İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/932 E. 2020/497 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/932
- Karar No
- 2020/497
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/932 Esas KARAR NO : 2020/497 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/12/2018 KARAR TARİHİ : 15/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Ltd. Şti.; dava dışı ... Tic. A.Ş.’nin ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Mevkiinde yapımı devam eden otel inşaatında, adı geçen dava dışı firma tarafından taşeron olarak çalıştığını, proje sahibi ve proje yüklenicisi olan söz konusu şirketler; bahsi geçen inşaat işinde kullanılmak üzere, davacı şirketten ... satın alma talebinde bulunduklarını ve tüm taraflar bu alışverişin sağlanması kapsamında anlaşmaya vardıklarını, varılan anlaşmada, söz konusu inşaatta kullanılmak üzere satın alınacak ... bedelinden, proje sahibi ve proje yüklenicisi olarak her iki şirketin de davacı şirkete karşı müşterek müteselsil sorumlu olacağı kararlaştırıldığını; proje yüklenicisi davalı ... Ltd. Şti.’nin inşaat işini yürütmesi ve söz konusu inşaat alanında davacı şirket tarafından satılan hazır betonu teslim alması fiili durumuna binaen davalı şirket ve dava dışı ... A.Ş.’nin talebine binaen; ... satışına ilişkin faturalar davalı şirket adına keşide edildiğini ve alışveriş davalı şirket adına açılan cari hesaba işlenerek muhasebeleştirildiğini, cari hesap ekstrelerine işlenen ve davalı şirkete tebliğ edilen tüm faturalara konu ...; bizzat davalı firma tarafından, dava dışı ... A.Ş.’ye ait otel inşaatında kullanılmak üzere, söz konusu inşaat alanında sevk irsaliyesine bağlanarak teslim alındığını; ancak satın ve teslim alınan hazır betonlara ilişkin faturalar davalı firma ve dava dışı şirket tarafından eksiksiz ve gereği gibi ödenmediğini, bu kapsamda, müvekkil şirketin ... tarihi itibarıyla ödenmemiş (faiz ve masraflar hariç) ... .-TL cari hesap alacağı bulunduğunu, Antalya ... . İcra Müdürlüğü’nün ... /... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket haksız ve kötü niyetli şekilde ... tarihli dilekçesi ile takibe itiraz ederek takibin durduğunu, borçlunun itirazının fazlaya ve faize ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... .-TL’lik kısım yönünden kısmen iptaline ve takibin devamına, borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile talep sonucunu, borçlunun Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... Sayılı dosyasına yapılan itirazının, fazlaya ve faize ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla takibe giriş tutarı olan ... .-TL’ye ilişkin olarak iptaline ve takibin devamına, borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine şeklinde ıslah etmiştir. CEVAP : Davalı cevap vermemiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ... asıl alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibinin yapıldığın, borçlunun itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Tarafların BA ve BS formları ilgili vergi dairesinden celp olunmuştur. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davacının ticari defterlerini sunması üzerine davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda bilirkişi ... 'ın ... tarihli raporunda özetle; "...davacının ticari defter ve belgelerine göre ... TL alacaklı olduğu, davacını e-defter ve e-fatura sistemine kayıtlı olduğunu, davacının defterlerinin lehine delil vasfını taşıdığı..." şeklinde rapor ve tespit edilmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). Fatura alacağı likit, bir başka ifade ile bilinebilir, belirlenebilir alacaktır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2016 tarih 2016/2941E. 2016/10949K. sayılı kararı). Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığında, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebilecektir ve yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/04/2018 tarih 2017/19-903E. 2018/974K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Yargıtay uygulanmasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Ticari defterler, kanunda öngörülen şartlara uygun tutulmuş olsun ya da olmasın, sahibi aleyhine her zaman delil olurlar (Ceyhun, Deniz; Ticari Defterlerin Delil Olma Niteliği, Ankara 2017, s. 117 vd.; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2019 tarih 2018/748E. 2019/762K. sayılı kararı). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı cari hesap fatura alacağına istinaden ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebilecektir. Davacı ve davalı taraf tüzel kişi tacirdir. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Ticari defterler sahibi lehine ve aleyhine olabilir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Davacının ticari defterlerine göre takip miktarı kadar alacağı bulunmaktadır. Bunun yanında davalının BA formlarına göre davacıdan toplam ... TL mal alışı bulunmaktadır. Başka bir ifade ile davacı taraf hizmet ifa ettiğini bizatihi davalının kayıtları ile ispat etmiş, cevap vermeyen davalı ise varsa ödemeyi ispat edememiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönününde davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının KABULÜNE, 2. Davalının Antalya ... . İcra Müdürlüğünün ... /... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 3. 2004 sayılı İİK' nın 67. maddesi uyarınca asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5. Davacı tarafından yapılan ... TL başvurma harcı, ... TL peşin harç ile, ... TL posta, tebligat ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8. Karar kesinleştiğinde Antalya ... . İcra Müdürlüğünün ... /... E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 9. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.15/10/2020 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır .