şirketten teklif istediğini ... tarihli teklif mektubunun davalı üniversitenin teknik sorumlusu ...'a gönderildiğini, e-mail cevabıyla teklifi kabul ederek bedelini iş bitimi sonrası iki aylık vadede ödeyeceğini beyan etmesi üzerine işe başlanıldığını ve doğalgaz tesisi montajı tamamlanmış yapılan tesisin sızdırmazlık kontrollerinin yetkili temsilciler nezaretinde yapıldığını, gaz dedektörlerinin kurulduğunu ve sistemin yetkili temsilciye ... tarihli iki ayrı müşteri servis fişi ile teslim edildiğini bu nedenlerle icra takibine karşı davalının yaptığı itirazın iptaline, kötü niyetli olarak yapmış olduğu itiraz nedeni ile %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun kanunla kurulmuş belli esas ve usuller çerçevesinde yönetilen bir kurum olduğunu ticari nitelikte bir faaliyetinin olmadığını bu anlamda müvekkiline yöneltilen mal/hizmet satımına ilişkin uyuşmazlığın ticari nitelikte değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, uyuşmazlığın genel mahkemelerde ileri sürülmesi gerektiğini, bu hususta Antalya Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının müvekkil ... ile doğalgaz dönüşüm sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşme uyarınca müvekkili ... ye mal/hizmet sunduğunu, faturaya konu ettikleri bu mal/hizmetin faturasının iade edildiğini; bedelinin ödenmediğini iddia ettiğini, müvekkili kurumun davacı yandan aldığı ve söz konusu fatura içeriği ile ilgili bir mal/hizmet alımı bulunmadığını, böyle bir mal/hizmet alımı söz konusu olmadığından faturaya itiraz edilerek iade edildiğini, davacının müvekkil ... ile doğalgaz dönüşüm sözleşmesi imzaladığını iddia etmiş ise de sözleşmeyi müvekkil adına imzalayan kişinin müvekkil kurumu temsile ve sözleşme yapmaya yetkisi bulunmadığını, müvekkili kurumun denetime tabi resmi bir kurum olduğundan mal ve hizmet satın alımlarının belli usullere uygun yapılması gerektiğini, bunun aksinin mümkün olmadığını, kurum kayıtları incelendiğinde ve dava dilekçesi ekleri ile karşılaştırıldığında bu alımın kurum kayıtlarında yer almadığı gibi usule de uygun olmadığını, böyle bir alımın yapılmış olmasının imkansız olduğunu bu nedenle haksız ve dayanaksız davanın reddini talep etmiştir. Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali talebine ilişkindir. Uyuşmazlık, Mahkememizin görevli olup olmadığı, icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu olup olmadığı hususlarından ibarettir. Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Somut olayda, yanlar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı TBK'nun 470. maddesinde düzenlenmiş bulunan eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı tacir olmakla beraber, davalı tacir sıfatı taşımamaktadır. Taraflardan biri için ticari olan iş diğeri için de ticari sayılmakla beraber, bu husus görevli mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınamaz. Bu itibarla, açılan davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır. (Benzer şekilde Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 05/10/2017 tarih, 2017/623 esas, 2017/3311 karar sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 3-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nın 331/2. Maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.16/01/2020 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)