İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/140 E. 2020/5 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/140
Karar No
2020/5
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/140 Esas KARAR NO : 2020/5 DAVA : Çekin istirdatı DAVA TARİHİ : 08/04/2019 BİRLEŞEN DAVA (Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... Esas-.../... Karar) DAVA : Çekin İstirdatı DAVA TARİHİ : 22/04/2019 KARAR TARİHİ : 07/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan çek istirdatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ana davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Şubesine alt ... Keşide Tarihli ... TL Bedelli ... Numaralı, ... Şubesine ait ... Keşide Tarihli ... TL Bedelli ... Numaralı, .../... Şubesine ... ... Keşide Tarihli ... TL Bedelli ... Numaralı, .../... Şubesine ait ... Keşide Tarihli ... TL Bedelli ... Numaralı çeklerin son yasal hamili olduğunu, çeklerin arkasına nama yazılı ciro ile ...'ye gönderilmek üzere ... Kargo'ya verildiğini, çeklerin kargoda kaybolduğunu, sonrasında çeklerin çalındığının bildirildiğini, çeklerin davalılar tarafından önce bankaya ibraz edilerek tahsil edilmeye çalışıldığını, çekler ile ilgili ... İcra Müdürlüklerinde takip başlatıldığını, çekler için İcra Hukuk Mahkemelerinde gerekli itirazları yaptıklarını, ... ... Ve ... İcra Müdürlüğündeki dosyalar hakkında mahkememizin .../... D.iş sayılı dosyasında da takiplerin durdurulmasına ilişkin karar verildiğini, çeklerde cirosu bulunan şirketlerin faal olmayan bir firma olduğunun anlaşıldığını, müvekkili ve müvekkilinden önce cirosu bulunan kişi ve şahıslar ile çek keşidecisi yönünden gerek mükerrer tahsilatın ödüne geçilmesi gerekse müvekkilinin rızası hilafı dışında elinden çıkan bu çeklerin haksız şeklide icra ile tahsilinin önüne geçilmesi için icra takiplerinin durdurulmasına karar verilmesini, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının çeklerin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakla yetkili mahkemelerin ... Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin davaya konu çeklerin yasal ve meşru hamili olup iyi niyetli yetkili hamil konumunda olduğunu, davacının çekin yetkili hamili olduğu ile rızası hilafına elinden çıktığını ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın ağır kusurlu şekilde basiretli bir tacir gibi davranmadığını,davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davaya konu çeklerin son yasal hamili olduğunu, müvekkilce bu çekler arkasına nama yazılı ciro ile ... Firmasına gönderilmek üzere ... Kargo firmasına teslim edildiğini, gönderilen toplam 8 adet çekin kargo dağıtımında iken ... tarihinde kargo aracında çalındığını, olayın akabinde kargo firmasınca verilen bilgi doğrultusunda müvekkil şirketin yetkilisi ...'in kolluk güçlerine başvuru yaptığını ve şikayetçi olduğunu, çalınan çeklere dair müvekkilce Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile Çek İptali davası açıldığını, mahkemece ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu gelişmelerden sonra davaya konu çeklerin davalılar tarafından önce bankaya ibraz edilerek tahsil edilmeye çalışıldığını, çek üzerindeki tedbir nedeniyle bankaca işlem yapılmadığını, bir takım çekler yönünden icra Müdürlüklerince gerek müvekkil gerekse müvekkilden önce cirosu bulunan ciranta ve keşideciye karşı icra takibine geçildiğini, davaya konu çekler kargoda çalındıktan sonra salt kanunu dolanmak adına bir kısım salahiyeti belli olmayan ve sahte cirolarla son olarak davalılar tarafında ciro atılmak suretiyle işleme konulmuş olup bu şekilde haksız olarak çek bedellerinin tahsiline çalışıldığını, aynı konuda ve aynı anda çalınan çeklerden yine davalı tarafından benzer şekilde yazdırılıp icra takibine konu edilen 4 adet çek hakkında Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile mevcut çek iadesi ve menfi tespit davasının devam etmekte olup, aradaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle davanın ilk açılan davada birleştirilmesini, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini, dava ve talep etmiştir. Dosya içerisine, ... ... İcra Dairesinin .../... sayılı dosyasının bir sureti, ... ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının bir sureti celp edilmiştir. Dava; TTK' nın 758/1. Ve 792/1. Maddeleri Uyarınca açılan çek istirdatı davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; arabuluculuk dava şartının somut olaya uygulanıp uygulanmayacağı, çekin istirdatı şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, davalıların iyi niyetli hamil olup olmadıklarına ilişkindir. TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusu da dava dilekçesindeki talep sonucu esas alınarak belirlenir. Talep sonucunun bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır. Ancak TTK'nın 758. maddesince açılan çek istirdadı davasında davacının davalıdan herhangi bir alacak ve tazminat talebi bulunmamaktadır. Davacı, rızası dışında elinden çıktığını iddia ettiği çekin üçüncü kişiden fiilen istirdadını talep etmektedir. Bu nedenle, arabuluculuğa başvuru şartına tabi değildir. Davalıların bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir. Davalı taraf asıl davaya ve birleşen davaya verdikleri cevap dilekçesinde yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri olan ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan bahisle yetki itirazında bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin, uyuşmazlığa konu olan çeklerle berber toplam sekiz adet çekin davacı tarafından cirolanarak dava dışı ... isimli şirkete gönderilmek üzere kargoya verildiğini ancak kargo dağıtımındaki iken kargo aracından çalınarak zayi olduğu iddiasıyla çek iptali davası açtığı, yargılama aşamasında anılan çeklerden davaya ve birleşen davaya konu olanlarının davalıların elinde bulunduğu ve icra takibine konu edildiğinin anlaşılması üzerine davacıya istirdat davası açmak üzere süre verildiğinden eldeki davaların açıldığı, davalıların dava dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde davalı vekili tarafından yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğu belirtilerek yetki itirazında bulunulduğu, TTK'da kıymetli evrakın zayi nedeni ile iptaline ilişkin davalara bakacak mahkemenin yetkisine ilişkin düzenleme olmasına rağmen gerek HMK'da gerekse TTK'da çek istirdatı davalarına bakacak mahkeme ile ilgili yetkiye ilişkin özel bir düzenlemenin bulunmadığı, bu nedenle HMK'nın 6. Maddesi uyarınca yetkili mahkemenin davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemeleri olacağı, HMK'nın 19/2. Maddesine göre yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazının cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerektiği, yetki itirazında bulunan tarafın, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildireceği, aksi takdirde yetki itirazının dikkate alınmayacağı, somut olayda davalıların yerleşim yerinin ve sicilde kayıtlı adreslerinin ... olduğu, süresinde yapılan yetki itirazında yetkili mahkemenin de belirtildiği anlaşılmakla, davalıların yetki itirazı yerinde görülerek mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/9864 esas, 2016/7479 karar, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/631 esas, 2018/468 karar sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu görülmüştür. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın ve birleşen davanın, yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın yetkili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 3-Harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.07/01/2020 Katip ... E-imzalı Hakim ... E-imzalı

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/140, K. 2020/5, T. 07.01.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-140-e-2020-5-k-1326c202b632